Arapsaçı – Bölüm 3

Nazlı geldikleri hastane odasında konunun kendisi ile ne ilgisi olduğunu anlamak için Nazmiye hanımı dikkatle dinliyordu. Bu kadın yirmi dört yıl önce babasının evli olduğunu bilmeden onunla birlikte olmuştu ama onun annesi değildi. Kimdi o zaman, hepsinden önemlisi Nazlı kimdi?

“Mete gittikten sonra ben  fuarda ki görevime devam ettim. Onunla birlikteliğimden hamile kalmış olabileceğimi düşünemeyecek kadar cahil ev aptaldım. Bunu farkettiğimde ise bebeği aldırmak için çok geç kalmıştım. Zaten çok zayıf olduğum için karnım ilk üç ayda hiç şişmemişti. Mide bulantılarımı her zaman ki mide sorunlarımdan biri sanmıştım. Adet düzensizliğime ise neredeyse sevinmiştim. İzmir’de yaz sıcağında bütün gün çalışmak gerçekten zordu çünkü. Bu aptallığım ama kürtaj zamanının geçmesini öğrenmeme patladı. Çocuğu istemiyordum, babanı bir kaç kez aradım ama telefonlarıma bile çıkmadı. İşin kötüsü hamile olduğumu öğrendiğimde fuar sona ermişti ve dayımların yanına dönmem gereken tarih gelmişti.

Fuar organizasyonunun bize verdiği lojmanları bir hafta içinde boşaltmamız gerekiyordu ve fuar bittiği için işimde yoktu. Bu halde eve dönemeyeceğim için İzmir’de kalmaya devam etmenin bir yolunu bulmak zorundaydım.

Fuarda birlikte çalıştığım kızlardan biri lojmana yerleşip birileri ile aynı odada kalmak istemediği için bir evin alt katındaki odayı kiralamıştı. Odanın bahçeye açılan bir kapısı olduğu için evin içini kullanmadan giriş çıkış yapılabiliyordu arka bahçeden. Ev sahibi üst katta oturan biz yaşlarda genç bir kadındı yanında da orta yaşlı bir hizmetçisi vardı. Kendiside memleketine dönmek için odayı bırakacaktı, benim için ev sahibi ile konuşmayı önerince hemen kabul ettim. Arkadaşım hamile olduğumu biliyordu zaten. Onlardan saklamamıştım.

Ev sahibi kadın benim hikayemi duyunca çok üzülmüş ve bana odayı vermeyi kabul etmişti. Daha arkadaşım eşyalarını toplarken gelip evde kalmama izin verdi. Hatta boşalan eşyaların yerine bana kendi evinden başka eşyalar da sağladı. Güliz hanım gerçekten çok iyi bir insandı. Hayatın garip cilvesi o da hamileydi. Kocası asker olduğu için göreve gitmişti. Ailesi İzmir’de değildi ama zengin bir aileydi. Bu evi Güliz hanımın babası yıllar önce almış kızı evlenince de onlara vermişti. Kızının kocası askere gidince de hamile haliyle yanlız kalmasın diye yanına bu hizmetçi kadını yollamıştı. Dürdane hanım bizden çok büyüktü, beş tane çocuk büyütmüştü. Bu nedenle hamilelik ve çocuk büyütmek hakkında her şeyi biliyordu.

Arkadaşım memleketine dönüpte ben evde yanlız kaldıktan sonra Güliz hanım kendi doktor kontrollerine giderken beni de yanında götürmeye başladı.  Onun sayesinde hiç beklemediğim bir şekilde her şey yoluna girmişti. Ben de bir büroda çaycılık işi bulmuştum. Kira o kada komik bir rakamdı ki bir çaycı maaşı ile hem onu ödüyor hem de rahatça yaşayabiliyordum. Doktor masraflarımı Güliz hanım karşılıyordu elbette.

Bana sürekli Dürdane hanımın yaptığı yemeklerden yolluyordu. Hamile olduğum için benim de canımın çekeceğini söylüyordu. Kendi aş erip canı bir şey çekerse mutlaka bana da aldırıyordu onlardan. İnanılmaz biriydi gerçekten.

Doktorumuz da çok iyi bir hanımdı. Hastane yerine muayenehanesinde bakıyordu ikimize de. Güliz hanım doktor hanımın ailesini çok önceden beri tanıdığını söylemişti O yüzden hastaneye gidip mikrop falan kapmayalım diye  gereken her şeyi kendi steril muayenehanesinde yapıyordu. Bir tek doğumlarımız hastanede olacaktı.”

Nazlı ayakları uyuşmaya başladığı için oturduğu yerde kıpırdandı biraz. Mete bey odanın kapısında durmuş sırtını kapının pervazına dayamıştı. Sanki biri içeri girmek istese ona engel olacakmış gibi bir hali vardı. Nazmiye hanım anlatırken ikisine de hiç bakmıyor durmadan koridora göz gezdiriyordu.

“Annem bunları biliiyor mu?” diye sordu Nalzı birden bire ona dönüp. Sonuç olarak Mete bey yıllar önce onu aldatmıştı.

“Bu aptal kadının yüzünden biliyor!” dedi Mete bey öfkeyle.

Nazmiye hanım “Bunların hepsi benim hatam değil!” diye cevap verdi.

“Vaktimiz çok değil anlatmaya devam et!” dedi Mete bey bu kez elini boş ver der gibi savurarak.

Nazmiye hanım derin bir iç çekerek anlatmaya devam etti.

“Hesaplarımıza göre benim Güliz hanımdan bir kaç hafta önce doğurmam gerekiyordu ama nasıl olduysa benim sancım başladığında, hiç bir şeyi yokken onun da sancıları başladı. Dürdane hanım hemen doktorumuzu arayarak ikimizi de onun söylediği hastaneye götürdü. Saat gece yarısını çoktan geçmişti İkimizi de ayrı ayrı odalara aldılar. Bana söylediklerine göre Güliz hanımın bebeğinde bir sıkıntı olabilirdi. Zaten gelmesi için zamanı da değildi.

Beni bıraktıkları odaya bir süre kimse uğramadı. Sancıların daha saatlerce sürüp açılmanın gerçekleşmesi gerektiğini söylediler. Ben de yastığı yatağın sırtına dayayıp beklemeye başladım. Canımın o anda çok yandığını söyleyemeyeceğim. Odamın kapısı açıktı ve kordirodan devamlı yeşil cerrahi elbiseli  birileri geçip duruyordu. Hastane çalışanlarıydı elbette. Güliz’e ne olduğunu bilmediğim için ona koşturduklarını düşünüyordum.

Biraz sonra kapının önünden hızla geçen takım elbiseli silüeti tanıdığımı düşündüm. Aklım gözlerimin gördüğünü hızla işleyememiş olmalıydı ki bir kaç dakika sonra onun baban olduğunu anladım. Sancıma  rağmen hemen yataktan fırlayıp onun nereye gittiğine baktım koridorda.

Beni bulmaya geldiğini sanmıştım. Kalbim yerinden fırlayacak gibiydi. Doğuracağımı öğrenmişti demek, belki de beni takip ettirmiş ve şimdi ortaya çıkmaya karar vermişti. Koşup hemen boynuna sarılmak istiyordum. Girdiği odayı son anda gördüğüm için hemen peşinden gittim. Kapıyı aralık bırakmıştı. Tam elimi kapının koluna atıp “Buradayım!” diyecektim ki içeride bir başka hamile kadın olduğunu gördüm. Karısıydı”

“Ama onun iş için İzmir’e geldiğini söyledin demin?” dedi Nazlı dedektif edasıyla.

“Evet” diye cevap verdi Mete bey kadına fırsat vermeden. “Öyle gelmiştim annen hamileydi ve o da bana sürpriz yapmak için gelmişti. Doğuma o kadar az kaldığını bana söylememişti. Aniden suyu gelince mecburen koşarak hastaneye gittik.”

“Yok artık!” diye çıkıverdi Nazlı’nın ağzından, “Hem de aynı hastaneye öyle mi?”

“İzmir’in en iyi doğum hastanesiydi orası” diye sözü geri aldı Nazmiye hanım, “Güliz’in doktorunun orayı seçmiş olmasının nedeni de buydu zaten. Özel bir hastaneydi.. Her hasta ile çok ayrıcalıklı ilgileniyorlardı. O ikisini öyle görünce beynimden vurulmuşa döndüm. Beni ve karısını peşpeşe hamile bırakmıştı bu pislik herif!”

Mete bey diklenecek oldu ama koridordan birileri geçinde bir şey demeden eski pozisyonuna geri döndü.

“Bir anda sancılarım artmaya başladı odaya zor döndüm ve beni hemen doğumhaneye aldılar. Güliz’in nerede olduğunu bilmiyordum o arada. Bir kızım olmuştui pembecik minicik bir kız çocuğu! Onu görünce babanı ve karısını gördüğüm sahne canlandı gözlerimde. Bu çocuğun orada olması gerekirdi. O kadının karnındaki bebeğin sahip olacağı tüm o zenginliğe sahip olmak benim bebeğimin de hakkıydı.  Beni odaya geri getirdiler. Henüz tam olarak kalkıp gezemiyordum ama yine de kimse yokken doğruldum ve onların odasına kadar gittim, içeride kimse yoktu. Hemşire beni orada yakalayınca arkadaşımı aradığımı söyledim. Bu odadakiler doğuma inmişlerdi. Arkadaşım ise başka odadaydı ve bir oğlu olmuştu. Ölü bir oğul!”

“Hi!” dedi Nazlı’da üzüntüyle.”

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s