Çiftlik – Bölüm 14

Bir haftalık ara tatil yaklaşırken Gamze amcasına telefon edip bu ara tatile de kendi otobüsle geldikten sonra, her hafta sonu yine kendi eve dönmek istediğini söyledi. Suat bey, Merve hanımın bundan hiç hoşnut olmayacağını bile bile yeğenine olumlu cevap verdi. Öyle ki bu cevaba sadece Serap değil, Gamze bile çok şaşırmıştı. Suat beyin niyeti karısını yeğeni konusunda kışkırtarak niyetini daha çok belli ederek ona koz vermesini sağlamaktı.

Merve hanım kocasının tahmin ettiği gibi ona sorulmadan alınan bu karara çok sinirlendi duyunca ama kocasına kötü kötü bakmaktan fazlasını yapmadı. Suat bey onun içinde öfke biriktirmeye devam ettiğinden ve yeniden patlayacağından emindi.

Böylece Gamze bir haftalık ilk ara tatilde kendi başına eve geldi. Vedat bu fırsatı artık kaçırmak istemediği için Melih’e geldiği bir gün Gamze ile sohbet etmenin bir yolunu buldu nihayet. Gamze aşağı inmiş Serap’ın gelmesini bekliyordu. Vedat’da, Melih ile vakit geçirmek için gelmişti ama Melih duşta olduğu için o da aşağıda bekliyordu. Serap Melih ve Vedat hakkında hiç iyi konuşmadığı için Gamze temkinli davrandı ama Vedat’ın herhangi bir kabalık etmeden hoş sohbet ettiğini görünce belki de onlar hakkında yanıldıklarına kanaat getirdi. Çok kısa konuşabildikleri halde Vedat çok mutlu olmuştu, bir sonraki fırsatında ona aslında ne kadar benzer hayatları olduğundan bahsetmeyi planlıyordu. Böylece aralarında bir dostluk kurulabilirdi.

Gamze okula dönmeden önceki gün yine karşılaştılar ama bu defa kızın yanında Serap olduğundan Vedat’ın planladıklarını söylemeye fırsatı kalmadan Gamze yeniden okula döndü. Vedat onun bundan sonra her hafta sonu eve döneceğini sonraki hafta sonu onu yine evde görünce öğrenecek ve sevinecekti.

O hafta sonu Ozan kız kardeşini almak için erkenden kafeteryaya gelince, Berfu ağabeyine müjdeyi verdi. Artık Gamze’de her hafta sonu evine gidecekti.

“Sahi mi harika!” dedi Ozan sevinçle, “O halde seni de bırakayım ne dersin?”

“Hayır ben otobüsle gitmek istiyorum, nazik teklif için teşekkür ederim!” dedi Gamze.

Bu defa Berfu’da ısrar edince kabul etmek zorunda kaldı. Gamze amcasının ilk eve döndüğü hafta sonu bir yabancının arabasından indiğini görmesini istemediği için evin sokağına gelmeden indi Ozan’ın arabasından. Ozan hafta başı da gelip onu alabileceğini söylese bu defa net bir şekilde reddetti. Sonra bu arabaya binebilmek için hafta sonu eve çıkmak istediğini sanabilirlerdi.

Serap Ozan’ın bu nazik davranışını duyunca onu takdir etti, en azından babası hariç çevrelerindeki erkekler gibi kaba saba bir serseri değildi. İyi bir aileden geldiği belli oluyordu.

“Evet Berfu’da çok düzgün bir kız zaten!” dedi Gamze, içinde aradığı o büyük heyecanı henüz bulamamıştı.

Hafta sonları eve dönüyor olmak Serap ve Gamze için yıllar sonra mucize gibi olmuştu. Tüm hafta sonu çıkıp birlikte gezdiler. Artık büyük kızlar olduklarından kimse onları arka bahçede durmaya zorlamıyordu. Ahmet bey de bu değişikliğe çok memnun olmuştu. Suat bey bir amca olarak nihayet iyi bir karar almışa benziyordu.

Merve hanım kızın hafta sonu evde olmasından rahatsız olmuş olsa da, kocasının üzerine fazla gitmemiş olmak için bekliyordu. Bir süre sonra bunun için söylenmeye başlayacaktı ama dozunda hareket edip kocasının konuyu yeniden harcamaları ve anneliğine getirmesini ertelemiş oluyordu. Zaten bu kız eve geldiğinden beri her yaptıkları göze batmaya başlamıştı, oğluyla. Kocası hem umursamaz görünüyor, hem de yeğeni için her şeyin en iyisini yapmaya çalışıyordu sanki. Belli ki çiftliği satmaya da niyeti yoktu aslında. Suat bey onun oflayıp, puflamasından hissettiklerini anladığı için sabırla bekliyordu tepki vermesini. Eninde sonunda konuyu yeniden Gamze’den kurtulmaya getirecekti. Bu defa belki konuşurken yanlarında bir de şahit olursa, mahkemede işler daha da kolay olabilirdi.

Evde olan bitenden en habersiz Melih’ti, babasının onu zorla yazdığı dershaneye oflaya puflaya gidiyordu. Eğer bu sene de kazanamazsa Suat bey ona beş kuruş harçlık vermeyeceğini söylemişti. Şimdi de ceza olarak harçlığı yarıya indirilmişti. Merve hanım oğlanın mızıltısını dinlememek için el altından parayı tamamlamasa, Melih’de Gamze’ye kafayı takabilirdi, onca pahalı bir okulda eğitildiği için. Kendi konfor alanı bozulmadığı için kuzenine karşı ilgisiz kalmaya devam ediyordu. Hatta Vedat’ın ona olan ilgisini ve yakınlaşma çabasını anlamayacak kadar saftı.

Vedat Gamze’nin artık hafta sonları kendi başına eve gelip, sonra da döneceğini öğrenince bu gidiş gelişlerde tesadüfi olarak karşısına çıkarak onunla diyaloğunu artırabileceğini düşünmüştü. Böylece onu görmek için eve girip çıkmasına ya da Melih’e yanaşmaya çalışmasına, Serap ve Ahmet beyden de kaçınmasına gerek kalmayacaktı.

O ilk hafta sonunu takip eden pazartesi sabahı erkenden durağa gidip Gamze’nin gelmesini beklemeye başladı. Kendisi de tesadüf o ya ailesinin bir işini halletmek için erkenden o tarafa gitmek zorundaydı. Gamze durakta onu görünce gülümsedi ve neden orada olduğunu sormadı bile. Birlikte sohbet ederek beklediler ve gelen otobüse bindiler. Vedat bu defa derinlemesine olmasa da biraz kendinden ve ailesinden bahsetmeye fırsat buldu. Gamze onun böyle bir hayatı olduğunu tahmin etmediği için üzülmüştü biraz. Evde Melih’inde benzer sorunlar yaşadığını görebiliyordu. Vedat kendinden bahsederken Gamze’yi konuşturma imkanı bulamadan okul durağına geldiler ve ayrılmak zorunda kaldılar. Vedat onun için otobüse bindiğini belli etmemek için o duraktan sonraki durakta inip eve döndü. Gamze ile rahatça sohbet etmenin yolunu bulduğuna memnundu. Tabi her hafta aynı yalanı atamazdı. Bir kez daha sohbet edebilirlerse belki sonra onu almaya gitmesi Gamze’ye tuhaf gelmezdi. Arkadaşlar birbirleri için böyle şeyler yapabilirlerdi. Eve dönerken otobüste ertesi hafta sonu onunla sohbeti ilerletmek için neler yapabileceğini planladı durdu.

Serap üniversiteye hazırlandığı için o haftadan sonra hafta sonları da yarım gün dershaneye gidecekti. Ahmet bey bahçe işlerini yapacağına anlaşıp kızını bir dershaneye yazdırmıştı. Pazar günleri izinli olduğu için gidip dershane sahibin işleri ile ilgilenecekti. Gamze tam eve gelmeye başlamışken Serap’ı yarım gün göremeyeceğine biraz üzülse de ikisinin de geleceği için üniversitenin ne kadar önemli olduğunu bildiği için bir şey demedi. Neredeyse iki sene sonra kendisi de aynı temponun içine girecekti. Serap dershaneden gelip tekrarlarını yaparken o da kendi ödevlerini tamamlayacaktı. Eskiden okulda onları yapmak için uzun uzun vakti varken şimdi eve geldiği için zamanı kısıtlanmıştı. Evde Serap ile zaman geçirmek ödev yapmaktan daha keyifliydi.

Sonraki hafta Vedat Gamze’yi tedirgin etmemek için okul çıkışına gitmedi. O hafta başında da karşısına çıkmayacaktı. Böylece bir hafta sonra yeniden karşılaşmaları tuhaf olmayacaktı. Gamze cuma akşamını Serap ile geçirdikten sonra o dershaneden gelene kadar odasından çıkmadı. O hafta sonu Ozan yine eve bırakmıştı onu ve hafta başı gelip almayı teklif etmiş ama Gamze yine kabul etmemişti. Berfu yanlarında olmasa ona bir yerlerde oturmayı da teklif etmek istiyordu Ozan ama şimdilik kardeşinin diline düşmek istemediği için bunu yapmıyordu.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s