Çalınmış Hayat – Bölüm 7

Berent ve sevgilisi ikili koltukta el ele oturuyorlar, Süreyya hanım da tam karşılarında ki tekli koltukta oturuyordu. Aslıhan salona girince hepsi dönüp ona baktılar.

“Hah, Aslıcığım gel! Seni oğlum Berent ve kız arkadaşı Suden ile tanıştırayım, onlar da şimdi geldiler.”

“Hoş geldiniz!” dedi Aslıhan nazikçe ve diğer boş koltuğa geçip oturdu.

“Annem başınıza bir şeyler geldiğinden bahsetti” dedi Berent hemen konuya girerek.

“Evet bazı talihsizlikler yaşadım ama Süreyya hanım yetişip ayakta kalmamı sağladı, sağ olsun!”

Suden, Feriha hanımın kocaman elbisesinin içinde küçük bir çocuk gibi görünen Aslıhan’ı süzüyordu. Berent’in kulağına eğilip, “Talihsizlik kıyafetine de yansımış!” dedi İngilizce. İkisi de Aslıhan’ın yurt dışından henüz döndüğünü ve bir kaç dil bildiğini bilmiyorlardı. Berent sevgilisinin söylediğine dudak ucuyla güldü. Kız ise güldüğü belli olmasın diye eliyle ağzını kapadı ve başını önüne eğdi.

Aslıhan bir iç geçirip, anlamamış gibi yapmayı tercih etti, bu nazik kadının oğlu ve kız arkadaşına onun evinde terbiyesizlik etmek olmazdı. Aslında uykudan uyanınca üzerinde Feriha hanımın kıyafetlerinin olduğunu bile unutmuştu. Kendisi de komik göründüğüne emindi ama bunu espri konusu olmasına gülebilirdi, ilk kez gördüğü birinin alay konusu etmesine değil.

Süreyya hanım gençlerin aralarında özel bir şey konuştuklarını düşündüğü için hiç aldırmadı, “Aslıhan yurt dışında okumuş. Kıyafetleri onu kandıranların tuttuğu otelde kaldığı için Feriha hanımın elbisesini giydirdik zavallı kıza!” dedi gülümseyerek. Az önce gülünen meseleden bahsettiğinden haberi bile yoktu.

Berent ve Suden onun yurt dışından yeni geldiğini duyunca toparlandılar hemen. Aslıhan yine hiç istifini bozmadı.

“Tüm mal varlığınıza el konulmuş sanırım, babanız da kayıpmış!” dedi Berent konuyu değiştirmek için.

“Bu gün polise başvurdum, ben yurt dışındayken şirkette bazı sıkıntılar olmuş ve babam bana anlatmak istememiş sanırım. Yakında döneceğine eminim. Bana bir mesaj bırakmış bununla ilgili.” dedi Aslıhan, normalde bunları herkese anlatmazdı ama Süreyya hanımın oğlunun yanında zor durumda bırakmak istemiyordu.

Tam o sırada ev telefonu çalmaya başlayınca, Feriha hanım telsiz telefonu getirip Süreyya hanıma uzattı.

“Serhat? Haber mi geldi yoksa?” dedi Süreyya hanım hemen bakışlarını Aslıhan’a kaydırarak.

“Nasıl yani?” dedi Süreyya hanım bu sefer hayretle, “Yalan mıymış? Ay dur hemen söyleyeyim Aslı kızıma çok sevinecek!”

Aslıhan heyecanla izliyordu Süreyya hanımın tepkileri, arayanın emniyete gittiği Serhat bey olduğunu anlamıştı.

Süreyya hanım biraz daha konuştuktan sonra telefonu kapattı ve gülümseyerek, “Müjdemi isterim kızım!” dedi.

“Babamı mı bulmuşlar yoksa?”

“Hayır ama söylediklerinden sonra harekete geçmişler, ne evinize ne de iş yerinize haciz falan gelmemiş kızım! Bu insanlar düpedüz tuzak kurmuşlar sana!”

Aslıhan hayretle baktı Süreyya hanımın yüzüne “Peki babam? O neden gitti o zaman?”

“Bilmiyorum ama şirketiniz için henüz bir iflas başvurusunda bulunulmamış, kredi borçları için de erteleme istenmiş. Öyle dedi Serhat! Eviniz de öylece duruyormuş! Maddi bir zarara uğramamışsınız bile!”

“İnanamıyorum, peki Pınar teyzenin o halleri, o izbe otel falan hepsi yalan mıymış?”

“Evet kızım yalan diyor adam işte! Sokakta falan kalmamışsın sen, evin, işin, her şeyin duruyor!”

“Babam hariç!” dedi Aslıhan biraz hüzünle.

“İnşallah o da gelir yakında içini ferah tut!”

Aslıhan gidip Süreyya hanıma sarıldı sıkı sıkı, “Süreyya teyze size nasıl teşekkür edeceğimi bilemiyorum!”

“Kızım ben ne yaptım, polis araştırmış şip şak bulmuş bak!”

“Gözünüz aydın!” dedi Berent’te hemen. Suden sıkılmıştı iyice, Berent’in de kızla ilgilenip durmasına bozulmuştu biraz. Onun annesinin evindeki yabancıyı sorguladığının ayırdına varamamıştı.

“İzin verirseniz ben eve gideyim o zaman!” dedi Aslıhan.

“Emin misin bu kötü insanlar gelip seni evde bulmasınlar?” dedi Süreyya hanım hemen.

Aslıhan’da tereddütle durdu, “Evde güvenlik sistemimiz var, babam yaptırmıştı epeyce önce, onun çalıştığına eminim ama Pınar teyze sistemin tüm şifrelerini biliyor tabi, evimizle de hep o ilgilendi.”

“Gördün mü bak, senin eve gittiğini öğrenirse gelip yine peşine düşebilir!”

“Anne, Tuna’yı hatırlıyorsun değil mi? Onların bir güvenlik şirketi var biliyorsun. Aslıhan hanım isterse sistemi elden geçirip ya da komple yenileyebilirler!” dedi Berent araya girip.

“Ne dersin Aslıhan?” dedi Süreyya hanım da kıza dönüp.

“Olur tabi sizin de içiniz rahat eder hem! Polisin Pınar teyzeyi yakında bulacağını düşünüyorum zaten!”

“Tamam sen bu gece kal burada Aslıhan’cığım, Berent arkadaşını arasın, olmazsa birlikte gider bir bakar gelirsiniz. Tuna çok iyi çocuktur ne gerekiyorsa yapar!”

Suden kıpırdanıp durduğu için Berent sonunda kalkmak zorunda kaldı. Serhat amcası araştırıp, hikayesini onayladığı için kızın annesinin evinde bir gece daha kalmasında o da bir sakınca görmemişti.

Öte tarafta Ertuğrul bey ve Pınar hanım, Aslıhan tuvaletten dönmek bilmeyince onun kaçtığını fark etmişlerdi. Ertuğrul bey kızı işkillendirip, kaçmasına neden olduğu için Pınar hanıma çok kızgındı. Ertuğrul bey yakında yurt dışına gidecek ve yaşamına orada devam edecekti. Daha önce bir kez evlenmiş, Aslıhan’dan biraz büyük bir oğlu vardı. Eski karısı ve oğlu da uzun süredir yurt dışındalardı ama oğlu sene sonunda gelecekti.

Tekin bey Pınar hanımın söylediği gibi bir ihaleye girmiş ve bu ihalenin hazırlık aşamalarında da yine Pınar hanımın söylediği gibi kredi kullanmıştı. Pınar hanımın anlattığı hikayenin tek doğru kısmı da bu kısımdı zaten. Şirket ihaleyi alamamış borçlu kalmıştı. Uzun vadede ödeyemeyecekleri bir borç değildi. Pınar hanım Tekin beyi çok eskiden beri tanırdı. Onun yanında işe başladığında Tekin bey henüz evlenmiş, karısı Aslıhan’a hamileydi. Sürekli birlikte çalıştıkları için Tekin beye olan hayranlığı ile baş edemeyince, yıllarca adamın en yakınında çalışmıştı. Sonra Aslıhan’ın annesi ölünce, bir umutla adamın hayatındaki tüm sorunları gidermek için elinden geleni yapmış, evin yönetiminden şirket işlerine kadar her işte gönüllü olup, Tekin beyin iyice güvenini kazanmıştı. Ancak adamın duyguları ona güvenmekten öteye hiç bir zaman geçmemişti. O kadar güvenmişti ki Pınar hanıma, şirketin neredeyse bütün işlerinde ona da imza yetkisi vermişti. Onlar patron çalışandan çok ortak gibiydiler.

Tekin bey Aslıhan yurt dışına gidip geldikten sonra şirketin yönetimini ona bırakacağını ve kendisinin de dünyayı gezeceğini söylemeye başlayınca, Pınar hanım onca emeği sonrası tüm yetkisinin Aslıhan’a geçeceğini duyunca çok bozulmuştu. Onu sıradan bir asistan gibi kızıyla bırakıp, kendisi de dünyayı gezmeyi planlayan Tekin beye olan karşılıksız aşkı, bu son açıklamayla iyice umutsuz hale gelmiş, içini korkunç bir hırs bürümüştü.

Tekin bey ortadan kaybolduktan sonra daha önce planladığı gibi uzun süredir şirkette gözü olan Ertuğrul bey ile konuşmuş, Aslıhan ile evlenirse, şirketin sahibi olacağını, kızı da alıp yurt dışına götürürse kızın şirket işlerine hiç karışamayacağını söylemişti. Ertuğrul bey de şirketi hem uzun süredir takip ettiği, hem de başına oğlunu getirmek istediği için, böyle kolayca ele geçirme planında çok memnun kalmıştı. Pınar hanım Tekin beyin bir korkak olduğunu ve kaçtığını, onu uzun süredir tanıdığını asla geri gelmeyi düşünmediğini söylemişti Ertuğrul beye. Zaten şirketin devri için gerekli olan yetkilerin tamamı Pınar hanım da vardı. Aslıhan şirketin tek varisiydi. Tekin beyin hayatta olmadığı durumda da şirket zaten onun dolayısıyla onunla kim evlenirse onun olacaktı.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s