Diğerleri – Bölüm 38

Verna Arkin’e her şeyi söylediği için bir kez daha hafiflemişti artık ailesi ve sevdiği adamdan sakladığı hiç bir şey kalmamıştı. Onun şimdi olmasa bile ileride bundan mutsuz olabileceği endişesi taşıyordu ama Nobra ile konuştuklarını hatırlayınca bu düşünceleri uzaklaştırıyordu kafasından.

Arkin Nobra’nın ve diğerlerinin yaşadığı yerleri görmeyi çok istiyordu ancak Verna’nın bunu şimdilik yapması mümkün değildi. Hem henüz kendisi de hiç gitmemişti ki zaten. Ayrıca bunca zamandır insanlardan kasıtlı olarak uzak yaşayan bunun için yer altını seçenlerin yerini bir insana söylemek onu aşan bir konuydu.

“Bunu ne yapabilirim, ne de buna karar verebilirim Arkin!” dedi ona sevgiyle, “Zaman gelecekte ne gösterecek bilmiyorum, belki bir zaman gelir ikimiz için de bu mümkün olur!”

“Biliyor musun şu yaşadıklarımız harika bir film olabilirdi!” demişti Arkin aynı gece.

“Evet bir korku filmi belki!”

“Verna neden ırkının güzelliğini ve onların sahip olduğu bu üstün anlayış ve görüşe insanlığın ne kadar ihtiyacı olduğunu göremiyorsun! Onların aklına, şifasına ihtiyacımız var! Onlar gibi olabilseydik eğer yeryüzünde neler değişirdi düşünsene!”

“Bu mümkün olsaydı ırkım yer altına kaçmazdı Arkin. Murand insanoğlunun nefret ve öfkeden kurtulmadığı sürece kendindeki gücü asla farkedemeyeceğini söylüyor. Yeryüzünü yönetenler insanları bu iki duygu ile besleyerek onların farkındalıklarını yok ediyor. Benim ırkım yeryüzünde olduğunda ise bu nefret ve öfke ile başedebilmek için bütün enerjilerini kullanmak zorunda kalıyorlar ve bu onları tüketiyor Arkin”

Arkin Verna’nın sesi titreyerek kurduğu bu cümlenin yüreğinden yükseldiğini biliyordu.

“Peki ya senin Verna? Seni tüketmiyor mu?”

“Bununla baş edebilecek kadar insan bir tarafım var sanırım!” diye gülümsedi Verna.

“Eminim gerçek babanda çok güçlü bir insandı!”

“Kim bilir belki de!”

Bir kaç gün sonra Arkin’de bu konudan daha az bahsetmeye başladı. Bunun Verna’nın farklılığını sürekli yüzüne vuran bir mesele olduğunu anlamıştı. Onu çok heyecanlandırıyor ve merakını cezbediyordu ama Verna’yı üzme pahasına buna devam edemezdi. Yirmi bir yaşına gelene değin bu konuda hakkında çok sık konuşmamaya karar verdiler. Verna’nın bu konuyu önce kendi içinde çözmesi gerekiyordu.

Kendilerini konser hazırlıkları ve derslerine verdiler. Arkin seneye son sınıf olacaktı. O ve ekibi bu konserde Nobra ile sahneye çıktıktan sonra henüz son sınıf olmadan tanınacaklardı. Turşip’in sonradan eklenen tek üyesi Verna ise gruba şarkıları ile dahil olmak istediğini söylemişti. Ona Arkin ile şarkı söylemesini teklif etmişlerdi ama Verna insanların onun sesinden etkileneceklerini biliyordu. Bu hangi sesin daha güzel olduğu ile ilgili bir konu değildi. Bu her ikisinin gırtlağından yükselen sesin frekansları ile ilgiliydi. Verna’nın sesi yeryüzü ile tam uyumlu bir sesti, tıpkı Nobra’nın olduğu gibi. Nobra ile de konuşacak düet ya da solo yapmak istemediğini söyleyecekti. O bir star olmak istemiyordu. O sadece müzik yapmak istiyordu. Onlar gibi göz önünde olmaya alışık değildi ve bundan mutlu olmayacağından da emindi. Nobra insanlarla mümkün olan en kısa vakti geçirerek hayatını bir dengeye oturtmuştu. Kendi hayatına kaçıyor ve bunu hiç kimse farketmiyordu.Verna bunu yapamazdı. O burada yaşayacaktı. Bu da onun kaçacak yeri olmayacağı anlamına geliyordu. Ailesinin yaşadığı yerde yaşayamayı hayal ediyordu oysa. Kendi ormanında, kendi nehrinde. Turşip sahnede olurken o sakince arka planda kalabilirdi.

“Bunu benim önümü kesmemek için yapıyorsun değil mi?” diye sordu Arkin.

“Hayır, bunu ikimiz için yapıyorum Arkin. Sesimi sadece sevdiklerim için saklayacağım!”

Konser turnesine elbette katılacaktı, okul müdürü ikna olmazsa Nobra ile bir solo da yapacaktı ancak hepsi o kadardı. Konserden önce ara tatilde Arkin bu defa Verna ile birlikte gitti Tomrin ve Murand’ın evine.

Verna onlara Arkin’e her şeyi anlattığını söylemişti. Tomrin kızının korktuğu şeyleri yaşamamış olmasına o kadar mutlu olmuştu ki, geldiğinde Arkin’i rahat ettirmek için ne yapacağını bilemedi. Murand iki gencin de bu konuyu konuşmaktan özellikle kaçındıklarını farketmişti. İkisininde kafasında çok fazla soru işareti olduğunu biliyordu. Verna’nın annesi ile konuşması ve ona sorması gereken çok soru vardı. O her şeyi annesinden öğrenmeliydi. Murand’da Arkin’in soru işaretlerini yanıtlamak istiyordu. Bu yüzden kaldıkları süre boyunca Verna ve annesini yanlız bırakarak Arkin ile kısa yürüyüşlere çıktı. Ona ormanı anlattı. Bitkilerin ve ağaçların ruhları olduğunu. İnsanlar yeryüzünde kalan bölümleri, Tofrikalılar ise onların kökleri ile yeraltına inen bölümlerine aşinaydı. Aslında bir ağacın yer altında ve yerüstünde kalan bölümü hemen hemen aynıydı. Toprağa tutunduğu için köklerinde enerji çok yüksekti. Bu yüzden onlar daima toprağa dikkatli basarlardı. Yer altında ise böyle bir sorun yoktu, ağaçlar kökleriyle kutsal yer altı suyunu paylaşıyordu onlarla. Tofrikalılar olmasa da yeryüzüne bu güzel enerjiyi onlar taşıyordu. İnsanlar bunun da farkında değildiler. Tofrikalılar gittikten sonra onları ayakta tutan şeyin yer altı suyuna dek kökleri uzanabilen şifalı ağaçlar olduğunu bilmiyorlardı. Murand onu nehrin kıyısındaki ağaçlara götürüp, onlara dokunmasını istediğinde Arkin onun ne demek istediğini anladı. O bu duyguyu daha önce Verna ile evlendiği gün suyun kaynağında, kendinde olmasa da gölete indiğinde ve tabi Verna ve ailesinin yanında daima hissediyordu.

“Sizin gibi olmak istiyorum Murand!” diyordu Arkin sürekli.

“Zaten öylesin!” diye cevap veriyordu Murand, “Ben seni dönüştüremem, ancak rehberlik edebilirim!”

Arkin’in yeryüzüne ve hayata bakışı bu kısa tatilin ardından tamamen değişmişti. Bu onun enerjisini de yükseltiyordu. Verna onu coşkusundaki bu yükselişi görmekten çok mutluydu. Yoğun bir çalışma sürecinin ardından nihayet otobüsler turne için yeninden hareket ettiler.

Bu defa göletlerin tamamında harika konserler verildi. Her konser noktasında Nobra ikisini alıp özel yerlere götürdü ve kutsal noktaları öğretti.

“Bu yer altı suyu ile beslenen her gölet birbirine bağlıdır unutmayın. İhtiyacınız olduğunda veya yakın olmak istediğinizde hepsine gelebilirsiniz”

“Belki de buralarda bir yerlere yerleşmeliyiz!” dedi Arkin, “Daima harika hissetmek için!”

“Olmaz, o zaman insanların dikkarini buraya çekersin!” diye yanıtladı Nobra duraksamadan. Onlar farkında olmasa da buralardan uzak kalmaları için pek çok planı var doğa ananın. Kendi kutsalını o koruyor. Sadece insanlardan değil ona zarar vermek isteyen tüm varlıklardan.

“Başkaları da mı var?” dedi Arkin merakla, Verna’da Nobra’nın yüzüne bakmıştı.

“Neden olmasın?” diye gülümsedi Nobra.

Son konserde Nobra okulu için üzerine düşeni yapmanın gururunu taşıdığını ancak bir star olmak istmediğini açıkladı. Kanalından yayın yapmaya bir süre daha devam edecekti. Bu turnede yanında olan tüm arkadaşlarına inanıyor ve güveniyordu.

Hayranları Nobra’nın bu açıklamasına çok üzülürken Verna ve Arkin ona bu kadar yakınken kararını herkesle duymaya şok oldular.

“Neden?” dedi Verna.

“Hani sormuştun ya?” dedi Nobra, “Aşık oldum!”

“Aşık mı? Kime?”

“Buradan biri değil! Bundan sonra onunla olmak istiyorum bende yeryüzünde bu kadar macera yeter!”

“Nobra senin için çok mutlu oldum inan!”

“Peki seni bir daha hiç görmeyecek miyiz?” dedi Arkin şaşkın şaşkın

“Geldiğinizde görüşürüz!” diye yanıtladı Nobra. Okul bitene kadar bir daha onu hiç görmediler. Arkin ve grubu gerçekten de tanınmış başarılı bir grup oldular. Artık hiç birinin ailesine ihtiyacı kalmamıştı. Arkin her birinin kendilerine ait bir hayat kurmaları için yardım etti.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s