Arapsaçı – Bölüm 9

“Hayır Nazmiye hanım kendi kızıyla çıkmamıştı hastaneden!” dedi Nazlı hipnoz olmuş gibiydi yüz ifadesi, “Güliz hanım ona kendi kızını vermişti, onu takip edebilmek için ama o onu hamile bırakan kadının da aynı hastanede doğum yaptığını öğrenince bebekleri değiştirdi.”

“Evet” dedi Tuncay bey gülerek, “Anlamaya başlıyorsun!”

“Yani o bebek bendim! Güliz hanımdan aldığı bebeği kendi bebeği sanan Nazmiye hanım götürüp babamlara verdi. Benim annem Güliz hanım mı?” öyle şaşkın bir ifade vardı ki yüzünde Tuncay bey onun bunu içinde tekrarlayarak anlayabilmesi için biraz zaman tanıdı.

“Yani o bebek bendim!”dedi Nazlı tekrar yüksek sesle.

“Güliz eve döndüğünde Nazmiye hanım kızını alıp çoktan gitmişti. Onca zaman yaptığı bütün planları bozuyordu bu. Kızının izini bulabilmek için Nazmiye hanımın izini yeniden bulmak zorundaydı. Seninde dediğin gibi onunla giden kızın kendi kızı olduğunu bilmiyordu Güliz. O kızını Nazmiye’ye, Nazmiye’de ondan habersiz Mete beylere vermişti seni. Evet Güliz senin annendi!”

Nazlı yaşadığı şokun etkisinden çıkamadığı için cevap veremedi. Dudakları titriyordu.

“Ne kadar kötü bir annem varmış benim!” diyebildi sadece.

“O kendince en iyi çözümü bulduğuna inanıyordu seni Nazmiye’ye verirken. Onun kaybolup gideceğini hiç hesaba katmamıştı. Bebeğin ölü doğduğuna dair belgeler onun adına düzenlendiği için onları alıp ailesinin yanına geri döndü. Böylece hiç bir bebek kimsesizler yurduna gitmedi. Ancak Güliz’in babası konuyu elbette böyle kapatacak değildi. Onu dul olduğu için çok horladı ve sonunda kendi yaşında bir arkadaşı ile zorla evlendirdi. Güliz yıllarca o adamla oturdu evli olarak. Adam kötü biri değildi ama ikisi de hiç bir zaman bu evlilikten mutlu olamadılar.”

“Nerede o şimdi? Yani Güliz, annem olan! Sen de beni ona mı götüreceksin!”

“Hayır!” dedi Tuncay bey, “Hikayenin devamını dinlemek istersen anlatırım ama!”

“Ne yani beni Güliz’e götürmeye gelmedin mi sende buraya!”

“Hayır onun için gelmedim. Sadece hikayeni bilmek isteyeceğini düşündüm başlangıç olarak!”

“Öğrendim işte ve bu hiç bir işime yaramadı. Berbat bir kadının kızı olduğumu öğrendim. Saçma sapan bir hayat hikayem olduğunu. Bunca el değiştirmiş olmama rağmen de yapayalnız sokağa atıldığımı! O da beni istemiyor değil mi? Yani Güliz! O yüzden sen geldin Sen onun avukatı falan mısın?”

“Hayır değilim. Hikaye henüz sona ermedi. Sonradan keşke dinleseydim diyeceğine bence sakinleş ve beni sonuna kadar dinle!”

“Ne değişecek?” dedi Nazlı sinirli sinirli.

“Bir şeyin değişmesi gerekmiyor, bu senin hikayen. Her şeyin nasıl açığa çıktığını bilmek istemiyor musun örneğin?”

Nazlı durdu ve yaşlı adama baktı,

“Haydi anlat o zaman!” diyerek arkasına yaslandı tekrar

“Güliz hayatı boyunca Nazmiye’nin izini sürdü. Sonunda buldu da gerçekten. Onun ve kızının izini bulduğunda anne-babası ve onu evlendirdiği adam çoktan ölüp gitmişlerdi.  Onlardan kalan mirasın büyük bir kısmınıda kızını bulmak için harcamıştı ama sonra sağlık sorunları başgösterince kendi başına iz sürmeyi bırakmak zorunda kaldı. Bir özel dedektif tuttu. Adam Güliz’den aldığı bilgilerle yola devam ederek dört ayda Nazmiye’nin izini buldu. Safiye ve onun fotoğraflarını uzaktan çekip Güliz’e gösterdi.

Artık sağlığı iyice bozulmuş olan Güliz’in onların yanına gitmesi mümkün değildi. Bir kaç hafta sonra önemli bir dizi ameliyat geçirecekti. Bu yüzden dedektife gidip her şeyi Nazmiye’ye anlatmasını ve kızını sadece görebilsin diye ona getirmesini istedi. Kızın bir şey bilmesine gerek yoktu artık. Güliz zaten iyi durumda değildi. Eğer ona bir şey olursa kalan malvarlığını Safiye’ye bırakmak istiyordu. Bunun içinde Nazmiye ile konuşması gerekiyordu.

Tuttuğu adam Safiye’nin evde olmadığı bir saatte Nazmiye’nin kapısını çaldı ve ona olan biten her şeyi anlattı. Nazmiye duyduklarına inanamıyordu. Yıllarca kendi kızının iyi şartlar altında onu hamile bırakan adamla yani öz babasıyla mutlu ve rahat yaşadığını düşünürken, aslında bir çocuğu bile olmadığını öğrenmek onu şoka sokmuştu. Adamı yalancılıkla suçlayarak kovdu evden. Ona inanmıyordu. Güliz ölü bir oğlan doğurmuştu, onun ise bir kızı olmuştu.

Dedektif arayıp Güliz’e Nezmiye’nin tepkisini anlatınca, Güliz onu kendisi aradı ve isterse doktorla ya da orada ayarladıkları hastabakıcı ile de konuşabileceklerini söyledi. Safiye onun kızı değilldi.

“Sen bana bunu nasıl yaparsın?” dedi Nazmiye hırsla, “Sen nasıl kendi çocuğunu benim kucağıma bırakırsın!”

“Senin için daha acısı mı olsun istiyordun. Oğlun ölü doğdu Nazmiye. Şimdi de onu senden alacak değilim. Sadece ikinize de iyilik yapmak istiyorum hepsi bu!” dedi Güliz hanım gözyaşları içinde.

“Hayır! Senin ne yaptığından haberin bile yok!” diye bağırdı telefonda Nazmiye hanım. O kadar çok bağırıyor ve ağlıyordu ki kendini kontrol edemediği ortadaydı.

“Ben yıllarca neler çektim bu kızdan sen biliyor musun?”

“Anlamıyorum, benim kızım sana ne yapmış olabilir?” dedi Güliz’de ağlayarak.

“O senin kızın değil aptal kadın. Çünkü ben de onu hastanede başka bir kızla değiştirdim!”

“Ne?” dedi Güliz şaşkınlık ve korkuyla, “Ne yaptın?”

“Onu değiştirdim, Mete ve karısı aynı hastanedelerdi, onlarında bir kızı olmuştu. Benim kızım iyi şartlarda büyüsün diye senin bana yutturduğun kızı onlara verdim ve onların kızını ben çaldım. Safiye senin değil onların kızı!”

Güliz hanımın elinden telefon düşmüş yere yığılmıştı. Nazmiye’nin telefonun diğer ucundan haykırışını duymadı bile. Yedi sekiz saat yerde baygın yattıktan sonra korkunç bir ağrı ile kendine geldi, ambulansı zor aradı.

Nazmiye ondan cevap alamadığı için telefonu kapatmıştı ama deliye dönmüştü. Bütün hayatını, bütün mal varlığını sırf kendi kızı rahat ve mutlu yaşıyor diye Mete’nn doymak bilmeyen kızına adamıştı. Sağlığından olmuştu onun yüzünden. Artık elinde avucunda bir şey kalmayıp kızdan da iyice umuduğu kestiği anda onun kendi kızı olmadığını öğreniyordu. O olmasaydı nasıl bir hayat yaşayabileceğini düşünüp iyice deliriyordu kendi kendine ki Safiye eve geldi. Onu görünce ne yapacağına karar veremedi önce. Kız gene şikayet, afra tafraya başlayınca bir anda kıza bağırmaya başladı ve tüm eşyalarını kapının önüne fırlatarak onu evden attı. Bu arada hırsını alamadığı için bir kaçta tokat atmıştı Safiye’nin yüzüne.

Ne olduğunu anlayamayan Safiye komşulardan birinin evine sığındı. Nazmiye’nin kafayı yediğine karar verip polisi aradılar. Polisler kadının kapısına dayanıp ifadesini almak için apar topar onu karakola götürdü. Komşular kızını bağıra çağıra sokağa attığı için aleyhine konuşmuşlardı zaten.

Nazmiye kendi şokunu hâlâ atlatamamış ve öfke dolu olduğundan bütün hikayeyi polise anlattı bu kez. Ancak Güliz’n telefonunda başka polisie hikayesini doğrulatacak bir bilgi yoktu. Sonra dedektifin telefonununda ona kayıtlı olduğunu hatırladı ve ikisinide polise verdi.

(devam edecek)

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s