Lamba Cini – Bölüm 18

Suphi ile aynı eve çıkmalarının onuncu gününde her gece br bahane üretmekten yorgun düşmüştü artık Eda. Ancak gün içinde Suphi’nin ona sarılışları, gece onun nefesini dinlemek. Başını onun göğsüne bırakıvermek ve onun göğsüne dağılan saçlarını okşaması hepsi harika duygulardı. Bir ara fırsat bulup Alper’e durumu özetlemişti ve beklediği gibi Alper gülmüştü onun şikayetlerine yine.

“Biliyor musun?” dedi Suphi o düşüncelere dalmışken, “Evlilik yıldönümümüz bir kazaya denk geldi ve biz nedense sonrasında bir daha kutlama yapmadık.”

“Evlendiğimiz günü hatılıyor musun?” dedi Eda hayretle.

“Karıcığım bu ne saçma bir soru elbette hatırlıyorum! Yoksa sen kutlamadık diye mi kırgınsın bana da böyle kaçıo duruyorsun ha söyle bakayım?” diyerek yine kendine çekti Eda’yı Suphi.

“Hayır, elbette ondan değil. Sen sarsıldın diye diyorum ya sürekli!”

“Aşkım on gün geçti ve ben gayet iyiyim, sarsılmış falan da değilim. Tam aksine kendimi çok iyi hissediyorum. Ne dersin bu gece artık evlilik yıldönümümüzü kutlayarak. Bebeğimiz için çalışalım mı?”

Eda kıpkırmızı oluverdi birden. Sonra toparlandı ve “Ben çocuk istemiyorum sanırım!” deyiverdi pat diye.

“Ama o gün odadaki halini gördüm istiyor gibiydin!”

“Hayır o bir anlık bri gafletti sadece.”

“Peki tamam bunu konuşuruz sonra ama bu evlilik yıldönümümüzü bu gece romantik bir şekilde kutalamamıza mani değil değil mi?”

Çarpık bir gülümseme kaldı Eda’nın yüzünde cevap vermedi. Suphi onu kendine çekmiş, başını omuzuna dayamış duruyordu öylece.

“Söylesene evlendiğimiz gün ile ilgili ne hatırlıyorsun?” dedi Eda başını kaldırarak. Bu işten kurtulmanın tek yolu ona bir şeyleri hatırlatmaktı On gün geçip iyi hissettiğine göre ve herkes onu burada onunla bıraktığına göre artık kendi yöntemlerini kullanabilirdi.

“Senin ne kadar güzel olduğunu hatırlıyorum tabi ki”

“Gelinliğimi hatırlıyor musun?”

“Gelinlik giymedin ki hayatım. Harika beyaz bir elbisen vardı üzerinde.”

“Ne zaman evlendik peki biz?”

“Eda sen benimle oyun mu oynuyorsun? Ne demek tüm bunlar?”

“Suphi bak biraz o günlerden bahsedelim istiyorum ne dersin. Yani evlenmeden öncesinden, nikah gününden falan olmaz mı?”

“Olur tabi de, böyle sorguya çeker gibi gergin sorunca sen, bir şeylere mi kızdın diye düşünüyorum haliyle! Anlamaya çalışıyorum.”

“Haklısın neyse boşver!” dedi Eda bu sefer iç çekerek. Elbiseyi doğru hatırlıyordu aslında. Demek ki her şeyi tam olarak unutmamıştı. Sözleşmeli bir evlilik yaptıklarını ona nasıl hatırlatabilirdi acaba?

Suphi bu arada evdeki çalışanları organize etmiş, akşama özel bir masa hazırlamalarını istemiş ve her zamankinden erken ortadan kaybolmalarını tembihlemişti. Yemek saatine yakın kocaman kırmızı bir buket geldi önce, ardından Eda için özel dikimiş kıpkırmızı bir elbise.

Eda ard arda gelen bu paketleri görünce şaşkınlığını gizleyemedi.

“Bunları ne ara hallettin sen?” dedi Suphi’ye bakıp.

“Hayatım beni bilmez misin lamba cini gibiyimdir!” dedi Suphi gülümseyerek.

“Lamba cini mi dedin sen?”

“Evet bunda şaşıracak ne var? Bir lamba cini istemiyor muydun sen?”

Eda kaldı olduğu yerde, “Sen oyun mu oynuyorsun benimle!”

“Haydi gidip elbiseni giy aşkım bu gece çok özel bir gece olacak! Yemekte sana her şeyi anlatacağım!”

“Bunlar bir oyun değil mi?” dedi Eda yeniden.

Suphi onun yanına gidip kendine çekti yine ve gözlerini gözlerine dikip uzun uzun baktı önce ve sonra eğilip öptü dudaklarından.

“Yaşadığım en harika aşk oyunu bu benim!” dedi fısıldayarak.

Eda yığılıp kalacaktı heyecandan neredeyse ama kendini toparlamaya çalışıyordu.

“Lütfen daha fazla oynama benimle artık üzülmek istemiyorum!” diyebildi sadece.

“Bütün hayatını benimle geçireceksin artık ve kimsenin seni üzmesine izin vermeyeceğim! Seni bırakıp gitmeyeceğim ve senden bir çocuk sahibi olmak için sabırsızlanıyorum!”

“Peki ya sözleşme?”

“Bu beraberlikte sahte olan tek şey oydu aslında!” diyerek güldü Suphi, sonra ellerinden tutup oturttu onu karşısına ve anlatmaya başladı.

“Seni daha ilk gördüğümde etkilenmiştim. Tahsin amcaya bahsettiğimde benim her zamanki gönül eğlencelerimden biri olduğunu sandı önce. Anne ve babamı dinlemeyin yıllarca o çiçekten o çiçeğe konup çok para harcamıştım. Gece alemlerinin en bilinen kişilerindendim. İşle güçle hiç alakam yoktu. Babam artık beni eve bile almıyordu yaptıklarım yüzünden. O yüzden otellerde kalıyordum çoğu zaman!”

“Dur bir dakika sen hasta değil miydin yani?”

“Hayır tam aksine fazla sağlıklıydım belkide!”

“Yani sen bana sürekli yalan mı söyledin?” dedi Eda ciddi bir sesle.

“Sen diğer kızlar gibi değildin ki, farklı bir şeyler yapmam gerekiyordu. Ayrıca benim kim olduğumu bilseydin asla benimle olmazdın. Senin telefonda söylediklerini duyunca aklıma birden bu fikir geldi. Tahsin amcayı da sonra aradım zaten. Ailem düzgün bir kızla evlenmem için sürekli baskı yapıyordu bana. Evlenince durulacağımı düşünüyorlardı. Elbette benim bulduğum bir kızla değil, onların bulacağı bir kızla.”

“Bu yüzden o kadar soğuk ve kötü davranıyorlardı yani. Ben de senin için üzülüyordum hasta bir adama neden böyle davranıyorlar diye!”

Suphi onun kalkmasına izin vermeden devam etti anlatmaya. Tahsin bey evlilik fikrini duyunca küplere binmişti. Böyle bir şeyi Rıdvan beye asla söylemeyeceğini söylüyordu. Sonunda Suphi’yi vazgeçiremeyince, hiç değilse mal varlığını korumak için bir sözleme yapılması koşuluyla olabileceğini söyledi. Sözleşmeyi de o hazırladı. Babasını da böyle ikna etti. Aslında onlar bu evliliği kesinlikle onaylamadılar ama en azından sözleşme ile malların korunma altına alındığına sevindiler. Suphi bu arada Eda’nın başına gelen her şeyi öğrenmişti çünkü Tahsin bey durmamış kızın bütün hayatını mercek altına almıştı. Tüm bunlar ve sonrasında Eda’nın tavırları Suphi’nin ona iyice aşık olmasına neden olmuştu. Aynı evde yaşadıkları bir yıl boyunca sözleşme yüzünden gerçek duygularını ortaya koymamaya karar vermişti. Eğer o dönemde gerçek duygularını ortaya koymuş olsa, Eda bunu muhtemelen koşullardan faydalanma olarak algılayacaktı. Bu nedenle sürenin bitmesini bekledi. Bu süreç içinde Tahsin bey Eda’yı gerçekten çok sevmişti. Onun kötü bir kız olmadığına da inanmıştı. Bu nedenle Suphi’ye yardım etmeye karar verdi çünkü onun Eda’ya gerçekten aşık olduğunu anlayan ilk kişi oydu. Eda o gün yolculuğa çıkmasa bile o kaza oyununu oynayacaklardı ve tabi daha çabuk sonuç alacaklardı. İkisi de Eda’nın gideceğini bilmiyorlardı. O arayıp Tahsin beye gideceğini söyleyince planda ufak tefek değişiklikler yaptılar. Hastane Tahsin beyin müşterilerinden birinin özel hastanesiydi. Biraz bağışla bu küçük evlilik oyununa katkı sağlamayı kabul ettiler.

“Aman Allahım resmen bir film çevirmişsiniz!” dedi hayretle.

“Hepsi senin içindi aşkım. İnan bana hepsi senin içindi. Senden başkası ile yaşamam söz konusu değildi ama gerçek beni bilsen senin de benimle olman mümkün değildi Hele ki önceki yaşadıklarından sonra. Sen bir lamba cini istedin. Ben de senin için bir lamba cini olmaya çalıştım. Ama izin verirsen artık gerçekten kocan olmak istiyorum!”

Eda sessizce onun gözlerine baktı bir süre “Eveet’!” dedi sonra ve sımsıkı sarıldı Suphi’ye. Sonra doğruldu ve “Peki ya annenler?” dedi endişeyle.

“Sahte olmayan diğer bir şeyde onların nefretiydi tabi.” dedi Suphi gülerek. “Tahsin amca onlarla konuşacak bana söz verdi. Ben sana her şeyi açıkladıktan sonra diye karar verdik. Yarın onu arayıp annemlerle konuşmasını rica edeceğim. Artık elbiseni giyecek misin?”

Eda onun dudaklarına küçük bir öpücük kondurup, “Tamam!” dedi ve ayağa kalkıp elbise kutusuyla merdivenlerden yukarı çıktı yeni hayatına doğru.

“Ben de sana yardım edeyim!” diyerek gitti ardından da Suphi.

SON

 

 

 

 

Lamba Cini – Bölüm 18” için bir yanıt

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s