Bundan sonra – Bölüm 8

Duygu’nun okula başlamasından önce Mesude’nin kız kardeşi Satı’da ablası gibi kendinden oldukça büyük bir başka adama gelin edildi. Mesude ve Satı ağa kızları olduklarından boyunları kolları altınlarla dolu gelin oluyorlardı elbette. Bu altınlar kalan hayatlarında takı olmaktan öteye gidemeyeceğinden, başlangıçta gözleri ışıldatsa da, sonrasında o ışıltılardan eser kalmıyordu maalesef. Ağa kızı olmadığı için altınlarla gelin edilmeyen bir çalışan kızı, daha gelinliğinin üçüncü ayında kayınpederinin tecavüzüne uğradığı için intihar etmişti. Çiftlik kalabalık olduğundan hikayesi de çoktu herkesin. Birinin başına bir şey geldiğinde çiftliktekilerin başına gelmiş tüm eski olaylar yeniden gün yüzüne çıkıyor, günlerce yeniden yeniden konuşulup duruyordu. İnsanlar olayları kanıksadıkça, günlük muhabbete çeviriyor, neredeyse dramlardan ve dramatik hikayelerden keyif alır hale geliyorlardı.

Çiftlikte yaşam kendi akışında sürüp giderken, Duygu’nun da okul çağı gelip çattı nihayet. İlköğretim mecburi olmasa kimse kızını okula göndermezdi ama ne yazık ki devlet izin vermiyordu çocukların temel eğitimden mahrum kalmalarına. Tabi nüfusa kayıtları varsa. Nüfusa bile kayıt edilmeyen nicesinin peşine düşmüyordu kimse. Nüfusa kayıtlı olmayan eşlerden, dünyaya gelmiş nüfusa kayıtlı olmayan çocuklar, başlarına kayda değer bir şey de gelse, kayıt altına alınmıyorlardı neredeyse. Kaybolup gidiyorlardı mazide.

Ağanın tüm çocukları nüfusuna kayıtlı olduğundan, Duygu’da onlardan biri olarak babasının soyadı ile kaydoldu okuluna. Fatma başından beri kızını dakika yalnız bırakmadığı, o nereye giderse oraya gittiği için okullar ilk açıldığında kızıyla gitti geldi bir süre. Diğerleri işten kaçmak için kızı bahane ediyor diye şikayete başlayınca da dayak yedi bir kaç kez ağadan. Kızı söz konusu olduğunda gözünü kararttığı için ağada dövse, büyük hanım da dövse kendini yerden yere atıp, kızıyla gidip geleceğini haykırıp durduğu için sonunda ele güne rezil olmamak için razı gelmek zorunda kaldılar. Böylece birinci sınıf sona erene kadar Fatma çocuklarla gitti, çocuklarla geldi okuldan. Okul bahçesinin dibinde yaz kış bekledi onları. Köydekiler okul önlerinde bekleyen ağanın deli karısına alıştılar zaman geçtikte.

“Ana niye bekliyorsun gülüyorlar bana!” dedi Duygu bir kaç kez, Fatma’nın içi sızladı bu sözlere, deli olmadan deli yerine konmayı göze almıştı kızı için ama onu üzmelerine de yüreği dayanmıyordu işte.

İkinci sınıfa geçtiğinde bu defa okula kadar gitmeyip, uzakta indi arabadan, orada bekledi gelip geçmelerini. Köyün içine girmedi, soğukta donsa da yine de bekledi kızını. Evden gelen çocuklar ilkokulu bitirince üçüncü sınıfta bir Duygu kaldı zaten köydeki okula gidip gelen. Kimse de fark etmedi annesinin de onunla gelip gittiğini. Kendini yerden yere atıp her dediğini yaptıran Fatma’ya diş biliyordu büyük hanım. Bulabildiği her fırsatta ağaya fitliyordu onu bu yüzden. Ağa’da bıkmıştı Fatma ile ilgili olaylar duymaktan. Saime fark ediyordu bir işler peşinde olduklarını ama hem kendisi ve ailesi için, hem de Fatma’nın tepkilerine güvenemediği için diyemiyordu bir şey. İki yıl daha su gibi akıp gitti hayatlarından. Duygu köydeki okulu bitirdi. Kasabadaki orta okula gidecek yaşa geldi. Ne köyden ne de çiftlikten orta okula gönderilen kız olmadığı için ağa kesinlikle karşı çıktı kızının okula devam etmesine. Fatma kendini yerden yer atsa da, bağırıp çağırsa da fayda etmedi bu kez.

“Kızınla birlikte kapının önüne konursun!” dedi büyük hanım. Delilikle buraya kadar gelebilmişti olaylar. Fatma bir kaç kez daha şansını deneyip, bolca dayak yedikten sonra sessizleşti. Ne yapıp edip kızını okutmak buradaki kızların kaderinden kurtarmak istiyordu. Okulların açılmasına az bir zaman kala ne yaparsa yapsın kızı okula göndermeyeceklerini anlayınca, doktorun verdiği kartı alıp, kaçmaya karar verdi çiftlikten. Bir süredir diğer kadınlara belli etmeden evde para edecek şeyleri çalmaya başlamıştı. Yüzükler, gümüşler, ufak tefek, taşıması kolay para edecek ne varsa. Kadınların eline para değmediği için doğrudan para çalamıyordu ortalıktan. Bazen oğlanların odasından buluyordu üç beş kuruş Deli bellediklerinden evin orasında burasında gezmesine karışamıyordu kimse, Çocuklar görseler de korkuyorlardı üzerlerine gelmesinden. Kaybolanlardan da onu sorumlu tutmak aklına gelmiyordu kimsesin. Uzun aralıklarla, mümkün olduğunca sessizce girip çıkıyordu gözüne kestirdiği şeyi alacağı zaman. Bir gün bu gününün geleceğini bildiği için hazırlık yapıyordu sürekli. Çocuktur ağzından kaçırır diye kızına da göstermiyordu biriktirdiklerini. Odanın altında çürük bir tahtanın altında saklıyordu sığanları, sığmayanları evinden getirdiği ve dolabında sakladığı bohçasına sokuyordu. Topladıkları ile kasabaya ulaşsalar bir şeylere biner giderlerdi illa ki. Sorun kasabaya nasıl ulaşacakları hatta çiftlikten nasıl çıkacaklarıydı asıl. Onların kaçtıkları fark edilirse ağanın adamları hemen düşerdi peşlerine. Kadınların yattığı yerden çiftliğin dışına ulaşmak için ancak gece çıkmaları gerekiyordu yola. Gece vakti çiftliğin kapısından çıktıktan sonra ıssızda ne yapıp, nasıl gidecekleri hakkında bir fikri de yoktu. Ne yolu biliyordu, ne izi. Yazdı henüz havalar sıcaktı en azından ama ne yöne gideceklerini bilmeden küçük bir kızla nasıl ilerleyecekti. Çiftlikten kasabaya giden arabalardan birine saklanmayı düşündü bir süre ama arabaların bagajına kızıyla girecek hali yoktu. Girse bile kasabaya bir şeyler götürüldüğünden zaten bagaj yükleniyordu önce, ondan da vazgeçti. Fatma nasıl edeceklerini bulamadan okulların açılma zamanı geldi geçti. Zaten kayıtta olamadığı için Duygu o sene okula gidemedi. Sonraki sene bir sene geçte olsa yine de kula yazılabileceğini bildiği için çok dert etmedi Fatma. Tarlaya birlikte gittiler çalışmaya. Aylarca nasıl kasabaya ulaşacaklarını planladı durdu kafasında. Delilikle işi çözemeyince uysallaştı diyordu herkes arkasından. Ne olmuştu? Gücü sona ermişti işte. Artık kimse takmıyordu onu. Yine de kimseyi umursamıyordu Fatma, kızıyla yatıyor, kızıyla kalkıyordu. Kızına bildiklerini unutmasın diye eski kitaplarını okutuyordu sürekli. Aradan bir yıl geçince öğrendiklerini unutur da diğerlerinden geri kalır diye korkuyordu.

“Anne nasıl gideceğim ki ben okula?” diye soruyordu Duygu .

“Bir yolunu bulacağım ben çalış sen!” diyordu ona, “Çalış okuyacaksın! Duygu senin adın!”

Duygu’da çekiniyordu annesinden ister istemez. Onun nasıl çırpınıp, oradan oraya kendini attığına şahit oluyordu küçüklüğünden beri. Korkmuyordu ama çekiniyordu elinde olmadan. Tüm bunları annesinin onu korumak için yaptığını ayırt edemiyordu henüz. Annesinin onu neden korumak istediğini de bilmiyordu tabi. Nereden bilecekti oyun çağında, anne kuzusu çocuklar evliliği, kocayı, halveti. Kızla erkeğin neden yan yana getirilmediğini anlamadan daha kocanın koynuna veriliyorlardı. Ne çocuk kalabiliyorlar, ne insandan sayılıyorlardı sonrasında. Götürüldükleri evlerde gece koca koynunda da olsalar, gündüz oyuna dalıyorlardı yaşı çok küçük olanlar. Hele de gittikleri evlerde yaşıtları çocuklar varsa, kucaklarına kendi bebelerini alana değin anlamıyorlardı gelin olduklarını. Çiftlikte çalışan kadınlardan bir tanesi on üç yaşında evlendirildiğini ve kocası ona oyuncak almadı diye ağladığını anlatıyordu gülerek. Diğerleri de gülüyorlardı onun bu “komik(!)” anısına. Ağlanacak hallerine gülmüyorlardı aslında bu kadınlar, ağlanacak halde olduklarının bile farkında değillerdi. Demir öğretmen zihnine, yüreğine dokunmasaydı Fatma’nın o da gülerdi belki canı yanmadan ama gülemiyordu. Duygu’nun sonuna kadar okuyup, güçlü olduğunu görmeden de gülemeyecekti. On sekizinde yeni yetişkin olduğunda düşünüyordu bunları. On sekizinde evde hor görülen deli bir anneydi o şimdi.

Bir haberden alıntı :
“ yolda bir kız çocuğunu kucağında bebeğiyle ağlarken gördüm. 16 yaşında evlendirilmiş, anne olmuş. Bebeğinin eli yanmış, ne yapacağını bilmiyor, çocuğuyla birlikte ağlıyor. Aslında orada bir anne ağlamıyor, iki çocuk ağlıyor…”

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s