Geven – Bölüm 9

“Peki ya çocuklar? Onları siz büyüttünüz?”

“Evet ama onlar beni hep yardımcı olarak düşündüler sanırım. Anne ve babalarının çok sevdiği bir yardımcı. Onlara kızamıyorum, sahiden ailelerinden biri değildim ben aslında. Onlar için karın tokluğuna çalışan bir emekçiydim belki de. Yani doktor ve karısı için demiyorum. Onlar gerçekten çok başka insanlardı. Çocuklar için diyorum. Beni öyle aile mirasları gibi nesilden nesile aktaracak halleri yoktu.”

“Üzülmediniz mi?”

“Üzüdüm üzülmesine ama çocuklara da hiç bir zaman kızmadım. Evi onlara geri vermeyi teklif ettiğimde özellikle Leyla itiraz etti. Anne ve babalarına bozulmuşlardı ama beni sokağa atacak kadar da vicdansız değilllerdi. Ben de evi sattım ve paranın yarısını yine onlara verdim.”

“Aldılar mı?”

“Evet aldılar. Zaten onların hakkıydı.”

“Peki siz ne yaptınız?”

“Buraya geldim. Paranın kalanı bankada duruyor çok azını kullandım. Ben ölünce yine doktorun çocuklarına kalacak. Onlara söylemedim. O para benim hakkım değil gerçekten. Onların hakkı.”

“Kendi ailenize dönmeyi neden düşünmediniz? Yani onlar ölünce”

“Kendi ailem mi? Oraya dönsem kim bilir başıma neler gelirdi? Belki beni istemezlerdi bile, bilmiyorum. Gerçekten hiç düşünmedim. Benim ailem doktor ve Selvi hanımdı. ”

“Kaç yıldır buradasınız?”

“Yirmi oldu bu yıl!” diye gülümsedi Gevher acı acı.

“Yirmi yıldır devletin bakım evinde kalıyorsunuz, çocuklar sizi hiç arayıp sordular mı?”

“Bayramlarda arıyorlar sağolsunlar. Onlar çok yoğunlar. Çocukları da büyüdü. Fırat’ın çocuğu var şimdi. Son ikisini ben büyütemedim ama hallettiler. Getirecekler bir gün söz verdiler. Tanışacağız.”

Gazetecinin gözleri dolmuştu ayrılırken. Gevher burada bir gün tek başına ölecekti muhtemelen. Onu ziyarete gelen kimse yoktu yirmi yıldır. Bundan şikayet etmiyordu. Kitaplar okumaya devam ediyor, aklının içinde başka yerlere yolculuk ediyor, tıpkı çocukluğundaki gibi şimdi de hayali kuzunun, kuşun peşinden zıplıyordu yemyeşil çayırlarda.

Kimseye kızgın değidi. Tükettiği hayattan da pişman değildi.

“Göremeyeceğim kadar iyisini gördüm” demişti bir keresinde.

Aslında hep bir Geven olarak kalmıştı. Doktor ve karısı hayattan ayrıldıktan sonra da bir deve dikenine yani Gevene dönüşmüştü.

Bu hikaye gerçek bir hikayeden alıntılanarak yazılmıştır. Hikayenin gerçek kahramanı gerçekten muayene olduğu doktora kaçmış, hikayedekine benzer şeyler yaşayarak şimdi bir bakımevinde kalmaktadır.

Bir çoğumuza kaf dağında kadar uzak gelse de ne yazık ki ülkemizde yaşanan pek çok benzer örnek bulunmaktadır. Hikayedeki adıyla Gevher benzer örnekleri içinden gerçekten şanslı olanlarından biri olduğu için bu hikayeyi mutlu son ile bitmiş saymalıyız diye düşünüyorum.

Olanları ve onun başına gelenleri başa dönüp yeniden hatırladığınızda belirli noktalarda gelişecek farklı olaylarla hikayenin ne kadar acı ve dramatik sonuçlara bağlanabileceğini hepimiz kurgulayabiliriz.

Kötünün iyisi ile en azından Gevher’in mutlu sona ulaştığını düşündüğü hikayesini burada noktalayıp yolumuza devam edeceğiz..

Diliyoruz ki başka Gevher’ler olmasın, Kemal ve Selvi hanım gibiler artsın bu ülkede. Özelliklle Selvi hanımın hiç tanımadığı bir genç kız için gösterdiği özveriyi çoğu kadının gösteremeyeceğini hepimiz biliyoruz. Oysa onun bu gönüllü özverisi sayesinde Gevher adında bir genç kızın hayatı kurtulup değişmiş.

Umuyoruz ki hikayelerimize konu olacak benzer örneklere rastlamayız ülkemizde bir gün. Daima güzel ve mutlu hikayeler anlatır, kahramanlarımızın başından sonuna mutlulukla gülümsediklerine şahit oluruz.

Sevgi ve mutlulukla kalın

İyi pazarlar

SON

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s