Savur Gelini – Bölüm 11

“Hayır ben böyle bir şey hatırlamıyorum!” diyerek kendi odasına gitti Barlas şaşkın şaşkın. Yatağın üzerine oturup olanları hatırlamaya çalıştı. Masada kadeh kaldırmaları dışında bir şey hatırlamıyordu.

“Allahım bu nasıl oldu?” dedi saçlarını karuştırdı, “Ben Nazlı’ya bunu nasıl açıklayacağım şimdi? Ben ne yaptım böyle!”

Kalkıp duşa girdi ve hızlıca giyindi. Nazlı bu gün geleceğin söylemişti. Onunla hemen konuşması gerekiyordu. Olanları ona kendi açıklamalıydı. Bu Beyzanur denilen kızın çenesini tutacağını hiç sanmıyordu.

Bu arada Beyzanur’da kalkıp duşunu almış ve giyinmişti. Tezer hanımla Asude hanımın çoktan bitirdikleri kahvaltı sofrasına indiğinde yüzü gülüyordu.

“Gülersin tabi, gün senin günün!” dedi Tezer hanım keyifle. Asude hanım da kocaman bir kahkaha attı bu söze, “E Asude bir şeyi yaparım derse yapar. Şimdi ne yapacaklar bakalım?”

“Biz bu gün geçelim evimize Asude. Beyzanur ile Barlas kendileri konuşurlar bundan sonrasını. Bir an önce boşanma işlemlerini halleder evlenirler artık diye düşünüyorum!”

“Ay anne haydi kahvaltıdan sonra gidelim gelinliğim için hemen harakete geçmek istiyorum! Nihayet yıllardır beklediğim modeli diktirebileceğim!”

“Bak bak görüyor musun Asude? Gelinliği de görsen beş eve perde çıkar seçtiği gelinlikten!”

Hep birlilte kahkahalarla güldüler yine. Barlas’ın odasına kadar geliyordu sesleri. Barlas bir türlü çıkamamıştı odasından. Halasının, konağın çalışanlarının, babasının ve en önemlisi karısının yüzüne nasıl bakacağını bilmiyordu. Beyzanur belki de kendi adına leke sürmemek için bunu şimdilik saklı tutmak isteyebilirdi tabi. En iyisi bir an önce onunla konuşmaktı belkide.

“Evet en doğrusu bu!” diyerek fırladı odadan ve tam onlar kapıda vedalaşırken yakaladı Beyzanur’u.

“Biraz konuşabilir miyiz?” dedi hemen

“Barlas bir günaydın yok mu oğlum bize? Bakıyorum Beyzanur’dan başkasını görmüyor gözün?” dedi gülerek. Tezer hanım ve Beyzanur kahkayı bastılar hemen.

“Barlas aşkım! Acil değilse akşam yemeğinde buluşur konuşuruz diyordum!” dedi Beyzanur gözlerini süzerek.

Halası dahil herkes duyduğu için kıpkırmızı oldu Barlas. O evli bir adamdı ve burası onun eviydi. Bu kızın ne tür bir cesareti vardı böyle.

“Acil!” dedi dişlerini sıkarak.

Bayzanur kapıyı açıp dışarı çıktı. Barlas’ta arkasından çıkıp kızı kolundan tutup bahçeye doğru çekti.

“Ne yapıyorsun sevgilim, sakin ol biraz!” dedi kız.

“Bana bak önce bana hayatım, sevgilim demeyi bırak! Ben evli bir adamım!”

“A sahiden mi? Dün akşam bana kocacığım de diye bağırıyordun!”

Barlas ağzını kapattı kızın hemen, “Delirdin mi sen? Ben böyle bir şey hatırlamıyorum!”

“İçinden bir canavar çıkmış olmalı o zaman!” dedi Beyzanur kendini onun elinden kurtarak, “Karınla bir an önce konuşup, aşkımızdan bahsedersen iyi olur. Yoksa ben söylemek zorunda kalırım!” dedi pis pis gülerek.

“Nazlı bunu asla bilmeyecek anladın mı? Bu bir gecelik bir şeydi. Yani sanırım. Ne olduğunu bile hatırlamıyorum. Beni sarhoş etmiş olmalısınız”

“Bir gecelik mi? Sen beni ne sanıyorsun acaba? Beni evine davet ettin, benimle içtin, sonra da odama gelip koynuma girdin ve buna halan dahil bütün konak şahit oldu! Fotoğraflarımıza bakmak ister misin?” dedi telefonunu göstererek.

“Bir de fotoğraf mı çektin?” dedi Barlas öfkleyle.

“Elbette çektim sen beni aptal mı sanıyorsun? Sabah reddeceğini düşündüm!”

“Bak Beyzanur!” dedi sakin olmaya çalışarak, “Ben karımı seviyorum! Bunu aramızda halletmenin bir yolu yok mu?”

“Aramızda halletmek mi? Sen benim namusumu kirlettin Barlas! Bunu ancak nikah halleder!”

“Peki sana imam nikahı yapayım ve gizli tutalım olmaz mı?”

“Barlas karınla konuş!” diyerek hızla yürüyüp annesinin yanına gitti Beyzanur.

Asude hanım misafirleri uğurlamaya devam ettti gülerek. Barlas ne yapacağını şaşırmıştı iyice. Misafirleri uğurladıktan sonra kaşlarını çatarak Barlas’ın yanına bahçeye geldi.

“Seni sersem budala! Ne yaptın sen?” dedi çok öfkelenmiş gibi.

“Hala ben bir şey hatırlmıyorum. Çok mu içtim ben? Sen beni en son nerede gördün dün gece?”

“Oğlum kadehimi doldurun deyip durdun bütün gece, kızın içine düşecektin neredeyse. İçki yüzünden bunu yaptığını düşündüm ama neyseki sonra uyumaya gidiyorum diye ayrıldın masadan. Gece yarısı kızın yatağına gelmişsin Beyzanur öyle söyledi. Ona sahip olmayı çok istediğini söylemişsin üstelik Nazlı’yı boşayıp seni alacağım da demişsin. Şimdi karına ne demeyi düşünüyorsun acaba? O zavallı kız bunu hiç hakketmiyor?”

“Hala bana ayrdım et! Konuş Beyzanur ile ona da söyledim, istiyorsa imam nikahı yapayım ona ama bunu Nazlı kesinlikle duymasın lütfen. Ben karımı kaybetmek istemiyorum lütfen!”

“Bunu bu haltı yemeden önce düşünecektin. Beyzanur sende öyle sessiz kalacak bir kız mı? Görmedin mi giderken yaptığı pozları. Konakta rezillik çıkmasın diye sesimi çıkarmadım. Zaten Beyzanur susmayı kabul etse bile çalışanlar gördüler dün akşamki halini.”

“Nazlı ile konuşmam gerek. Bu gün dönecekler zaten. Onunla konuşmalıyım. Karım bana inanır!”

“Nasıl hallediyorsan hallet! Bizi rezil etme! Ben de artık eve gidiyorum!” diyerek içeri girdi Asude hanım zaten hazır ettiği çantasın alıp çıkıp gitti sonra.

Nazlı yolda olduklarını haber vermek için kocasını aradığında, onun tuhaf konuşmasından endişelendi.

“Hayatım hasta mısın?”

“Hayır canım, çok özledim seni. Geldiğnde konuşmak istediğim çok önemli bir şey var!”

“Sahi mi neymiş merak ediyorum?” dedi Nazlı merakla.

“Dönünce konuşuruz karıcığım merak etme!” dedi gülümsemeye çalışarak. Karısı bir buçuk saat sonra evde olacaktı. Ona bunu nasıl anlatacağını planlaması gerekiyordu.

Asude hanım ve misafirleri gidince, Çopur bey bunaldığı çalışma odasında çıktı. Barlas babasının tuhaf bakışlarını görünce onun bir şeyleri biliyor olduğunu düşündü ama konuyu açmaya cesaret edemedi. Çopur bey oğlunun bir şeyler söylemesini bekler gibi bir süre ona baktı.

“Baba iyi misin?” dedi Barlas ama bir tepki gelmedi babasından, “Çok sıkılmış olmalısın bir kaç gündür. Nazlı’da bu gün dönüyor!” dedi sonra gülümsemeye çalışarak. Babası yine tepki vermedi ki o sırada Nazlı girdi kapıdan.

“Barlas! Çopur baba! Sizi nasıl özledim anlatamam!” dedi sevinçle ikisini birden yan yana görünce. İkisininde yanaklarına bir öpücük kondurdu.

Üçü birlikte bir kahve içtiler salonda. Çopur bey muhtemelen günlerdir yanlız takıldığı için bir türlü ikisini yalnız bırakmıyordu. Barlas’ın gerginliği ve sürekli salladığı dizini farkeden Nazlı kocasının bir sıkıntısı olduğunu çoktan anlamıştı. Çopur bey arada bir tuhaf tuhaf bakmaya devam ediyordu. Sonunda ikisini yanlız bırkıp yanlarından ayrıldı.

Nazlı hemen sordu Barlas’ın halini “Hayatım senin sıkıntın ne?”

“Çok mu belli ediyorum?” dedi Barlas dudaklarını ısırarak.

“Evet! Seni hiç böyle görmemiştim. Geldiğimden beri dizini sallamayı hiç kesmedin!” dedi Nazlı ona hâlâ salladığını dizini göstererek.

“Peki anlatıyorum o zaman! Oyalanarak kazanılacak bir şey yok!” diyerek derin bir nefes aldı Barlas.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s