Kimin cenneti? – Bölüm 4

“Patron, sana küçük bir iş vermek istiyor.” dedi alaycı adam, elindeki torbaları masaya bırakırken. “Ben tatildeyim!” dedi Osman, bu  serserilere çocuk hayalini yaşarken yakalanmış olmaktan hiç hoşlanmamıştı. Başka bir dünyanın insanıydı onlar, içine çocukluk ya da insanlık giymemiş, bir çeşit kılıf gibiydiler sadece. Açık yakalı gömleklerinin içinden görünen can taşıyan bir beden değil, içinde küfden… Read More Kimin cenneti? – Bölüm 4

Tam yol ileri !

“İnsanlar kendi başaramadıkları şeyleri başaran insanlara karşı daha sert eleştirilerde bulunur, empati yoksunluğuna uğratlar. Bu yüzden kimsenin başardığınız şey ile ilgili mutluluklarınıza gölge düşürmesine izin vermeyin. Unutmayın sadece meyve veren ağaç taşlanır.” Umut verici sözlerdi bunlar ama yine de çok emek vererek, çok isteyerek başarıya ulaştırdığına inandığı hedefine karşılık, destek veya tebrik almamak bir yana,… Read More Tam yol ileri !

Platonik

Umut insanın kontrol edebildiği bir şey değildi, akıl umutlanmasa, yürek umutlanıyordu çünkü. Kaçıncı kez aklın kurduğu hayaller yıkılsa bile, yürek inatla devam ediyordu yoluna, akılla işi yoktu onun. Akılla sevilmezdi ki zaten, yürekle sevilirdi. Yürek de sevmeyecekse ne özelliği kalırdı geriye.  İşte yine içinde yükselen dalgalar vuruyordu göğsüne, yüreği göğüs duvarını aşıp gitmek istiyordu sevdiğine.… Read More Platonik