Diğerleri – Bölüm 17

Verna Arkin’i bu kadar küstürecek bir şey yaptığını düşünmüyordu, onun küsmesini neden bu kadar umursadığını da anlayamıyordu ama iki gündür gelmeyince huzursuz olmuştu. Ondan basit bir iyilik istemişti sadece ve karşılığında ne kadar mutlu olduğunu görmüştü Verna. Üstelik bu mutluluğu sürdürmek için para bile teklif etmişti zavallı. Tamam biri duysa Arkin’in bu isteğini çok saçma bulabilirdi ama Verna onu gördüğü için saçma olmadığını biliyordu. Yatmaya hazırlanacakken bir anda fikrini değiştirip sokağa çıktı ve doğru Arkin’in evine gitti.

Kapıyı yardımcı açtı ve merakla Verna’nın yüzüne baktı. Gerçi Arkin’in arkadaşlarının her saat gelmesine alışıktı ama bu kıza alışık değildi.

“Arkin evde mi?” dedi Verna kadının merak ve şaşkınlık dolu bakışlarına aldırmadan.

“Evdeyim!” dedi içeriden Arkin’in sesi ve birazdan göründü kapıda. Yardımcı o gelince kayboldu ortadan.

Arkin kapıyı arkasından çekti ve onu bahçeye doğru itti.

“Ne oldu?”

“Yorgun görünüyorsun!” dedi Verna mahcup bir sesle.

“Uyuyamıyorum!”

“Biliyorum, özür dilerim, ben biraz şımarıklık ettim sanırım”

Arkin yumuşadı hemen özürü duyunca, “Burada mı uyuyacaksın yoksa?” dedi hemen sevinçle.

“Bak bir anlaşma yapalım. Bunu hiç kimse ama hiç kimse bilmeyecek anlaşıldı mı?” dedi Verna.

“Tamam ben de zaten bunu istiyorum, evlendiğimizi kimseye söyledim mi?”

“Hayır! Ben de söylemedim!”

“O zaman bunu da söylemeyeceğiz anlaştık!”

“Ama ben eşya getirmedim. Şey sadece bakmaya geldim yani sen gelmeyince ben!”

“Merak mı ettin?”

“Galiba! Biraz da üzüldüm tabi, giderken çok küskün görünüyordun!”

“Önemli değil!” dedi Arkin, “Bekle eşyalarımı alıp geleyim hemen!”

Sonra fırlayıp eve girdi ve biraz sonra yastığı ve çantası ile geri döndü.

“Haydi gidelim!”

“Baksana neden o kadar üzüldüğünü anlatmak ister misin?” dedi Verna yürürlerken.

“Kağıtları imzalarsan isterim!”

“Tamam demiştim ya onlara zaten sen evrakları göstermiyorsun bir türlü.”

“Çantamdalar!”

“Tamam gidince imzalarım şimdi, ama sen de anlatacaksın söz verdin!”

“Hemen uyusam olmaz mı çok yorgunum, söz yarın anlatırım.”

“Tamam!” diye gülümsedi Verna.

Arkin eve girer girmez çantasından bir dosya ve kalem çıkardı ona nereleri imzalayacağını gösterdi tek tek. Verna okumak istiyordu dokümanları ama Arkin “Anlattım ya sana işte!” diyerek hızlıca geri alıp çantasına tıktı hepsini ve hemen kanepeye yerleşip kapattı gözlerini.

“İyigeceler!” dedi Verna kendi yatağına giderken,

“İyigeceler ve teşekkürler!” diye seslendi Arkin.

İkisi hemen hemen aynı anda daldılar uykuya. Sabah Arkin’i Verna uyandırmak zorunda kaldı. Vücut hiç uyumazken birden yeniden uyuyunca iyice düzeni bozulmuş, geçen iki gün kabusa dönmüştü. Hiç olmadığı kadar yorgun ve gergin bir hale gelmişti Bu yüzden okula bile gitmemişti. Gözlerini açıp Verna’yı görünce, “Biraz daha uyuyamaz mıyım ne olur?” dedi yalvaran bir sesle.

“Hayır okula gitmemiz gerekiyor, kalkıp evine git haydi!” dedi Verna gülerek.

Arkin homurdana homurdana kalktı yerinden “Tam bir kalpsizsin sen!” dedi ve çantasını alıp çıktı yine beş karış suratla.

Evden çıkar çıkmaz gülümsemeye başladı ve koşarak evine gitti. Evrakları dolabına kilitleyip, duşa girdi. Şarkı söylemeye başladı ve keyifle okula gitti.

Gruptakiler onun gel gitlerinden yoruldukları için artık umursamamaya karar almışlardı. Fetir’de bir süre ara vermeyi önermişti. Aslında Arkin’in bunu çabucak kabul edeceğini hiç düşünmemişti bunu söylerken ama Arkin hiç düşünmeden kabul etmişti. Amaci Fetir’i üzmek değildi ama son zamanlarda kafası çok fazla karışıktı ve onlara göre tuhaf davrandığı ve bir şeyler sakladığı için suçluluk hissediyordu. Bu suçlulukla rol yapmaya çalışmak ise onu daha fazla yıpratıyordu. Tek istediği kendi ruhundaki yaraları onarmaktı. Verna bu yaraları onarabilmesi için ona ilk yolu sunmuştu, uyumak, dinlenmek ve böylece doğru düşünebilmek.

Bu yüzden uykularına geri kavuşana kadar, daha doğrusu onun yanında nasıl uyuyabildiğini keşfedene kadar bu konuya odaklanacaktı. Büyükbabası ona daima engelleri sırayla aşmaya çalışmasını söylerdi. Büyük hedefler koymaktanda hedefe giderken hep önündeki engelli aşmaya odaklanırsa zaten sonunda hedefe ulaşmaması imkansız olacaktı. En azından hâlâ bunları hatırlayı p düşünebildiğine seviniyordu. Normale dönmek, okulunu bitirmek ve ailesi olmadan kendi başına bir hayat kurmak istiyordu. Arkadaşlarını da kurtarabilirdi böylece. Şu an o hariç hepsi maddi açıdan ailelerine bağımlıydılar o yüzden kendi güçleri olana kadar onlardan ayrılmaları ve yaşadıklarına son vermeleri mümkün değildi. Tabi insanın ailesine sırtını dönüp kendi başına bir yola çıkması için gereken tek şey maddiyat değildi. Bunun için cesur olmakta gerekiyordu. Arkin bu cesaretin içinde olduğundan emindi.

Arkin o hafta boyunca her gece geldi Verna’nın evine. Kimsenin görmemesi ve ikisininde ödevlerini tamamlayabilmeleri için gece yarısına doğru geliyordu. Her gün bir an önce gece olmasını iple çekmeye başlamıştı. Tüm neşesi yerine gelmişti, arkadaşlarına şakalar yapıyor, koridorlarda şarkı söylüyordu. Bedeni her gün daha dinç ve sağlıklı uyanıyordu uykudan. Bir iki kez tuhaf ve sıkıntılı rüyalar görmüştü ama uykusuz ve sıkıntılı olmaktansa kötü rüyaları yeğlerdi.

Verna okuldan geldikten sonra anahtarı Arkin’in bulabileceği özel bir yere bırakıyordu. Bazı akşamlar yorgun olduğundan erken uyuması gerekiyor ya da okula gidip geç saate konan derslere girmesi gerekiyordu. Böylece Arkin’i beklemesi gerekmeden normal hayatına devam edebiliyordu. Sadece her sabah onu zorla yataktan çıkarıp göndermesi gerekiyor aksi durumda Arkin ir türlü kalkamıyordu.

“Aylardır uykusuzum ben ne bekliyordun ki?” diye homurdanıyordu Verna onu her sabah kaldırıp kapıya sürüklerken.

Tıpkı akşam olduğu gibi sabahta görünmeden gitmesi gerekiyordu. Bu yüzden de diğer herkesten erken kalkmak zorunda kalıyorlardı Verna gün doğarken uyanmaya alışık olduğu için zorlanmıyordu ama Arkin bütün gün uyumaya devam etmek istiyor, dışarı çıkınca ayılıp kendine geliyordu.

Ormanda birlikte şarkı söyledikleri o günden sonra Nobra’ya hiç rastlamamıştı Verna. İlk dönem bitmek üzereydi artık ve herkes yeniden kısa tatil için evine gidecekti. Dönüşte daha da yoğun bir tempoya girecekleri ve sınava kadar bir daha eve dönme fırsatları olmayacağını sürekli vurguluyordu öğretmenleri. Koşturmanın içinde günlerin nasıl geçtiğini bile anlamıyordu Verna.

Arkin yeniden tatil yaklaştığı için mutsuzdu eve dönmeyecekti bu sefer tatilde ama Verna gidince uykusuz gecelerin geri geleceğini biliyordu. Henüz onda ne bulupta uyuyabildiğini çözememişti. Bunu o kadar dert etti ki sonunda Verna ona söylemeden bir gece kayıt cihazını çalıştırdı. Sonra bir kopyasını çıkarıp kaydı ona verdi.

“Her gece bu kaydı dinleyerek uyuyabilirsin. Eğer işe yararsa bundan sonra uyumak için bana gelmene gerek yok!”

“Sen bir dahisin!” dedi Arkin, “Bunu nasıl daha önce düşünemedik acaba?”

“Dönüşte görüşürüz!” diyerek ayrıldı ondan Verna Murand erkenden gelmişti kızını almaya. Annesi de o da Verna’yı çok özlemişlerdi.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s