Kim ? – Bölüm 7

Merdan beyin karısı Mezide hanım onun metresini asla bırakmayacağını anlayınca boşanmak istemişti. Sanmıştı ki boşanacağını söylerse Merdan bey onu bırakmak istemez. Öyle bir adam değildi ki Merdan bey. Zaten başından istememişti eşini, yine de ailesine karşı durmamış eşi olarak kabul etmişti. Elini sürmemiş, gitmek isterse kendine bırakmıştı. Olmamıştı bir türlü belki sevebilirdi Merdan bey onu zamanla ama işte o elektirik olmamıştı baştan. Yüreği bu kadar yaralı bir insanın bedenine sahip olmakla olmuyordu ki böyle şeyler. Ne ten ne yürek tutmuştu onlarda. Yine de zorlamıştı kadın. Hırsla zorlamıştı, sabırla ve sevgiyle olsa belki yine olurdu. Oğlunu kullanmıştı sonra yıllarca. Merdan beyin yüreğinde ne varsa hepsini kullanmıştı iyi kötü. Belki kendi yüreğini kullansa olurdu ama onun seçtiği yollar vardırmamıştı bir yere ikisini.

“Tamam!” demişti Merdan bey ikiletmeden. Kadının kendi gönlüyle olduktan sonra ne desindi ki zaten.

“Bunu bekliyordun sen!” diye suçlamıştı adamı bu sefer. Blöfünden de geri dönememişti yine hırsından. Olan çocuğa olmuştu yine, annesi ile oturacak, babasını izin verilen günlerde görecekti. Merdan bey karısının ve oğlunun her masrafını karşılamaya gönüllü olmuştu çoktan. Kadınıın ekstra bir şey istemesine lüzum bile kalmamıştı. Çocuk iyice bilenmişti babasına bu boşanma ile. Bir başka kadın için terkedilmişlerdi annesiyle çünkü. Böyleydi yıllardır dinledikleri.

Merdan bey Merve’ye kendi ailesinden hiç bahsetmezdi. Merve için kapalı bir kutuydu tüm bunlar. Ne bir oğlu olduğunu, ne boşandığını hiç bir şey bilmeden büyüdü. Selami babanın patronu iyi yürekli Merdan beydi o hep.

Boşanmanın ardından oğlu ile de iyice ilişkiler bozulan Merdan beyin hastalığı başlamıştı yavaş yavaş, yaşı ilerledikçe de artmıştı. Merve üniversite sona geldiğinde ise artık iyileşme umudu kalmamış, mezuniyetinin hemen arkasından hayata veda etmişti. Tek vasiyeti Merve’ye sahip çıkmasıydı Selami’ye. Bunu sözle söyleyebilmişti aralarındaki sır olduğundan.

Ancak yazılı vasiyeti olduğu ortaya çıktığında her şey karışacaktı henüz bilmiyorlardı. Merve yeni mezun olduğu okulunun ardından son sınıfta staj yapmaya başladığı bir müzik evinde ilk stüdyo kayıtlarını yapmıştı. Bu kayıtlar öğretmenleri tarafından bir çok yere dağıtılınca da beklenmedik bir ilgi görmüş ve bir çok yerden teklif almıştı. Kendi besteleri olan, duru sesli gencecik bir kıza ilgi göstermişlerdi firmalar. Gençleri çekecek yeni ses ve yüzlere ihtiyaçları vardı.

Tam da bu sevinçler yaşanırken Merdan beyin hayata gözlerini yumması derinden sarsmıştı hepsini. Selami bey ağabeyini kaybetmiş kadar üzgündü. Onun ve eşinin tek ailesi olmuştu Merdan bey yıllardır. Ölmeden önce metresinin üzerine bir kaç arsa geçirmişti zorla. Kadın kabul etmem diye ısrar etmesine rağmen yapmıştı.

“Yalnız kalacaksın, gençleşmiyorsun. Bakıma ihtiyacın olacağı günler olacak!”

“Benim kendi param var Merdan! Senden bu güne kadar hiç bir beklentim olmadı biliyorsun!”

“Bu sana bir karşılık değil. Bu sana benden bir hatıra, bir hediye sadece. Böyle kabul etmeni istiyorum! Eğer mutlu gitmemi istiyorsan bu dünyadan lütfen bunu kabul et!”

Sessiz kalmıştı kadıncağız kabul etmişti bu iki arsayı. Merdan bey aileden zengin olduğu için “Kimsenin rızkından kesmedim!” demişti Selami’ye. Selami zaten sorgulamazdı öyle şeyleri ama yine de açıklamak istemişti belki birilerine kim bilir?

Ölümünden on gün sonra açılmıştı vasiyeti. Kendi böyle istemişti. Eski karısı her şeyin oğlunun üzerine intikal edeceği günü beklerken öğrenmişti bir kapalı vasiyet olduğunu.

Açılan vasiyete göre mal varlığının yarısını oğluna, diğer yarısını ise Merve’ye bırakmıştı.

“Ne?” demişti Merve duyunca, “Bu nasıl olur?”

Oğlu Ziver’de aynı tepkiyi vermişti “Ne? Bu nasıl olur? Merve’de kim?”

“Kim olacak?” demişti annesi nefretle, “Metresinden olan kızı zaar ki!”

Merdan bey ölmeden önce Selami’ye görevlerde vermişti, bunlardan birincisi Merve’yi korumaktı her zaman. İkincisi ona Merdan beyin onda olan bütün sırlarını anlatmaktı. Ancak bunu vasiyet açılmadan bir gün önce yapacaktı.

Merve onun kaybettiği, kızı, karısı ve hayatını dinledikten sonra sabaha kadar ağlamıştı. Ravza hanımla Selami bey de ağlamışlardı onunla birlikte.

“Ben öldükten sonra sırlar kalmasın!” demişti Merdan bey. Sadece karısı ve oğluna anlatılmasını istememişti, onların anlayabileceğini veya kaldırabileceğini düşünmüyordu.

“Ben onları tamımıyorum bile Selami baba!” dedi Merve.

“Tanımıyorsun ama tanışacaksın!” dedi Selami bey de vasiyet açkıklanmadan bir gün önce.

Tüm mirasın iki çocuğa bırakılmasına karşı çıkan tek oğlu ve eski karısı değil, tüm ailesi olmuştu ama avukat onun bunu yazdırırken aklı başında olduğunu ve bu amaçla gidip akıl sağlığı raporu aldıklarını söylediğinde kimsenin diyecek lafı kalmıyordu yasalara karşı. Ancak kendi aralarında homurdanıyorlardı.

“Bir şarkıcı kıza mı bırakmış yani varlığını? Metresinin şarkıcı kızına!”

Vasiyetin açıklanmasının hemen ardından ki Selami bey ile Merve ayrı çağrılmış, oğlu ile eski karısı ayrı çağrılmışlardı yine kendi isteğiyle hem Merve hem Ziver itiraz etmişlerdi avukatlara.

“Reddi miras yapabilirim ben!” diyordu Merve ısrarla.

“Bu durumda mirası siz de, Ziver bey de alamaz!”

“Ne demek alamaz, Ziver bey Merdan beyin öz oğlu ve yaşayan tek çocuğu, bu mal varlığının tamamı onun hakkı. Benim ise onunla kan bağım bile yok!”

“Merdan bey itirazları düşünerek vasiyete bazı şartlar eklemişti” diye açıkladı avukat hem Ziver’e hem Merve’ye.

Şarta göre eğer Merve ve Ziver evlenirlerse ve en az iki yıl evliklerini aynı evin içinde devam ettirebilirlerse o zaman mirasın tamamı Ziver’e kalacaktı.

“Tamam!” dedi Merve hiç ikiletmeden.

“Ne? Delirdiniz mi siz? Babamın metresinden olan kızı ile mi evleneceğim, sapık mıyım ben?”

“Merve hanım babanızın kızı değil, o Selami bey ile Ravza hanımın kızı!”

“Ne demeye babam ona miras bırakıyor o zaman! Şoförünün kızı ile evlenirsem mi zaten hakkım olan paraya kavuşacağım hem de iki yıl! Bu kız ile babamın bir ilişkisi mi varmış? Kim bu kız?”

Yine Merdan beyin isteği ile Vasiyet açıklandığı günün Selami bey ve Ravza hanım daha önceden alınan sahil kenarındaki evlerine doğru yol açıktılar. Evin yerini sadece Merve ve avukatlar biliyordu.

Vasiyetin ardından Ziver ve annesinin Selami’nin peşine düşüp onun darlayacağını bildiklerinden böyle bir çözüm düşünmüşlerdi avukatla beraber.

Gerçekten de avukatların yanından ayrılır ayrılmaz annesi ile ilk yaptıkları için şoför Selami’yi aramaktı ama ona ulaşamıyorlardı. İkisi de şoktaydı, arabalarına binip eve giderlerken Merdan bey ve Merve hakkında yüzlerce senaryo yazmışlardı bile.

Onlar Selami beyin peşindeyken akşama doğru avukatları arayıp Merve hanımın koşulu kabul ettiğini söylemişti.

“Tabi buldu yağlı kapıyı kaçırmaz şarkıcı bozuntusu!” dedi Mezide hanım.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s