Lamba Cini – Bölüm 6

Eda o gün gece on ikide biten vardiyaya kalmıştı. Bu saatte eve gitmek zor oluyordu ama dönüşümlü kaldıkları için bir şey deme şansı yoktu. Şimdilik buradan kazandıkları ve annesinin maaşı ile ancak idare edebiliyorlardı. Bu arada annesinin hastalığı giderek ilerlediği için aklı sürekli onda kalıyordu. Bir gün kapıyı açıp çıkıp gidecek diye ödü kopuyordu. Evden çıkmasa bile ocakta yemek unutabilecek kadar dalgın ve unutkan olabiliyordu. Komşularından biri devletin bakımevlerinden bahsetmişti. Annesinin maaşını oraya vererek kalmasını sağlayabilirdi herhalde buradan aldığı maaş ile de kendisi geçinecekti o zaman. Kafası çok dalgın ve karışıktı her zaman ki gibi. Üzerini değiştirip yedek anahtarları resepsiyona bırakırken farketti telefonunun olmadığını.

“Hay Allah yirmi iki numarada unuttum sanırım, en son orayı temizledim çünkü!” diye söylendi kendi kendine ve yedeklerin içinden o odanın anahtarını alıp hemen yukarı koştu. Suphi bey bu akşam geç geleceğini söylediği için onun odasını sona bırakmıştı. Bazen yapardı öyle, arkadaşlarıyla dışarıda biraz içerler, yarı sarhoş dönerdi otele. Eda’nın bir şahit olmuşluğu yoktu bu duruma ama resepsiyondaki kızlar anlatıyorlardı her şeyi. Genç ve bekar olunca da dikkatlerini çekiyordu ayrıca adamın yaptıkları.

“Bekar olduğunu da bilmiyoruz aslında da, üç ay otelde kalınca öyle olduğuna karar verdik” demişti Fatma kıkırdayarak.

“Alyansı da yok ki zaten!” demişti Meliha.

Sonra birbirlerine bakıp gülmüşlerdi yine. Onlarda resepsiyonda vardiyalı çalışıyorlardı. Bu yüzden arada bir Eda’ya denk düşüyorlar çene yapıyorlardı. Diğer iki kızı pek sıcak bulmadığı için muhabbet etmiyordu Eda, sadece “Günaydın” veya “İyi akşamlar” diyerek geçiyordu.

Bu akşam resepsiyonda sıcak bulmadığı kızlar olduğu için onlarla sohbete girmemişti. Fatma ve Meliha olsaydı, Suphi beyin odasında telefonu kaldığını duysalar epeyce söyleyecek laf bulurlardı muhtemelen. Kızların söyleyeceklerini düşünüp gülerek girdi odaya. Komodinlerin üzerine, banyoya baktı ama bulamadı telefonunu ki çalmaya başladı birden bire. Eğilip yatağın altına baktı ki oradaydı. Arayan Gülizar’dı. Mesaisinin bitme saatini bildiği için on ikiyi geçer geçmez aramıştı. Geç saat eve giderken tedirgin olmasın diye onu lafa tutuyordu bu saatlerde arayıp.

“Daha çıkamadım, telefonumu odaların birinde unutmuşum!” dedi Eda hemen.

“Sana anlatacaklarım var! Sonuçta bitmedi mi mesain anacığım?”

“Bitti, bitti anlat hadi!”

“Duyduklarına inanamayacaksın, bir adamla tanıştım bu gün ve sanırım aşık oldum!”

“Haydi canım?” dedi Eda heyecanla karışık bir sevinçle ve halının üzerine yatağın yanına oturdu hemen. Uzun zamandır böyle güzel bir haber almamıştı. Kendi için olmasa bile Gülizar’ın sesindeki o mutluluk tınısı onun da ruhunu havalandırmıştı hemen.

Gülizar ballandıra ballandıra anlatmaya başladı adamla nasıl tanıştıklarını, neler konuştuklarını. Durmadan adama aşık olduğunu anlatıp duruyordu.

“İyi de seni bırakıp giden o pislikten sonra kimseye aşık olamam diyordun. Ağabeyin gitsin diye bekliyordun dört gözle ne oldu şimdi?” diye sordu Eda.

Aslında öyleydi ama nedense bu adamı görünce fikri değişmişti. Hissediyordu ayrıca bu öyle bir adama değildi.

“Daha bir kez gördün bu adamı Gülizar ne çabuk karar vermişsin hakkında?”

Gülizar konuyu kendinden döndürmek için Eda’ya topu atmaya başladı sürekli bu sefer. Adamın çok iyi arkadaşları da vardı muhtemelen, Eda ile de onları tanıştırabilirlerdi. Şöyle iyi bir kocası olsa bu kadar yorulmazdı işte.

Eda’nın yaşadıkları aklına geldiği için neşesi kaçtı iyice ve doğruldu yerden, biraz da kızmıştı Gülizar’a. Yaşadıklarını bilmiyormuş gibi bu densiz söylemlerin ne alemi vardı şimdi.

“Sanki bilmiyorsun başıma gelenleri!” dedi sitemli bir şekilde., “Annemin durumu giderek ağırlaşıyor, onu bir yere yatırmam lazım. Bunun için param bile yok. Onu evde tek başına bırakınca çok endişeleniyorum. Sen tutmuş bana bir sevgili bulmaktan bahsediyorsun. Sence benim hayatım şimdi bir sevgili bulmak için uygun mu Gülizar? Benim kocaya değil, paraya ihtiyacım var!”

Odadan çıkmak için döndüğünde Suphi beyi görünce sıçradı yerinden, “Gülizar kapatmam lâzım şimdi!” diyerek kapattı hemen telefonu ve adama bakarak “Çok özür dilerim. Ben aslında telefonumu unutmuştum odanızda ve sonra.. Ben temizlik görevlisiyim bu otelde, üniformamı çıkardım çünkü mesaim bitmişti. Yani geri döndüm şey için, anahtarı resepsiyondan aldım. İsterseniz onlara sorabilirsiniz!”

Suphi bir şey demeden dinledi Eda’nın söylediklerini. Onun bu otelde oda temizliğine baktığını zaten biliyordu. Daha görür görmez dikkatini çekmişti. Gerçekten çok güzel bir kız olduğunu düşünüyordu ama o öyle önüne gelen kıza asılan tuhaf adamlardan değildi elbette.

“Konuşmanıza kulak misafiri oldum kusura bakmayın” dedi nazikçe.

“Yok siz kusura bakmayın benim yaptığım yanlıştı. Bundan otel yöneticilerine bahsetmeyeceğinizi umarım.”dedi Eda bu defa endişeyle. Bu işe gerçekten ihtiyacı vardı ve Gülizar yüzünden yaptığı bu hatanın bedelini kovularak ödemeyi göze alamazdı şimdi.

“Kocaya değil paraya ihtiyacım var dediniz!” dedi Suphi bu kez.

Eda kendi cümlesini onun ağzından duyunca, yanlış anlaşılmaya ne kadar müsair bir cümle olduğunu farkedip tedirgin oldu iyice ve kapıya doğru yürümeye başladı.  Adamın herhangi bir tuhaf hareketinde hemen koşup kaçacaktı odadan.

“Bakın ben onu şey için söyledim, yani ödemeler için, yoksa başka bir anlamı yok!”

“Ben bir anlam yüklemedim zaten! Yanlış anlamayın size zarar verecek ya da başka bir şey bekleyecek değilim!”

Eda iyice tedirgin oldu bu sözlerin üzerine.

“Öyleyse ben gideyim, tekrar özür dilerim!” diyerek kapının olduğu yere kadar vardı.

“Ama otel yönetimine bir şikayette bulunmayacağıma söz veremem!” dedi Suphi.

“Eşyalarınıza bir zarar vermedim, onlara dokumadım bile. Zaten az önce temizlik içiin girmiştim bu odaya. Telefonum için geri döndüm!” dedi Eda biraz diklenerek, bu adam tehditle bir talepte bulunmak üzereydi muhtemelen.

“Hemen çıkmanız gerekiyor mu?” dedi Suphi bu defa.

“Şey evet son otobüsü kaçırmamam gerekiyor, size iyi geceler diliyorum.” diyerek yürüdü koridordaki merdivenlere hızla.

Suphi arkasından koridora çıkıp seslendi bu sefer ; “O zaman sizinle daha sonra konuşalım. Sorunlarınızı çözmek için elimde bazı imkanlar olabilir!”

Hiç cevap vermeden hızla indi merdivenleri Eda, resepsiyona teşekkür ederek anahtarı bıraktı ve sokağa çıktı. Adamın peşinden geleceğinden korktuğu için hızlıca gitti durağa kadar. Sonra arkasını kontrol edip gelmediğini anlayınca derin bir “Oh!” çekti. Gülizar aramasını bekliyordu muhtemelen merak etmişti ama şimdi onunla konuşmak hiç istemiyodu.

“Eve gidiyorum merak etme! Yarın görüşürüz!” diye mesaj yazdı ona.

Neyse ki otobüs hemen geldi ve bindi. Yol boyunca gece olanları düşündü.

(devam edecek)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s