Yeryüzü cenneti – Bölüm 4

Hande mektupların kesilmesine üzülmüş olsa da bir şey söylemedi Levent’e artık onlar birliktelerdi zaten. Mektuplarla ayrıca bir  şeyler söylemeye gerek kalmamıştı. O yine de gözleriyle cevap vermeye devam etti Levent’e. Kendi mektuplarına son vermek istemiyordu. Artık kütüphanede de birlikte çalışıyorlardı. Okul çıkışlarında birlikte yürüyorlar. Bazen ıhlamur ağaçlarının altına gidip oturuyorlardı. Mektupların bitmesiyle bir şeyler eksilmiş… Read More Yeryüzü cenneti – Bölüm 4

Yeryüzü Cenneti – Bölüm 3

“Ihlamur ağaçlarını  sevmene çok sevindim. Seni o ağaçlara bakarken yüzündeki ifadeyle resmettim düşlerime yeniden. Yerden alıp ağacın dalına bıraktığın o küçük taş ile bana yazmaya devam etme cesareti verdiğin için teşekkür ederim. Aslına bakarsan seni dünkü gibi uzun uzun izleme fırsatım hiç olmamıştı daha önce, beni farketmenden korktuğum için daima uzak durdum senden. İnsanın kendine… Read More Yeryüzü Cenneti – Bölüm 3

Yeryüzü cenneti – Bölüm 2

Hande ertesi sabah dersten önce okulun arkasındaki ağaçlığa doğru yürüdü. Burada bir küçük ağaçlık alan olduğunu farkediyordu ama ağaçların cinslerine dikkat edecek kadar vakit geçirmemişti. Saat henüz erken olduğundan okulun bu tarafında kimse yoktu. Ihlamur ağaçlarının hangisi olduğunu anlamaya çalışırken, o tanıdık koku adresini söyledi burnuna. Ağaçlar çiçeklenmiş ve etrafa mis gibi ıhlamur kokusu yaymaya… Read More Yeryüzü cenneti – Bölüm 2

Yeryüzü cenneti – Bölüm 1

Hande o gün dersten çıkınca doğruca kütüphaneye gitmişti, artık sınavların en yoğun ve zor olduğu döneme  gelmişlerdi. Evde kütüphanedeki sessizliği bulamadığından orada çalışmayı tercih ediyordu. Sabah ilk dersin ardından uğradığı kantinde masanın üzerinde bulduğu kağıt parçasını çıkardı cebinden. İkinci ders başlamadan hızlıca okumuştu yazılanları ama şimdi çalışmaya başlamadan bir kez daha okumak istiyordu. Kağıt özenle… Read More Yeryüzü cenneti – Bölüm 1

Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 6

“O pisliğin Zehra teyzeye saldırdığının ertesi günü geldiğimde, kolyeni banyoda unutmuştun hatırladın mı? ” dedi Behin’e dönüp. Başını salladı Behin. “Sonra da  sen uyurken üzerine eğildiğim için korkmuştun.” Behin yeniden başını salladı. Nereye varacaklarını bilmiyordu bu konuşmanın ardından. “Benim ailem çok varlıklı bir aile biliyorsunuz, babam şehrin en ünlü avukatlarından biri.” Zehra hanım az sonra… Read More Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 6

Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 5

“Neler olduğunu biri bana anlatabilir mi?” dedi Boğaç öfkeyle. “Ben Adal’ı bulayım” diyerek kalkıp çıktı evden Tuğşat. Şimdi Behin ve Boğaç başbaşa kalmışlardı evde. Boğaç onu korkutmamak için sessizce en uzaktaki koltuğa oturdu. Az önceki karmaşadan sonra kızın da artık uyumayacağını biliyordu. Adal ve Tuğşat o gece dönmediler. Sabah Behin ve Boğaç yeniden hastaneye gittiler.… Read More Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 5

Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 4

Boğaç ve Tuğşat sessizce dinlediler tüm hikayeyi, Behin en sonunda dayanamayıp odadan dışarı çıktı. “O çok iyi bir kız, hayatı boyu bir kez şahit bile olmadı annesinin hayatına. Belur onu hep uzak tuttu hayatından ama anneliğini hiç eksik etmedi. ” “Belur annesinin adı mı?” “Evet zavallının annesi bu işi yapıyordu. Sonra karşısına güveneceğini sandığı bir… Read More Kim yazdı bu kaderi? – Bölüm 4