Lamba Cini – Bölüm 3

Henüz erken olduğunu düşünmelerine rağmen Eda bir sabah mide bulantıları ile uyanınca Ender’e söylemeden test yaptırdılar kayınvalidesi ile birlikte. Eczaneden alınan test pozitif çıkınca bu defa hastaneye gidip kan tahlili  yaptırmaya karar verdiler. Sadiye hanım neredeyse havaya uçacaktı babaanne  olacağı için. Sonucu kesinleştirmeden Eda’nın ailesine ve Ender’e söylememeye karar verdiler.

Ender bir süredir her zamankinden de geç geliyordu eve. Hastanede işlerin çok yoğun olduğunu söylüyordu. Onu hastaların çok gelip gittiği bir bölüme vermişlerdi. Gelir gelmez duşunu alıp uyuyor ertesi günde erkenden çıkıp gidiyordu. Neredeyse yüzünü görmüyordu evdekiler.

“Şimdi çocuğu olacağını duyunca gör bak nasıl sevinecek!” dedi Sadiye hanım ellerini çırpıp, kan tahlilini verip gelir gelmez evde ne zamandır eline almadığı yün ve şişlerini aramaya başladı.

“Torunuma neler yapacağım neler?” diyerek mırıldanıyordu bir yandan.

Tahlil sonucu bir kaç saat sonra çıkacaktı, telefonla da bilgi alınabildiği için yeniden oraya dönmeleri de gerekmiyordu. Eda’da çok heyecanlanmıştı. Sadiye hanım evde yünleri ararken o da elinde olmadan sürekli karnını  elliyordu. Şimdi içinde bir bebek mi vardı yani onun? Onların bebeği.

“Keşke babam da görebilseydi!” diye düşündü sonra hiç değilse dede olupta öyle alsaydı şu hastalık onu ellerinden. Daha iki ay yeni dolmuştu adamcağız öleli. Annesi yanlız kalmasından diye kayınvalidesi ile hemen her gün uğramışlardı gidip. Hatta Eda ilk bir hafta kalmıştı annesinde. Şimdi bu bebek haberi ona da iyi gelecekti muhakkak En azından kederini unutup o da Sadiye hanım gibi torununa yapacaklarını planlamaya başlayacaktı.

Ender ne tepki verecekti acaba? En çok onu merak ediyordu. Planlayarak olmamıştı ama baba olmayı onunda çok istediğinden hiç şüphesi yoktu.

Eda ve Sadiye hanım kendi hayallerine kapılmış evin içinde farklı köşelerde oturuken Ender o akşam karısıyla konuşacaklarının planlarını yapıyordu. Tabi annesi ile de  konuşması gerekecekti. Aynı evde onun bu konudan habersiz kalması mümkün değildi ne yazık ki. Sıkıntıyla iç geçirdi ve akşama kadar böyle beklemenin daha stresli olacağına karar verip erken ayrıldı hastaneden.

Sadiye hanım hiç alışık olmadıkları saatte oğlunu kapıda görünce çok şaşırdı; “Ender? Hayırdır oğlum? Hasta falan mı oldun yoksa?”

“Yok anne Eda ile bir şey konuşacaktım da sen teyzeme mi gitsen acaba?”

Sadiye hanım bir şey anlamadı oğlunun gelişinden ama kızın onu arayıp hamilelikten bahsetmiş olabileceği geldi aklına bir şey demedi.

Eda kocasının sesini duyunca o da telaşla geldi kapıya ; “Ender iyi misin? Ne oldu?”

Sadiye hanım oğlunun yüzüne baktı tekrar merakla ama onun yüzündeki dağınık ifadeyi görünce bir şey soramadı. Baba olmaktan mı korkmuştu acaba?

“Neyse!” dedi kendi kendine, “İkisi konuşsun halletsinler!”

“Eda  kızım ben ablama uğrayıp geleceğim biraz!”

“Hayırdır anne?” dedi Eda bu sefer ona bakıp merakla. Ender’in erken gelişi hastaneden sonuç bekledikleri halde kayınvalidesinin aniden ablasına gitmeye karar verişinin ne anlama gelişini anlamamıştı o da. O da Sadiye hanımın oğluna bebekten bahsettiğini düşünmüştü bir tek ama mutluluk yerine gerginliik dolu  bu anı çözememişti.,

Sadiye hanım başka bir şey söylemeden çantasını alıp, ayakkabılarını giydi çıktı dışarıya, haber vermeden ablasına gitme gibi bir  adeti olmamıştı daha önce. Aramaya da fırsatı olmamıştı çıkmadan. Biraz gezer dönerim diye düşündü kendi kendine. Zaten aklı evde kalmıştı çıkarken. Oğlunun yüzündeki tuhaf ifadeye bir anlam verememişti. Gelinin yanında ona destek olmak geçmişti içinden.

O sıkıntı ile sokakları arşınlarken Ender hiç beklemeden girivermişti konuya;

“Eda! Ayrılmamız lâzım!”

“Ne?” dedi Eda şaşkınlıkla, “Sen ne diyorsun Ender, şakamı bu?”

“Hayır değil. Biz biraz acele ettik galiba evlenmekte ben seninle yapamıyorum!””

“Neyi yapamıyorsun? Bizim bir sorunumuz var da benim mi haberim yok?”

“Niye direniyorsun ki? İstemiyorum işte artık seni bitti, bunu anlamayacak ne var? Gidip güzelce boşanalım. Nasılsa bir çocuğumuz da yok!”

Eda şoka girmiş bakıyordu Ender’in yüzüne.

“Bir çocuğumuz var!” dedi bağırarak.

Ender onun yüzüne baktı sorar gibi.

“Hamileyim ben Ender! Daha bu gün öğrendik ve sana  sürpriz yapacaktık akşam annenle”

“Desene tam zamanında söylemeye karar vermişim, Test mi yaptırdınız?”

“Evet!”

“İyi! Daha cenindir o aldırırız sorun değil!”

Eda’nın gözleri kocaman olmuştu iyice.

“Ender sen neler saçmalıyorsun?”

“Ya kızım, bak işin doğrusu şu! Ben başkasını seviyorum ve onunla evlenmeye karar verdim. Seninle annemle oturmakta artık iyice zor olmaya başladı. Annemi teyzeme göndereceğim bu evi de boşaltacağım anladın mı?”

Eda ağzını açtı ama söyleyecek bir laf bulamadı. Bu son sözleri söylerken sesindeki o sevgisizliği de duymuştu kocasının. Bir anda nasıl bu hale geldiğini anlayamıyordu.

“Annemin bundan haberi var mı?” dedi sadece hıçkırarak

“Hayır yok gelince öğrenecek. Sen de ağlayıp zırlayıp kadının canını sıkma. İkimiz konuştuk karar verdik diyeceğim!”

Eda’nın eli karnına gitti yine farkında olmadan.

“Onu da aldıracağız en kısa zamanda. Seni hemen yarın kapıya koyacak değilim merak etme! Evi toplarsınız önce annemle! Sonra sende annenin yanına geçersin!”

Sadiye hanım geldiğinde Eda odalarına kapanmış ağlamaktan gözleri kan çanağına dönmüştü. Ender işten geldiği kıyafetleri ile oturuyordu salonda.

Annesi gelir gelmez seslendi Eda’ya ve yine beklemeden konuya girip konuştu annesiyle.

Sadiye hanım Eda’nın halini görünce anlamıştı bir şeylerin ters gittiğini ama oğlunun söylediklerini duyunca  iyice şoka girdi.

“Ender oğlum sen ne söylediğini biliyor musun acaba? Baba olacaksın söylemedi mi Eda?”

“Söyledi anne ya, aldıracağız dert etme!”

“Oğlum ne aldırması, ne ayrılması. Melek gibi karın var, bir dediğini iki etmiyor, kavganız gürültünüz yok benim bildiğim en azından. Neyin derdindesiniz anlamadım ki? Bu kız daha bu sabah anne olacağını duyup seviniyordu?”

Eda bir şey söylemeden önüne baktı, göz yaşları akıp gidiyordu gözlerinden.

“Anne seni de teyzemin yanına göndereceğim” deyiverdi bu sefer Ender.

“Ender? Oğlum şaşırdın inşallah ben niye gidiyorum bu evden?”

“Anne bu evi kapatacağız ben başkasına aşık oldum onunla evlenip ayrı bir eve çıkacağım. Hem sana hem ona aynı anda bakamam. Sen teyzeme gider yanlız da kalmamış olursun.”

“O-ho!” dedi Sadiye hanım öfkeyle ayağa kalkıp, sen planları hepimiz adına yapmışsın bile. Karını da beni de başından savacak, kendi evladının katili olacak sonra da kimse o şıllık ile mutlu mu olacaksın? Bilmiyor mu o şıllık senin evli olduğunu?”

“Boşanacağım dedim! İkinize de ben bakıyorum. Bu yüzden ne istersem yapmak zorundasınız!” dedi Ender de ayağa kalkarak. Sadiye hanım kendini kontrol edemeyip bir tokat attı oğluna.

(devam edecek)

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s