İnsanın “Aşk” Hali – Bölüm 3

Derya’nın ısrarıyla onun çantasındaki makyaj malzemelerinden biraz sürerek yüzüne renk verdi, eliyle de saçlarını kabarttı biraz.

“Neyse biraz daha iyi oldun şimdi” diye kıkırdadı Derya, “Bir gün radyoya geldiğin halinle fotoğraflarını çekip sosyal medyada yayınlayacağım yemin ederim. O zaman senin aşkı anlatan sesini duymak için radyonun başına geçen tüm dinleyicilerin şoka girecekler”

“Benimle uğraşmayı keser misin, biz bu programı beraber hazırlıyoruz. Senin niye aşk perisi elbisen yok üzerinde” dedi gülerek Sinem.

“İyi de benim bir sevgilim de yok ki zaten aşk perisi olayım”

“Olunca da göreceğiz!”

“İnşallah'”  dedi Derya içten bir sesle, “Olsun bak gör kanatlarım çıkıyor mu çıkmıyor mu sırtımda!”

Efe her zaman yaptığı gibi telefonunu çaldırdıp kapattı Sinem’in. Aşağıda beklediğini belli etmek için  yaptığı bir şeydi bu.

“Adama iyi davran! Dört yıldır bir arkadaşını bile bulamadın bana!” diye seslendi Derya arkasından.

Dört yılda aslında çoğunlukla arabayla eve bırakmıştı Efe onu. Yemeğe, sinemeya elbette gitmişlerdi ama onca zaman birlikte olmalarına karşılık ortak bir arkadaş çevreleri bile oluşmamıştı.

“Bizim ki araba ilişkisi!” diye geçirdi içinden ve gülümsedi Sinem aşağı inerken, yarın gece radyoda bu konuyu işleyebilirdi pekala. Efe şimdiye kadar bir kez bile dinlememişti onun programlarını, o yüzden kendini de anlatsa o bozulacak diye bir kaygısı yoktu.

“Beklettim mi?” dedi arabaya binerken.

“Hayır bekletmedin” diyerek yanaklarından öptü Sinem’i Efe. Her zaman ki gibi geç saate kadar açık olan lokantalardan birine yemeğe gideceklerini düşündüğü için arkasına yaslandı Sinem merak etmeden.

“Eve uğramak ister misin?” diye sordu Efe o arada.

“Neden?”

“Üzerini değişmek istersin belki diye düşündüm!”

“Üzerim kötü mü?” dedi Sinem kendine bakarak. Efe onu ilk kez spor kıyafetlerle görmüyordu. Radyoya gelirlen genellikle rahat kıyafetler tercih ederdi.

“Yo elbette değil, seni arkadaşlarımla tanıştıracağım bu gece!” dedi Efe bu kez. Sinem böyle bir durum beklemediği için şaşırarak baktı ona.

“Biliyorum başbaşa bir yemek yeriz diye düşündün herhalde ama bunlar üniversiteden kulüp arkadaşlarım. Bu akşam bir buluşma ayarlamışlar, bir kaç aydır bir araya gelmiyorduk. Seni de merak ediyorlardı. İlla kız arkadaşını da al getir, tanışalım dediler ben de karşı koyamadım. Umarım senin için bir sakıncası yoktur!”

Efe’nin neden üzerini değiştirmek isteyip istemediğini sormasını anlamıştı Sinem ama böyle ona sormadan son dakika da program açıklamış olmasına da bozulmuştu biraz, bu buluşma için kıyafetini uygun bulmamış olmasına daha da bozulmuştu aslında.

“Hayır yok!” dedi soğuk bir sesle.

Sinem’den olumsuz bir tepki almadığını düşündüğü için rahatlayan Efe konuyu yeniden radyodaki işine getirdi.

“Şu radyodaki işi artık bırak lütfen, baksana arkadaşlarımızla buluşmaya bile geç gidebiliyoruz”

Gidecekleri yere varana kadar tartıştılar bu konuyu aralarında. Sinem iyice gerilmişti vardıklarında ama yine de uzatmamayı tercih etmişti. Aslında Derya’nın söylediği gibi aralarındakinin bir aşk olmadığı aşikardı. Efe bıraksa Sinem bu ilişkiyi kesinlikle devam ettirmezdi. Ailesinin Efe’ye olan beğenisi ve Efe’nin ondan vazgeçmeyişi yüzünden bir şekilde gidiyordu ilişki ama daha çok geri gidiyordu sanki.

Bir kaç sefer bu konuyu Efe’ye de açmış ve “Ayrılsak mı?” demişti aslında ama Efe kesinlikle yanaşmamıştı bu fikre.

“Gönül kaçanı kovalar, belki de seni tam olarak ele geçiremediğini düşündüğü için vazgeçemiyor senden demişti Derya, “Sonuçta o zengin bir prens, yakışıklı da. Onunla evlenmeye can atan bir sürü kız vardır. Onların içinde sen farklı geliyorsundur ona. Seni elinde tutmak için uğraşması gerek çünkü.”

“Sence beni elinde tutmak için ne yapıyor ki?” demişti Sinem’de gülerek.

“Her akşam gelip alıyor ya!”

“Evet gecenin köründe hayranlarım radyonun kapısında kuyruk oluyor çünkü beni ele geçirmek için!” diye cevap verince ikisi birden gülmüşlerdi uzun uzun.

Her zaman ikisinin gittikleri yerlerden farklı bir barın önüne gelmişlerdi defa. İçerisi oldukça kalabalık görünüyordu ve müziğin sesi dışarıdan bile duyuluyordu. Efe kapıdaki adama rezervasyonu yaptıran üniversite arkadaşının adını söyleyince adam masalarına kadar eşlik ederek yerlerini gösterdi.

Masadakiler Efe ve yanında Sinem’i görünce sevinçle kalktılar yerlerinden.

“Vay nihayet Tunçgillerin tek veliahtı aşk perisini bizimle tanıştırmaya karar verdi demek!” dedi onlara doğru gelen genç adam, “Merhaba, benim adım Latif. Siz de Sinem olmalısınız!”

“Evet memnun oldum!” diyerek elini uzattı Sinem.

Masadan bir başkası, “Nihayet radyo programlarını kaçırmadan dinlediğimiz Sinem hanım ile tanışacağımıza inanamıyorum!” dedi mutlulukla.

Sinem Efe’nin arkadaşlarının onu dinlediklerini bilmediği için oldukça şaşırmış ve sevinmişti bu tepkilere. Demek Efe ondan ve işinden bahsediyordu kendi çevresine.

“Efe çok şanslı biri sizin gibi biriyle beraber olduğu için, biz de bu elinden kapacağız diye bizden sakladığını düşünüyorduk artık!” diye devam etti Latif, sonra masaya dönüp teker teker herkesin adını söylemeye başladı. Adı söylenen gülümseyerek el sallıyordu Sinem’e.

İşte o zaman farketti Taner’in masada oturanlar arasında olduğunu. Taner’in yüzünde de hem mutlu hem şaşkın bir ifade vardı. Latif onun adını söyleyince tanıştıklarını belli etmeden gülümsedi, “Ben her akşam dinliyorum sizi!” dedi nazikçe.

Borçlandığı eczacının Efe’nin üniversite kulübünden arkadaşı olabileceği hiç aklına gelmemişti Sinem’in. Bütün gün ona ve çilingire olan borcu aklında tutmaya çalışmış ama işler yoğunlaşınca uğrayamamış ve mesaj yazmıştı. Mesaja cevap alamayınca da adamın ona bozulduğunu düşünmüştü elinde olmadan. Şimdi hiç beklemediği bir yerde ve anda karşısındaydı oysa. Burada çıkarıp para vermekte tuhaf olurdu. Zaten o da önceden tanıştıklarını belli etmemişti. .

Sinem bunları düşünürken Latif masadaki herkesin adını söylemiş, hepsiyle selamlaşmıştı Sinem. Efe onlar için ayrılmış sandalyelerden birini çekerek oturttu onu kendisi de yanına oturdu. Masadaki herkes bir anda kız arkadaşı ile ilgilenmeye başlayınca kolunu hemen Sinem’in boynuna dolayıvermişti. Belli ki o da arkadaşlarının kız arkadaşına bu kadar ilgi göstereceğini hesap etmemişti. Gece boyu radyo programcılığı ve Sinem’in yayınları hakkında sorular sorup sohbet ettiler. Sinem pek eğlenemeyeceğini düşünmüştü bu ortama gelirken ama güzel vakit geçirmişti. Özellikle masadaki kızlar ilgi göstermişti Sinem’in sohbetine. Ne de olsa o radyoda tanınan bir aşk kadınıydı ve herkes belli ki onun aşkı çözdüğüne inanıyordu. Derya’nın ona söyledikleri geldi aklına gülümsedi kendi kendine.

Bu arada Taner’in bakışlarının onun üzerinde olduğunu da farketmişti gece boyu, ancak kalabalıkta yerlerinden kalkmaları mümkün olmadığı için masanın diğer ucunda kalan eczacısıyla konuşmaya fırsatları olmamıştı. Gece sona erip ayrılırken selamlaştırlar sadece yeniden.

Efe gece boyu Sinem’e ya sarılmış ya da sımsıkı elini tutmuş ve bırakmamıştı. Ayrılırken de hiç yapmadığı gibi arabaya kadar elini sımsıkı tutmaya devam etti.

(devam edecek)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s