Can Borcu – Bölüm 30

Korhan aslında bu sabahı bir kavuşma gibi planlamıştı ama tabi Pelin’in gergin şaşkınlığı onu da etkilemişti. Nedense Pelin’in hemen çok mutlu olacağını hayal etmişti o kafasında. Kızcağızın içinde yaşadığı ikilemlerin gün yüzüne çıkmasını hayal etmemişti. Aradan geçen haftalar Korhan için daha çok hasreti açığa çıkarmıştı. Hele Zümrüt ile yaptığı tüm hataları defalarca düşünüp kavradıktan sonra, içine dönüp yaşadıklarını gözden geçirirken, düşünceleri her defasında onu Pelin’in yanında hissettiği o huzuru yeniden bulmaya odaklamıştı. Şimdi hayalini kurduğu o an, ikisinin arasındaki o görünmez duvara çarpmış gibiydi. Ancak zamanın yıkabileceği bu duvara daha fazla çarpıp, Pelin’i kaybetmek istemediği için daha fazla bir şey söylemek istemedi kendileri hakkında ve

“O halde hayırlı olsun!” dedi toparlanarak, “İstersen şimdi biraz iş konuşalım!”

“Tamam!”

Korhan ona insan kaynakları müdürünün bilgilerini verdiği projelerin detaylarını anlatmaya başladı. Konuştukça ikisinin üzerindeki tedirginlik kayboluyordu. Bir saatlik bir sohbetin ardından Pelin gülümseyerek çıktı odadan ve kendi yerine geçti. Hayat ona her gün olmadık sürprizlerle geliyordu ve her birinin altından Korhan ve ailesi çıkıp hayatını düzene koyuyorlardı.

Munise hanım akşam mutfakta gizlice Pelin ile konuşurken söyledi haberi olduğunu, “Kızım aklını başına topla, bak annenin durumu ortada işte, daha fazla derdi tasayı kaldıramaz. Bunlar iyi insanlar, sana da değer veriyorlar. Bu sadece vicdan borcu ödeme değil, sahiden sevmişler seni. Özellikle de Ferhat beyin oğlu!”

“Munise teyze ne söylüyorsun?”

“Ne söyleyeceğim Pelin, çocuk öyle bir şoka girmiş ki hafıza gitmiş görmüyor musun? Kaza yerinden kaçacak insana benziyor mu? Sen benden daha çok tanıdın işte! Ayrıca kim bu kadar korur kollar, böyle insan mı kaldı dünyada?”

“Evet hiç birini yapmayabilirlerdi!”

“E daha ne istiyorsun o zaman. Bak sen benim kızım sayılırsın, ben asla kötülüğünü istemem. Ancak o çocuğu gördüğün ilk andan beri daha gerçekler gün yüzüne çıkmamışken ondan hoşlanıyorsun saklama. Biz de genç olduk, tamam yanlış seçimler yaptık ama yaşadık yani?”

“Ben..!”

“Cavit bey Zümrüt’ün büyük ihtimalle bir rehabilitasyon merkezine yatırılacağını söyledi. Babası ona bir rapor almış galiba, o yüzden hapis falan olmayacak ama en azından bu şekilde paraya çevrilip kurtulamayacak. Korhan için de bir kaç aylık bir ceza olacakmış sanırım!”

“Hapis mi?” dedi Pelin endişeyle.

“Evet hapis ama onunki paraya çevrilebilecekmiş. Yasal olarak zaten cezasını da çekecek bu çocuk. Bak seni yanına da aldı, niye yaptı sence? Niye başka bir yere değil de kendi şirketine, kendi asistanlığına aldı seni hiç düşündün mü?”

Durdu Pelin kalbi yeniden heyecanla atmaya başladı, sonra gözleri doldu, “Munise teyze! Ben Tekin’e ihanet ediyormuşum gibi hissediyorum. Ne yapacağımı bilemiyorum!” diyerek ağlamaya başladı sonra.

“Dur ya!” diye onu kucakladı Munise hanım yine, “Annen gelecek şimdi açıklayamayacağız! Ah benim güzel kızım, ah güzel yürekli kızım Kardeşin senin mutlu olmanı isterdi be güzelim! Ne ihanetinden söz ediyorsun sen?”

Munise hanımın da gözleri doldu ikisi biraz ağlaştıktan sonra Kudret hanım anlamasın diye yüzlerini temizleyip içeri geçtiler.

Pelin bütün gece düşündü yeniden her şeyi, Munise hanım doğru söylüyordu. Gerçekten çok iyi insanlara denk gelmişti. İlk girdiği işin başındaki kişinin Korhan olduğunu öğrenmek onun için rüyalarının gerçek olması gibi bir şeydi aslında. Tekin’in de hayatta olup olanı biteni onunla paylaştığını hayal etti. Tekin tanısa Korhan’ı da bu aileyi de kesin çok severdi. Sabah ezanı okunurken Pelin’in içindeki sancılar iyice hafiflemişti. Okulunu bitirmek istemiş, bitirmişti, mesleği ile ilgili bir yerde çalışmak istemişti, o da gerçekleşmişti. Annesi mutluydu, dükkan açıktı, sevdiği ve güvendiği insanların arasındaydı. Şükretmesi gereken çok fazla şey vardı. Öyleyse bundan sonrası için de akışa bırakması gerekiyordu artık. Hayat onu bu noktaya kadar getirmişti. Bundan sonra da ne olacaksa hayırlısı olacaktı mutlaka. Uykusuz olmasına rağmen dinç kalktı sabah, evdekilere daha bir neşeyle sarıldı tek tek ve Munise hanıma ayrıca gülümsedi. Kadın konuştuklarının işe yaradığını anladı o da gülümsedi. En yakın arkadaşı onun kızı ve kendi kardeşi ile umduğundan çok daha güzel bir hayata kavuşmuştu o da. Bundan bir buçuk yıl önce hiç biri hayatın onları böyle bir yere taşıyacağını hayal bile edemezdi. Ağır bir bedeli olmuştu hepsi için ama en azından bir aradalardı.

Ailesinin tüm çabasına rağmen Zümrüt avukatın dediği gibi bir rehabilitasyon merkezine yatırıldı. Orada uzun bir tedavi süreci olacaktı. Rehabilitasyon merkezinde geçireceği yıllar aldığı mahkumiyete sayılacağından, mahkumiyet süresinden önce oradan çıkarsa hapse gidecekti. Korhan avukatın tahminin aksine altı ay hapis cezası aldı Hafızasını kaybetmiş olması olay anından sonra olduğundan hafifletici sebep sayılmadı ve arabayı durdurmak için fazlasını yapabileceği sonucuna varıldı. Neyse ki bu altı ay da paraya çevrilebilir bir ceza olduğundan fiziken hapse girmeyecek ama sabıkası olacaktı.

“Ben bunu hakkettim!” demişti zaten, hiç itirazı yoktu. Pelin onunla çalışmaya devam ettiği sürece hiç bir şey umurunda değildi. Kudret hanım daha önce bakımevinde gördüğü Ferhat beyin Pelin’in patronunun babası çıkmasına çok şaşırdı ilkin ama neyse ki üzerinde durmadı. Kızının böyle iyi insanlarla olması, Ferhat beyin kocasının eski arkadaşı olmasını sanması yeterliydi.

Zümrüt’ün ailesi açılan tüm davaları kaybetti.

Pelin ile Korhan’ın arasındaki duvarların tam olarak yıkılması bir yılı buldu. Sonunda ikisi de ilk karşılaştıkları ve her şeyden habersiz oldukları o zamanlardaki ruh hallerine geri dönebildiler. Bundan bir yıl sonra da evlendiler. Kudret hanım Munise hanım ve kardeşi ile birlikte yaşamaya devam etti. Üç kadın yıllarca dükkanı birlikte işlettiler. Her gün birisi, Ruşen hanım ve Fikriye ile Pelin’in ikiz çocuklarına bakmak için izinli oluyordu. Pelin çocukları doğduktan sonra işten bir süreliğine ayrıldı ve sonra yeniden eşiyle birlikte patron olarak ofise geri döndü.

Böylece bir hikayemiz daha herkes için mutlu sonla nihayetlenmiş oldu. Umuyoruz hayatta kötülük yapan herkes hakkettiğini bulur ve hikayelerimiz hep mutlu sonla biter. Yeni hikayemizde görüşmek umuduyla…

SON

Can Borcu – Bölüm 30’ için 10 yanıt

  1. Gülseren hanım yüreginize elinize sağlık büyük bir heyecanla okudum başka hikayelerinizinde en az bunun kadar sürükleyi olacağından eminim sabırsızlıkla bekliyorum kolay gelsin

    Liked by 1 kişi

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s