Hayal – Bölüm 1

Hayal yirmi sekiz yaşında dublörlük ile geçimini sağlamaya çalışan bir kızdı. Zor ve tuhaf bir çocukluk geçirmişti. Annesi Ferda hanım iyi ve eğitimli bir ailenin kızıydı ama her nasıl olmuşsa bir serseriye gönlünü kaptırmıştı. Levent bey çok yakışıklı bir adamdı. Ağzı çok iyi laf yapıyordu. Ancak Ferda hanımın da sonradan öğreneceği gibi kumar ve içki gibi bazı alışkanlıkları vardı. Ailesine onunla evleneceklerini söylediklerinde babası çok itiraz etmişti. Aynı sosyal çevreden gelmiyorlardı. Ailesinin durumu pek belli değildi. Annesi babasından ayrılmış, başka bir adamla yaşıyordu. Beş kardeşi daha vardı ama hiç biri bir çizgi tutturabilmiş değildi. Üvey babaları hepsini bir işe koymuş, maaşlarına el koyuyordu. Levent en büyükleri olduğundan ona söz geçiremiyorlardı. Eve uğramıyordu zaten. Farklı yerlerde kalıyordu sürekli Ferda hanımın annesi günlerce ağlamıştı kızlarını vagzeçiremedikleri için. Ferda Levent’in çok acılar çektiğini ama artık normal insanlar gibi yaşamak istediğine inanmıştı. Kötü alışkanlıklarının hepsini Ferda’nın aşkı için bırakacaktı. Onu asla utandırmayacaktı. Büyülenmiş gibiydi Ferda, bu kadar yakışıklı ve aşkı büyük bir adama direnmek çok zordu. Ailesinin tüm itirazına rağmen onunla evlendi. Hatta babası ile küsmeyi göze aldı. Nikahlarına sadece annesi geldi.

Ferda’nın ailesinin zenginliğine güvenen Levent, evlilik arefesindeki bu tatsız olaylardan sonra, onların barışacağını sandı ama aradan bir yıl geçmesine rağmen gelişmeler hiçte beklediği gibi olmadı. Sadece kayınvalidesi kızına kıyamadığı için arada sırada onlara para getiriyordu. Levent Ferda’nın ailesine hoş görünmek için bir işe girmişti. Zorlanıyordu bu hayattan ama sonrasında iyi bir duruma ereceğini düşündüğü için katlanıyordu. Evliliklerinin üçüncü ayında Ferda’nın hamile olduğunu öğrenmişlerdi. Babasının torunu olacağını öğrenince onları affedeceğini düşünmüşlerdi ama bekledikleri yine olmadı.

Bir erkek çocukları oldu, Ferda’nın annesi çocuğun bütün ihtiyaçlarını kocasından gizli karşılıyordu ama bir süre sonra adam onun yaptıklarını farketti ve yardımlar kesildi. Çocuk çok sağlıklı doğmamıştı. Sonrasında sağlıksız beslenme ve kötü şartlarda kaldığı için sağlığı daha da bozuldu ve sonunda bir buçuk yaşına geldiğinde vefat etti. Ferda oğlunun ölümünden sonra uzun süre kendine gelemedi. Levent çocuğun ölümünü hiç umursamadığı gibi eve de iyice uğramaz oldu. Ferda’nın annesi kızının eve dönmesi için çok dil döktü ama Ferda’nın ruh sağlığı o kadar bozuktu ki Levent’in onu sevdiğine inanıyor ve onu terketmek istemiyordu. Aradan bir yıl geçtikten sonra biraz kendine gelmeye başladı. Annesi onu bir doktora götürüyordu. İki yıl sonra ise bu travmayı atlatmış yüreği yaralı bir anneydi artık. Fakat yine de Levent’i bırakıp baba evine dönmüyordu. Babası eve dönerse onu affedeceğini söylediği halde yapmıyordu hemde bunu. Yeniden anne olmak istiyordu. Bir evlat istiyordu. Doktor ona aslında oğlunu geri istediğini söylemişti. İstediği yeni bir çocuk değildi.

Levent’in eve sarhoş geldiği bir gün onunla oldu ve yeniden hamile kaldı. Hamile olduğunu öğrendiğinde o kadar mutlu olmuştu ki annesi bile çocuğu aldırması için ısrar edemediler. Levent içki ve kumara devam ediyordu. Evde veya Ferda’ya olan biten hiç umurunda değildi. Ferda’da karnındaki çocuktan başka bir şeyle ilgilenmiyordu artık. Bu defa bir kızı oldu. Hayal. Büyükannesi o doğduğunda da yine yardımlarını esirgemedi ancak bir süre sonra zavallı kadın hastalanıp ölünce yardımlar yine kesildi. Annesini kaybetmek Ferda’ya iyice ağır gelmişti ama Levent bunu da hiç umursamıyordu. Ferda’nın annesi öldüğünde Hayal dört yaşına kadar gelmişti. Annesinin vefatının ardından babası bir kaç kez haber yolladı dönmesi için. Onun da sağlığı hiç iyi değildi. Bir yıl sonra babası da vefat etti. Karısına ailesinin mirası kaldığı için Levent çok memnun olmuştu ve birden bire yeniden karısına aşık iyi bir aile babası rolü oynamaya başladı. Ferda’nın ruh sağlığı yeniden bozulmaya başladığı için kocasının bütün yalanlarına inanıyordu. Hayal liseye başlayana kadar Levent aileden kalan bütün mal varlığını tüketti. Artık yardım edecek kimse olmadığı için durumları iyice kötüleşmişti. Hayal kitap okumayı ve hayal kurmayı çok seven bir çocuktu. Ancak Levent hiç bir zaman ona kitaplar alınmasına izin vermedi. Nedense kitaplara karşı aşırı bir düşmanlığı vardı. Ferda kızını üzmemek için kiler olarak kullanılan odaya minik bir masa lambası ve masa, sandalye koymuştu. Çocuk babası evdeyken kitap okumak istediğinde oraya saklanıyordu. Sadece okumak değil bir süre sonra yazmaya da yeteneği ve merakı olduğu ortaya çıktı Hayal’in. Öğretmenleri bu konuda desteklenmesi gerektiğini düşünüyorlardı. Elbette Levent’e bunlardan asla bahsetmiyorlardı. Lise üçüncü sınıfa geldiğinde Ferda ona kitap okuma odaına çevirdiği kilerde gizli bir bölme olduğunu gösterdi. Burayı yıllar önce mutfak bıçağı ile kazımış içine bir kutu koyup önünü kapatmıştı.

“Bu kutuda ailemden kalan son şeyler var Hayal, babandan bir hayır olmadığını ikimizde biliyoruz. Olur bana bir şey olursa bu kutudakileri al ve burayı terket tamam mı kızım? Sakın babana bakmaya kalkma! Yoksa o benim hayatımı mahvettiği gibi seninkini de mahvedecektir. Onun tatlı diline sakın kanma!”

Kutuda yüklüce bir para, bir kolye ve büyükannesine ait bir yüzük ve alyanslar vardı.

Liseyi bitirdiği yaz, bir gece o kilerde saklanmış kitap okurken, evin içinden bağrışmalar geldiğini duydu. Annesi Levent’e o gece arkadaşında kalacağını söylemişti Hayal’in. Çünkü adam son zamanlarda uyumayı da bırakmış sabaha kadar evin içinde gezinmeyi adet edinmişti. Annesinin çığık attığını duydu tam çıkacaktı ki sesler kesilince cesaret edemedi. Onların uyuduğunu düşünüp kitap okumaya devam etti ve yazmaya tabi. Annesi ve babası sürekli kavga ederlerdi. Bunlar bazen saatlerce sürerdi Babasının şiddet uygulama huyu da çıkmıştı son yıllarda Hayal’de annesi de onun tokadının tadına bakmışlardı. Ferda son zamanlarda kocasının harcamalarına ve borçlarına yetişemedikleri için temizlik işlerine gitmeye başlamıştı. Parasının bir kısmını yine kızının kutusuna koyuyor kalanı da olduğu gibi kocasına veriyordu. Hayal’i babasııyla evde bırakmak istemediği için Levent’in evde olduğu nadir günlerde onu da çalıştığı yerlere götürüyordu. Hayal annesine yardım ediyor sonra o evlerdkei kütüphanelerden kitapları ödünç alıyordu. Herkes Ferda ve kızının durumunu bildiği için bolca kitap almalarına izin veriyorlardı.

Hayal sadece bir kişinin evinde gerçekten rahat ediyordu. Mukadder hanım. Mukadder hanım emekli bir akademisyendi. Evinde o kadar çok kitabı vardı ki Hayal ilk gittiğinde şoka girecekti neredeyse. Bıraksalar yıllarca bu evde kalıp bu kitapların hepsini okuyabilirdi. Mukadder hanım az konuşan bir kadındı ama Hayal’i seviyordu. Onun kitaplarla oyalanmasından çok hoşlandığı için oraya gittiklerinde annesine yardım etmesini yasaklamıştı. Annesi çalışırken o kitaplarla ilgilenmeliydi.

Daha önce bir dizinin senaryo yazımında danışmanlık yaptığını söylediğinde Hayal’in gözleri kocaman olmuştu şaşkınlıktan. Oldukça beğeni toplayan bir sinema filmi ve ardından bir dizinin senaryosunda Mukadder hanımın bilgilerinden faydalanmışlardı.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s