Ailen kaderindir – Bölüm 7

“Ben söylediklerinizden hiç bir şey anlamıyorum!” dedi Filiz şaşkınlıkla, Hasret hanımın ve Rıfat beyin ciddiyetleri germişti onu da iyice.

“Gonca hanım bir gün bizi ziyerete geldi!” diye anlatmaya başladı Hasret hanım onun gerildiğini anlayınca. Sesini mümkün olduğunca sakin kullanmaya çalıştığı belliydi.

Anlatımı bittiğince Filiz’in bütün vücudu titriyordu sinirden, ne yapacağını ne diyeceğini bilemiyordu.

Gonca Hasret hanımların kapısına gidip akıl almaz şeyler söylemişti. Çocukların doğduğu gece arabada çocukları değiştirmişti. Bunu hem yıllardır kız kardeşine diş bilediği için hem de evlerinde büyüyecek bir erkek istemediği için  yapmıştı. Gençliğinde başından geçen kötü tecrübenin izlerini silememişti bir türlü. Hasret hanımın bir kız bebek dünyaya getirmiş olması ve her iki anneninde daha önceden bebeklerin cinsiyetini öğrenmek istememesi bu fırsatı yaratmıştı. O karışıklığın içinde arabada doğum olacağını da hesaplayamazdı Gonca zaten. Hepsi tamamen tesadüfi gelişmiş ve bu şeytanca fikir de o stresin içinde aklına gelmişti.

Hasret hanım ve Rıfat beyin oğullarını alıp kendi şehirlerine dönmelerinin ardından pişmanlık duymaya başlamıştı aslında. Onların da iyi insanlar olduğundan şüphesi yoktu ama kardeşinin yaşadıklarından sonra bir de bebeğini çalmıştı ondan. Üstelik o güzel ailenin bebeğini de kendisi alıkoymuştu. Bunu ortaya çıkacak hiç kimse olmadığını biliyordu ama yine de vicdanı onu rahatsız etmeye başlamıştı. Uzun süre düşünüp bu noktada kendini ele vermenin iyi bir sonuç doğrumayacağına karar verdi ve herkese zararı olacak gerçeği gizli tutmanın doğruluğuna kanaat getirdi. Ayrıca Nisa’yı da gerçekten seviyordu onun gitmesine izin veremezdi. Yıllar için de kendisi de bu konuyu aklından çıkardı ve Nisa ile daha da yakınlaşmaya başladı.

Sonra onu öldüren illet ortaya çıktığında tedavisi için iyi bir para bulursa yurt dışına gidip iyileşebileceği fikrine kapıldı. Aslında doktoru ona böyle bir alternatif var dememişti. İyileşme şansı olsa söylermiydi onu da bilmiyordu. Doktorların para kazanmak için hastalarını kendilerinden başka yerelere yönlendirmeyeceğine  inanmıştı bir şekilde. Sağlık sektöründe çalışıyordu ama yine de onlara güvenmiyordu. Ancak yurt dışında tedavi öyle ucuz bir şey değildi. İşte o zaman geçmişteki her şey aklında yeniden canlandı ve şeytanca bir plan yaptı. Nisa ve kardeşine bir hafta tatil yapacağını söyleyerek Mersin’e gitti.  Rıfat beyin ona verdiği iletişim bilgilerini saklamayı başarmıştı. Yıllar önceki adreste onları bulmayı ummuyordu ama şans ona bir kez daha yardım etti ve onları buldu. Zavallı aile onun yıllar sonra ziyarete gelen iyi bir insan olduğunu düşündüğü için mutlulukla karşıladı.

Gonca onlara önce hastalığından ve paraya ihtiyacı olduğundan bahsetti. Rıfat bey onun borç istediğini düşündü. Ancak birden bire ortaya çıkan bu kadına bu kadar büyük bir borcu vermek için düşünmeleri gerekirdi. Yıllar önce onların bebeklerini kurtarmıştı ama istediği para da çok yüksekti gerçekten.

“Bizim bu parayı size verebilecek gücümüz olduğundan emin değilim, biraz zamana ihtiyacımız olabilir” diye cevap verdi Gonca’ya.

“Siz beni yanlış anladınız!” dedi Gonca o zaman soğuk bir sesle ve gerçeği anlatmaya başladı.

“Kızınız yıllardır bizimle yaşıyor! Onu görmek için size bir şans vereceğim ama önce bana  parayı ödemelisiniz!”

“O gece hepimiz arabadaydık bebekleri değiştirdiğinize neden inanalım, ya doğru değilse!” dedi  Hasret hanım şaşkınlık ve öfkeyle. Enes’in bir başkasının oğlu olduğunu düşünmeyi aklı kabul etmiyordu bir türlü.

Gonca iyice gerildi bu söz üzerine ve yüzünde çarpık bir ifade belirerek, “Size ispatlayacağım!” dedi ve çantasından bir kağıt parçası çıkararak onlara uzattı, “Yeğenimin saçını getirdim size, DNA testi yaptırın, oğlunuz için de yaptırın!” o zaman doğru söylediğimi anlayacaksınız.

Rıfat bey onun elinde tuttuğu kağıdın üzerine yapışık  saç parçasına baktı. Bu onun oğlunun saçı değildi. Şuursuz bir şekilde kalkıp kağıdı aldı ve karısına baktı.

“Ben şimdi gidiyorum! Size bir ay süre veriyorum sonra yeniden size ulaşırım!”

“Peki  o zaman ne olacak? Yani siz haklıysanız?” dedi Hasret hanım korkuyla.

“Kızınızı görmenizi sağlayacağım! İstemiyor musunuz?” diyerek çıkıp gitti evden onların şaşkın bakışlarına aldırmadan.

Hasret hanım ve Rıfat bey ellerinde bir tutam saçın yapışık olduğu kağıt parçasıyla kalakaldılar salonda. Enes henüz okuldan gelmemişti.

“Bu bir kabus değil mi? Az önce olanları yaşamadık aslında!” dedi Hasret hanım kocasına bakarak.

Zavallı adam elindeki kağıda baktı ister istemez, “Aman Tanrım!” dedi ikisi birden.

O gece Enes uyuduktan sonra sabaha kadar konuştular. Çocuklar doğduğunda  arabada olanları hatırlamaya çalıştılar. Rıfat bey direksiyonda olduğu için Gonca onu sürekli yola dönmesi ve arkasına bakmaması için uyarıyordu. Bunu onun fenalaşmaması için yaptığını düşünmüşlerdi. Hasret hanım zaten o kadar sancı çekiyordu ki bedeninden ruhunu bile alsalar farkedecek durumda değildi. Sadece oğlunun battaniyeye sarılmış o küçük bedeninin üzerine konuluşunu hatırlıyordu hayal meyal. Ondan sonra da bayılmıştı.

“Yani söyledikleri gerçek olabilir!” dedi Rıfat bey.

“Olmasa buralara kadar gelmezdi zaten!”

“Yine de o testi yaptırmalıyız!”

“Peki ne yapacağız oğlumuzdan vaz mı geçeceğiz?”

“Hayır elbette ondan vazgeçmeyeceğiz!” dedi Rıfat bey endişeyle.

İkisinin de iyice kafası karışmıştı.

“Kızımızı mı geri alacağız peki?” dedi Hasret hanım bu sefer.

“Allah’ım bizim bir kızımız mı var yani inanamıyorum. Peki onun annesi, yani oğlumuzun annesi! Filiz hanım! Biliyor mu bu konuyu onu sormadık”

“Anlattığına bakılırsa o zavallının da bir şeyden haberi yok. Bu sadece bizden para sızdırmak istiyor.”

“Peki ona gidelim doğrudan!”

“Filiz hanıma mı?”

“Evet!”

“Nerede olduğunu bilmiyoruz ki?”

DNA testinin sonuçları Gonca’yı doğrularsa ne yapacaklarına bir türlü karar veremediler. Bir kızları varsa onu görmek istiyorlardı ama bundan oğullarının haberi olsun o üzülsün istemiyorlardı. Enes onların tek çocuğuydu. Eğer gerçek anne ve babası olmadıklarını öğrenirse nasıl bir tepki vereceğini bilmek çok zordu. Gerçi bunda karı kocanın hiç bir art niyeti yoktu ama bu gerçeğin ortaya çıkması hepsi için ilişkilerini zedeleyici bir unsur olabilirdi.

“Ona asla bahsedemeyiz!” dedi Hasret hanım gün  ağarırken, “Bu testleri yaptıralım önce, eğer o kadın haklıysa karşımıza alıp konuşalım. Çocuklar asla bu  durumu öğrenmesin. İkisi de!”

“Tamam önce testleri yaptıralım!” dedi Rıfat bey de.

Enes’in saçından dökülen parçaları tarağından  aldıktan sonra karı koca bu testin yaptırıldığı yerleri araştırdılar ve saçları teslim ederek gergin bir haber bekleme sürecine girdiler.

Bir hafta sonra ortaya çıkan sonuçlara göre Gonca doğruyu söylüyordu. Enes onların oğulları değildi ama onun getirdiği saçın sahibi olan kişi öz kızlarıydı.

Hasret hanım kocasının kollarına yığıldı klinikte.

(devam edecek)

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s