Hayat yeniden yükleniyor – Bölüm 10

O akşam eve geldiğinde sanki kendi kalbinde bir sıkıntı varmış gibi göğüs kafesinin daraldığını hissetti.

“Eminim bir sıkıntı var!” diye dolanmaya başladı odanın içinde, “Acaba biliyor mu?”

Sıkıntı ile daldığı uykusunda uzun zaman sonra ilk kez kendini yine o beyaz koridorlarda buldu. Üstelik genellikle olduğu gibi tek başına değildi onu savaşçı karşıladı bu kez.

“Rüyadayım değil mi?” dedi Nur onu görür görmez.

“Evet bu kez rüyadasın! Yarın kütüphaneye gelmen gerekiyor. Beklenmedik şeyler oldu seninle konuşmamız gerek!”

“Şimdi söyleyemez misin?”

“Hayır bu bir haberci rüya sadece, yarın mutlaka gelmelisin!”

Birden bire gözlerini açtı ve odasının tavanını gördü. Yarın iş çıkışında kütüphaneye gitmesi gerekiyordu bu durumda. Öğle tatilinde gidip dönmesi yetişmezdi. İşler yoğun olduğundan izin alabileceğini de sanmıyordu. Artı kütüphanede ne kadar kalması gerektiğini de öngörmesi mümkün değildi. Son seferdeki gibi saniyelik olabilirdi tabi yine ama bundan emin olamıyordu bir türlü.

Seçkin’e sağlığı ile ilgili sorular sorup, kalbindeki durumu bilim bilmediğini anlamayı planlamıştı aslında ama belki de kütüphanede bu sorulara da yanıt bulabilirdi. Bir sorun hissettiğine emindi ama daha önce böyle bir şey yaşamadığı için kendine güvenemiyordu.

Sabah işe gitmeden Seçkin’e akşam bir işi olduğu için yürüyemeyeceklerini söyledi. Uğraması gereken bir yer vardı. Seçkin’in çok canı sıkıldı onu göremeyeceği için ama haftalardır her akşam birlikteydiler zaten, bunun için bir şey söylemek de nankörlük olurdu.

“Acaba nereye gidecek?” dedi elinde olmadan. Sadece işi olduğunu yazmıştı çünkü, “Kıskanıyor muyum? Yok canım değildir!”

“Seni bırakmamı ister misin?” yazdı duramayıp.

“Hayır teşekkür ederim, kendim gidebilirim!” diye geldi cevap hızlıca.

“Tamam! O hale yarın görüşürüz”

“Tamam!”

Nur’un kafasında Seçkin ile ilgili olanlar dahil o kadar çok soru vardı ki akşam yeniden kütüphaneye gidip o huzuru yeniden tadacağına, sorularına yanıt bulacağına çok sevinmişti. Bununla birlikte acil durumun ne olduğunu da merak ediyordu doğrusu.

Kütüphaneci kadın günün her saatinde olduğu gibi yine gülümseyerek açtı kapıyı ona ve çalışma alanına döndü. O da hiç tereddüt etmeden merdivenleri çıkıp kapıya gitti.

Gittiğinde herkes çoktan masadaki yerini almıştı, “Biraz ani çağırdık kusura bakma ama ters giden bir şeyler var!”

“Ah benim de söyleyecek çok şeyim birikti, iyi ki buluştuk!”

“Tamam önce bizi dinle!” dedi madde sihirbazı, hepsinin yüzünde daha önce görmediği büyük bir ciddiyet vardı.

“Peki ne oldu?” dedi endişe dolu bir merakla.

“Bizim aldığımız kozmik ışınlar yeryüzünde bir uyanışı başlattı. Uzun süredir başlatmıştı ama sayı artmaya başlayınca karşı tarafta hamlelerini artırdı elbette.”

“Bir uyanış olduğunu fark etmedim çevremde açıkçası!”

“Bütün dünyadan bahsediyorum, dar alanlardaki gözlemler gerçeği yansıtmayabilir! İnsanların dirençlerini kırıp yeniden korku düzenine dönmek istiyorlar, bu yüzden bazı girişimlerde bulundular!”

“Nedir o girişimler?”

“Uzunca bir süredir ütopya gibi anlatılsa da yapay zeka ile ilgili gelişmeler olduğunu duymuşsundur!”

“Evet çok fazla şey konuşuluyor bu konuda, insanlığın sonunu getireceği ve benzeri bir sürü şey, ancak henüz oralara geldiğimizi sanmıyorum! Gelmedik değil mi?”

“Hayır gelmedik, zaten bu tür söylentiler de korku düzenini korumak için çıkarılıyor ama bu hepsinin yalan olduğu anlamına gelmiyor. Sanayi de robotlaşma çok ileri seviyeye gelecek. Bunun için pek çok büyük firma hazırlıklarını tamamladı. Tam olarak düşündüğün anlamda bir yapay zeka istilası olmasa da, çalışan insan gücünün büyük bir kısmını işsiz bırakacak bir proje bu. Bu büyük markaların dünyanın her yerinde fabrikaları ve üretim tesisleri var! Buralardaki herkes yakında işsiz kalacak!”

“Bir anda mı? Hiç bir uyarı olmadan!”

“Evet bir anda!”

“İyi ama onca insan evine ekmek götürüyor!”

“Evet, sorun da bu zaten. Bu insanların ekonomik sorunlar nedeniyle sokaklara dökülmesini engellemek amacı ile ikinci bir planları daha var! Bir salgın üretmek!”

“Yok artık!”

“İnsanlar hep çaresiz kalacaklar ve devletlerinden gelmesini umdukları sadaka niteliğindeki yardımlara bağımlı kalacaklar. Güya onları korumaya alacaklar , hem de sokaklara dökülmekten korkacakları bir salgınla baş etmeye çalışacaklar. Aynı zamanda işsiz ve sağlık güvencesinden yoksun olduklarından bu onların hareket kabiliyetini yok edecek ve böylece bu süreç patırtısız sağlanırken, nüfusun büyük bir kısmından da salgın sayesinde kurtulacaklar!”

“Çok acımasız bir plan bu!” dedi Nur ayağa kalkarak, “Ne zaman olacak bu?”

“Çok yakında maalesef! Hazırlıklar devam ediyor!”

“Bir şeyler yapmalıyız değil mi?”

“Evet o yüzden buradayız! Savaşçının bir planı var!”

Hepsi dönüp savaşçıya baktılar.

“Evet sen gelmeden arkadaşlara planımdan bahsetmedim. Bunu çok düşündüm. Şu anda gelinen noktada dünyadaki tüm fabrikalara girip kurulan sistemlere hasar vermek ya da benzeri fiziksel bir müdahalenin hiç bir anlamı olmayacaktır. Zaten en azından burada o kadar kişi değiliz. Olayın boyutları şu ana baş edemeyeceğimiz bir noktada bana sorarsanız!”

“Durup seyredelim mi diyorsun?” dedi Nur.

“Hayır şifacı onu demiyorum elbette. Bilgi kozmik ışınlarla henüz geldi, diğer işaretlilere de ulaştı mı ya da onlar da müdahale planı yapıyor mu bilmiyorum. Bu durumda iş birliği söz konusu değil. Bu yüzden olay büyümeden müdahale edilmesi gerekiyor!”

“Büyümeden mi? Zaten büyümüş dedin az önce!”

“Evet ama şimdi büyüdü, geçmişte değildi öyle değil mi zaman bükücü?”

“Doğru!” dedi zaman bükücü, “Başlangıca gidebiliriz”.

“Evet bu bize hem sanayiye, hem salgına müdahale şansı verir. Diğer türlü birini engellesek bile diğerine yetişemeyebiliriz!”

“Bunların eş zamanlı başladığından emin misin?”

“Evet çünkü bu iki plan aynı amaca hizmet ediyor! Ayrıca yıllardır basit salgınlar zaten yaşanıyor!”

“Yüzbinlerce insan ve hayvan öldü! Bunlara basit mi diyorsun!” dedi madde sihirbazı.

“Hayır bu yaşanılacak olanın yanında basit kalıyor demek istiyorum! Zaman bükücü ile biraz olasılık çalışmamız gerekiyor. Doğru zamana müdahale etmeliyiz!”

“Zamanda yolculuk mu yapacağız?”

“Mecburuz, geçmişe gitmeliyiz!”

“Bu sandığınız kadar kolay değil!” dedi zaman bükücü, öyle filmlerde olduğu gibi değil zaman yasaları. Sınırlı bir zamanımız olacak her şeyden önce, geri gelememe riskimiz de olacak ayrıca! Tek şansımız aynı boyutta bir zamana gitmeye çalışacak olmamız. Yoksa işimiz iyice zor olurdu.”

“Bakın bu söylediklerinizi anlıyorum ama sanırım kabullenmekte zorluk çekiyorum” dedi Nur. Büyük bir hayret duygusuna kapılmıştı, “Peki ne yapacağız gidince?”

“Sen salgın işini üstleneceksin, laboratuvara gireceğiz ve projenin sonuçlanamaz hale gelmesini sağlayacağız!”

“Bunu nasıl yapacağım!”

“Seni açmamız gerek!”

“O da ne demek!”

“Hepimizin üstü olan bir liderimiz var! Yeteneklerimizi yolculuğumuz süresince kazanıyor gibi dursak da açılmalarını sağlayan bir anahtar o! Biz yolculuğumuzun o yeteneğe ulaşmak için yeterli olduğunu düşünsek bile, hatta yeterli olsak bile o açmadıkça, aktif olmaz!”

“Yani o her kimse, benim şifa yeteneklerimi mi açacak?”

“Bu iş için gerektiği kadarını açacak ve işimiz bitince kapatacak!”

“Kapatacak mı? Neden?” dedi Nur, Seçkin’i hatırlamıştı hemen.

“Zamansız gelen şeyler zarar verir! Hazır olduğunda zaten açılacak!”

“Peki o lider benim hazır olduğumu nasıl bilecek!”

“Yeni tanıştığın o adamı iyi etmek istediğini bildiği gibi bilecek!” dedi zihin okuyucu.

Nur tam ona dönüp nereden biliyorsun diyecekti ki, onun zihin okuduğunu hatırladı ve sustu.

“Lider hepimizin özelliklerine sahip tek kişidir. Biz onun bir parçasıyız sadece!”

“O da şifacı mı yani benim gibi!”

“Evet!”

“Ve bir savaşçı senin gibi!”

“Evet, dedim ya hepsi o! Hatta bizde olmayan başka yetenekleri de var onun!”

“Neden toplantılara gelmiyor!”

“Onun kim olduğunu bilmememiz gerekiyor, bu bir güvenlik önlemi! Biz bilirsek başkaları da bilir!” dedi zihin okuyucu.

“Senin gibi olan başkaları?”

“Aynen öyle!”

(devam edecek)

Hayat yeniden yükleniyor – Bölüm 10’ için 2 yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s