Dansöz – Bölüm 10

Hüseyin, annesinin tüm yaptıklarına rağmen o gece yine gitti gazinoya ancak Su’yun o gece çıkmayacağını öğrenince canı sıkıldı. Polis gazinoya da gelip olanları anlatmıştı ama müşterilere olaylardan bahsetmiyorlardı tabi. Kızın memleketine gittiğini söylediler. Sündüz hanım aradan çıkmamak için Hüseyin’e doğrudan adresi vermediği için yapabileceği bir şey yoktu, geri döndü.

Gazino çalışanları ve patronu, Su’yun uyuşturucu veya benzeri şeylerle işi olmadığını söylediler. Koruma dışında ne çalışanlar, ne de müşterilerle bile bağlantı kurmuyordu kız. Dışarıdan bir çeteyle iş birliği yapmış olabileceğini düşünen polis bu durumu da şüpheli saydığı için kızın ifadesine başvurmayı beklemeye başladı.

Kerime bir saat sonra biraz olsun kaslarını kontrol edebildiğini hissedince, el ve ayak parmaklarını oynatmaya başladı. Fatih onun kıpırdandığını görünce yaklaştı yeniden.

“İyi misin? Konuşabilecek misin?”

“Ğeğet” dedi dili dolaşarak kızcağız, “oğ teğekkür eğeim”

Fatih onun ağzında gevelediği kelimeleri anlamayınca, geri çekildi yeniden, “Bekleyelim, olmuyor!” dedi gergin bir sesle. Kerime bir kez daha denedi ama Fatih dikkatini ona vermeyince yorulup vazgeçti. Onu kurtaran adamın neden başında beklediğini düşünmüştü o ara, bir de neden böyle ters olduğunu. Konuşamasa da gözleri ile onu takip ediyordu Kerime, oflayıp, pufluyor, onunla göz göze gelmemeye çalışıyor ve durmadan saatine bakıyordu. Ebru’yu mu aramaya gelmişti acaba diye düşündü kendi kendine. İnanamıyordu kuzeninin yaptıklarına. Başına gelenlerden sonra ruh sağlığının bozuk olduğunu her zaman biliyor ve onu idare ediyordu ama bu derece bozuk olabileceğini nasıl fark edemediğini anlayamıyordu. Şu oturan adam olmasa Oğuz’da o da hayatta olmayacaklardı belki. Bir an önce konuşup Oğuz’un nasıl olduğunu sormak, hatta yanına gidip onu görmek istiyordu artık ama ne yazık ki ilacın etkisi saatler geçmesine rağmen yeterince hızlı azalmıyordu. Kolundaki değişen üçüncü serumdu hatırladığı. Hemşire ara sıra geliyor bir şeyler söyleyip gidiyordu ama ona da yanıt veremiyordu. Ebru ve olanlar aklına gelince yanaklarından yaşlar süzülmeye başladı. Fatih gözlerini kaçırsa da ara bir kontrol ediyordu o da, çoğu seferinde Kerime’nin güzel gözleri ile karşılaştığı içinde bakmamaya çalışıyordu. Gerçekten güzel bir kızdı Kerime, Hüseyin’in ondan etkilenmiş olmasını anlamak zor değildi. Her erkek böyle güzel bir kız görünce etkilenirdi ama yuvasını dağıtacak kadar değil! Güzelliğini iyi kullanıyor olmalıydı ki arkadaşının gözü dönmüştü bu kadar. Ret edildikçe kamçılanmıştı arzusu belli ki. Hem güzel, hem akıllıydı demek kız. Evlerinin yerine ve haline bakılırsa da bunu neden yaptığı ortadaydı. Kardeşinin hasta olduğunu da duymuştu komşulardan. Belki de başka yuvaları da dağıtmaya çalıştığı için biri yakmıştı evlerini. Polisten yangının kazayla çıkmadığını öğrenmişti o da. Evi yakanı da onaylamıyordu her ne olursa olsun, hele de içeride hasta bir çocuk daha varken canilikten başka bir şey değildi yapılanlar. Kıza öfkesi olan biri ikisini de yok etmek istemişti belli ki. Üçüncü kızdan hâlâ haber yoktu, o zavallıya neler olmuştu kim bilir?

Düşüncelerinden sıyrılıp yeniden Kerime ile göz göze geldi, “Teşekküğ edeğim” dedi Kerime yeniden bu sefer söyledikleri anlaşılıyordu en azından, “Siz olmasaydınığ ölecektik!”

“Kim olsa yapardı!” dedi Fatih.

“Kağdeşim iyi mi?”

“Evet sanırım iyi, yandaki bölmede o da!”

“Oooz!” diye seslenmeye çalıştı Kerime, o kadar yakında olacağı aklına gelmemişti. Oğuz’dan ses gelmedi.

“Bakayım!” diyerek kalktı Fatih yerinden isteksizce ve yan tarafa geçip, hâlâ gözleri kapalı yatan çocuğa baktı ve geri gelip, “Daha uyanmamış ama iyi görünüyor!” dedi

“Sağolun”

“Adım Fatih!”

“O yaptı!” dedi Kerime duymamış gibi, “Ebru, o yaptı!”

“O kim?”

“Kuzenimiz! Bize ilaç veğdi, sonra çakmağı çaktı”

“Evde aradıkları üçüncü kız mı?”

“Evet, gitti o!”

“Polise bundan bahsetseniz iyi olur!”

“O bir canavar! Annemi de o öldürmüş, belki babamı da bilmiyorum!” diyerek ağlamaya başladı Kerime, konuştukça dili de çözülmüştü ama tam hareket edemiyordu henüz.

“Ne biçim bir ailesiniz siz?” dedi Fatih tiksinse mi, şaşırsa mı, teselli mi etse bilemedi ve “Tamam, sakin olun! Hepsi geçti!” diyebildi.

“Annemle, teyzemi öldürmüş, kendi annesini, onları zehirlemiş! Kedileri de o öldürdü biliyorum!”

“Ne kedisi? Ben gidip birilerini çağırayım!” dedi ve yerinden kalkıp hemşireye kızın uyandığını ve polislik bir şeyler anlattığını söyledi. Hemşire görevlilere bilgi verip geldi yanlarına.

“Nihayet uyandınız demek!”

“Oğuz?” dedi Kerime hemen hemşireyi görünce.

“Kardeşiniz yanda uyuyor, henüz kendine gelmedi. Biraz daha fazla zehirlenmiş sizden ona da serum veriyoruz ama iyileşecek!”

“İlaç verdi o bize, ona çok verdi günlerdir!”

“Hangi ilaç olduğunu biliyor musunuz?”

“Hayır, kendisi söyledi, pahalı ilaç dedi. Kendi de içecekmiş.”

“Kim söyledi bunları?”

“Ebru!”

“Aranan kızmış” diye araya girdi Fatih.

“Tamam birazdan polis gelecek ve ifadenizi alacak, onlara lütfen bunu anlatın olur mu?”

“Tamam”

Hemşire başıyla selamlayıp çıktı odadan. Fatih dünden beri beklediği ana kavuşmuştu ama kızın asıl şimdi şoku dışa vurduğunu anladığı için bir şey diyemedi. Gerçekten sarsıldığı her halinden belli oluyordu. Söylendiğine göre ağır bir uyuşturucu almıştı ya da söyledikleri doğruysa birisi ona içirmişti.

“Nasıl bir olayın içine düştüm ben?” diye söylendi kendi kendine ve polisin ifade almasını beklemeye karar verdi. Kızın başı zaten beladaydı anlaşılan. Yarım saat sonra polis geldiğinde Fatih sessizce Kerime’yi izliyordu. Kız kıpırdamaya çalışıyor ama bedenine tam kontrol sağlayamıyordu. Memurlar içeri girince Fatih’i dışarı çıkardılar. İçeri ilk giren kişi olduğu için Kerime baygınken onun da ifadesini almışlardı. Polislere kızı aradığını söylemek istemediği için sadece yoldan geçtiğini söylemişti. Şimdi burada neden beklediğini sorarlar mı diye düşünüp gerildi ama sonuçta kurtardığı birinin iyi olup, olmadığını merak etmesi normaldi. Kızın gerçekten başı belada ise ve tutuklanırsa zaten Hüseyin amacına ulaşamazdı. O yüzden durum netleşene kadar ortalıkta dolanıp konudan hiç bahsetmemeye karar verdi. Şimdi birde Hüseyin’den bahsedip araya girerse, polis bu uyuşturucu olayında onların olabileceğini düşünüp, oraya gider ve konu iyice arapsaçına dönerdi. Kerime’de zaten onun kim olduğunu ve neden orada olduğunu bilmediği için, şimdilik yoldan geçen biri olmak en akıllıcasıydı. Hatta belki kızın ağzından laf almak için bile bu role devam edebilirdi. Sonra şimdilik bunu düşünmenin yersiz olduğuna karar verdi. Önce neler olduğunu iyice anlamak istiyordu. Bu kız sandıklarından da tehlikeli olabilir miydi?

“Ah Hüseyin! Neye bulaştırdın bizi böyle?”

Kerime olan her şeyi, gazinodaki görevini polise anlattı detaylı bir şekilde, işin içine yıllar önce işlenen cinayetler de girince polis beklemediği bir olayla karşılaştı. Her tarafı yanmamış evde yapılan aramalarda Ebru’nun Oğuz’a içirdiği ilaçlardan bir kaç tane çıktı. Kerime bir gün önce Oğuz’un doktoru ile konuştuğunu da hatırlayınca, kadın olanları doğruladı. Bahsedilen ünlü doktorun o ilaçları vermiş olması ihtimalinin olmadığını düşünen doktor, olanları duyunca şoka girdi. Kerime ve Oğuz’un durumunu uzun süredir bildiği içinde polise gereken her bilgiyi anlattı.

Oğuz’un bir süredir sürekli bu ilaçtan kullanmasından dolayı ayrıca bir tedavi daha görmesi gerekiyordu. İlaç ağır bir uyku ve sakinleştiriciydi. Kırmızı reçete ile satılıp, günlük kullanımına doktor kontrolü olmadan izin verilmiyordu. Oğuz adına bu ilaçları yazan herhangi bir doktorun kaydına rastlanmamıştı. Kerime’nin de ilaca çok kere maruz kalmadığı ortadaydı. Polis Ebru’yu aramaya başladı, şimdilik Kerime ve Oğuz’u suçsuz olarak değerlendirse de, şehirden ayrılmamaları konusunda Kerime’yi sıkıca tembihledi. Şüphe devam ediyor ancak ellerinde suçlu olduklarını gösteren delil bulunmuyordu.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s