Yürek yanılmaz! – Bölüm 9

Uyumadan önce Afacan’ın kısa tüylerini okşadı sevgiyle.

“Biliyor musun” dedi, “seninle nasıl tanıştığımızı bilmiyorum ama içimde inanılmaz bir sevgi var sana karşı.”

Köpek mırıltıya  benzer bir ses çıkardı. Bir kaç görüntü geldi geçti gözlerinden Berfu’nun ama ne olduklarını anlayamadı. Bir kamyonet, bir market. Hepsi bir kaç saniyenin içinde geçip gitti.

Sedat iki gündür Berfu’dan mesaj alamayınca merak etmeye başlamıştı. Telefonunu bir kaç kez çaldırdı, bir çok mesaj attı ama yanıt alamadı. Sonunda Sedef hanıma bir şey olduğu sandığı için hastaneyi aradı ama onu taburcu ettiklerini söylediler. Bu defa evde annesinin yanı başında telefona bakamayacağını düşünüp biraz daha beklemeye karar verdi ama içi içini yiyordu. Sedat’ı bu kadar zaman habersiz bırakmak pek Berfu’nun yapacağı iş değildi.

Ertesi sabah dayanamadı Kerem beyi aradı bu kez. Kerem  bey yola dalmış olan karısının elinden tutmuş yaylaya gittiklerinde neler yapacaklarını planlıyordu otobüste.. Sabah eşyalar yüklenmiş yola çıkarılmıştı. Ardından da onlar otobüse binmişlerdi. Berfu kullanmaya devam ettiği ilaçların etkisiyle olsa gerek yaklaşık üç saatir uyuyordu mışıl mışıl.

Kerem bey telefonun ekranında Sedat’ın ismini görünce meşgule attı hemen.

“Şu  anda uygun değilim evladım arayacağım” yazdı karısına  göstermemeye çalışarak. Sedef hanım telefon çaldığında da kafasını çevirmemişti bile. Arada bir başını çevirip kızına bakıyordu. Kafasından neler geçirdiğini anlamak zordu. Sedat bey onun sinirlerini sarsmamak için olanlar hakkında konuşmamaya özellikle gayret ediyordu. Kerem bey Sedat’ı arayacak fırsat bulamadan Gönül hanımın avukatı boşanma işleri için aradı o gün Sedat’ı. Sedat arayanında kim olduğunu bilmediği için baştan inanamadı duyduklarına. Avukat isterseniz geleyim yüz yüze konuşalım deyince itiraz etmedi. Arzu hanım ve Halim bey de çok şaşırmışlardı Berfu’nun boşanmak istemesine.

Avukat eve gelip üzerlerinde Berfu’nun imzası olan boşanma kağıtlarını gösterince hepsi bunun bir şaka olmadığına inanmak zorunda kaldılar.

“Anlamıyorum birbirimizi bunca severken nasıl araya bir avukat koyup uzaklaşır benden!” diyordu Sedat sürekli, “Nerede o onunla konuşmak istiyorum!”

“Berfu hanımın yeri hakkında size bilgi vermekle yetkili değilim. Kendisi sizden hiç bir şey talep etmiyor. Tek istediği bu kağıtları imzalamanız!”

“Hayır ben boşanmak istemiyorum ve karımla konuşup beni sevmediğini ve ayrılmak istediğini onun ağzından duymadan da bu kağıtları imzalamam!” diyerek Berfu’nun numarasını çevirdi yeniden ama ulaşılamayan kişi mesajı çıktı karşısına yine.”

Avukatın tüm ısrarına rağmen Sedat kağıtları imzalamadı, Arzu hanım ve Halim bey de oğullarının arkasında durunca, adam mecburen imzayı alamadan evden ayrılmak zorunda kaldı.

Gönül hanım hemen ablasını arayarak Sedat’ın kağıtları imzalamadığını, isterse farklı yollara da başvurabileceklerini söylemek istedi ama Kerem bey karısının telefonunu da sakladığı için  ulaşamadı. Sedef hanım o kadar içine kapanmış ve sessizleşmişti ki telefonunu sormak aklına bile gelmiyordu. Kızıyla uzun sohbetler yapıyor onun yanında olmadığı zamanlarda dalıp dalıp gidiyordu.

Kerem bey onun kızının bu hale gelmesinde kendini suçladığının farkındaydı. Yine de Sedat ile ilgili bir konudan bahsetmediği veya çocukların evliliklerini kabul ettiğine dair bir şey söylemediği için onu teselli edip destek olmuyordu. O da karısının yaptığı gibi kızı ile sohbet ediyor yanlarında o olmadığında televizyon, kitap, bahçe işleri veya başka şeylerle kendini oyalıyordu.

Berfu annesi ve babasındaki bu değişikliğin farkında değildi. Bu evde dedesi ve babaannesi ile olan anıları hatırlıyor. Sürekli onlardan bahsediyordu anne ve babasına. Kızının bunları hatırlayıp anlatması son beş yılı hatırlamıyor olduğu gerçeğini sürekli yüzüne vuruyordu Sedef hanımın, arada bir gözleri dalıyordu. Berfu ise  annesinin duygusallaşmasını geçmişin özlenen  güzelliklerine  bağlayıp sarılıyordu ona.

Sedef hanımın doktor kontrolleri için zamanı geldiğinde, Sedat bey kızını da yeniden kontrol ettirmek istiyordu. Çünkü kızında herhangi bir  hatırlama belirtisi veya isteği yakalayamamıştı son üç haftadır. Berfu evliliği ile ilgili hâlâ hiç bir şey hatırlamıyordu.

Gönül hanım, Sedat ve ailesi Kerem beyi defalarca telefon ile aramışlar, hiç birine yanıt vermemişti. Gönül hanımın ablasının telefonuna Sedat’ın kağıtları imzalamadığını yazdığını okumuştu. Bu yüzden kızı hatırlarsa bu defa karısının karşısına yeniden dikilip onun duygusal zayıflığından faydalanmayı düşünüyordu. Çünkü tüm içine dönüşlerine rağmen sanki o da hafızasını kaybetmiş gibi konudan hiç bahsetmiyordu. İkisinin ruh halinden de tam emin olamıyordu Kerem bey. İkisinin de doktorları ile ayrı ayrı görüşmenin faydası olacağını düşünüyordu bu yüzden.

Sedat Gönül hanıma bile ulaşmış ancak onunda kendisi gibi ablası ve kardeşinden bir haber alamadığını öğrenince kendisine yalan söylediğini düşünmüştü. Asıl olarak annesinden nefret eden Gönül hanımdı çünkü.

İşin tuhaf yanı Sedat’ın da onların yerini bilmiyor olmasına Gönül hanım bir anlam verememişti. Eniştesi ablası ve yeğenini herşeyden ve herkesten uzaklara bir yerlere götürüp saklamıştı resmen. En azından Sedat hayatlarında olmadığı için sevindi kendi kendine.

Sedat o kadar acı çekmeye başlamıştı ki, yemek yemiyor, kimse ile konuşmuyordu. Arzu hanım ve Halim bey oğlullarının bu duruma gelmesinde kendilerini suçladıkları için ne yapacaklarını şaşırmışlardı. Onun Berfu’ya bu derece aşık olduğunu başlangıçta farkedememişler zamanla unutabileceğine inanmışlardı. Ancak günler geçtikçe delikanlının durumu kötüleşmeye başlayınca onlar da bir  çözüm arayışına girdiler. Sonunda Halim bey Kerem beyi kendisi aramaya karar verdi.

Başlangıçta çocukların mutluluğu için birlikte Sedef hanıma karşı iş birliği yaparken şimdi neden bu noktaya geldiklerini o da öğrenmek istiyordu. Sedef hanım sonradan kocasını kendi düşüncelerine ikna mı etmişti acaba?

Kerem bey telefonunda Halim beyden gelen aramayı görünce açıp, açmamakta tereddüt etti. Sedef hanım onunla konuştuğunu duyarsa hiç beklenmedik tepkiler verebilirdi. Gözleriyle onu kontrol etti. Kadıncağız camın kenarına oturmuş aşağıda ağaçların yanında kitap okuyan Berfu’yu izliyordu. Telefon çalınca başını çevirip bakmamıştı ama açtığında konuşmasını duyacaktı. Telefonu meşgule attı.

Halim beyin çabuk vazgeçmeye niyeti yoktu. Oğlunun kendi seçimleri yüzünden mahvolan hayatını geri istiyordu artık ve bunun için Berfu’yu bulup kaçırması bile gerekse yapacaktı.

Kerem beye Sedat’ın durumunu anlatan uzunca bir  mesaj yazdı. Bununla birlikte başlangıçta sağladıkları iş birliğini bozan nedenlerin ne olduğunu da bilmek istiyordu.

Kerem bey mesajı okuduktan sonra derin bir iç geçirdi. Delikanlının hasta olacak kadar kendini bırakmış olmasına gerçekten üzülmüştü O kızı ve karısı ile ne yapacağına karar verene kadar o çocuk ve ailesi acı çekiyorlardı. Artık kimi nasıl idare edeceğini o da şaşırmıştı. Ayrıca Halim bey başlangıçtaki kararlarınına ardından olanların hesabını sormakta da haklıydı.

Karısını tekrar kontrol edip dışarı çıktı, evden biraz uzaklaştıktan sonra Halim beyi aradı ve Berfu’nun boşanma kağıtlarını nasıl imzaladığından başlayarak, geçirdiği kazayı ve hafıza problemini anlattı.

(devam edecek)

 

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s