Hayal – Bölüm 17

Hayal o sabah sete geldiğinde yönetmen ve onun yardımcısını çalışma notlarını karıştırırken buldu. Bir gün önce aceleyle çıktığı için notları toparlamadan öylece ortalıkta bırakmıştı.

“Bunlar senin mi? ” dedi adam onu görünce.

“Evet özür dilerim dün toplamaya fırsatım olmadı.”

“Kaldır o halde! Burada işimiz bu değil!” dedi ve kağıtları bırakıp uzaklaştı.

Hayal hemen toplamaya başladı ama yönetmen büyük ihtimalle gıcıklıktan bütün sayfaları birbirine karıştırmıştı. Onları yeniden dizmesi gerekiyordu teslim etmeden önce. Zaten zamanı darken bir de böyle bir saçmalık çıktığı için gerilmişti. Sonra her şeyi kağıtlara yazdığı için adama verdikten sonra kendinde bir kopyasının kalmaycağını farketti birden bire.

Fotokopilerini alabilirdi en azından. Bir bilgisayarı olsaydı bu sorun olmayacaktı ama ne yazık ki her şeyi eliyle kağıtlara yazmıştı.

“Bunu nasıl akıl edemedim acaba daha önce!” diye söylendi bu kez. Senaryonun teslim zamanına üç gün kalmıştı henüz tamamlanmıştı.

Kasabadaki şifacı hekim ne yazık ki ağzı çok sıkı bir kadın değildi. Turel’in başına gelenleri büyük bir hayretle bir arkadaşına anlatmış, o da kocasına bahsetmişti. Kocası kasabada marangozdu gelen müşterilerinin bir kaçına zavallı Turel’in başına gelenleri söylemişti. Müşterilerinden biri kalenin üst düzey askerlerinden birinin kardeşiydi. O da akşam kardeşi ile görüştüğünde kızın başına gelenleri ona söylemişti. Üst düzey asker Moil ile birlikte daha önce Turel’in evine gittiği için kızın adını hemen hatırladı. Moil olmadığı için vekalet ondaydı. Kızın aynı Turel olup olmadığını kontrol etmek için ertesi gün o eve uğramaya karar verdi. Kurban seçilen kızın başına kasıtlı olarak bir şey getirdilerse bundan bütün ailesi sorumlu olacak hep birlikte cezalandırılacaklardı.Daha önce aşık olduğu kız onu çirkin bulduğunu söyleyerek bir başkası ile evlenmişti. O da Turel gibi çok güzel bir kızdı. Bu yüzden güzel kızlara karşı bir öfkesi vardı. Turel’i daha önce kendi gözleri ile gördüğü için ne kadar güzel bir kız olduğunu biliyordu. Bahsedildiği kadar çirkin olduysa ya da kasıtllı olarak bir oyun oynuyorlarsa da cezasını çekmiş olacaktı. Moil’in tüm bunlar olurken burada olmayışına sevindi o yüzden. Moil yufka yürekli bir adamdı.

Ertesi sabah Turel’in odasından yayılan berbat koku yüzünden tüm aile fertleri sabah kendilerini evin dışına atmışlardı. Yüzündeki kabarcıkalrın hemen hepsi patlamış içlerinden iğrenç sarımsı bir sıvı akıyor ve cerahat gerçekten berbat kokuyordu.

Hırslı asker olanları bir an önce rapor edebilmek için sabah vakit kaybetmeden onları evine doğru yola çıkmıştı. Geldiğinde Turel hariç bütün aileyi yatak kıyafetler ile bahçede görünce neler olduğunu sordu.Birden bire karşılarında tanımadıkalrı bir askeri görünce ailedeki herkes gerilmişti. Son bir yol içinde askerler sadece ölüm ile ilgili konular için gelir olmuşlardı bu köye.Askerin geldiğini gören köylülerde merakla başlarını baçelerinden uzatmışlar onları izliyorlardı. Onlar da bütün ailenin sabah sabah bahçede ne yaptığını anlayamışlardı.

Ailenin soruya cevap vermekte tereddüt ettiğini farkeden hırslı asker bahçe kapısını iterek evin açık kapısına doğru yöneldi. Daha kapıya varmadan içeriden gelen kokuyu hissetti ama adımlarını yavaşlatmadı. Kapıya vardığında eliyle burnunu kapatmak zorunda kald ve az sonra masada oturmuş ona bakan korkunç varlığı farkedip elini belindeki kılıcına attı.

Turel’in babası adamın kızın bir insan olduğunu anlamadığını farkedince “Durun!” diye seslendi askerin arkasından, “O benim kızım Turel!”

Asker duydukları ile karşısında duran bu varlığın aynı şey olduğundan emin olamadı önce ama gerçekten de yaratığın üzerinde kız kıyafetleri vardı. Yüzünden akan tuhaf sıvı elbisesine damlıyordu. Kokuya daha fazla dayanamadığı için geri dönüp bahçeye çıktı o da.

“Nedir bu böyle?” dedi derin derin nefes alarak.

Bilmiyoruz! Kızımız iki gündür tuhaf şeyler yaşıyor!”

Kasabadaki doktora gittiklerini de biliyordu zaten, ancak gördüğü şey anlatılanların çok ötesindeydi. Hiç bir şey söylemeden hızla çıkıp gitti bahçeden. Neler olduğunu merak eden köylüller hemen bahçeye doluştular koku bahçeden rüzgarla çevreyede yayılıyordu artık. Saklayacak bir durumları kalmadığı için dostlarına kızlarının başına gelenleri anlattılar. Herkes çok şaşkındı. Kimisi bunun kötü bir büyü olabileceğini söyledi. Koku yüzünden kimse ona yaklaşamıyordu. Sonunda gece Turel’in ağılda yatmasına karar verdiler. Aksi durumda diğer herkes ağılda yatacaktı. Ayrıca komşulardan birinin bu hastalığın bulaşıcı olma olasılığından bahsetmesi ile herkes iyice tedirgin olmuştu. Cüzzam benzeri bir şey olabiliridi.

Turel herkesi huzursuz edip korkuttuğunu biliyordu ama onlara bir şey söylemeyeceğine Moil’e söz vermişti. Ağılda tek başına samanların üzerinde uyudu o gece.Kendisi ne o kötü kokuyu alıyor ne de canı yanıyordu. İlacın işe yaradığına hiç siphe yoktu. Moil gideli üç gün olmuştu, gelip ou gördüğünde ne düşünecekti acaba? Kendisi iyileşip iyleşmeyeceğini bilmeden diğer kızları da bu duruma düşürmek doğru muydu acaba? Sonuçta ya böyle yaşayacaklar ya da öleceklerdi. Hepsinin yaşamayı seçeceğinden şüphesi yoktu.

Moil Gerta ve kuzeninin cin olduğu şokunu atlatmış bu kadar kısa sürede bu ilaçları nasıl dağıtacaklarının planlarını yapmaya başlamıştı. Onları alıp köye taşımak ve oradan yeniden dağıtmaya çalışmak çok anlamsız olacaktı. Sonunda cinler bu konuda da ona yardım etmeye karar verdiler çünkü görünen o ki planın asıl sahibi Moil veya Turel değil Gerta’ydı. Moil nasıl olupta olayların böyle gelişeceğini onun bilmiş olmasına akıl erdiremiyordu. Gerta’nın kuzeni ise ona gülüyordu sadece. Moil’in beyni cinlerin ayrı bir varlık türü olduğunu kabul etmek istemediği için olanları insanca değerlerdirip sonuca ulaşmaya çalışıyordu belli ki.

Seçilen kızların evleri belliydi tüm ülkede de olsalar cinlerin bu ilaçları dağıtacak kendi ağları vardı. İşin zor yanı her bir kıza ve ailesine bunu nasıl anlatacaklarıydı. Kızların ve ailelerinin yaşama karşılığında bunu kabul edeceklerinden emindi Moil. İnsan olan oydu ve en doğru tahminide o yapabilridi. Gerta’dan başka bu tarz kehanette bulunan yoktu bu köyde. Cinlerinde kendilerine göre farklı görev ve yetenekleri bulunuyordu.

İki gün içinde Moil nasıl yaptıkalrını anlamasa da ilaçlar tüm evlere dağıtıldı. Hiç bir evde bu duruma itriaz eden çıkmadı tıpkı Moil’in tahmin ettiği gibi. Diğer kızlar için planlar peşindeyken kendi sevgilisinin ne halde olduğunu da çok merak ediyordu. Bu yüzden her eve ilaç ulaştığı haberi gelir gelemez bu defa tek başına yola çıktı. Gerta tüm bunlar olurken geri gelmemişti. O yüzden yolculuğu tek başına yapacaktı. Ayılamdan tüm cinlere teşekkür etti. Gerta’nın kuzeni bir daha karşılaşmayacaklarını o geri gelmek istese bile bir daha bu köyü asla bulamayacağını söyledi ona. Birine anlatsa bile zaten kimse inanmazdı. Hâlâ kendini bile olanlara inandıramayan Moil’in birine bundan bahsettiğinde ona deli diyeceklerinden şüphesi yoktu. Turel hariç bir tek o inanacaktı olanlara ve kızların hepsine ilaçtan gitmiş olmasına da çok sevinecekti hem de bu kadar kısa süre içinde. Bir an önce sevdiği kadına kavuşup neler olduğunu görmek için yola çıktı cinlerden ayrılıp.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s