Yuka (Küçük Prens) – Bölüm 2

“Türk milletinin tabiat ve adetlerine en uygun olan idare, Cumhuriyet idaresidir.”  
Atatürk’ün Söylev ve Demeçleri, Cilt III, s. 74


Cumhuriyet Bayramımız Kutlu Olsun!

Yuka hafta sonları arka bahçelerinde oynamayı seviyordu. Hava çok soğuk olsa bile annesi onu sıkıca giydirip bir saat de olsa hava almasına izin veriyordu. Bahçenin yüksek duvarlarından çıkış olmadığı için onu rahatlıkla tek başına bırakıp içeri dönüyordu. Yuka kendi başına bahçeye çıkmaya başladığından beri bahçeye dört kedi gelir olmuştu. Neyse ki ailesi de hayvanları sevdiği için onlar için sürekli mama ve su bulunduruyorlardı. Ailenin bilmediği Yuka’nın kedilerle sadece oynamayıp aynı zamanda anlaşabildiğiydi. Bundan psikoloğuna da pek bahsetmemişti. Neyse ki hayvanlarla konuşmanın tuhaf karşılanacağını anlayacak yaştaydı. Kediler onunla aynı gezegenden geldiklerini söylüyorlardı. Birbirlerini bu sayede anlayabiliyorlardı. Tıpkı Yuka ve rüyasındaki arkadaşları gibi onlar da bir görev için buradaydılar. İyi ama görev neydi? Bunu sadece liderleri bildiği için bir an önce onu bulmak zorundaydılar. Ne kediler, ne de Yuka o zamana kadar lideri bulabilmiş değildi. Tek bildikleri onu sadece kendilerinin değil, yok etmek isteyen başkalarının da aradığıydı. Bu yüzden de dikkatli olmak zorundaydılar.

Tatillerde babası onlara daima seyahatler ayarlıyordu. Yuka bundan hoşlanıyordu çünkü liderleri gittikleri yerlerde de olabilirdi. Bahçeye gelen kediler liderin evlerinin civarında, hatta o şehirde bile olmadığını açıkça söylemişlerdi. Onlar da diğer kedilerle haberleşebiliyorlar ve edindikleri bilgileri birbirilerine söylüyorlardı. Diğer insanlar Yuka gibi onları anlayamıyor, zihinlerinin içinde duyamıyorlardı. Büyük annesi hayvanlarla konuşabilen bir kralın hikayesini anlatırdı. Adını tam hatırlamadığı bu kralın bir çok hikayesi vardı. Çoğunu unutmuş olsa da bir tanesini hatırlıyordu.

“Meraklı bir adam yüce kraldan hayvanların dilini öğrenmek istedi.

Büyük kral ‘Sen onların konuştuklarını dinlersen sabredemezsin. Arkasındaki hikmetleri düşünemezsin.’ diyerek bunun sakıncalarını anlattıysa da adam ısrar etti ve nihayet horozla köpeğin neler konuştuğunu anlayacak duruma geldi.

Sevinçle eve döndüğünde, evin hanımı büyükçe bir ekmek parçasını köpeğin önüne atmış fakat horoz hızla atılıp ekmeği kaptı. Onları anlamak için kulak kesilen adam horoz ve köpeğin şu konuşmalarına şahit oldu.

Köpek:
-Niçin benim hakkıma göz dikiyorsun? dedi, Horoz:
-Merak etme, yarın sahibimizin ineği ölecek, kendine bol bol ziyafet çekersin diye cevap verdi.

Horozla köpeğin konuşmalarını duyan adam hemen koştu ve ineğini pazara çıkarıp sattı. Ertesi gün yine köpek ve horozun konuştuğunu duyup kulak kabarttı.

Köpek:
-Sen yalan söylüyorsun diyordu horoza… Hani sahibimizin ineği ölecekti ve ben ziyafet çekecektim?
Horoz:
-Meraklanma dedi, sahibimiz kurnazlık yapıp ineğini sattı ama yarın da devesi ölecek, sen de bolca ete kavuşursun!..


Adam yine koşup devesini pazara götürdü. iyi bir para karşılığı onu sattıktan sonra evine dönerken “hayvanların dilini öğrenmek çok faydalı imiş, bir sürü zarardan kurtuldum” diye seviniyordu.


Sabah olur olmaz yine bahçeye çıkıp horozla köpeğin konuşmalarına kulak kabarttı. Köpek dünkü gibi horoza çıkışıyor:
-Hani deve? Hani bolca et?.. diye dert yanıyordu.
Horoz:
-Canını sıkma dedi, yarın sahibimiz ölecek! Çünkü malına gelecek olan bela bu defa kendi canına gelecek. Arkasından yemekler yapılıp etler pişirilecek, artanını da bizlere dökecekler, ye yiyebildiğin kadar.


Adam horozun bu sözleri karşısında donup kaldı. Yüzü bembeyaz oldu. Elleri titremeye, kalbi küt küt çarpmaya başladı. Yarın öleceğini bilmek onu şaşkına çevirmişti. Sağa sola koşuşturup, ‘Yok mu beni kurtaracak biri?’ diye bağırsa da, gece hastalanıp sabaha çıkmadı.”

Büyük annesinin söylediğine göre bu kral kurtlarla ve kuşlarla haberleşiyor, diğer hayvanların da neler söylediklerini anlıyordu. Yuka’nın anlamadığı yetişkinlerin böyle hikayeleri büyük bir inançla dinleyip, içlerinden biri, bir çocuk belki hayvanlarla konuşabildiğini söylediğinde ona deli gibi bakmalarıydı. Kedilerin de söylediği gibi en iyisi bundan kimseye bahsetmemekti. Büyük annesinin anlattığı hikayedeki kral Yuka ve kedilerin geldiği yerden geliyordu ama o bir kral olduğu için herhalde kimse onun deli olduğunu düşünmemişti. Annesi pencereden ona baktığında bahçe taburesinin üzerinde etrafına toplanmış dört kedi ile öyle oturuyor gibi görüyordu ve konuştuklarından şüphelenmiyordu. Babası onları başka yerlere ve seyahatlere götürdüğünde de Yuka kedilerle konuşabildiğini fark etmişti. Kediler yabancı ülkelerde bile onu tanıyor ve onunla konuşabiliyorlardı. Böylece gittiği her yerde arkadaşa ihtiyacı olmadan istediği gibi sohbet edebileceğini keşfetti. Tabi lideri ve diğerleri hakkında da bilgiler toplayabileceğini.

Bir süre sonra rüyasına gelen çocuklarla bu şekilde arayışın bir işe yaramadığını ve başka şeyler denemeleri gerektiğine karar verdiler ve hepsi gittikleri her yere resimler ve notlar bırakmaya karar verdiler. Fark etmişlerdi ki onlar sadece kendileri oralardayken arama yapabiliyorlardı ancak lider veya diğerleri onlar döndükten sonra da gelebilirlerdi. O halde her gittikleri yere izler bırakacaklar ve böylece diğerlerinin de onları bulmalarını sağlayacaklardı. Notları kimsenin anlamaması için şifreli olacaklardı. Yuka hemen o hafta babasının masasında bulduğu bütün yapışkanlı not kağıtlarını yuvaya giderken götürdüğü sırt çantasına doldurdu. Evdeki ve okuldaki tüm kalemlerini de beraber. Kağıtlar rüzgar veya yağmurda uçup gidecekleri ya da bozulacakları için taşlara da yazabileceklerine karar vermişti. O günden beri ne zaman dışarı çıksa sırt çantasını mutlaka yanına alıyordu. Onun en değerli ve önemli eşyası bu küçücük çantaydı. Gittikleri yerler bir restoran, bir otel, açık hava alanı neresi olursa olsun hemen çantasındakileri döküp sağa sola bırakacağı notlar hazırlıyor ve masaların altlarına, tabelaların üstlerine, boyunun yettiği her yere yapıştırıyordu. Açık havada bir yere gitmişlerse, piknikler, sahiller, bu defa da çevrede bulduğu taşlara resimler çiziyordu. Bu çizimler kimi zaman rüyasındaki arkadaşları ve onu gösteren farklı ifadelerde yüzler, bazen yardım isteyen bir çocuk, bazen se sayılar, ve galaksileri gösteren spirallerden oluşuyordu. Arada sırada kedilerden duyduklarını da anlatmak için kedi yüzlerdi de çizdiği oluyordu. Çantasındakilerle sürekli kendi başına vakit geçiriyor olması ailesini başlangıçta mutlu ediyordu. Çünkü diğer çocuklar gibi sağa sola koşmuyor. Yaramazlıklar yapmıyor veya bir şeyler için ağlayıp bağırmıyordu. Sessizce çizimlerini yapıyor, gözlerinin önünden ayrılmadan çevrede kısa turlar atıp geri geliyordu. Elbette gördüğü kedileri asla atlamadan her birinin yanına mutlaka gidip uzun süre onlarla oyalanması da cabasıydı. Ancak psikolog onlara tüm bu çabanın Yuka’nın rüyalarında ki lideri arama için olduğunu ve onu gözlemlemeleri gerektiğini söylediğinde işler yine karıştı. Onu engellemiyorlardı ama rahatsız edici bir yüz ifadesi ile sürekli takip ederek, sorular soruyorlardı. Duydukları cevapları sevmedikleri her hallerinden belli olsa da en azından psikoloğun telkini yüzünden onu iknaya çalışmıyorlardı.

Yuka onların üzüldüklerini görebiliyordu, amacının onları üzmek değil kurtarmak olduğunu anlatmaya çalışsa da anlamayacaklarından emindi. Kedilerle yaptığı son konuşmalarda hiç de iyi şeyler olmayacağını öğrenmişti. Dünya giderek kötü bir sürece sürükleniyordu. İnsanların başına iyi şeyler gelmiyordu artık ve gelmeyecekti de.

Öğretmenin okuduğu Küçük Prens kitabında şöyle söylüyordu :

“İnsanların tanımaya ayıracak zamanları yok artık. Aldıklarını hazır alıyorlar dükkanlardan. Ama dost satan dükkanlar olmadığı için dostsuz kalıyorlar.”

Annesi, babası ve diğer tüm yetişkinlerin mutsuz olduklarını görebiliyordu gözlerinde. Konuşmadan anlayabildiği sadece kediler değildi. Mutsuzluğu, kederi, öfkeyi ve kıskançlıkları da hissediyordu tam tersi olan güzel duyguları da.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s