Lamba Cini – Bölüm 11

Eda farketmese de bir kaç ay geçtikten sonra Suphi, Eda’nın evde olduğu saatlerde daha çok evde olmaya özen gösterir olmuştu. Öyle eskisi gibi uzak odalarda değil, mümkün olduğu kadar da yakın yerlerde bulunuyordu üstelik. Bu süreç içinde Eda’nın stajı da başlamıştı. Profosyonel bir makyaj uzmanı olan Elvan, Suphi’nin hatırını kıramadığı için yanına aldığı bu yeni kızdan oldukça memnundu. Eda’nın yeteneği var sadece tecrübesi yoktu. Onun ne kadar heyecanlı ve istekli olduğunu görünce elinden geldiğinde bildiklerini ona anlatmaya başladı. Eda çok ketum bir kızdı, özel hayatı ile ilgili soruları ustaca atlatıp yanıtlamıyordu. Elvan onun bu ketumluğunu da sevmişti, çünkü ünlülerle çalışırken ağzı sıkı olunması gerekiyordu. Eğer onlardan bir laf çevreye yayılırsa bu işlerinin sonu demek olurdu.

Baştan Eda’nın Suphi ile evli olduğunu bilmeyen Elvan duyunca epeyce şaşırmıştı. Suphi’nin kendi karısını onun yanına çırak verdiğine inanamıyordu. Eda bundan bahsetmek zorunda kalmıştı çünkü Elvan soyadı ve hayatı hakkında çok fazla soru sormaya başlamıştı. Ona Suphi ile evli olduklarını söylediğinde gözlerini kocaman açarak bakmış bir şey söylememişti.

Bunca zaman geçince ister istemez aile ile de birden çok kez bir araya gelmişlerdi. Suphi’nin halası da her defasında onlarla birlikte bulunmuş ve Eda’ya epeyce laf sokuşturmuştu. Başından kendi kendine söz veren Eda tüm bu sözleri duymaza gelerek devam edebiliyordu. Suphi’nin anne babası sevgisizliklerini halası kadar belli etmeseler de yüzlerinden belli oluyordu. Suphi ise herkesten rahat görünüyordu. Bir arada oldukları süre boyunca sürekli gülüyor ve konuşuyor, hiç bir şey olmamış gibi davranıyordu. Onun hastalığı yüzünden ailesini üzmemek için böyle davranmasını anlayabiliyordu Eda ama ailesinin ona karşı bu tuhaf tavrını bir türlü çözememişti. İnsan ölmekte olan oğlunu bu kadar az görür, gördüğünde de böyle buz gibi durur muydu? Eda’nın anlayamadığı garip şeyler vardı bu ailede. Tek dertleri paralarını Eda’nın yemesi gibiydi sanki. Oysa özellikle hiç harcama yapmıyor bu bir yılı en az harcama ile bitirmeyi düşünüyordu. Zaten annesi için, Sadiye teyze için ve onun stajı için yeterli harcama yapılıyordu. Suphi’yi daha fazlasına zorlamakta terbiyesizlik olur diye düşünüyordu.

Bir kaç kez de avukat Tahsin bey gelmişti evlerine, her gelişinde de yemeğe kalmıştı. O da sanki gelip Eda’yı kontrol ediyor gibiydi ya da Eda’ya öyle geliyordu. Çevrelerindeki herkes Eda’ya bir hırsız ya da düzenbaz gibi davranıyordu aslında, annesi için olmasaydı buna asla tahammül etmezdi ama şimdilik yapacağı bir şey yoktu. Aileyi anlayabiliyordu ama sözleşmeyi ona Tahsin bey hazırlamıştı ve sınırların ne olacağını herkesten iyi o biliyordu. Bir yılda Suphi’den ne alıp götüreceğini sanıyordu ki? İşte üç dört ay geçivermişti bile kalan aylarında aynı hızda geçeceğinden hiç şüphesi yoktu.

Bu arada Elvan ile birlikte çalışırken reklamlarda oynayarak ünlü olmuş bir genç adamla tanışmıştı. Elvan onun makyajını yapma işini Eda’ya vermiş. O da başlangıçta istemese de sonra çok memnun kalmıştı. Bu yüzden ne zaman bir reklam çekimi olsa Eda ile çalışmak istiyor başkasını kabul etmiyordu. İkisi hemen hemen aynı yaşlardaydılar. Alper belki Eda’da bir kaç yaş büyüktü hepsi o kadardı. Alper’in ona olan ilgisini herkes farklı değerlendirmeye başlamıştı ama gerçekte sadece iki iyi arkadaş olmuşlardı. Her şey Alper’in ona kendi hayatı ile ilgili bir şeyler anlatması ile başlamıştı. O kadar özel şeyler anlatmıştı ki Eda’ya bir anda, kızcağız ne söyleyeceğini bilememişti. Bu kadar az tanıdığı birine bu kadar özel şeyler anlatıyor olmasını da çok yadırgamıştı açıkçası. Sonradan Alper’in bunu ondan çekinmemesi için yaptığını düşündü. Reklam yüzü olmasına karşılık çok arkadaşı olan biri değildi Alper. Ailesi ile problemler yaşadığı için onlarla yaşamayı çok önce bırakmıştı. Şimdi tek başına bir dairede yaşıyordu. Bu ayrı yaşantı ona zor geliyordu. Ailesine kızıyor ve onlarsız kaldığı için de üzülüyordu bir yandan. Eda’ya kanı çok ısınmıştı ve bunları anlatabileceği birine ihtiyacı vardı. Bu nedenle nasıl olmuşsa bir anda her şey ağzından dökülüvermişti. Zamanla ona anlattığı her şeyin onda kaldığını da anlayınca pek çok şey daha anlatmaya başladı. Onun bu samimiyetinden etkilenen Eda’da ona kendi ile bir kaç şey anlattı ilkin, derken Suphi ile evliliğine kadar her şeyi anlatırken buldu kendini. Böylece ikisi gerçek birer sırdaş oldular. Hayatları hakkında başklarına anlatmadıkalrı pek çok şeyi konuşur oldular. Alper her çekim için Eda’yı istediğinden konuşacak da bir sürü vakitleri oluyordu zaten. Elvan’da onların aralarında bir şeyler olduğundan şüphelense de Eda’nın Suphi ile evli olduğunu bildiğinden bir şey söylemek istemiyordu. Henüz gözüyle görüp, kulağı ile duyduğu kesin bir şey yoktu zaten. O bu piyasada çok beklenmedik şeylere şahit olmuştu, o yüzden bu ikisinin samimiyetinden de başka şeyler çıkarsa şaşırmazdı.

Bu arada Sadiye hanım, Eda’nın annesinin refakatçisi olarak bakım evine yerleştirilmişti, bunun için de ek bir ücret gerekmişti ama Suphi bu ücretten bahsetmemişti Eda’ya. Kadıncağız o kadar çok dualar etmişti ki onun halini görünce sesini çıkarmamayı uygun bulmuştu. Sadiye hanımın durumu bakımevinde daha iyiye giderken, ne yazık ki Eda’nın annesi için aynı şeyi söylemek mümkün değildi. Ender annesinin bakımevi masrafını ödemeyi bile teklif etmemişti teyzesinden olanları duyunca. Sadiye hanım maaş kartını da her ihtimale karşı Eda’ya vermişti. Burada paraya ihtiyacı olmayacaktı ama Eda ihtiyacı olursa o paradan kullanabilirdi. Eda kartı aldı ancak kadıncağızın parasına elini bile sürmedi çünkü sonradan Ender’in bunu öğrenirse ne kadar çok rezillik çıkartabileceğini tahmin ediyordu. Onunla ilgili tek bir kelime dahi duymaya tahammülü olmadığından kartı sakladı sadece. Suphi’de Sadiye hanım için ek masraf istemediler deyince, o paraya zaten ihtiyacı da olmadı.

Suphi ile evliliğinin yedinci ayında annesinin akciğerlerine emboli attığı için kadıncağız iki gün sonra vefat etti. Bakımevindekiler haberi Sadiye hanım aracılığı ile iletmişlerdi Eda’ya. Suphi ve Tahsin bey tüm cenaze süreci boyunca onun yanında oldular Garip bir şekilde Suphi’nin ailesinden ne kimse geldi, ne de başsağlığı dileğinde bulundu.Hiç bir şeye üzülmeyeceğine kendi kendine söz verdiği halde nedense bu durum Eda’yı o kadar çok incitti ki gözyaşlarının bir kısmını da bu yüzden akıttı. Acısını hafiletip normal düşünmeye başlaması iki haftayı bulmuştu. Bu süreç boyunca Sadiye hanım da bakımevinde kalmaya  devam etmişti. Eda ancak iki hafta sonra artık bu evliliği sürdürmeye gerek olmadığını ve Suphi’nin Sadiye hanımın masraflarını da karşılamak zorunda olmadığını düşünebildi. Tüm bu zaman içinde Suphi tek bir imada bile bulunmadı Sadiye hanım hakkında. Annesi ölünce refakatçiliği sona erip normal bir hastaya dönüşmüştü çünkü.

(devam edecek)

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s