Kırık Dökük Bir Hikaye – Bölüm 17

Eve döndüklerinde Arya, Gülizar hanım ile evcilik oynuyordu. Gülizar hanım çocuğun annesi hakkında bebekleri üzerinden yaptığı konuşmaları elinden geldiğince düzeltmeye çalışıyordu. Üzülmesin diye Dilara’ya bir şey belli etmiyordu. Etse de zaten Dilara bu konuda sınırını belli etmişti daha önceden.

Fatih Arya’nın sağlığı ile ilgili endişelerini farklı yollardan gösteriyor, olmadığı kadar gergin görünüyor ve eskisi gibi güler yüz ve tatlı dilliliğinin arkasına saklanamıyordu. Dilara onu da anlayışla karşıladığı için bu dönemde kocasının da üzerine gidip evin havasını daha da fazla bozmak istemedi.

Bir hafta sonra doktor anne babayı konuşmak için yeniden muayenehanesine çağırdı. Gergin bekleyişin ardından, artık bir şeyler duyabilecek olmak Dilara’yı rahatlatmıştı. Fatih hem yoğunluğu hem de gerginliği nedeniyle bu defa gelmek ister gibi görünmüyordu. Dilara ona kendi başına gidebileceğini ve doktorla görüştükten sonra da ona bilgi vereceğini söyledi. Önce “Tamam karıcığım anlayışın için teşekkür ederim” diyen Fatih, yine de duramayıp, muayenehanenin önünde karısını karşıladı.

“Hani gelmeyecektin?” dedi Dilara şaşkınlıkla.

“Ofiste beklemenin daha stresli olduğuna karar verdim” dedi Fatih ve birlikte içeri girdiler.

Bu defa doktorun yardımcısı değil, kendisi karşıladı onları.

“Lafı fazla uzatmayacağım” diye söze girdi doktor, “Kaygılı bekleyişinizin zor olduğunu anlıyorum, benim de çocuklarım var. Ancak sonuçlar beklediğimiz kalıtım modeliyle uyuşmuyor. Önce laboratuvarın hata yapmadığından emin olacağız. Teknik olarak açıklayamadığımız bu tutarsızlığı netleştirmek için biyolojik akrabalık doğrulama testi öneriyoruz.”

“Yok daha neler?” dedi Fatih aniden. Dilara şaşkın gözlerle kocasına bakarken, bir yandan doktorun tam olarak ne söylediğini anlamaya çalışıyordu.

“Doktor bey siz ne demeye çalışıyorsunuz?” diye devam etti Fatih.

“Bir şey demeye çalışmıyorum, zaten laboratuvar testlerinde hata olabileceğinden bahsettim. Bu nedenle hem testleri yenileteceğim, hem de daha doğru tanı koyabilmek için başka testler istiyorum. Ancak sizin bana söylemek istediğiniz başka şeyler varsa dinlemeye hazırım”

“Tamam bu kadar yeter!” diyerek ayağa kalktı Fatih, “Başka bir doktora gidelim biz”

“Fatih!” dedi Dilara ama Fatih karısını dinlemeden çıktı doktorun odasından.

“Lütfen kusura bakmayın” dedi Dilara, “Siz testlere devam edin, ben annesi olarak sizinle devam etmek istiyorum”

Adam başını salladı sadece ve yapılması gereken testleri içeren bir form doldurup uzattı Dilara’ya.

“Bu testleri önerdiğimiz merkezler dışında istediğiniz başka bir merkezde de yaptırabilirsiniz!” dedi Dilara ayrılırken.

Fatih sinir içinde aşağıda bekliyordu karısını. Dilara onu böyle sinirli görmeye hiç alışık değildi o yüzden tam olarak nasıl davranması gerektiğini ve onu nasıl ikna edebileceğini de kestiremiyordu.

“Başka doktora gidelim Dilara, bu adam ne söylediğini bilmiyor!” dedi Fatih öfkeyle

“Tamam! Önce bir sakin ol! Başka doktora gidebiliriz tabi ama tüm süreci başta yaşamaya ve yeniden beklemeye razı mısın? Neden bu kadar öfkelendiğini anlayamıyorum”

“Haklısın karıcığım” dedi Fatih biraz daha sakin bir sesle, “Çok özür dilerim, senin de gergin olduğunu biliyorum. Bir de benimle uğraşmak zorunda kalıyorsun. Ama.. Ama yani adamın dediklerini duymadın mı?”

“Duydum. Tam olarak bir anlam veremedim ben de ama gerekiyorsa bakılsın diye düşünüyorum senden farklı olarak. Sonuca çok yaklaşmış olabiliriz. Yine de istiyorsan bir başka doktora da danışabiliriz elbette, bunda bir sakınca yok”

“Tamam, ben doktor araştırayım iznin olursa, olur mu? “

“İzin mi? Tabi ki araştır.”

Fatih karısına sıkıca sarıldı, biraz da gözleri dolmuştu. Sonra toparlanıp, “Ben ofise döneyim, seni de eve bırakırım” dedi.

“Sen ofise dön, ben bir kaç yere uğrayacağım dönmeden, Arya’ya sevdiği bir şeyler alıp götüreyim istiyorum, hem de biraz hava alırım” dedi Dilara sevecen bir sesle ve Fatih arabasına binip ayrıldı karısının yanından.

Kocasının arabası sokakta kaybolunca Dilara yeniden girdi içeri, doktor henüz yeni randevusunu almamıştı. İzin isteyip girdi içeri.

“Çok özür dilerim eşim henüz tam olarak ikna olmadı ancak anne üzerinden yapılabiliyorsa, ben bu testleri yaptırmak istiyorum.”

“Elbette. Öncelikle siz ve Arya’dan örnek alırız. Sonuca göre gerekirse sonraki adımları birlikte değerlendiririz.” dedi doktor.

“Kocam başka doktorlara bakmak istiyor, siz de duydunuz. Ben şimdilik sizinle bu şekilde devam etmek istiyorum. Bilgilendirmeyi doğrudan bana yaparsanız çok memnun olurum”

“Elbette sizi anlıyorum” dedi doktor ve Dilara elindeki kağıtta yazan merkeze gitti hemen testleri yaptırmak için.

Sonuçların üç gün ile bir hafta arası bir zamanda çıkacağını ve doktorun sonuçlar çıktığında onu bilgilendireceğini söylediler Dilara’ya ve o da eve döndü.

Gergin bekleyiş biraz daha uzamıştı ama Dilara iyi bir sonuç alabilmek için bu bekleyişe razıydı. Fatih’e anlayış göstermiş olsa bile onun tavrından da çok gerilmişti. Eve gelince kızıyla uzun uzun vakit geçirerek rahatlamaya çalıştı.

“Ben babaannemi özledim artık!” diyordu Arya, “Neden gelip beni görmüyorlar, küstüler mi?”

“Hayır kızım neden küssünler, hiç öyle şey olur mu? Sen dinlen, yorulma diye gelmiyorlar!”

“Halam bebeklerime bakıyor mu merak ediyorum. Arasana!”

“Tamam gel beraber arayalım” dedi Dilara ve görüntülü konuşmak için aradı Feride’yi.

Feride büyük bir heyecanla açtı telefonu, ekranda Arya’yı görünce daha da sevindi, “Ay halasının Naz kuzusu! Nasıl özledik seni” dedi hemen.

“Hala, bebeklerime bakıyor musun?” dedi Arya hiç zaman kaybetmeden, Dilara telefonu kızının yüzüne tutuyor sadece dinliyordu.

“Bakıyorum tabi halasının kuzusu, bak kim var burada!” diyerek telefonu evin içine çevirdi. Hanife hanım ve Sultan hanım Arya’ya el sallıyorlardı gülerek.

“Kuzuuum!” dedi Hanife hanım hasret dolu bir sesle, “Bebeklerine bakıp avunuyoruz ya biz de burada sensiz. Bak Sultan teyzen de seni çok özlemiş.”

“Sultan teyzeee! Bebek getirdin mi?” dedi Arya hemen neşeyle.

“Getirmez olur muyum? İki tane hem de, gelince oynarsın” dedi Sultan hanım mahcup bir gülümseme ile.

Dilara sanki Arya onların kızıymış da, göstermiyormuş gibi hissetti konuşmaları dinlerken.

“Anne bebeklerimi alalım gidip!” diye mızırdanmaya başladı Arya annesine dönerek.

O da, “Babana söyleyelim akşam gelirken uğrayıp alsın” diye cevap verdi kendini göstermeden.

“Dilara kızım, aklımız siz de ama istemiyorsun diye uzak duruyoruz. Bırak da babasıyla gelsin bari bir kaç saat çocuğa da değişiklik olur!” dedi Hanife hanım sevecen bir sesle.

Dilara bir misafirin yanında kayınvalidesi ile görüşmek istemeyen gelin pozisyonunda kalmıştı bir anda.

Arya daha babaannesini duyar duymaz, “Anne lütfen!” diye ağlamaya başladı.

Dilara kamerayı kendi yüzüne çevirdi ve gülümsemeye çalışarak, “Bir kaç saat gelelim biz o zaman!” diyebildi sadece ve kapattı. Arya’nın sevinci görülmeye değerdi. Yağmur ve Ela’yı da götürecekti giderken. Sultan teyzesi gitmeden orada olmak istiyordu.

“Tamam kızım bebeklerin orada kalacak zaten” dedi Dilara, “Acele etmene gerek yok!”

“Olur mu anne ya! Benim orada olduğumu görmezse bebek getirmez ki bir daha!”

Derin bir iç çekti Dilara, gerçekten ne diyeceğini bilemiyordu artık. Beraber hazırlandılar ve çıktılar evden.

Dilara gelmeden Sultan hanım, işi olduğunu söyleyip kalkmıştı. Arya için hayal kırıklığı olsa da, yeni bebekleri görünce Sultan hanımı unuttu. Hanife hanım ve Feride, geçen bir iki saat boyunca Dilara ile fazla ilgilenmeden oynadılar onunla. Dilara sonunda kalkmaları gerektiğini söyleyip ayrıldı yanlarından. Arya yeni bebeklerinin sevdasında olduğundan itiraz etmedi bu sefer kalkmaya.

(devam edecek)


Gülseren Kılınç ile arkası yarın hikayeleri sitesinden daha fazla şey keşfedin

Son gönderilerin e-postanıza gönderilmesi için abone olun.

Kırık Dökük Bir Hikaye – Bölüm 17’ için 2 yanıt

  1. Dilara’nın kocasında beni rahatsız eden bir şey var. ( Bu his 1.bölümden beridir var)Sanki Dilara’yı aldatıyormuş gibi geliyor. Arya da sanki Dilara’nın bebeği değil ve bunu kocası biliyormuş gibi hissediyorum.

    Hikayelerinize bayılıyorum ve her bölümü merakla takip ediyorum. Başarılar dilerim.

    Liked by 1 kişi

Yorum bırakın