Mavi kelebek – Bölüm 15

Ble önce onun ne söylediğini anlamadı. Yüzüne baktı tılsımın, tam ona “Anlamadım?” diyeceği sırada duydu kafasının içindeki sesi.

“Mavi’nin kaderi yazılmaya başladı. Gameun artık bize engel olamaz. Saklanmamıza gerek kalmadı!”

Lurji ablasının yüzündeki garip ifadeyi farketmiş şaşkın şaşkın bakıyordu. Ble’de kafasının içinde Tılsım’ın sesini duymaktan o kadar şaşkındı ki, söylediklerine mi şaşırsın yoksa bunun nasıl olduğuna mı şaşırsın bilememişti. Eli hâlâ masaya bıraktığı tabaktaydı. Sonunda tabağın sıcağından eli yanınca irkilerek geri sıçradı. Lurji ablasının garip ifadesinden sonra çığlığını duyunca Tılsım’ın ona bir şey yaptığını sanıp, doğrudan Tılsım’ın üzerine atladı. Her şey o kadar hızlı olup bitmişti ki Mavi donup kalmıştı masa da. Ağabeyi şu an babasını yumruklamaya çalışıyordu.

Ble hemen Lurji’yi tılsımın üzerinden almaya çalıştı.

“Dur Lurji tabaktan elim yandı sadece! Dur lütfen!” diye bağırınca,

Lurji bir anda geri çekilip ona baktı.  Tılsım hiç bir şey söylemeden üzerini başını düzeltti ve Lurji’ye “Bitti mi?” diye sordu.

Lurji ablasının söylediklerinden sonra ne yaptığını anladığı için çok utanmıştı. Hâlâ nefes nefeseydi. Ble Tılsım’ın ona bir şey yapmasından korktuğu için tetikte bekliyordu.

Aslında bu yaşanılanlar çocukların hiç bir zaman ona yüzde yüz güvenmediklerini ortaya koymuştu. Tılsım bunu anlayabiliyordu. Çocuklara hele ki Ble’ye asla isteyerek zarar vermezdi. Sadece onun kalbini kırdığını farkettiği için özel bir jest yapmak istemişti. Ancak bu düşünceden habersiz olan Ble irkilince her şey bu hale gelmişti. Bir şey söylemeden çorbasını kaşıklamaya başladı. Lurji içeri gitmişti yemeğini yemeden. Ble’de bir şey söylemeden onun peşinden gitti. Mavi ve Tılsım masada karşılıklı oturuyorlardı şimdi.

“Çorbanı iç!” dedi Tılsım ona dönüp, o da robot gibi kaşıkladı hemen.

Çorbaları bittikten sonra Tılsım bu defa yumuşak bir sesle masayı toplamasını rica etti Mavi’den ve diğer iki çocuğun yanına gitti ve arkasından kapıyı kapattı.

Lurji’nin yüzü yerdeydi.

“İyi misin?” diye sordu Tılsım onun yanına oturup.

Lurji başını salladı hızlıca.

“Bir yanlış anlaşılma oldu, buna neden olduğum için kendi adıma özür dilerim ikinizden de. Siz bana Bleu’nun emanetlerisiniz ve benim için değerlisiniz. Hiç birinize asla bilerek zarar vermem. Sadece bunu bilmenizi istedim!”

Lurji yeniden başını salladı ve işaretlerle “Ben de özür dilerim!” dedi.

“Tamam bu konu kapandı. Mavi masayı topluyor gelip çorbalarınızı bitirin!” diyerek kalktı yanlarından. Sonra dönüp Ble’ye baktı. Ble kafasının içinde yine o sesi duydu.

“Seni korkutuyorsa bir daha yapmam!”

Ble onun bunu nasıl yaptığını çok merak ediyordu ama Lurji’nin yanında bir şey sormadı. Başını iki yana hafifçe sallayarak korkmadığını ifade etmeye çalıştı. Tılsımda gülümseyerek Mavi’nin yanında döndü.

Mavi kapı kapalıyken ne olduğunu bilmediği için merakla bakıyordu. Babasının ardından kardeşlerinin de geldiğini görünce rahatladı.

Hepsi yeniden bir araya gelince Tılsım “Artık evimize dönebiliriz! Korkacak bir şey kalmadı!” deyince Mavi sevinç çığlığı attı hemen. Çocuklar da onun tepkisine güldüler. Aralarında bir tek o orayı büyüdüğü ev sanıyordu.

Ble uyumadan önce bir yolunu bulup Tılsım’ın yanına geldi “Gameun’u nereden biliyorsun hep o evin içindeydin?” diye sordu.

“Biliyorum çünkü ben yaptım!” dedi Tılsım kafasının içinden. Aynı şey tekrarlanıca Ble’nin eli başına gitti istemsizce.

“Bunu nasıl yapıyorsun?”

“Ben bir tılsımım! Seni korkutuyor muyum?”

“Hayır! Sadece merak ediyorum!”

“Zamanla alışırsın!” dedi bu defa yüksek sesle.

Herkes uyumaya çekildikten sonra Ble Tılsım yine bir şeyler söyler mi diye beklemeye başladı yine. Neden böyle bir beklentiye girdiğini bilmiyordu ama aklına gelmişti işte. Sonra aklıma girebildiğine göre, düşüncelerimi duyabiliyor mu acaba diye paniğa kapıldı ve aklını boşaltıp uyumaya çalıştı hemen.

Ertesi gün Tılsım’ın evine dönmek için hazırlıklara başladılar. Nihayet saklanmaları gerekmeden yaşayacaklar ve daha güzel şeyler yiyebileceklerdi. Tılsım’ın da avlanması gerekmeyecekti sürekli.

Gameun’un zindana atılmasının ardından Tılsım’ın evinin etrafında görevlendirdiği askerler ne yapacaklarından emin olamadıklarından oradan hemen ayrılamadılar. Kralın ülkedeki tüm tılsımlar için haber yolladığı bilgisi onlara da verilmişti. Tam kendi aralarında burada beklemeye devam etmeliler mi konusunu komutanlarına sormaya karar vermişlerdi ki Tılsım ve yanında üç çocuğun eve geldiğini gördüler Bleu’nun çocuklarını tanımadıkları için bunların Tılsım’ın çocukları olduğunu sandılar onlar da. Burada görevlendirilmelerinin nedeni bunu yakalamaktı zaten ancak bu görevi onlara veren alim şimdi zindandaydı.

Yine de bunun önemli olabileceğini düşünerek komutanlarına ilettiler önceden takibe almaları konusunu yeniden vurgulayarak. Komutan da krala raporladı.

Gameun’un neden özellikle bu tılsımın evini kontrol ettirdiğini merak eden kral tılsımı sorguya çekmek üzere saraya getirilmesini istedi.

Eve yerleştikten bir hafta sonra kralın askerleri Tılsım’ı almak için eve geldiklerinde çocuklar çok telaşlandı ama Tılsım Ble’ye zihnine girerek, bunun planın bir parçası olduğunu ve çocukları sakinleştirmesi gerektiğini söyledi. Askerler ve çocuklar duymadan bu şekilde haberleşiyor olmaları Ble’yi bir kez daha sevindirdi böylece. Tek merak ettiği uzaktan da Tılsım’ın bunu yapıp yapamayacağıydı şimdi ama soracak bir durumda değillerdi.

Tılsım askerlerle gittikten sonra ağlaşan Mavi ve Lurji’yi karşısına alıp yeniden ikna gücünü kullandı ve onları sakinleştirdi. Onlara zarar vermek isteyen adamlar yakalanmışlardı ama kral henüz her şeyi bilmiyordu. Birilerinin gidip ona gerçeği anlatması gerekiyordu.

Böylece Tılsım kralın huzuruna çıkarıldı. Kral Laan onun Gameun’un işbirlikçilerinden biri olduğundan şüpheleniyordu. Tılsım buna hazırlıklı olduğu için krala çocuklarnın bir süredir uzak bir ülkede yaşayan kardeşinin yanında olduğunu ve onu almak için gemiyle bir yıl önce buradan ayrıldığını ve henüz döndüğünü söyledi. Yolculuktan önce Gameun bir kez ona gelmişti ama o alimi pek güvebilir bulmadığı için seyahate gideceğini söyleyerek konuşmayı reddetmişti. Seyahat belgelerini de yanında getirdiği için söylediklerini doğrulayabildi.

Kral ona yüzde yüz inanmamış olsa da yine de sarayda olan bitenler için onu da deneyebileceğini düşündü. Anlatacaklarını herhangi birine söylerse ailesi ve onu yok edeceği tehdidi ile başladı sözüne. Karısı, oğlu ve gelini için bir tılsım arıyordu. Hepsi de bilinmez bir tür rahatsızlığa yakalanmıştı ve bunun bir tür büyü olduğundan şüpheleniyordu.

Tılsım çocuklarından birinin de tılsım olduğunu onu da getirerek bu sorunu aşmaları için ellerinden geleni yapabileceğini söyledi krala. Kral tehdidini tekrarlayarak onun söylediklerini kabul etti ve eve dönmesine izin verdi.

Onun geri geldiğini gören çocuklar çok sevindiler. Onlara hemen sarayda iki tılsıma ihtiyaç olduğunu söyledi. Mavi ile birlikte saraydakilere yardım edeceklerdi. Ble ve Lurji Mavi’nin gerçek bir tılsım olmadığı sarayda ortaya çıkar veya prens Hao’yu görüp çok üzülür diye paniğa kapıldılar hemen. Mavi ise bu ilk görevi için çok heyecanlanmıştı. Tılsım ona hemen odasına gidip tekrarlarını yapmasını söyleyince fırlayıp gitti. Mavi odasına girince Tılsım onlara bunun da bir plan olduğunu ve endişelenmemeleri gerektiğini söyledi.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s