Diğerleri – Bölüm 33

Murand ikisinin de ellerini sıkarak kutsal sözlere başlamaları için bekledikleri işareti verdi.

“Sesler önemlidir Verna,” diye anlatmıştı daha sonra kızına bu sözleri. ” ses dediğimiz şey aslında bir titreşimdir. Bir gitarın teli gibi düşün. Ona müzik yapmak için dokunduğunda tel hızlıca titreşir ve farklı noktalarına dokunduğunda bu titreşim farklı seslere dönüşür. Bedenlerimizin her parçasının da kendine özgü bir titreşimi vardır. Bu onların sesleri olduğu anlamına gelmez. Bu yeryüzü ile bizim aramızdaki uyumun anahtarıdır. Evrende her şey titreşir. Her şey özünde titreşen bir enerjidir. İnsanlar bu enerjiyi ışık veya nur olarak adlandırırlar. Yeryüzüne uyumlanmış bedenlerin titreşimi bozulduğu zaman ses terapisi kullanılarak olması gerektiği hale geri döndürülebilir.”

“Bu yüzden mi sürekli seslere odaklıyız biz?”

“Aynen öyle güzel kızım. Hızlı tempolu bir şarkı dinlediğinde ne hissettiğini düşün. Ya da acı dolu bir şarkıda? Sesin ruh haliniz üzerindeki etkisi tartışılamaz. Farklı titreşimdeki sesler size farklı duygular yaşatır. Hızlı, canlı bir müzik modunuzu ve enerjinizi yükseltirken, dinlendirici bir müzik sakinleştirir ve negatif enerjiden arındırır. Sesin beyin dalgaları, nabız ve solunum hızını etkileme gücü vardır. Torfikalılar bunu bildikleri için tüm bedenleri ile yeryüzüne uyumludurlar bu yüzden onların kendi sesleri de, hatta düşünceleri de bu enerjiyi yayar. Nobra ve senin sesinin yaydığı frekans 528 Hertz’dir. Bu bir ölçü birimi metre veya kilo gibi düşün. Çokta önemli değil. Ancak bilmen gereken şu ki 528 sevginin frekansıdır. Yani sonsuz sevgi ve şifanın.”

“Arkin? O bu yüzden mi beninle iken rahatlayıp uyuyabiliyordu yani?”

“Evet çünkü sen bu enerjiyi çevrendekilere istesen de istemesen de yayıyorsun. Bunu evrenden ağaçlardan, sudan, sesden almayı Tomrin sana daha çok küçükken öğretti. Neden hiç hasta olmadığını düşündün mü?”

“İnsanlar? Onlar neden yapamıyorlar?”

“Yapabilirler ama onların bir Tomrin’i yok öğretmek için. 528 hertz frekansı tüm evreni şifalandıracak kapasitede mucizevi titreşimlere sahiptir. 528 hertz. titreşimi insanlarda yaşam enerjisinin artması kadar zihinde farkındalık, aydınlanma ve harekete geçişi de sağlar. Mi notasının tonu hayal gücünü harekete geçirirken, en yüksek derecede hayra ve amaca niyet etmemiz halinde benliğimizin iç güdülerine güvenerek bambaşka bir enerji sahibi olmasına neden olur.(*)”

“Benim çok uzun süre bunu test etme şansın oldu biliyorsun!” diye araya girdi Nobra gülerek.

“Yani sen o kanal ile bunu mu yapıyordun? Bir deney!”

“Elbette neden olmasın? İnsanlara birilerinin güzellikleri göstermesi veya tattırması gerek. Doğrudan gidip bunları onlara anlattığında inanmazlar ya da kolayca unuturlar. Oysa hissedilen şey asla unutulmaz. Onlar benim şarkılarımı dinlediklerinde mutluluğun ve sevginin hâlâ var olduğunu hissedebiliyorlar! Bunu sen de yapabilirsin!”

“Peki ama siz göletin dibinde Arkin’e şarkı söylemediniz herhalde?”

“Hayır elbette ona şarkı söylemedik Verna!” diye gülmeye başladı Nobra, “Biz ona suyun saf enerjisi ile şifa aktardık. Kendimizi kanal yaparak bunun onun bedeninde titreşimi bozulan her hücreye ulaşmasını sağladık.”

“Peki ne zaman kendine gelecek?”

“Bu tamamen ona bağlı!” dedi o ana kadar sessizce konuluşanları dinleyen Tomrin.

“Anne onun iyi olmama şansı var mı yani bu yaptığınıza rağmen?”

“Bu bir alışveriş Verna, biz ona şifa ulaşması için aracı olduk ama o bunu ne kadar kabul etti bilmiyoruz henüz!”

Verna onların yüzlerine baktı soru dolu gözlerle. Göletten çıkıp geri gelmeleri iki buçuk saate yakın sürmüştü. Orada tek başına ne yapacağını bilemeden beklemişti endişeyle. Aşağıda neler olduğunu bilmiyordu. Ne zaman döneceklerini bilmiyordu. Bilinmezliğin endişeleri hemen başına üşüşüvermişti onlar suda kaybolur kaybolmaz.

Geri döndüklerinde Arkin aynı suya girdiği gibi görünüyordu, kendinde değildi, suda rengi daha da solmuş gibiydi. Verna onun ölmüş olabileceğini düşündü ama Murand hemen “İyi olacak, zaman gerekiyor!” diyerek onu yatıştırdı Onu hızlıca getirdikleri battaniyelere sarıp yine Murand’ın sırtına bağladılar ve yukarı çıkardılar. Araca vardıklarında Murand artık sendeliyordu. Arkin’i koltuğa dikkatlice yerleştirdiler. Tomrin ve Nobra’da çok yorgun görünüyorlardı. Bu halde Verna’nın yaşam alanındaki evine dönemezlerdi. Zaten ev çok küçüktü. Nobra’nın mecbur kaldığında kullandığı bir evi vardı. Geceleri kendi ırkına dönmeyi tercih ettiği için orayı fazla kullanmıyordu ama içinde yeryüzü yaşamı için gerekli her şey vardı. Kanalı için yayınları buradan yapıyordu çoğu zaman. Hemen oraya doğru yola çıktılar. Arkin yanlarındayken hepsinin birden gidebileceği tek yer orasıydı. geceyi onunla geçirmek zorundaydılar. Arkin’in yaşam bağlarının güçlenmesi için onlardan alacağı desteğe hâlâ ihtiyacı vardı. Sevginin ve şifanın gücünü yayabilen dört kişi.

Eve girdikten sonra Murand Arkin’i Nobra’nın yatağına yerleştirdi. Başındaki havluyu aldılar ve battaniyesini yenilediler. Murand artık ayakta duracak hali kalmadığı için gidip salondaki kanepeye kendini bıraktı. Nobra ve Tomrin diğer iki koltuğa serildiler hemen. Verna onların dinlenmeleri için bir kaç saat sessizce bekledi ve onlara içmeleri için bulduğu şeylerden sıcak birer çay hazırladı.

Murand gözlerini açtığında çok daha iyi görünüyordu ve sonrasında Verna’ya aşağıda olanlar ve frekanslar hakkında ki her şeyi anlatmaya başladılar.

“Bunları herhangi bir insan okulunda öğrenemezsin!” dedi Nobra, “Deneyimlediğinde çok daha iyi anlayacaksın!”

Tomrin sık sık gidip Arkin’i kontrol ediyordu. Rengi öncesine göre daha pembeleşmişti. Göğüs kafesi daha derin nefesler aldığını gösterecek şekilde inip kalkıyordu.

“Huzurlu, savaşmıyor bedenine dolan enerji ile onu kabul ediyor!” dedi Tomrin gülümseyerek.

Verna mutlulukla Arkin’in yattığı odaya girdi. Onun yanında daha huzurlu olacağını biliyordu. Sabah olana dek onun elini tuttu ve yanında derin bir uykuya daldı. Arkin’den gelen inleme sesiyle gözlerini açtığında gün aydınlanmıştı.

“O kendine geliyor herhalde!” diyerek içeri koştu hemen. Murand ve Tomrin gelip onu kontrol ettiler.

“Evet artık bilinci düzeliyor!”

“Uyandığında ona ne söyleyeceğiz?” dedi Verna.

Tomrin ve Murand birbirlerine baktılar.

“Biz bir karar verdik Verna, ona bir şey söylemek ya da söylememek tamamen senin kararın olmalı. Arkin dün yaşanılan hiç bir şeyin farkında değil ve sen anlatmadığın sürece de asla bilmeyecek. İnsanlar bu bilgiye hazır olmayabilirler. Gölete zarar verebilirler şifalı olduğu için ya da ırkımızın peşine kendi çıkarları için düşebilirler. Arkin bunu yapar demek istemiyoruz elbette. Demek istediğimiz ona bunu söylersen bu sırrı da saklaması gerektiğini bilmeli.”

“Haklısınız!” dedi Verna.

“Senin yirmi bir yaşına gelmen için daha zaman var, yani bunu onunla konuşman için de zaman var. Yirmi bir yaşına geldiğinde ne olacağını bizim de bilmediğimizi düşünürsen belki de Arkin’e şimdilik hiç bir şey söylemesen de olur diye düşündük ama yine de karar senin!”

“Bence söyleme!” dedi Nobra.

(devam edecek)

(*)

Yazar & Düzenleme: Birlikbilinci

TELİF HAKKI©2020 BİRLİKBİLİNCİ. TÜM HAKLARI SAKLIDIR. BU YAZIYI TÜMÜ OLMAK ŞARTIYLA, DEĞİŞTİRİLMEDEN, BEDAVA OLARAK, VE BU TELİF HAKKI UYARISI VE İNTERNET BAĞLANTISI (WWW.BİRLİKBİLİNCİ.COM/) İLE BİRLİKTE KOPYALAMAYA VE DAĞITMAYA İZİN VERİLMİŞTİR.https://www.youtube.com/embed/1MPRbX7ACh8?wmode=transparent

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s