Çiftlik – Bölüm 16

Vedat Gamze’nin tavrının ne olduğunu anlamak için bir haftayı gergin ve çok zor geçirdi. Ozan’da onu Vedat ile görünce çok gerilmiş ve bir an önce işin gerçeğini öğrenmek istiyordu. Bu arada Merve hanım kocasına koz vermemeye çalışsa da kızın her hafta sonu eve gelmesine iyice bozulmaya başlamıştı. Suat bey pusuda karısının bir açığını bekliyordu.

Ahmet bey Gamze’nin on sekiz yaşına az kaldığını düşündüğü içini kafasında çiftliğe dönüş planlarını yavaş yavaş yapmaya başlamıştı. Muzaffer ile ara ara gittiklerinde evin ve çiftliğin bakıma ihtiyacı olan yerleri tespit ediyordu. Bu zamana kadar çiftliğe hiç talip çıkmaması tam bir mucizeydi. Kader en azından burada onlara yardım ediyordu. Eğer bir kiracısı olsaydı, onlar geri dönmek istediklerinde muhtemelen çıkmak istemeyecekti. Suat bey de kirayı almaya devam etmek isteyeceğinden kiracısından memnun olduğunu dile getirecekti. O yüzden bir süre daha böyle devam ederse, onlar da Gamze on sekizine girer girmez dönebilirlerdi. Gerçi Gamze’nin çiftliğin yönetimini ele alması için üniversiteyi bitirmesi gerekiyordu ama en azından kendilerine ait bir yerde yaşarlar, ve çiftliği yeniden hareketlendirebilirlerdi. Eğer yeniden kazanmaya başlarlarsa Suat beye Gamze üniversiteyi bitirene kadar kârdan pay teklif ederek bu sorunu aşabilirlerdi. Serap’ta bu yıl üniversiteyi kazanırsa Ahmet beyin içi iyice rahat edecekti. İki kızın da bir meslek sahibi olduklarını ve çiftlikte yeniden mutlu olduklarını görmek en büyük hayaliydi. Onlar anneleri gibi el ele verip çiftliğe varlıkları ile hayat vereceklerdi. Muzaffer bey de Ahmet bey ile her çiftliğe gidişinde adamın hayallerinden etkileniyordu. Hatta içten içe o zaman geldiğinde onlarla çiftliğe gidebileceğini bile düşünmeye başlamıştı. Suat bey ve ailesinin yanında yıllardır çalışıyor ve onların güvenini kazanmış biriydi ama artık kendini yorgun hissediyordu. Sanki bu ailenin etraflarındaki herkesin enerjisini emip tüketen tuhaf bir halleri vardı. Karı koca yıllardır neredeyse hiç yaşlanmamışlar, Muzaffer bey ise çökmüştü resmen. Ahmet bey ona bahçe ile uğraşmanın insanı dinç tuttuğunu anlatıyordu hep. Toprak insan ruhuna birebirdi. Bu yüzden artık bu aileyi bırakıp Ahmet beyle çiftliğe gidip toprakla uğraşmak ona daha cazip gelmeye başlamıştı. Tabi bu hayalinden henüz kimseye bahsetmiş değildi.

Ertesi hafta sonu geldiğinde Vedat Gamze ile konuşmak için yeniden okul çıkışına gitti. Bu defa hiç bir bahanesi yoktu, doğrudan konuşmak istediğini söyleyecekti. Onu rahatsız edecek bir şey yaptıysa da özür dileyecek ve yeni bir şans vermesini isteyecekti. Ozan’da bir hafta önce Vedat ile buluşan Gamze’yi bu hafta boş bırakmaya niyetli değildi. Zaten okula döner dönmez Berfu onu uzun uzun sorguya çekmişti. Ona Vedat ile tamamen tesadüf karşılaştıklarını, onun sonradan Serap ile buluştuğunu söylemişti Gamze. Ozan yine onu eve bırakmak için ısrar edince, Berfu’da ısrar etti bu sefer “Tabi yine bir randevun yoksa!” dedi peşinden imalı imalı. Durum böyle olunca Gamze bu defa onlarla gitmenin bu sorgudan kurtulmanın yolu olacağını anladığı için kabul etti. Vedat kapıda onun çıkmasını beklerken, onu bir erkeğin kullandığı araba ile okulda ayrılırken görünce iyice bozuldu. Gamze onu fark etmemişti ama Ozan son anda görmüştü. Gamze’nin onu görmediğini anlayınca da hiç sesini çıkarmadı.

“Bu defa sen kal bakalım öyle!” dedi içinden.

Vedat hayal kırıklığına uğramış bir şekilde bakakaldı arabanın arkasından. Gamze’nin bir erkek arkadaşı mı vardı? O yüzden mi Vedat’tan uzak durmaya başlamıştı. Vedat ona bir sevgili gibi yaklaşmıyordu ki, en azından henüz öyle bir niyet beslemiyordu. Tek istediği onun dostluğunu ve güvenini kazanmaktı. Tüm bu sohbetlerin bir hoşlanma veya asılma olduğunu düşünmüştü muhtemelen, bir erkek arkadaşı olunca da onan uzak durmak istemişti. Onun dostu olmak istiyordu ama bu erkek arkadaş düşüncesi de sinirini bozmuştu. Bir erkek arkadaş onun Gamze’ye yakın olmasına her türlü engeldi. Onu hafta sonu evde yakalarsa belki konuşabilirlerdi yeniden. Hırsla döndü ve otobüs durağına yürüdü. Gamze’nin o çocukla eve mi yoksa başka bir yere mi gittiğini bilmiyordu.

Ozan Gamze ile biraz daha uzun vakit geçirmek için bir yere uğrayıp öyle onu eve bırakmasının sorun olup olmayacağını sordu. Çok oyalanmadıkları sürece Gamze için sorun olmazdı. Böylece Ozan yolu biraz uzattı. Sonra bir yerde durup, arabadan indi, dönüşte elindeki iki gofreti kızlara uzatıp, yine yolu dolandırarak Gamze’lerin sokağına geldi. Vedat arabanın biraz ileride olduğunu görünce gerildi yine, kapının önünde durmamıştı. Gamze bahçe kapısından girmeden ona yetişmek için adımlarını hızlandırdı. Ozan arabayı geri döndürürken Vedat’ın hızlı adımlarla Gamze’ye doğru geldiğini görünce sinirlendi ama bir şey yapamadan yoluna devam etmek zorunda kaldı. Dikiz aynasından oğlanın Gamze’ye yetişemediğini ve bahçe kapısında bakıp durduğunu görünce gülümsedi. Vedat bir kez daha hayal kırıklığına uğramış bir şekilde eve döndü. Bu saatte Melih evde olmayacağı için bir bahane bulup peşinden gidemezdi.

Gamze her şeyden habersiz, hemen Serap’ın yanına koştu. Serap sınava hazırlandığı için çok çalışıyordu ve strese girmişti. Gamze onu rahatlatmak için okulda hoşlandığı çocuğu anlattırıyordu. Aslıda Serap’ın anlattıklarına bakılırsa oğlan da boş sayılmazdı. Ondan bahsederken Serap’ın hemen yüzü gülüyor sonra toparlanıp, bu sene aklına derslerden başka bir şey sokmaması gerektiğini söylüyordu. Gamze üst sınıflardan aldığı test kitaplarını getiriyordu bazen Serap’a. Lise boyunca aldıkları kitapları isteyen alt sınıflara veriyordu kızlar. Gamze’de kendi için istiyormuş gibi yapıp hepsini Serap’a getiriyordu. Kendi sınıf düzeyinin konularını bazen beraber çalışıyorlardı hatta.

O hafta sonu Gamze Vedat’a rastlamamak için Serap dershanedeyken hiç odasından çıkmadı. O geldiğinde de Gamze’nin odası yerine Serap’ların odasında oturdular. Vedat iyice kafası karıştığından gelmemişti oysa. Önce kendini sakinleştirmesi gerektiğine karar vermişti. Ne kadar arkadaşlık peşinde olduğunu düşünse de, bir başka erkeğin varlığı onu çok rahatsız etmiş hatta sinirlendirmişti. Ailesinin altına araba çektiği bir züppeye mi kanacaktı Gamze? O asla öyle bir kız değildi. Belki de oğlan kıskançlık yapıp Gamze’nin bütün erkek arkadaşlarından uzak durmasını istemişti. Kızcağız da erkek arkadaşının öfkesinden çekindiği için bir anda Vedat’tan uzaklaşma gereği duyuyordu. Her duruma o züppeye sinirliydi. Onun yüzünden Gamze ile istediği gibi konuşamıyordu. Tam evdekileri aradan çıkarmışken şimdi bir de bu züppe çıkmıştı. Onu da aradan çıkarıp Gamze ile bağlarını yeniden kurmanın bir yolu mutlaka olmalıydı. Önce sakinleşip, sonra bir plan yapacak, sonra yeniden deneyecekti.

Ozan’da diğer oğlanı mahallede görünce, iyice işkillenmişti, demek komşuydular. Bu durumda o oğlan her zaman Ozan’dan bir adım önce olacaktı. Hafta sonları istedikleri zaman rahatça görüşebiliyor olmalıydılar. Bu yetersiz geliyordu ki, oğlan bir de okul çıkılarına geliyordu. Belki de Gamze onun görmesinden çekindiği için Ozan’ı evinin uzağında durduruyor ve arabadan iniyordu. Öyle ya okuldan bir arkadaşının ağabeyinin, arkadaşı da arabadayken onu kapısının önüne bırakmasının başka ne sakıncası olabilirdi ki. Bu serseri kesinlikle kıskançtı. Belki de Ozan’ın onu daha önce eve bıraktığını görmüş, önünü kesmek için okul çıkışlarına gelmeye başlamıştı. Bir an önce Gamze ile konuşması gerekti belki de, kızda bir umut görse beş dakika durmayacaktı ama Gamze hiç umurunda değilmiş gibi davranıyordu.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s