Çiftlik – Bölüm 15

Bir sonraki hafta sonu geldiğinde Vedat daha fazla beklemek istemediği için Gamze’yi okuldan almak için okul çıkışına gitti. Bu defa tesadüfen oralarda olduğunu, saate bakınca Gamze’nin çıkış saati olduğunu fark ettiğini, nasıla aynı yere gidiyor oldukları için onu beklemeye karar verdiğini söyleyecekti. Bu defa Gamze’yi konuşturmaya çalışacak sonra ikisinin ortak dertleri ve benzer yönleri olduğu vurgusunu yapacaktı. Vedat kapıda heyecanla bekleyedururken, Ozan yine her hafta sonu olduğu gibi kafeteryaya erkenden gelmiş iki kızın çıkmasını bekliyordu. Gamze yine onun geldiğini görünce, bunun bir kurala binmemesi gerektiğine karar verdi ve bu defa eve gitmeyeceğini ve bir arkadaşı ile buluşacağını söyledi. Ozan nereye gidecekse bırakmak için ısrar etse de Gamze kabul etmedi. Berfu arkadaşının biriyle buluşacağını kendisine söylemediği için merakla ona baktı ama pazartesi konuşabileceklerini düşünerek bir şey sormadı. Gamze Ozan daha fazla ısrar etmesin diye hızlı hızlı okulun kapısına geldiğine Vedat heyecanla karşısına dikildi.

“Merhaba!” dedi gülümseyerek ve söylemeyi planladığı her şeyi sırasıyla saydı. Tam onunla konuşurken Berfu ve ağabeyi yanlarından arabayla geçince, gülümseyerek onlara el salladı Gamze. Böylece söylediği şeyde yalancı çıkmamıştı. Hiç beklemediği bir şekilde gelip onu kurtaran Vedat ile sohbet ederek durağa yürüdü. Ozan’ın arabası ile eve dönmektense, Vedat ile yola karşılaşarak dönmek daha makul bir durumdu. Ozan bu ısrara devam ederse amcası yine onun okulda kalması için ısrar edebilirdi.

Ozan okulun çıkışına gelecek bir erkek arkadaşı hiç tahmin etmediği için hem bozulmuş, hem de kıskanmıştı. Araba ile yanlarından geçerken çocuğu baştan aşağı süzdü. Vedat hayran hayran Gamze’yi izlediği için onu fark etmedi bile. Berfu’da okul çıkışında bir erkek görünce hem şaşırmış, hem de bozulmuştu. O kadar iyi arkadaş olmalarına rağmen demek Gamze ona her şeyi anlatmıyordu. İki kardeş asık suratlarla evlerine dönerken, Vedat otobüste mutlu mutlu hayran olduğu Gamze ile sohbet ediyordu. Gamze bu kez ona hatırlamadığı ailesi ve çiftlikten biraz bahsetti. Vedat çiftliği hiç bilmediğinden pek ilgilenmedi, daha çok başına gelenleri anlatsın istiyordu. Bu defa ayrılmadan önce hafta sonu eve uğradığında yeniden görüşebileceklerini söyledi Gamze’ye. Gamze’de Serap’ın öğlene kadar olmadığını o arada gelirse sohbet edebileceklerini söyledi. Vedat zaten kuzeni Melih için geleceğinden bunda bir sakınca görmemişti. Evde olacaklardı. Vedat sonunda kızın arkadaşı olduğuna çok memnun bir şekilde döndü eve. Hayatta ilk defa biri ile bu kadar yakın arkadaş olmak istiyordu. Gamze’yi tedirgin etmemek için de hayatı boyu kimseye davranmadığı kadar özenli davranıyordu. Keşke Melih evinde nasıl bir hazinenin olduğunu bilip kuzenini hoş tutsa diye düşünüyordu. Gamze acı dolu bir hayat yaşamış ve görünüşe göre bir sürgünde olmasına rağmen bundan hiç şikayet etmiyordu. Hayat mutlulukla bakan bir yapısı vardı. Bir gün zaten çiftliğe döneceklerine inanıyordu. Annesi ve babasını kaybetmişti bu onu üzüyordu elbette, amcası ve yengesi de sevgi dolu insanlar sayılmazlardı ama Ahmet amcası ve Serap vardı onun için. Onlar yanında olduğu sürece kendini daima güvende ve huzurlu hissediyordu. Vedat Ahmet beyle daha önceden sohbet kurmamış olduğuna üzüldü. Adam Melih’e ve ona yaklaşmaya çalışmış ama onlar ciddiye almayıp yabani davranmışlardı. Gamze’nin bu kadar güvendiği birine o da güvenebilirdi. Çevresinde yetişkinler için pek böyle duygular beslemezdi. Durmadan ondan rahatsız olduklarını dile getiren büyüklerle olmuştu. Varlığı bir fazlalık gibi hissettirmişlerdi ona Melih’in anne babasının da böyle olduğunu biliyordu. O yüzden hepsinden intikam almak istemişler ve sürekli onları kızdıracak şeylerin peşine düşmüşlerdi. Ancak şimdi kendini çok yalnız ve mutsuz hissediyordu Vedat. Arkadaşları okullarına devam etmişler çoğu aileleri tarafından desteklenmiş ve sevgi görmüşlerdi. O okulu da bırakmıştı hayat öfkesinden. Nasıl olmuşsa Gamze’yi gördükçe bunları sadece kendine yaptığını fark etmişti. Olmak istediği yerde ve olmak istediği insanlarla olabilmek için tüm imkanları kendi elleriyle yok etmişti. Onu sevmediğini düşündüğü bir anne babaya zarar verdiğini düşünerek yapmıştı bunu üstelik. Artık içlerinde bir damla sevgi varsa Vedat’a karşı, yaptıkları ile o da yok olmuştu muhtemelen. Gamze gözlerinde sevgi olan yegane insanlardandı. Serap’ta iyi kızdı muhtemelen ama o ışık nedense onda yoktu. O daha çok etrafı denetliyor gibiydi. İnceliyor, düşünüyor öyle adım atıyordu. Gamze’yi koruyordu. Böyle korunurken insan içinden geldiği gibi biri olabiliyordu belki de. Vedat bunu yapmaya çalışmıştı, içinden geldiği gibi davrandığını düşünmüştü hep ama hiç mutlu olamamıştı. Güvende hissetmeyen bir ruhun mutlu olamadığını acı bir şekilde öğretiyordu hayat ona.

Serap, Vedat’ın Gamze ile konuşup durmasından pek haz etmemişti. Babasının da bundan hoşlanmayacağını biliyordu. O yüzden ertesi gün kursa gittiğinde Vedat’a çok yüz vermemesini hatta bir bahane bulup konuşmamasını tavsiye etti. Gamze’ye bu kadar yakın davranmaya başladığına göre ya kötü bir niyeti ya da bir çıkarı olmalıydı. Belki de bu Melih ile ikisinin hazırladığı bir plandı. Onu bir tuzağa çekip eğleneceklerdi. Gamze için Serap’ın söylediği her şey çok önemli olduğundan tedirgin oldu. Bir yandan da verdiği sözü tutmamayı kendine yediremiyordu. Sonuçta oğlanın telefon numarasına sahip değildi, ona bri bahane bulup söylemesi için gelmesini beklemek zorundaydı. Vedat heyecanla eve geldiğinde Gamze salonun camından dışarı bakıyordu. Merve hanım evde değildi, Melih her zamanki gibi odasındaydı.

Vedat onu camda bekler görünce çok heyecanlandı, demek onun yolunu gözlüyordu artık. Kapıyı Gamze açtı.

“Merhaba hoş geldin” dedi yarım bir gülümsemeyle

“Merhaba, seni yenden gördüğüme sevindim'” dedi Vedat.

Gamze yine yarım gülümsedi ve “Aslında biliyor musun benim yapmayı unuttuğum bir ödevim var ve yarından önce onu bitirip, yarında kontrollerini yapmak zorundayım. Sana söz vermiştim ama belki başka zaman sohbet ederiz. Kuzenim yukarıda olmalı” dedi pat diye.

Vedat beklemediği bu açıklama karşısında ne diyeceğini bilemedi. Kızın onunla konuşmak için camda beklediğini sanmıştı.

“Tamam, olur tabi!” dedi nazikçe ve Gamze koşarak merdivenleri çıkıp odasına girdi. Vedat salonun kapısında öylece kalakalmıştı.

“Yanlış bir şey mi yaptım acaba?” dedi kendi kendine, “Daha dün benimle konuşmaktan keyif alıyor gibiydi?”

Canı sıkkın bir şekilde Melih’in odasına çıktı, orada da fazla duramadığı için dönüp evine gitti. Gerçekten çok bozulmuştu. Gamze doğruyu mu söylüyor, yoksa onun başından mı savıyor anlamak için bir kez daha karşısına çıkma kararı aldı.

Serap, Gamze’nin onu dinlemiş olmasından çok memnun olmuştu, evde olmadığı zamanlarda güvende olmasını istiyordu Ahmet bey daha çok arkada çalıştığı ve eve girmediği için, içeride Gamze’yi o kollayamazdı.

“Ayıp ettim sanırım!” dedi Gamze bütün saflığıyla, Vedat’ın kötü biri olmadığını düşünüyordu artık.

“Bak Vedat için iyi veya kötü demek bana düşmez onu hiç tanımıyoruz, ancak hakkında söylenilenler pek güven verici değil. Sana yaklaşmak istemesi için de geçerli bir neden yok! O yüzden ondan uzak durmanı daha iyi buluyorum.”

“Biliyorum” dedi Gamze ve bir daha ona yakın davranmayacağına söz verdi.

(devam edecek)

Çiftlik – Bölüm 15” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s