Yüreğimin sahibi – Bölüm 5

Süleyman hışımla kalkıp, aldı çocuğu Seda’nın kucağından, alırken de öyle bir öfkeyle baktı ki ona, Seda bir an için Füsun’u kendisinin öldürdüğünü düşündüğünü sandı. “Süleyman!” diye bağırdı hiddetle kadın, ama Poyraz yeniden ağlamaya başlayınca, vazgeçti o da seslenmekten. Süleyman çocuğu alıp gitti yanlarından. Seda iyice sersemlemişti, koşup çocuğu kucaklamak istiyordu bir yandan, bir yandan buraya… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 5

Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

“Annem Poyraz’ı uyutuyor, buyurun gölgede dinlenin biraz o gelene kadar.” diyerek kameriyeyi gösterdi adam ona. Güneş gerçekten o kadar yakıyordu ki, kısacık bir mesafe yürümüş olsa da, kan ter içinde kalmıştı. Kameriyenin gölgesi iyi geldi oturunca, “Size soğuk bir şey ikram edeyim.” diyerek kayboldu adam ortadan. Az önce oturduğu tahta platform gibi, bir platform vardı… Read More Yüreğimin sahibi – Bölüm 4

Sözsüz Ütopya

Kelimeleri unutmuştu insanlar. Çok önceleri, insanların birbirlerini anlamak, konuşmak denilen eylem için çıkardıkları ses gruplarıydı onlar. Sesle ifade edilebildikleri gibi, yazı ile de ifade edilebiliyorlardı. Eskilerde kalmıştı bu yöntem. Artık kimse konuşmuyordu. Yazmak için ise semboller vardı. Dillerde kalmamıştı bu yüzden. Eskisi gibi, bir nesne için, her dilde başka kelime kullanılmıyordu. Tüm insanlar belirlenen ortak… Read More Sözsüz Ütopya