Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Kapıyı çekip çıktı evden, anahtarı emlakçıya bıraktıktan sonra, bir otobüse binip, doğduğu eve gitti yeniden. Evin bahçe kapısındaki sarmaşıklar temizlenmişti ve kilitli değildi. Ev tadilattan geçirilmiş ve tıpkı çocukluğunda olduğu gibi görünüyordu şimdi. Bahçe de düzenleme yapılmış, yeni ekilmiş çimenler minicik yeşil uçlar vermişlerdi. O kadar güzel olmuştu ki, o sonlara tanıklık eden ev gitmiş,… Read More Ben acıdan güçlüyüm! – Bölüm 16

Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

“Adam yorgun argın tamamladıkları günün ardından geldikleri durakta, elindeki kartını cihazdan okutarak, karısına “Sen bin git, ben yarım saat oyalanır, süre dolunca biner gelirim” dedi. Kadın eşiyle birlikte çıktıkları işlerinden birlikte binip, evlerine gidemiyor olmalarını anlamlandıramıyor olsa da, biliyordu ki, şehrin yönetiminin aldığı karar buydu. Toplu ulaşımda kullanılan kartları iki kişi aynı anda kullanamıyordu, aradan… Read More Kalenin son tuğlası düşmeden.. “İZ”leri takip edin sevgili yöneticiler

Oppa!

Oturduğu banktan etrafı seyrediyordu. Buraya şehrin “aşıklar parkı” denildiğini öğrenmişti. Neden her defasında gelip, bu banka oturduğunu  açıklayamasa da, etraftaki insanlara bakıp, ağaçları seyretmekten büyük bir mutluluk duyuyordu. Uyandığında, yine burada olmayı çok isterdi. Her rüyaya dalışında, bu parkta buluyordu kendini. Etraftaki insanlara baktığında bir Asya ülkesinde olduğunu tahmin ediyordu. Parkın yanıbaşında, gökyüzüne dokunacakmış gibi… Read More Oppa!

Sınırsız

İçinde bir şehir dolusu insan vardı onun. Bir ülke, bir dünya belki de. Hepsine de benziyordu üstelik. Tüm insanlara benziyordu. Hatta bazen kedilere, köpeklere, kuşlara, ağaçlara, bulutlara bile benziyordu. Toprağa da benziyordu, güneşe de.. Bu evrendeki her şeye benziyordu. Bazen o kadar çok ortak yön buluyordu ki, her şeyle arasında, kendisini kaybediyordu. Hem herşeyle bütün,… Read More Sınırsız