Yürek yanılmaz ! – Bölüm 11

Berfu bunca zaman aşkını içinde sakladığı Sedat’ın da ona aşık olduğunu öğrenince neredeyse heyecandan bayılacaktı. Kerem bey geri dönene  kadar Afacan yanlarında el, ele diz dize oturdular.

Halim beylerle birlikte onları göz yaşları içinde uzaktan izleyen Kerem bey hiç istemese de “Artık geri dönmek zorundayız!” diyerek telefonu çıkardı cebinden ve aradı kızını.

“Berfu’cuğum on beş dakika sonra orada olacağım!”

“Tamam babacığım!” dedi telaşla Berfu. Onun Sedat’ı burada görmesini istemiyordu. Sedat’ta sanki eskiyi yeniden  yaşıyorlarmış gibi onun endişesine ortak olmuş gibi yaptı ve “Seni yarın yine görebilir miyim?” dedi heyecanla ayrılırken.

“Evet elbette ben kaçmanın bir yolunu bulurum babam yanımda olmadan, sana mesaj atarım!” dedi Berfu.

Devam eden bir hafta boyunca Kerem beyin katkılarıyla Berfu Afacan’ı alıp bütün gün evden uzak durma şansı yakaladı. Babasının desteğinin farkında olmadığı için biraz geriliyordu bunu yaparken ama Sedat’ı görür görmez unutuyordu tüm endişelerini.

“Benimle evlenir misin?” dedi Sedat sonunda, artık karısına yeniden kavuşmak istiyordu.

“Peki ya ailelerimiz?” dedi Berfu.

Geçmişte evlilikleri konusunda yaptıkları konuşmayı tekrarladılar. Sedat ona gizlice evlenmeyi önerdi, böylece her  ikisi içinde başka kısmetler bulma şansı kalmayacaktı ailelerinin. Berfu ikinci kez kabul etti bu teklifi. Ancak  bu kez gerçekten evli oldukları için Sedat bundan sonrasını nasıl halledeceğini bilmiyordu.

“Dur bakalım!” dedi Halim bey, sonuçta hafızasından silinmiş olsanda yüreğiyle hatırlıyor seni karın.

Berfu ailesinden gizli evlenme fikrinin verdiği suçluluk, bir  yandan Sedat ile evlenecek olmanın mutluluk ve heyecanıyla döndü eve. Kerem bey, Halim beyle konuşunca öğrenmişti olanları. Kızına yardım etmeye devam edecekti. Akşam boyunca bir kaç kez “İyi misin Berfu’cuğum biraz dalgın görünüyorsun?” diye sordu. Kızının kendiliğinden anlatmasını istiyordu alenen konunun içine girebilmek için ama Berfu bir şey söylemedi.

Babasından ziyade annesini ve teyzesini nasıl ikna edebileceğini planladığı için babasının ona gösterdeği ilgiyi farkedemiyordu. O gece rüyasınad Sedat ile evlendiklerini gördü. Sedat alyansı onun boynuna takıyordu. Uyandığında o kadar gerçeklik hissediyordu ki bir süre uyuyamadı heyecandan.

“Biliyor musun dün gece rüyamda evlendiğimizi gördüm!” dedi Sedat’la buluşur buluşmaz.

Sedat heyecanlandı ve “Anlatsana!” dedi hemen.

Berfu’nun  anlattıkları gerçekte yaşadıkları ile birbir aynıydı ama onu tedirgin etmemek için bir şey diyemedi.  Tek umudu bunun onun hafızasının geri döneceğine dair bir işaret olabileceğiydi.

Aradan bir hafta daha geçtikten sonra Sedat’ın konuştukları gibi bir yıldırım nikahı ile ilgili bir girişimde bulunmaması aklına takılmaya başladı Berfu’nun. Acaba Sedat bunu sadece onun oyalamak için mi söylemişti. Ya da beklediği ama Berfu’ya söyleyemediği bir şeyler mi vardı?

“Evleneceğiz öyle değil mi?” dedi başını sevdiği adamın omuzuna bırakarak.

“Evet elbette ama geri döndüğümüzde evleniriz diye düşündüm!” dedi Sedat.

“Biz zaten evliyiz aşkım!” demek istiyordu ama Arzu hanım ile Halim bey bunun için erken olduğunu söylemişlerdi. Berfu’ya hatırlaması için biraz daha zaman tanıması gerekiyordu. Rüya zaten bir şeylerin düzeleceğinin habercisi gibidyi ama Berfu o rüyanın ardından bir hafta geçmesine rağmen yeni bir aşama kaydetmemişti henüz.

“Geri döndüğümüzde evleniriz!” cümlesi canını sıktı Berfu’nun. Uzun bir süre geri dönmeyeceklerini söylemişti babası. Yayla da yaşamayı tercih etmişlerdi. Evet şehirdeki evleri duruyordu ama bu oraya hemen dönecekleri anlamına  gelmiyordu. Annesine de iyi geliyordu burası, Berfu’da çok mutlydu. Burada da bir ilçe ve nikah dairesi vardı. Ayrıca Sedat’ta ne zaman geri döneceklerini bilmiyordu. Bu durumda gizlice evlenmeyi beklemenin bir anlamı kalmıyordu ki, her ikisinin de ailesi başkalarını bulabilrlerdi onlara.

Sedat Berfu’nun yüzünün asıldığını anladı ama ne diyerek toparlaması gerektiğini bilemedi. Berfu o gün sonuna dek fazla konuşmadı, ayrılırken de o eski sıcaklığı göstermedi. Sedat onu yeniden kaybediyor olmanın paniğine kapılmıştı ama ailesine danışmadan yanlış bir şey yapmak istemiyordu.

Berfu eve geldiğinde oldukça mutsuz görünüyordu. Kerem bey bir şeyin farkında değilmiş gibi yaptığından “Ne oldu bu gün Sedat ile?” diye soramadı.

“İyi misin tatlım, yorgun gözüküyorsun!” dedi sadece.

Berfu, “İyiyim!” diye cevap verip annesini öptü ve odasına girip kapıyı kapattı. O kapıyı kapatmadan Afacan çoktan içeri girmişti bile.

“Görüyorsun değil mi Afacan? Sanırım beni düşündüğümüz kadar istemiyor.” dedi gözleri dolarak.

“Bunca yıldan sonra yaylada beklenmedik bir şekilde karşılaşmak ve ardından kısa bir sürede sevgili olmak, benim gözüm boyadı herhalde! Sen ne dersin?”

Afacan hemen yanaklarını yalamaya başladı Berfu’nun. Gülümseyerek okşadı onu Berfu ve sarıldı boynuna, “Sanırım beni en çok sen seviyorsun! Belki de ben acele ediyorum! O gün heyecanla evlenmekten bahsettiğinde bunun hemen olacağını sanmıştım!”

Afacan mırıldandır gibi sesler çıkardı yeniden. Berfu ona sarılıp uyuyakaldı bir süre sonra yatağında.

Bu defa rüyasında bir hastane odası gördü. Annesi yatıyordu. Teyzesi de onlarla birlikteydi. Ortam o kadar gergindi ki annesinin ölümcül bir hastalığı olduğunu sandı önce. Rüyanın içindeydi ama sanki bir yandan da dışarıdan izliyor gibiydi. Teyzesinin elindeki kağıtları farketti sonra.

“Sedat’ı bir daha görmeyeceksin!” diye çınladı annesinin sesi kulaklarında. Kan ter içinde uyandı. Kalbi yerinden çıkacakmış gibi atıyordu. O günü, hastaneyi sonrasında o kağıtları imzaladığını hepsinden önemlisi de o kağıtların ne olduğunu her şeyi hatırlamıştı.

Salona girdiğinde rengi kağıt gibi beyazdı. Sedef hanım elindeki kitaba dalmıştı. Kerem bey Afacan’ın hırıltısına döndürdü başını. Berfu’nun yüzünü görünce ayağa fırladı.

“Berfu!” dedi telaşla ve yanına koştu, “Kızım rengin kağıt gibi iyimisin?”

Sedef hanımda döndü yüzünü hemen ve kızını görünce o da uzun zamandır olmadığı kadar atak bir davranışla yanlarına geldi.

“Her şeyi hatırlıyorum!” dedi Berfu, gözlerinden yaşlar iniyordu.

Sedef hanım donup kalmıştı yerinde. Kerem bey kızını kendine çekip sarıldı sımsıkı, “Her şey yoluna girecek merak etme!” dedi onun saçlarını okşayarak. Bir yandan da karısının yüzüne bakıyordu.

“Ara onları!” dedi Sedef hanım kararlı bir sesle, “Ara ve Berfu’nun burada olduğunu söyle!”

Berfu ve Kerem bey dikkatlica baktlar onun yüzüne ikisininde yüreği hoplamıştı ama tam olarak ne söylediğini anlamak istiyorlardı önce.

“Kimse kadere karşı durmamalı! O çocuk senin kaderin, sizi gördüm burada konuşurken!

“Sedef?” dedi Kerem bey hayretle.

“Siz benim aptal olduğumu mu sanıyorsunuz, senin Sedat’a haber verdiğini, bizi burada bulduğunu ve Berfu ile görüşebilsinler diye sürekli beni oyaladığını anlamadım  mı sence?”

“Neden söylemedin?”

“Kızımı izlemek istedim ne yapıyor diye! Ara gelsinler bu akşam, yarın da hep birlikte geri dönüp, düğünlerini yapalım. Daha evleri kurulacak, işimiz çok!”

Üçü sarıldılar birbirlerine.

“Peki ya teyzem?” dedi Berfu.

“İstemiyorsa düğüne gelmeyebilir!” dedi Sedef  hanım kızını alnında öperek.

SON

 

 

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s