Diğerleri – Bölüm 24

Murand Verna’ya uzun uzun anlattı ırklarını hakkında aklına gelenleri. Tofrika gölünü besleyen yer altı suyu bağlıyordu aşağı ve yukarı dünyayı birbirine. O suda yaşayan tüm canlılar özeldi. Tıpkı Verna’ların ırkı gibi. Onlar yer altı mağaralarında ve suda yaşayabiliyorlardı. Mağaraların içinde hava akımı vardı. Hem karada, hem suda yaşayabilen varlıklara ancak yirmi bir yaşına geldiklerinde dönüşüyorlardı. Yer altı suyu tıpkı göletin balıkları gibi ciğerlerine ulaştığında onlarında renklerini değiştiriyor ve enerjilerini yükseltiyordu. Balıkların gokkuşağı gibi parlamasının nedeni suydu. Kutsal balıklar yeryüzündekilere göründüklerinde yüksek enerjileri ve muhteşem renkleri sayesinde onları adeta büyülüyorlardı. Bu yüzden kutsal sayılıyorlardı. Çünkü suyun arındırma özelliği vardı. Verna göletteki kaynakta hissettiklerini hatırladı Murand anlatırken ama bir şey söyleyemedi. Suyun sesini duyması, orada kendini çok farklı hissetmesinin nedenlerini öğrenmişti artık. Orman onu etkiliyordu çünkü ağaçların kökleri yer altı suyu ile besleniyordu. Verna onlarda da suyu hissediyordu. Onlar tıpkı o su gibi çevrelerine rahatlatıcı bir enerji yayıyorlardı. Ancak dikkat etmezler ve sürekli insan kalabalıklarının içinde olurlarsa farketmeden enerjilerini etraflarındaki insanlara dağıtıyor, onların iyi hissetmelerini sağlarken kendileri yorgun düşüyorlardı. Enerji sınırsızdı ama tıpkı piller gibi şarj olmak gerekiyordu. Şarj olmanın yolu ise orman, nehir ve tabi ki gölet ile yer altı suyuydu. Bu yüksek enerji onların saçlarından yayılıyordu. Güçlü, siyah ve parlak saçlarından. Bu yüzden o ırktan olan herkesin saçları mutlaka uzun olurdu. Nobra’nın arkasından bağladığı saçlarını hatırladı bu kez. Murand’ın göğsünde olanı biteni dinlerken, düşünceleri yerli yerine oturuyor, yaşadıkları ve başına gelenler anlam kazanıyordu. Orada ne kadar daha durduklarını bilmiyordu ikisi de. Sonunda hava kararmaya başladığı için Murand onu göğsünden kaldırdı ve gitmeleri gerektiğini hatırlattı. Verna’nın anlattığı her şeyi büyük bir dikkatle dinlediğine emindi.

Birbirlerine sarılarak eve döndüler. Tomrin evin önünde oturmuş onları bekliyordu. İkisinin birden sarılarak geldiğini görünce derin bir nefes aldı.

“Verna! Ne olur affet kızım!” diyerek gidip onlara sarıldı, “Bunları senden saklamak benim fikrimdi! Sadece seni korumak istiyordum. Kendi ırkımızdan birilerinin gelip sana bir zarar vermek isteyeceğinden korkuyordum ya da insanların gerçeği öğrenip seni yakalamak isteyeceğinden!”

“Tomrin yer altını terkettikten sonra peşinden birilerinin gelip onu ihanetle suçlayacağından korktu uzun süre!” dedi Murand, “Böyle bir şeyin olmadığına ve olmayacağına onu ikna edemedim! Bizim ırkımız insanlar gibi değil!”

“Peki yani siz evlendiniz mi babamdan sonra?”

“Hayır!” dedi Tomrin, “Bunun için babanla yeniden gölete gitmemiz ve ayrılık töreni istememiz gerekiyordu!”

“Doğru!” dedi yeniden Arkin’i hatırlayarak

“Biz bu dünyanın kanunlarına göre evlendik! Kilisede!”

“Sahi mi?”

“Evet nerede yaşıyorsan oraya uymalısın öyle değil mi?”

“Peki bunu nasıl kabul ettirdiniz?”

“Bir şeyi kabul ettirmemiz gerekmedi Verna!” dedi Tomrin, “İnancı veya ırkı alnında yazan bir varlık gördün mü sen hiç! Bunlar sadece söylenirse bilirsin, bilmediğin sürece de kimseyi diğeri yapamazsın! Bildiklerini kullanma şeklin seni sen yapar!”

“Yani bu öğrendiklerime rağmen ben olmak için onlarla ne yapacağıma kendim karar vermeliyim!”

“Aynen öyle güzel kızım!”

“Tamam bir süre düşünmem gerekecek, bana söylemediğiniz başka şeyler var mı?”

“Hayır canım kızım, hepsi bu kadar!” dedi Tomrin.

Verna izin isteyip odasına çıktı. Nehrin kenarında yeniden rahatlamayı başarmıştı ama yine de zihni çok yorgundu. Hayatında ilk kez yatağa uzanıp uyumayı başaramadı.

“Arkin!” dedi kendi kendine, “Sen nasıl başediyorsun acaba?”

Arkin Verna’ya yaptığı ziyaretin ne kadar düşüncesizce olduğunu düşünüyordu sürekli. Ondan izin bile almadan anne ve babası ile tanışmıştı. Aslında tek istediği onu görmekti, özlüyordu. Huzursuz oluyordu o yanında olmayınca. Herkesten iyi onun bilmesi gerekiyordu ailelerin herşeyi bilmek zorunda olmadığını. Oysa o şimdi Verna’yı henüz ailesine söylemediği bir konuda ele vermişti. Bunu telafi etmek istiyordu ama bunu nasıl yapacağını bilmiyordu. Bundan sonra onsuz kalmamak için de planları olsun istiyordu. Geceleri uykusuzluk geri dönüyordu o olmayınca. Onu yanında istemesinin tek nedeni uyumak istemesi değildi elbette. O diğer herkesten, o güne kadar tanıdığı tüm insanlardan çok farklıydı. Doğaldı, kendisi gibiydi. Tanımlayacak kelime bulmakta zorlanıyordu.

“Bir güneş gibi!” diye mırıldandı kendi kendine, evet o bir güneş gibiydi, içinde bu güne değin kırılıp dökülen her ne varsa onları ısıtıyor, eritiyor bir araya getiriyor ve dingince akan bir nehire dönmesini sağlıyordu. Bir su gibiydi berrak ve saftı, numaralara ihtiyacı yoktu kendini ifade edebilmek için. Sesi, sesi aynı bir su sesi gibi dinlendiriciydi. O gece sahne de Nobra ile şarkı söylerken duyduğunda kulaklarına inanamamıştı. Yeryüzündeki tüm güzelliklerin yansıması gibiydi o.

“Ah Arkin aşıksın!” dedi içindeki ses, “Ona deli gibi aşıksın!”

Arkin onsuz yaşayamayacağını kendine itiraf edip, buna çözümler ararken, Verna ise gelecekte geçireceği değişimin hayatına nasıl yansıyacağını düşünüyordu. Arkin veya bir başka insan onun sırtında solungaçları olduğunu görünce korkudan düşüp bayılırdı herhalde. Kendisi bile bunu düşünürken ürperiyordu. Annesinin sırtında gördüğü o şeyler, bir insan bedenine ait değildi. Bir insan gibi görünüyorlardı sadece hepsi buydu.

“Neden insanlara benziyoruz?” dedi anne ve babasına ertesi sabah kahvaltıda.

“Farklı değiliz çünkü!” dedi Tomrin.

“Aslında bir önceki modeliz belki de!” diye ekledi Murand.

“Anlamıyorum bu da ne demek oluyor?”

“Su yaşam kaynağıdır Verna, dünya kuruldu kurulalı bu böyledir. Yaşam suda ve suyla başlar.”

“Yani?”

“Yani bizim inanışımıza göre yaşam suda başlar ve daha sonra sudan karaya doğru gider. Bu süreç içerisinde farkı canlı türleri ortaya çıkar. Bizler su ve kara arasında kalmış bir evrimin çocuklarıyız. İnsanlar ise sadece karada yaşamaya uyumlu olanların sınıfında. Aslında bakarsan görünüşleri farklı olsa da pek çok canlı birbirine benzer onun gibi düşün? Kaplumbağalar mesela hem karada, hem suda yaşayan türleri var.”

“Nasıl yani biz su insanları mıyız?” dedi Verna.

“Öyle de denebilir, ancak bunu insanlara kabul ettiremeyiz, onlara göre biz insan türü olamayız. Solungaçlarımızla yani. Kendimizi farkettirmeden onalrın arasında dolaşabiliriz sadece.”

“Evet sonuç buna geliyor, türümüz veya adımız ne olursa olsun, insanlarla ancak belirli sınırlar içerisinde bir arada olabiliriz!” dedi Verna ve kalktı masadan. Bu Arkin ile yakınlaşmalarının imkansız olduğunu anlamına geliyordu açıkça. Ondan uzak durmalıydı. Evden çıkıp ormana doğru yürüdü.

Tomrin acıyla baktı kızının arkasından, “Onu bırakacak!”

Murand derin bir iç geçirdi karısına bakıp, “Bunu düşündüğü kesin!”

“Bana öyle bakma Murand! Benim bir çocuğum olacaktı ama onun böyle bir sıkıntısı yok şimdi ayrılmaları daha doğru!”

“Kendi ırkından birine rastlamaya mı bekleyecek?”

Tomrin cevap veremedi kocasına önce, “Belki Nobra olur! Olamaz mı?”

“Ona aşık olmadığını söyledi, üstelik onun ırkından da emin değiliz biliyorsun!”

“Ne yapmamı istiyorsun? Ona gidip o çocuğa her şeyi anlatmasını mı söyleyeyim yani?” dedi Tomrin çaresizce, “O zaman daha çok üzülebileceğini düşünmüyor musun? O çocuk sevgi yerine korku ve tiksinme ile bakarsa ona ne hissedecek?”

“Bunu bilemezsin Tomrin!”

“Sen de bilemezsin!” dedi Tomrin sinirle ve o da kalktı masadan.

Murand onun Verna’nın babasını hâlâ sevdiğini ve özlediğini biliyordu. Bu yüzden aramıştı o adamı, eğer yaşıyor olsaydı kendini hiçe sayıp kolundan tutup getirecekti. Bir kızı olduğunu, her şeyi anlatacaktı ama ne yazık ki bu mümkün olmamıştı.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s