Çalınmış Hayat – Bölüm 13

Pınar hanım arkadaşının evinin boş deposuna kadar kızı sürükleyerek zar zor getirdi. Onunla hesaplaşmak için ayılmasını bekleyecekti. Gözlerinin içine bakarak her şeyi konuşmak istiyordu. Ayılmadan önce bağırmaması için ağzını bantlamak istediği için başına geçirdiği çuvalı çekip çıkardı. Kızın başını tutup yüzüne gözüne yapışan saçlarını geri iterek yüzünü açtı.

“Sen de kimsin be!” dedi irkilerek ve tuttuğu kızın başını aniden bırakınca küt diye bir ses çıktı.

Suden o kadar derin bir uykudaydı ki, başını çarptığını fark etmeden uyumaya devam etti. Pınar hanım telaşla cebinden telefonu çıkardı ve loş ışıkta yorgunluktan gözlerinin ona oyun oynadığını sandığı için telefonun ışığını açarak artık başa yerde olan kızın yüzüne tuttu.

Bu kız kesinlikle Aslıhan değildi.

“Nasıl olur bu?” diye inledi Pınar hanım. Onca plan yorgunluk sonucu başka bir kızı nasıl kaçırmış olabilirdi Her şeyi planlamıştı. O budala kızın odasını kendi elleri ile döşemişti. Girdiği odanın onun odası olduğundan adı kadar emindi. Olduğu yere çöktü ve bunun nasıl olduğundan öte, bunu nasıl halledeceğini düşünmeye başladı.

Sonra planladığı gibi ayılmadan önce kızın ağzını bağladı ve ayılırsa onu görmesin diye çuvalı başına yeniden geçirip. Şok halinde yukarı odaya çıktı. Evdekileri günlerce gözetlemişti, bu kızın o evde yaşamadığından adı kadar emindi. Evde Aslıhan’dan başka bir yaşlı kadın, bir de o yatakta bunun yanında yatan genç adam vardı. Yoksa bu kız o adamın karısı falan mıydı?

“Olamaz!” diye inledi, “Adam geri geldiğinde karısını da getirmiş olmalı, nasıl kaçırabilirim bu anı!”

Bütün planı suya düşmüştü ve şimdi elinde hiç istemediği ve tanımadığı bir başka genç kadın vardı ve onunla ne yapacağına dair en ufak bir fikri yoktu. Üstelik Aslıhan’ı kaçırdığından çok emin olduğu için kameralara görünmeyi de hiç umursamamıştı. Kendi eliyle kendi kafasına sıkmaktan beter bir durumdu bu. Artık Aslıhan’a ulaşması iyice zorlaşacaktı. Acil bir plana ihtiyacı vardı. Belki de intikamını her şey unutulana kadar ortadan kaybolup öyle almalıydı. Bundan sonra o kıza ve eve yaklaşması mümkün olamayacaktı. Kameralardan bu salağı onun kaçırdığını göreceklerdi.

“Aptal Pınar!” diye bağırdı avazı çıktığı kadar, “Bıktım bu kızın şansından!”

Süreyya hanım çok erken kalkmış olmasına rağmen Suden’i görmemişti, “Ne oldu?” dedi merakla Berent’e. Kızı bu eve getirmiş olduğu için kızgındı, gece yaptıkları kavgayı da duymuştu.

“Uyandığımda yoktu, bana kızıp gitmiş olmalı!” dedi Berent saçlarını karıştırarak.

“İyi olmuş!” dedi Süreyya hanım bu defa çekinmeden.

Berent annesine baktı ama bir şey demedi, o da Suden’in gitmiş olmasından memnundu. Buraya gelmesi başından beri hataydı ama kız inat etmişti işte!

Aslıhan aşağı indiğinde kahvaltı çoktan hazırlanmış, Süreyya hanım ve Berent masada onu bekliyorlardı.

“Günaydın iyi uyuyabildiniz mi?” diye sordu Aslıhan ikisine.

“Günaydın uyuduk güzel kızım, sen o yatakta uyuyabildin mi?” dedi Süreyya hanım

“Uyudum elbette!” dedi Aslıhan gülümseyerek, akşamki kavgayı duyduğu için Suden’in nerede olduğunu sormak istemedi.

“Suden gitmiş, bu gece yatağında rahatça uyuyabilirsin!” dedi Süreyya hanım bu kez, yan gözle oğluna bakarak.

Aslıhan yine bir şey diyemedi, “Beni mi beklediniz, keşke sizler başlasaydınız’ Buyurun lütfen!” diyerek konuyu değiştirdi.

Suden ayılmaya başladığından sert zemin yüzünden ağrıyan bedenini esnetmek istedi ama bağlı olduğu için yapamadı. Başını vurduğu için ağrısı vardı. Gözlerini yarım açabiliyor ama başındaki çuval yüzünden etrafını göremiyordu. Üstelik çuval yüzünden doğru dürüst oksijen de alamadığı için midesi bulanmaya başlamıştı. Bağırmaya çalıştı ama olmadı. Başlangıçta bunu rüyasında gördüğünü düşünüyordu, hani şu inanın bilinci yerinde olan rüyalardan biri gibi, Berent ile kavga ettikleri için böyle sıkıntılı bir rüya gördüğünü söyledi kendine. Ancak biraz sonra bunun bir rüya olmadığını farketti, sert ve soğuk bir zeminin üzerinde yatıyordu. İçerisi çok aydınlık değildi belli ki, gevşek çuvalın iplerinin arasından görünen ışık bile çok azdı.

Pınar hanım sabaha kadar düşünmüş, sürekli plan değiştirip durduktan sonra sonunda Aslıhan’a olan hırsını bir süreliğine gömüp bir an önce ortadan kaybolması gerektiğine karar vermişti. Kızın peşine düştükçe her şey daha da beter bir duruma geliyordu. Polis o kamera görüntülerini izleyince Pınar hanımı suçlayacak daha da fazla bilgiye sahip olacaktı. Aşağıdaki kızı önce öldürmeyi düşündü. Sonra kızın zaten onu görmediğine kanaat getirip vazgeçti. Onu orada bırakacaktı. Şansı yaver giderse biri gelip onu bulurdu. Yoksa arkadaşı evinin deposunda bir ceset ile karşılaşınca baya şaşıracaktı. Pınar hanım arkadaşı ile de görüşmeyeceği için sorun değildi bunun olması. Kız yanlış zamanda yanlış yerde bulunma hatasına düşmüştü. Evi iyice kontrol ettikten sonra eşyalarını arkadaşının arabasına yükledi. Onu bir yerlerde bırakacaktı ama buradan uzaklaşmak için ona ve arkadaşının bıraktığı tüm paraya ihtiyacı vardı. Evden ve arkadaşının dolabından ihtiyacı olacağını düşündüğü şeyleri de yine arkadaşının valizlerinden birine doldurduktan sonra, çantaları arabaya yüklemeye başladı. Yeni yaşamı için beğendiği bir çok şeyi toplamıştı. Depoya inip kıza sesini duyurmak istemediği için son bir kere tuvalete uğradıktan sonra kapıyı çekip çıktı.

Artık yeni bir hayata başlayacaktı. Saçlarını boyatıp, perma yaptırmıştı. Biraz estetik ile tipini de değiştirebilirdi. Zaten kemerli burnunu oldu olası sevmiyordu, biraz gençleşince morali de düzelirdi üstelik. Donanımlı, tecrübeli ve akılı bir kadındı o. Bu aile ile daha fazla vakit kaybetmeden kalan hayatında ne güzellikler yaşayacağını planlayarak arabaya bindi. Kontağı çalıştırdığı sırada, bir gölgenin cama tıkladığını gördü. Telaşla döndü, tanımadığı bu adamın komşulardan biri olacağını düşünerek camı indirdi ve merakla adamın yüzüne baktı. Adam cebinden çıkardığı susturuculu silahı hızlıca kadının alnına dayayıp, tetiği çekti. Pınar hanımın yeni hayatı, o evin kapısından çıkması ile arabaya binmesi arasında tükenip son bulmuştu. Ertuğrul beyin tuttuğu adam hızlıca arabanın yanından uzaklaşıp gitti.

Adamlar polisten daha iyi çalışmışlar ve Pınar hanımı bulmak için Tekin beyin evini de göz hapsine almışlardı. İki gün önce onu görmüşler ama sonra kadının izini kaybedince, sürekli beklemeye başlamışlar bir gün önce onun evi gözetledikten sonra bu eve döndüğünü görmüşlerdi. Elbette gece planından haberleri olmadığı için gece eve gizlice girmişler ama Pınar hanımı bulamayınca beklemektense ertesi gün yeniden gelip kontrol etmeye karar vermişler ve Pınar hanım bu sabah evden ayrılmadan geri gelince onu arabasında yakalayıvermişlerdi.

Ertuğrul bey adamlarından kadının ortadan kaldırıldığı haberini duyunca çok rahatladı. Artık kimse onu doğrudan suçlayamazdı. Aslıhan’ın elinde onunla buluşması dışında bir bilgi veya delil yoktu. Suden Pınar hanımın başına gelenlerden habersiz depoda çırpınarak bağlarından kurtulmaya çalışıyor ve ağzındaki banta rağmen ses çıkararak yardım istemeye uğraşıyordu. Başına gelenleri bilmediği için Aslıhan ve Berent’in ondan kurtulmak için onu bu hale getirip kızın evinin bodrumuna kapattıklarını sanmıştı. Buradan kurtulup onlara fırsat vermeyecekti. Tüm gücüyle çırpınmaya devam etti ama henüz onu duyacak veya kurtaracak kimse ne yazık ki yoktu.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s