Vazgeçtim – Bölüm 2

Begüm nihayet sevdiği adamla evlenip, tıpkı anne ve babası gibi o evde oturup turşucu dükkanı işleteceği için çok seviniyordu. Onlargibi mutlu olup, çocuklarını bu evde ve dükkanda büyüteceklerdi. Kemal’in kardeşinin durumu da ameliyattan sonra iyie gitmeye başlamıştı. Doktorlar şimdi çocuğun düzelmesi için yeni bir umut oluştuğunu söylüyorlardı. Elbette masraflı bir tedavi olacaktı ama el birliği ile Ferhat’ı da ayağa kaldıracaklardı Allah’ı izniyle. Kemal ile ikisi sırt sırta verdiler mi başaramayacakları şey yoktu.

Kemal annesine Begüm’den bahsetmişti nihayet, en kısa zamanda da onları karşılaştırmak istiyordu. En iyi turşularından birini götürecekti giderken. Aslında başka şeyler alıp gitmek isterdi ama şimdilik eli dardı. Evlenecekleri için de masrafları olacaktı. Neyse ki ev ve eşya konusu çözülmüştü Begüm’ün evinde yaşayacakları için. Öyle düğün falan planlamıyorlardı. Sevdiklerinin geleceği bir nikah yeterliydi. Sonra dükkanda küçük bir yemek tertip edebilirlerdi. Havalar güzeldi. Şöyle bir kaç masa kursalar Kemal’in annesi de bir şeyler yapardı, sohbet edip biraz eğlenirler sonra da mutlu bir hayat sürecekleri evlerine çıkarlardı.

Kemal’e sürekli rahmetli Adile Naşit ve Münir Özkul’un canlandırdıkları turşucu karı koca gibi olacaklarını konuşup gülüyorlardı Hangisi daha iyi turşu yapıyor diye küseceklerdi birbirlerine. Sonra barışacaklardı elbette onlar gibi yıllarca ayrı kalmayacaklardı. Ferhat’da iyileşecek, filmde Şener Şen’in canlandırdığı Kemal’in erkek kardeşi rolünü üstlenecekti.

Onları değil turşular hiç kimse ayıramazdı artık. Ömürlerinin sonuna kadar mutlu turşucular olarak kalacaklardı. Hatta dükkanın adını ileride bu şekilde değiştirebilirlerdi de

Kemal annesi ile onu tanıştırdıktan sonra, bir gün Begüm’ün evine gelip onu istemeleri gerektiğini söyledi. İsteyecek kimse olmasa da adettendi böyle şeyler. Ondan sonra da gidip nikah günü ve yüzüklerini alacaklardı.

Begüm bu isteme olayına çok heyecanlanmıştı. Nermin hanım Begüm’ü kendinden isteyecek o da verecekti. Hem de oğlunun yaşayacağı eve de ilk kez gelmiş olacaktı. Begüm müstakbel kayınvalidesine iyi görünmek için evi başyan sona bir temizlemeyi planlıyordu. Hem evlenmeden önce de iyi olurdu böyle bir şey. Kemal evden sadece giysilerini ve çalışma masasını getirecekti. Salonda bir yer bulacaklardı masaya. Eşyalar Begüm’ün anne ve babasından kaldığı için eskiydiler ama onun için değerleri çoktu. Bu evde büyümüştü neden olsa. O yüzden kullanılmaz hale gelene kadar onların kalmasını istiyordu. Kemal içine sakıncası yoktu bu durumun. Onun için önemli olan tek şey Begüm’ün mutlu olmasıydı.

Bir akşam dükkanı kapatmasına yakın mutlu hayallerine dalmışken kapıdan daha önce mahallede de hiç görmediği genç bir adam girdi. Arada sırda buraya yolu düşenler ile dükkanın methini duyanlar gelirdi böyle. Eskisi kadar turşu düşkünü yoktu gerçi ama yine de bilenler tavsiye ediyorlardı çevrelerine.

“Buyurun!” dedi gülümseyerek.

“Merhaba ben Süreyya hanımı arıyordum!” dedi genç adam.

“Ben yardımcı olayım kızıyım!” dedi Begüm şaşırarak.

“Ah benim adım Hayri memnun oldum! Anneniz ile annem tanışıklarmış”

“Öyle mi?”

“Evet ben o yüzden geldim. Annenizle tanışmayı da çok isterim!”

“Annem ne yazık ki hayyatta değil!” dedi Begüm. Meraklanmıştı.

“Çok üzüldüm. Kusura bakmayın sizin de acınızı tazelemiş oldum böyle!”

“Hayır estafurlah! Siz ne yapacaktınız annemi bulunca?”

“Bu uzun bir hikaye. Dilerseniz yarın bir yerlerde bir kahve içip konuşalım.”

Begüm annesi ile ilgili bu yeni durumu çok merak etmişti ama tanımadığı bir adamla kahve içmeye gitme fikrinden de pek hoşlanmadı.

“Nişanlıma sorayım. Uygunsa birlikte geliriz o zaman” dedi hemen

“Ha nişanlı mısınız? Tabi onu da tanımaktan mutluluk duyarım. Bu kartım siz konuşun bana haber verin. Bi yer belirleyip buluşalım o zaman. Şimdi gitmem lazım” diyerek dükkandan ayrıldı Hayri.

Begüm kartı alıp cebine koydu hemen. Uzun süredir anne ve babası ile ilgili kimseyle konuşmamıştı. Bu genç adamın anlatacakları ilgisini çekmişti. Kemal ile gidip birlikte dinlerlerse içi de rahat olacaktı. Tam Kemal’i arayıp olanları söylemek için elini telefona attı ki bu defa kapıdan orta yaşın üzerinde bir kadın girdi.

“Merhaba kızım!”

“Merhaba buyurun!”

“Benim adım Nermin, Kemal’in annesiyim!” dedi kadın.

Begüm birden bire kalbi yerinden çıkacakmış gibi heyecanlandı elinde olmadan.

“Hoşgeldiniz!” dedi heyecanla, “Buyurun ayakta kalmayın” diyerek tezgahın önündeki sandalyeyi gösterdi hemen. Kendisi de tezgahın arkasından dolanıp öne geldi kadının elini tutup öptü hemen.

“Berhudar ol” dedi Nermin hanım, “Kapatıyordun herhalde”

“Evet ama acelesi yok tabi siz rahat edin” dedi gülümseyerek.

“Sen kapat kızım. Ben seninle konuşmaya geldim.”

“İsterseniz eve çıkalım o zaman, bir kahve ikram edeyim size!”

“Yok, sen dükkan kapat burada konuşalım” dedi Nermin hanım kararlı bir sesle. Begüm ziyaretin verdiği şaşkınlıkla kapıyı içeriden kilitleyip, ışıkların da çoğunu söndürdü.

“Buyurun sizi dinliyorum” dedi sonra kadının önünde ayakta durup.

“Kemal bana yeni bahsetti planlarınızdan!” diye söze girdi Nermin hanım.

“Evet efendim. Bana da söyledi size nihayet söylediğini, inanın çok heyecanlıyım Ferhat nasıl daha iyi oldu muP”

“Ferhat iyi çocuğum merak etme, daha da iyi olacak inşallah! Doktor bir ka ameliyat daha geçirmesi gerektiğini söylüyor. Ancak şimdi hepsini karşılayacak gücümüz yok, Kemal bahsetmiştir”

“Merak etmeyin, biz elimizden gelen her şeyi yapacğaız onun için. O artık benim de kardeşim olacak biliyorsunuz”

“Bak kızım ben de seninle bu konuyu konuşmaya geldim”

“Buyurun!”

“Kemal burada büyümedi biliyorsun. Babasının sağlığında oturduğumuz semtte çok iyi ahbaplarımız vardı. Sağolsunlar eşim öldükten sonra da bizimle ilgilenmeye devam ettiler. Özellikle Ahmet bey ve ailesi.”

Begüm sözün nereye varacağını anlamaya çalışıyordu merakla.

“Ahmet bey Kemal’in üniversite masraflarını üstlendi.”

“Allah razı olsun, ne iyi dostlar edinmişsiniz!” dedi Begüm duygusallaşarak

“Evet. Ahmet beyin kızı Nazan’da çok iyi bir kızdır. O da buraya taşındığımızdan beri sürekli geldi ziyaretimize. Her geldiğinde elleri kolları doluydu. Sayelerinde yedi yıldır sıkıntı yaşamadık, Ferhatım da Kemal oğlumun alın teri ile ameliyat oldu. Ahmey bey onu da karşılamayı önerdi ama ben kabul etmedim.”

“Siz biz evlendikten sonra Kemal işinde çalışmaya devam etsin diyorsanız, hiç sıkıntı yok merak etmeyin! O kadar okul okumuş tabi turşucu da durması gerekmiyor!” dedi Begüm hemen. Kadıncağızın sıkıntısı bu sanmıştı söylediklerinden.

“Evet bu da önemli bir konu tabi ama asıl mesele bu değil kızım!” dedi Nermin hanım derin bir iç geçirerek

“Mesele nedir?” dedi Begüm yine çocuksu bir merakla.

“Bak kızım ben de elimden geldiğince terzilik yapıyorum Kemal bahsetmiştir. Hep başkalarının sırtndan yaşamak bize göre değil elbette. İnan yıllardır dikiş dikmekten şu ellerim delik deşik oldu. Gözlerimde iyi görmüyor artık yapamıyorum!”

“Biz size her zaman bakacağız ne olur böyle şeyleri dert etmeyin” dedi Begüm sevecen bir sesle.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s