Kimliksiz – Bölüm 10

Ahu geri geldiğinde ev baştan başa temizlenmiş, dolaba hiç olmadığı kadar yemek girmişti. Seval evin yeni halini çok beğendiği için gündüzleri okuldan gelince evde kalmak isteyince, Sultan hanım da yaptığı yemeklerden yesin diye dolabını doldurmuştu. Temizliğin ardından renkler Sultan hanımın evindeki gibi parlamasa da içerideki güzel koku ve aydınlık Seval’in çok hoşuna gitmişti. Hele ki okuldan gelip dolapta yemek bulmak tam da hayal ettiği şeydi. Ödevlerini yaptıktan sonra hava kararmasına yakın hemen kapıyı kilitleyip arkadaki gecekonduya geçiyordu. Sultan hanım ona dikiş makinasını kullanmayı öğretmiş, biraz da kanaviçe nakışı göstermişti.

“Ben küçükken annem elimize tığ, ip verir lif ördürürdü bize, sen de denemek ister misin?”

“Ah bildiğiniz her şeyi bana öğretin lütfen!”

Bir hafta boyunca Seval daha önce hiç olmadığı kadar mutlu ve güzel bir hayat yaşamıştı. Annesi döndüğünde kim bilir ne kadar şaşıracak ve sevinecekti evdeki ve ondaki değişiklikleri görünce. Okula ütülü kıyafetlerle gittiğinde öğretmeni bile şaşırmıştı ve ona çok güzel göründüğünü söylemişti.

Osman Ahu’yu sabaha karşı eve bıraktı. Ev karanlık olduğundan kızın odasında uyuduğunu sanan Ahu üzerini bile değiştirmeden gidip salondaki kanepeye bıraktı kendini. Seval sabah okula gitmek için eve geri geldiğinde annesini kanepede görünce o kadar sevindi ki olanları ona anlatmak için hemen uyandırdı.

“Seval ne yapıyorsun Allah aşkına! Bıraksana uyuyacağım!”

“Anne kalk! Evin halini görmedin mi?”

Ahu sinirle açtı gözlerini, “Gördüm küçük hanım, bunun hesabını ayrıca vereceksin? Giderken her yeri pırıl pırıl yapmıştım ama o da ne? Bir hafta da ev savaş alanına dönmüş!”

“Ama anne? Biz Sultan…”

“Ama anne ne demek Seval! Sen artık genç kız oluyorsun, evi emanet edip gidemeyecek miyim? Şimdi biraz daha uyuyacağım ve sonra sen okuldan gelene kadar temizlik yapmak zorunda kalacağım yine! Haydi git artık!”

Kafasına kadar yorganı çekip arkasına dönen annesine ne diyeceğini bilemedi Seval. Gözleri dolarak odasına gidip çantasını aldı ve çıktı evden. Oysa annesinin geldiğine çok mutlu olacağını, onu öpüp teşekkür edeceğini hayal etmişti. Sultan hanım kızın yüzü asılmış bir şekilde pencerenin önünden geçtiğini görünce seslendi hemen.

“Seval ne oldu kızım? Bir şeye mi üzüldün?”

“Yok Sultan teyze, annem gelmiş!”

“Ha sahi mi?” dedi kadın, şu meşhur anneyi tanımak istiyordu gerçekten.

Seval okula gittikten bir kaç saat sonra gidip çaldı kapıyı, Ahu uykudan uyanmış halde açtı.

“Bir şey satın almak istemiyorum!”

“Ben yeni komşunuzum!”

“A Bravo!” diyerek kapıyı kapatıyordu ki Sultan hanım konuşmayı sürdürmeye çalıştı, “Bir kahve içeriz belki diye uğramıştım ama?”

“Kahve mi? Burayı ne sanıyorsunuz acaba?”

“Şey ben… Seval ile tanışmıştık biz!”

“Seval okula gitti hanım efendi, gerçekten işim çok kusura bakmayın lütfen!” diyerek kapıyı kadının yüzüne kapatıverdi Ahu.

“Allah Allah ne garip kadın zorla içeri girecek besbelli!” diyerek gidip uzandı yerine yeniden.

Seval okuldan geldiğine dolapta dünden kalan yemekler kaldığı için seviniyor, annesi geldiği ve Sultan hanım artık ona yemek yapmayacağı için üzülüyordu. Eve geldiğinde annesi banyodaydı, hemen koşup buz dolabını açtı ama dünden kalan yemeklerden eser yoktu. Yutkundu ama annesinin acıkıp onları yemiş olabileceğini düşündüğü için sevindi kendi kendine. Neyse ki ekmek kutusunda taze ekmek vardı bu gün.

“Geldin mi kızım?” dedi Ahu banyodan çıkıp, “Aç mısın, dolaba yeni yemekler hazırladım!”

Seval bir hafta öncesinde normal karşıladığı bu cümleyi duyunca buruldu biraz, “Yemek vardı yedin mi onları?” diye sordu.

“Bir hafta önce giderken sana yaptığım yemekleri mi diyorsun? Yenir mi onları döktüm hepsini gelince. Zehirleniriz yoksa.”

Seval bir şey diyecek oldu, vazgeçti sonra. Sultan hanımla geçen bir haftadan sonra annesinin mi yoksa komşularının mı daha tuhaf olduğundan emin olamamıştı. Ertesi gün okuldan gelirken Sultan hanım camdan seslenip çağırdı onu yine, “Kurabiye yaptım gelsene, hem şu yarım kalan kanaviçeni yaparsın biraz!”

Seval önce annesi merak eder diye düşündü ama sonra kurabiyenin düşüncesine dayanamayıp koştu kapıya, hava karana kadar oturdu Sultan hanım da ve sonra eve döndü. Annesi neden geç geldiğini sormadı bile, “Karnın açsa dolapta en sevdiğin yemekler var!” dedi Ahu yine.

“Hayır anne! Tokum, ödevlerimi yapacağım!” diyerek odasına gitti Seval, bir saat sonra Osman’ın sesi duyulunca kapı yine kilitlendi üzerine. Bu defa Sultan hanım başladığı lifi de onunla eve yolladığı için televizyonunu açıp, lifini ördü uyuyana kadar. Tığı çok sıkı tuttuğunu söylüyordu Sultan hanım, “Gevşet elini biraz, kaçmaz merak etme!” diyordu. Gerçekten de farkında olmadan o kadar sıkıyordu ki tığı eli acımaya başlıyordu bir süre sonra.

Devam eden günlerde ve aylarda, Seval her gün Sultan hanıma gitmeye başladı, Ahu kızın nerede olduğunun farkında bile değildi. Sultan hanım her gün ona yemek hazırlıyor, sonra da birlikte sohbet edip eli işi yapıyorlardı. Sultan hanımın ablası olgunlaşma denilen bir okula gitmiş, bildiklerinin çoğunu da kız kardeşine öğretmişti.

“Çok beceriklidir ablam, ben ne biliyorsam ondan öğrendim!”

“Ben de gidebilir miyim olgunlaşma okuluna?”

“Gidebilirsin tabi biraz daha büyü ondan sonra! Becerikli bir kızsın sen, hem de çok çabuk öğreniyorsun her şeyi, yakında eminim çok güzel işler yapmaya başlayacaksın. Kendi kıyafetlerini bile dikeceksin.”

“Ah çok isterim!” dedi Seval ellerini çırparak.

Annesi ödevlerini yakmasın diye okul çantasını da Sultan hanım da bırakmaya başlamıştı Seval, ödevlerini de orada tamamlıyordu artık. Sabah okula giderken de Sultan hanım hazırladığı beslenme ile birlikte camdan ona veriyordu. Arka gecekondunun satılması ile Seval’in hayatında yeni bir dönem başlamış oldu böylece.

Hayatın onların evindeki gibi olmadığını, annesinin diğer insanlar gibi olmadığını keşfetti yavaş yavaş. Sultan hanım da yalnızlığını ve evlatlarına duyduğu özlemi giderdi onunla. Bir süre sonra kocasının işlerini ayarlayıp gelmesini planladıkları halde, bir türlü istedikleri gibi gitmemişti işleri. Bu kadar uzun tek başına kalmayı planlamadığı için de canı sıkılıyordu kadıncağızın.

“Dursun amcanı bir tanısan çok seversin!” diye anlatıyordu sürekli, “O da çocukları çok sever, gelse ne oyunlar oynar seninle şaşarsın!”

Kocasından bahsederken ne kadar sevgi dolu olduğuna dikkat ediyordu Seval, Sultan hanımın. Osman annesiyle evli değildi. Evli olarak bir erkekle yaşamanın normal ama evli olmadan yaşamanın normal olmadığını öğrenmişti sonunda. Okulda bir arkadaşı onun annesinin dost hayatı yaşadığını söylemişti herkesin içinde. Seval önce bunun iyi bir şey olduğunu sanmıştı. Dost olmak iyi bir şeydi sonuçta. Yine de anlamadığı için Sultan hanıma sormaya karar verdi.

Kadıncağız ona durumu nasıl açıklayacağını bilemedi önce, evlenmeden bir arada yaşamayı toplumun uygun bulmadığını söyledi ama Seval pek bir şey anlamadı bundan. Sonuçta bu bir suç değildi, öyle olsa polis gelip annesi ve Osman’ı götürürdü. Kimseye zarar vermiyorlardı zaten. Tuhaftılar ama kötü insanlar değillerdi.

“Evet tabi ki öyle!” dedi Sultan hanım, “Sen bunları düşünme, insanlar her şey kendi olmasını istedikleri gibi olsun isterler! Toplumun çoğunluğu bir kuralı benimsemişse, herkesin ona uyması gerekli gibi davranırlar. Bu kötü bir şey değildir çoğu zaman, kalabalık yaşamlar için kurallara ihtiyacımız var. Ancak bazen zorlayıcı olabiliyor tabi!”

“Annemin dost olması yanlış bir şey yani öyle mi?”

“Dost kelimesinin birden çok anlamı var Seval! Yüz kelimesi gibi düşün! Hem sayı, hem başının ön tarafı ya hani? Bu da öyle!”

(devam edecek)

Kimliksiz – Bölüm 10’ için 3 yanıt

  1. Harika bir hikayr elinize kaleminize sağlık olsun ben tesadüf gördüm ama bırakamadım devamı varmı bu yazı dizisi kaç bölümdür ne zamanlar yayınlanıyor teşekkür ederim tekrar tekrar kalminize yüreğine sağlık olsun sevdiklerinle Gülsüm

    Liked by 1 kişi

    1. Merhaba bu hikayeler arkası yarın formatında tasarlanmıştır Biri bitip hemen diğer başlar ve her gün bir yeni bölüm yayınlanır. Pazar günleri saat sabah sekiz, diğer günler öğleden önce on birde bölümlerimiz yayınlanmaktadır. İlginiz ve beğeniniz için çok teşekkür ederiz

      Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s