Kim ? – Bölüm 9

Merve ve Ziver’in nikahları kıyıldıktan sonra Mezide hanım oğluna isterse her zaman evine gelebileceğini söyledi. Bunun şartları bozan bir durum olduğunu bilse de anlaşmada açık açık belirtilen bir madde olmadığı için altını çizmek istemişti.

Ziver ve Merve evi neredeyle ikiye böldüler girdikten sonra. Mümkün olduğu kadar konuşmayacaklar, ortak alanlarda aynı saatlerde bulunmamaya çalışacaklar ve birbirlerinin eşyalarına dokunmayacaklardı.

“İki yıl kısa bir zaman değil ancak bu şekilde aynı evin içinde birbirimizden uzak kalabiliriz. Anlaşmaya göre mecburi sebeplerle evden ayrılabiliyormuşuz zaten, eğer kendimi turnelere dahil ettirebilir veya mümkün olduğunca şehir dışından iş alabilirsem bu süreci dah ada kolay aşarız” dedi Merve.

Ziver sadece başını sallayıp onayladı. Ziver yemek yapmayı bilmediği için başlangıç olarak yemekleri Merve yapacak ama bu durumda bulaşıklar daima Ziver’e ait olacaktı. Bu arada o da kendisi yemek yapmayı öğrenecek veya annesinen getirecekti tercih onundu. Eğer öğrenmek isterse Merve ona yardım edecekti zaten.

“Biz düşman değiliz, en azından ben senin düşmanın değilim!” dediğinde de Ziver cevap vermedi.

Odaları zaten ayrı olarak hazırlanmıştı en başından. Bu konuşmanın ardından ilk gün için dışarıdan yemek söylediler ve daha sonra ikisi de odalarına kapandı.

İlk bir ayın sonunda kurdukları sistemi gayet başarılı bir şekilde götürebiliyorlardı. Alışveriş listesini herkes kendi için yapıyordu. Ziver bazen annesinden, bazen annesinden öğrendikleri ile bir şeyler yapmaya başlamıştı. Merve’den yardım istemiyordu. Birbirlerinden hoşlanmayan iki yurt arkadaşı gibiyler. Evin iki banyosu vardı bu nedenle bu da sorun olmuyordu. Banyları da paylaşmışlardı.

Ziver evden kendi televizyonunu getirmişti odasına. Merve ise akşamları bestelerine çalışıyordu gitarıyla. İlk önceleri Ziver’in buna itirazı olacağını düşünmüştü ama o her zaman ki gibi sessiz kalmıştı.

Mezide hanım oğlunu her gün arıyor ve neler olduğunu bilmek istiyordu.

“Hiç bir şey! Ne olmasını bekliyorsun?” diyordu Ziver.

“O cadı ile aynı evde yaşadığın için seni merak etmem suç mu yani oğlum!”

“Hayır elbette değil anne ama biz aynı evde birbirmizi görmeyecek şekilde bir düzen kurdum ve ikimizde bu kurala uyuyoruz. Hafta sonu geldiğimde konuşuruz!”

Merve umduğundan daha kolay olan hayatında çabucak alışmıştı bile. Yine de Ziver’e söz verdiği gibi turne ve şehir dışı görevleri için başvurularını yapmıştı ve çevresine de haber bırakmıştı. Birinci ayın sonunda on beş günlük bir iş ayarlamıştı bile.

“Merak etmeyeceğini biliyorum ama on beş gün olmayacağımı bilmen gerek sanırım!” dedi Ziver’e akşam odasına girmeden önce.

Ziver cevap vermeden başını salladı yine.

“Tuhaf biri bu Ziver! Her zaman mı böyle sessiz acaba, yoksa bana tavrı mı sadece?” diye düşünerek girdi odasına. Sabah erkenden yola çıkacaktı ve henüz çantasını bile hazırlamamıştı.

Selami bey ve Ravza hanım da arıyorlardı Merve’yi. Ancak Merve’de hayatında bir sorun olmadığını anlatıyordu onlara. Herkesin umduğundan iyi gidiyordu bu evlilik oyunu başlangıç için. Mezide hanım oğlunun o üzülmesin diye çektiği eziyeti anlatmadığını düşünüyordu sadece. Çünkü Ziver haftasonları gittiğinde de telefonda söylediğinden farklı bir şey söylemiyordu.

Ziver sabah erkenden uyandı Merve’nin evin içindeki son hazırlıkları yaparken çıkardığı seslerden. En son kapının kapanma sesini duyduktan sonra çıktı yataktan. Bir aydır evin tamamı ilk kez ona kalmıştı. Bunun farklı hissettireceğini düşünmüştü nedense Hemen kendi odasının biraz ilerisindeki kapalı kapıya takıldı gözü. Acaba giderken kapısını kilitlemiş miydi Merve. İçinden gelen bir dürtüyle gidip kapıyı denedi. Açıktı. Sonra içinden bir ses ona Merve’nin bir şey unutup dönebileceğini fısıldayınca kapıyı geri kaptıp uzaklaştı. Mutfağa gidip çay koymaya karar verdi ki çayın zaten demlenmiş olduğunu gördü. Bir fincan alıp doldurdu hemen.

İki yıllık bu evlilik oyunun işkenceye dönüşeceğini sanıyordu ama son bir aydır bu evde annesiyle yaşadığı hayattan çok daha rahat bir hayat yaşıyordu. Sabahları işe gidiyor akşamları gelip istediği kadar televizyon seyrediyordu. Annesini elbette çok seviyordu ama bu bir aya kadar evde odasına kaçtığı zamanlar dışında aslında hiçte sessizlik bulamadığını farketmişti. Çok konuşan biri değildi sahiden ama bunda belki de Mezide hanımın çok konuşuyor olmasının payı da vardı. Şimdi konunşması daha da doğrusu dinlemesi gerekmiyordu en azından. Mutfak penceresinden henüz turuncu olan gökyüzüne baktı. Elindeki fincanı bitirdikten sonra gidp duşunu aldı ve o duştayken pişmesi için bir yumurta koydu suyun içine. Keyifle kahvaltısını yapıp çıktı evden. Annesine Merve’nin olmayacağını söylememeye karar vermişti. Bu on beş günü kendine ait olarak hayal ediyordu doğrudan.

Akşam eve gelmeden dışarıda bir şeyler atıştırdı. Alışkanlıkla doğrudan odasına gidecekken evin boş olduğunu hatırladı ve gözü yine Merve’nin kapısına takıldı Bunca saatten sonra geri dönme ihtimali olmayacağına göre diye düşünerek gidip açtı kapıyı. Derli doplu sade bir odaydı burası Küçük kütüphanede kitaplar dizilmişti. Yanında götürmediği gitarı yatağının yanında duvara yaslanmış duruyordu. Bu kız ile babası arasında ne olduğunu merak ediyordu gerçekten. Ne aradığını bilmese de odaya girip acele etmeden Merve’nin eşyalarını incelemeye başladı. Kütüphaneye birleşik olan çalışma masasında karalanmış nota kağıtları vardı. Her akşam bu odadan yükselen müziği dinliyordu gerçekten. Rahatsız olmuyordu da. Arada bir şarkı da söylüyordu Merve, mırıldansa da geliyordu sesi. Evin içinde müziğin iyi bir fikir olduğuna karar vermişti Ziver. Zamanında bir müzik aleti çalmayı öğrenmiş olmayı isterdi.

Kütüphanedeki kitaplara göz gezdirmeye başladı sonra. Çoğunu okumamış veya duymamıştı. Çok fazla kitap okumazdı ama hiç değilse yılda iki tane okuyordu. Merve yokken bir tane ödünç alıp okumayı deneyebilirdi aslında bu on beş gün içinde. Seçmek için daha dikkatli bakmaya başladı. Kütüphanenin bir tarafında çocuk kitapları olduğunu gördü sonra. Kocaman kızın bu kitaplarla ne yaptığını merak ettiği için çekti bir tanesini. Kitabın kapağının iç kısmına Mervenin adı yazılıydı. Resimli bir masaldı. Onu bırakıp yanındaki kitaba baktı, “Küçük Prens” ti bu kitap. Çok şey duymuştu hakkında ama nedense merak edip hiç okumamıştı. Bu kadar çok konuşulan kitabın içeriğini merak etti. Belki bundan başlayabilirdi okumaya.

Hemen ilk sayfada yazılanları okuyunca kaldı bir süre , “Değerli kızım Merve’ye..! Doğum günün kutlu olsun. Merdan / 22.08.1985”

“1985!” dedi kendi kendine, “Ben o zaman on iki yaşındaydım!”

Yatağın üzerine oturdu kitabı elinden bırakmadan. Merve annesinin dediği gibi babasının metresinden olan kızı mıydı yani? Bunun anlaşılmaması için onu Selami beylerin üzerine mi yapmışlardı. Mezide hanımın kurgularından biriydi bu Merve hakkında.

Sonra yüzünü buruşturup kitapı fırlattı odanın içine “Hangi baba çocuklarının evlenmesini ister ki?” dedi öfkeyle, “Baba olduğunun bilincinde olmasa da iki kardeşi evlendirmeyi düşünecek kadar şuursuz muydu bu adam!”

“Kardeş!” diye tekrarladı sonra kendi kendine, ne kadar yabancı bir kelimeydi, “O kız benim kardeşim falan değil!” diyerek çıktı odadan ve hırsla kendi odasına gidip televizyonu açtı.

Sabah uyandığından Merve’nn kapısı hâlâ açık ve ışığıda yanıyordu. Gidip ışığı kapattı ve yerde duran kitabı aldı yeniden ve babasının yazdığı notun olduğu sayfayı açtı ve okudu. Kitabı yerine koyup diğerlerini de çekti tek tek ve içindeki yazılara baktı. Birinin içinden bir fotoğraf çıktı bu kez, Selami bey, Ravza hanım ve babası vardı bu fotoğrafta. Merve ortalarında gülümsüyordu kucağındaki kocaman bebeği ile.

“Fotoğrafta olmadığına göre demek ki metresi çekmiş!” dedi hırsla. Annesi yanılmamıştı demek.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s