Emanet bir yaşam – Bölüm 5

“Ben seni Zarife ile bir süre başbaşa bırakacağım şimdi. Onun sana anlatacağı ve söylemek istedikleri var. Konuşmanız bitince beraber yeniden konuşuruz” diyerek çıktı Doğan bey odadan.

Hayal neler olduğunu anlamakta zorluk çekiyordu. Tepedeki ev aynı söylendiği gibi tuhaf bir yerdi gerçekten ve içinde de anlaşılmaz tuhaf insanlar yaşıyordu. Ruhuna bir sıkıntı çökmüş, bir an önce buradan gitmek istiyordu şimdi ama yatağın tam kenarına oturmuş kendisinin hasta kopyasına bakarken de tam olarak ne yapacağını kestiremiyordu. Yatağın kenarından kalkıp koltuğa geçti huzursuzca.

“Sana merak ettiğin herşeyi anlatacağım, kafanda soru işareti kalmayacak buradan çıkarken. İnan buraya gelerek bile benim gibi birine çok büyük bir iyilik yaptın.” dedi Zarife gözleriyle onu takip etmeye devam ederken. Elleriyle arada bir yorganın kumaşını sıkıştırıyordu. Onu oldukça rahatsız eden ağrılarının olduğu belliydi. Baş ucundaki komodinin üzeri ilaç doluydu. Odanın içinde de ilaçların yarattığı o tuhaf koku vardı. Bakımevinde bu kokuya ve ilaçlara alışık olan Hayal, koltuğa geçince komodinin üzerindeki ilaçları da yakından görme şansı buldu. Bunların bir kısmını daha önce hastalara vermişti. Bir iki tanesi ağır ağrı kesicilerdi. Hastaların çok ağrıları olduğunda rahatlasınlar diye verirlerdi. Diğerlerinde Zarife hanımın hastalığının öyle basit bir şey olmadığını gösteriyordu.

“İlaçlar mı ilgini çekti. İnan hepsini ben içiyorum, tek başıma ama bunu ben istedim” dedi Zarife tuhaf bir sesle gülerek.

“Ben bakımevinden biraz biliyorum ilaçları sadece, hastalığınız hakkında fikir verdikleri için baktım sadece”

“Durumum pek iyi değil, günün büyük bir kısmında gördüğün gibi bu odada hapis hayatı yaşıyorum. Enerjim bütün günü ayakta geçirmeme izin vermiyor. Babam beni arada sırada arabayla gezmeye çıkarıyor adanın içinde. Seni de zaten böyle gördük ilk önce. O gün yaşadığımız şaşkınlık tıpkı senin bu gün yaşadığına benziyordu ama ardından bize bir umut ışığı oldu bu karşılaşma.”

“Siz de mi arabadaydınız o gün? İçerisi görünmüyordu.”

“Evet arabadaydım. Önce hayal görüyorum sandım ilaçlar yüzünden. Sonra babamın ve şoförün yüzünde de aynı ifadeyi görünce, seni tek görenin ben olmadığımı anladım. Gerçekten bütün dünyayı bir ömür arasam bulamayacağım benzerimi nasıl olduysa babamın adasında buluverdim. Sence bu bir tesadüf olabilir mi?”

“Hayır, yani bilmiyorum. Ben de çok şaşkınım benzemiş olduğumuza ama bunun neden beni buraya getirdiğini ve önemini anlayamadım gerçekten. Sadece benzediğimizi konuşmak için mi maske ile getirdiniz beni buraya?”

Zarife gülümsedi Hayal’e bakıp, “Hayır elbette sadece bunun için çağırmadık. Benzediğimiz için çağırdık doğru ama bunu karşılıklı konuşup sonra da yollarımızı ayıralım diye değil elbette. Şimdi sana her şeyi anlatacağım en başından. Neden burada olduğunu daha iyi anlaman için önce benim nasıl bir insan olduğumu bilmen gerekiyor”

“Aslında ben bakımevi ve oradaki insanlar hakkında konuşmak istiyordum daha çok” diye böldü Hayal konuşmayı. Buraya onlar için gelmişti. Bu hasta kadıncağıza üzülüyordu elbette ama onun hayat hikayesini dinlemenin bir acelesi olduğunu sanmıyordu. Oysa o yaşlıların durumu acil çözüm isteyen bir durumdu. Doğan beyi ikna edip bir an önce gidip müjdeyi vermek istiyordu Necmi beylere.

“Anlıyorum. Bakımevinin sözleşmesinin bittiğinden haberim var. Burada olmanın bir nedeninin de hepimiz açısından bu olduğunun da farkındayım merak etme. Zaten anlatacaklarımın sonunda gene döneceğimiz konu bakımevi olacak.”

“Bakımevine mi yerleşmek istiyorsunuz yoksa? Ben orada size çok iyi bakarım söz veriyorum. Yeter ki bu adadan gitmek zorunda kalmayalım!” dedi Hayal bir anda yalvarır gibi.

“Biliyor musun konuşmak bile beni yoruyor gerçekten. Bu yüzden senden ricam bölmeden beni dinlemen önce. Sonra sana söz veriyorum babam, sen ve ben bunların hepsini detaylarıyla konuşacağız”

“Tamam” dedi Hayal bu defa mahcup bir şekilde ve dinlemeye hazır olduğunu göstermek için arkasına yaslandı.

“Anlattıkça daha  iyi anlayacaksın ki ben görüp görebileceğin en fena insanlardan biriyim. Zengin bir ailenin tek kızı olarak yaşadım daima. Her istediğim yapıldı. Çok iyi okullara gittim, çok iyi eğitimler almam için uğraşıldı ama ben paramla hayatın tadını çıkarmayı seçtim. Daha liseye başlar başlamaz uyuşturucu partilerinin abonesi olmuştum örneğin. İçki içiyor, kendimi kaybedecek duruma geliyordum çoğu zaman. Param olduğu için çevremde benimle arkadaşlık eden çok insan vardı. Çoğu zaman onların hesaplarınıda ben öderdim çünkü. İnan bana parayla satın alınamayacak tek şey gerçek sevgi ve dostluk. Bu insanları satın alıyordum ben onlarda benim yanımdan ayrılmıyorlardı. Elbette hiç biri dostum değildi o yüzden yaptığım fenalıkları alkışlıyorlar. Onlar alkışladıkça ben de gaza geliyordum.

Çocukluk arkadaşlarımın sevgililerini ayartıyor sonra da marifetmiş gibi onlara anlatıyordum. Öğretmenlere rüşvet teklif ediyorum, babamın okullara yaptığı bağışlar sayesinde lise diplomasını alabilmiştim. Daha liseyi bitirdiğimde iki kez kürtaj olmuştum.

Annem ve babam beni kontrol edemiyorlardı. Beni her zaman prenses gibi büyütmüşlerdi hayatım boyu disiplin nedir, sıkıntı nedir görmemiştim. Onlar da ipin ucunu kaçırmışlar artık beni yakalayamıyorlardı. Vahşi bir at gibi her defasında kurtuluyordum ellerinden ve mutlaka başımı belaya sokmuş olarak dönüyordum geriye. Sürekli kurtarıyorlardı beni  beladan.

Annem öldükten sonra iyice kaybettim kendimi. Aklım sıra acımı bastırıyordum. Daha çok hap kullandım, daha çok içki içtim, çoğu gece eve bile gelmedim.”

“Neden peki? Bunları yaparak mutlu mu oldunuz?”

“Evet inaması zor geliyor sana biliyorum ama ben bunları yaparken hep mutlu oldum. Bunların hepsi eğlenceydi benim için. Kendime ya da çevreme kötülük yaptığımı düşünmüyordum. Aklımca özgürce, hayatın tadını çıkarıyordum. Sonuçları ve geleceği düşünmeden.”

“Henüz çok gençsiniz ama iyileştikten sonra böyle devam etmemeniz için epeyce düşünme fırsatınız olmuş burada sanırım”

“Düşünme fırsatım oldu evet, hem de çok! Geçmişimin yüzde doksanından pişmanlık duyuyorum şimdi ama ne yazık ki geri dönülmeyecek şeyler var.”

“Nasıl geri dönülmeyecek şeyler?” dedi Hayal

“Hastalığımın geldiği nokta gibi mesela. Gençliğimi o kadar hor kullandım ve hap ve alkole bağımlı hale getirdim ki doktorlar ne yaparlarsa yapsınlar beni onlarsız ayakta tutamadılar. Şimdi geldiğim bu hale rağmen daha da kötü hissetmemem için azar azar vermeye de devam ediyorlar.  Yoksa dayanılmaz şeyler hissediyorum, dayanamıyorum hiç bir şeye. Bunu senin anlaman çok zor. Zaten de anlama! Konumuz bu değil!”

“Konumuz ne?” diye sordu Hayal merakla, asıl öğrenmek istediği buydu zaten geldiğinden beri. Bakımevi dışında bir yere gidiyordu olaylar sürekli. Artık bir an önce ne söylenecekse söylensin istiyordu bu yüzden.

(devam edecek)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s