Elim kolum bağlı – Bölüm 8

Deniz halasını hiç iyi görmedi ama morallerini bozmamak için ikisine de bir şey söylemedi. Zaten yazın çoğunu çalışarak geçirdiği için onlarla ancak yirmi gün kalabildi. Bakkalın borcunu ödedikten sonra kalan tüm parayı onlara bıraktı. Yurdanur derslerine çalışmasını ve çalışıp para kazanmayı mezuniyet sonrasına bırakmayı tembihledi uzun uzun ama yeğeni ile gurur duyduğu gözlerinden okunuyordu. Kendine bir şey olursa hiç değilse Deniz’in ablasına sahip çıkacağını düşünüyordu artık. Çünkü Mercan sahiden de tek başına kolay kolay yapamazdı. İsteyenleri de olmasına rağmen hiç birini istemiyor halasının yanından ayrılmıyordu. Yurdanur kendisi gibi gönlünü bir aymaza kaptıracağından korkuyordu.

Okula geri döndükten sonra onlara destek olmayı iyice kafasına koyduğu için arkadaşını duyduğu başka işler olursa onları da söylemesi için tembihledi hemen. O sadece okul harçlığını çıkarmak için çalıştığından her işe gitmiyordu. Deniz’in de öyle olduğunu düşünündüğünden ona da her işi söylemiyordu. Kızın ailesine para göndermesi gerektiğini duyunca, her duyduğunu gelip söylemeye başladı. Aslında Deniz devamlı bir işte çalışmayı daha çok isterdi ama ne yazık ki okulu yüzünden bunu yapması mümkün olmuyordu. Ancak bu parti işleri gibi gece olan bir işe girmesi gerekirdi. Bir genç kıza uygun gece işlerinin de fazla olduğunu sanmıyordu. Ayrıca sınav dönemlerinde bu ara işler bile fazla geliyordu. Uykusuz gelip ertesi gün sınava girmek çok zor olmuştu. Yine de dişini sıkıp dayanmıştı hepsine. Her ay Mercan’ın banka hesabına para geçiriyordu. Mercan son konuşmalarında teşekkür edip hıçkırarak ağlamıştı. Deniz onlara destek olmadan önce söylemese de onlar da çok zor günler geçirmişlerdi. Şimdi en azından bakkala borç açmadan alışverişini rahatça yapabiliyordu kız kardeşi sayesinde.

“Mezun olayım o zaman çok rahat edeceğiz sen merak etme!” diyordu sürekli ablasına ama hemen iş bulup bulamayacağını kendisi de bilmiyordu. Ara tatilde boşuna yol parası vermemek için yine gitmedi eve. Ablasından halasının durumu hakkında bilgi alıyordu sürekli. Yurdanur kıza bir şey bahsetmiyor, Mercan’ı da söylememesi için tembihliyordu ama Mercan kardeşinin sonradan kıyameti koparacağını bildiği için olanı söylüyordu. Halasının durumu artık iyice kötülemişti. Doktorlarda pek umutlu konuşmuyordu. Tek şansları hızlı ilerleyen bir tür olmamasıydı. Üçüncü sınıfı da başarı ile bitirdikten sona bu defa yaz başında eve uğradı çünkü artık halasını çok merak etmeye başlamıştı. Onlarla bir hafta vakit geçirdikten sonra yeniden okulun olduğu şehire dönerek arkadaşının bulduğu diğer işe gitmeye başladı. Neyseki okul yurdu yaz döneminde kapanmıyordu. Bu defa sahilde değil aynı şehirde bir işte çalışıyordu. Okul açılmadan önce bir hafta yeniden eve gidecek ablası ve halasını görüp gelecekti. Yaz başında gitmek istemesinin nedeni halasını rüyasında görmesiydi. Rüyasında halasını kaybediyorlardı ve o kadar çok ağlıyordu ki uyandığında yastığı bile ıslaktı. İçinden hep onun iyileşeceğini söylediği halde Mercan’ın ve doktorların söyledikleri aslında kadıncağızın sayılı günleri kaldığını zaten anlatıyordu. Deniz ne kadar maddi destek sağlasa da hastalık artık parayla aşılacak gibi değildi. Yeni bir hapa başlamışlardı şimdi eğer bu hap bir iyileşme sağlarsa diğer tüm tedavileri bırakacaklar ve bu hapla devam edeceklerdi. Bu hapta diğerleri gibi oldukça fiyatlıydı ve ne yazık ki devlet bu tür ilaçlara pek bir katkı sağlamıyordu. Gencal kardeşini zamanında sigortaladığı ve yıllarca onunda sigortasını yatırdığı için sağlık haklarından faydalanabiliyordu kadıncağız ama destek alınmayan bir ilaç kullandığından yine para harcamaları gerekiyordu.

Son gittiğinde Mercan biriyle tanıştığından bahsetmişti Deniz’e ama konu hep dolaşıp halasının durumuna geldiği için detaylı konuşamamışlardı. Mercan halası çok endişeli olduğu için ona bahsetmek istemiyordu zaten. O yüzden kardeşi ile fısır fısır konuşmuşlardı bir ara. Deniz’de adamın kimin nesi olduğunu fazla anlayamamıştı. Ancak Mercan’ı hiç bu kadar heyecanlı ve coşkulu görmediği için de mutlu olmuştu. Halasına bir şey olursa onun burada yanlız kalmasını istemiyordu zaten. Bu adam her kimse en azından hem Mercan’a hem de halasına sahip çıkardı diye düşünmüştü sadece. İş ciddiye binip Mercan konuyu halasına açınca zaten Deniz’de detayları öğrenirdi.

Okul açıkdıktan sonra son senenin zorlıkları başladığından Mercan’a fazla bir şey soramadı. Hatta o kadar zor bir sene oldu ki, üçüncü sınıfta gittiği kadar çok işe de gidemedi bu defa ama yine de kazandıklarının tamamını yolladı ablasına. Halası artık yataktan kalkamaz hale gelmişti. Mercan ona bez bağlamak zorunda kalmıştı. Düştüğü durum çok ağırına gittiği için Yurdanur Mercan’a altını temizletmek istemiyor durmadan kavga ediyorlardı. Her defasında Mercan’ın sesi daha yorgun ve bitkin geliyordu artık. Yurdanur iyice huysuzlaştığı için bir yandan fiziki bir yandan manevi baskı altında eziliyordu. Deniz gibi güçlü olmadığı içinde eli ayağı birbirine karışıyor geceleri uzun uzun ağlıyordu. Deniz ara tatilde gelmek istese de onu ikna edip gelecek döneme hazırlanmasını söyledi yine de. Okulu bu sene bitecekti nasılsa, yüzüp yüzüp kuyruğuna gelmişken aklını okuldan başka şeylere vermesi olmazdı. Deniz halası o yanında değilken vefat ederse diye kokuyordu çok. Bir yandan ablasını tek başına o travmayla başbaşa bırakmak istemediği için, öte yandan onlar için buna fedakarlığı yapıp kendini adayan halasının son nefesinde yanında olmak istediği için.

Mercan onun neden gelmek istediğini anlıyor, halasının daha vakti olduğunu ima etmeye çalışıyordu sürekli. Okul yaz dönemine girer girmez mezuniyet işlemlerini yapmadan hemen biletini alıp geldi Deniz. Daha geldiğinin haftasına ise halalarını kaybettiler.

“Senin mezuniyetini bekledi resmen!” dedi Mercan göz yaşları içinde.

“Evet keşke diplomamı da görecek kadar çok yaşasaydı, hatta ilk işe girişimi görüp, ilk maaşımla ona hediyeler alsaydım!”

İki kardeş göz yaşları içinde halalarını toprağa verdiler. Denizin mezuniyet işlemleri için dönmesi gerekiyordu ama ablasını tek başına bırakmak istemiyordu. Son sınıf öğrencilerinden erken ayrılanlar olduğu için yurttaki odalarında iki boş yatak vardı. Yurt yönetimi ile konuşup durumu söyleyince Mercan’ında gelip bir iki gün kalmasında sakınca olmadığı haberini alınca. İki kardeş birlikte okula geldiler ve Mercan halasının acısı yüreğinde Deniz’in diploma törenine katıldı. Sonra birlikte yeniden eve döndüler. Deniz borçlar yüzünden taşınılan bu yeni evi pek sevmiyordu. Artık ilaç ve hastane masrafları olmayacağı ve iyi maaşlı bir işe gireceğini düşündüğü için en kısa zamanda evden taşınmayı düşünüyordu. Mercan henüz halasını kaybetmenin şokunu atlatamamıştı. Deniz ablasının halasına ne kadar bağlı olduğunu biliyordu. Bütün hastalığı boyunca da onunla olan Mercan olduğu için haliyle daha çok sarsılmıştı.

Ancak son bir kaç haftadır sürekli kusması hiç hayra alamet gözükmüyordu. Sürekli iş görüşmelerine gittiği için önce pek dikkat etmemişti ama Mercan’ın sürekli öğürüp renginin solduğunu farkedince bir doktora gitme konusunda ısrar etmeye karar verdi. Sinirsel de olsa bu kadar uzaması normal değildi ona göre.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s