Yürek yanılmaz! – Bölüm 3

Yemek bitince, el birliği ile çarçabuk toplandı masa. Kızlar çayı demlemişti bile.

Gece kuşlarının sesi yükselmeye başlamıştı. Karanlık her yanı örtü gibi sarmış olsa da, gökyüzünde yükselen tama yakın ayın ışığı karanlığa isyan gibi düşüyordu ağaçların üzerine.

Yine de ürkütücüydü evin arkasındaki koruluk. Gündüz telaşeden çevreye çok dikkat edecek halleri olmamıştı.

Erdal kız arkadaşını almış verandanın önündeki ağaçlara kurulmuş hamağa oturmuşlardı. Muzaffer hafiften bir şarkı mırıldanmaya başlayınca, Sedat gidip gitarı getirdi arabanın arkasından. Bütün gece Berfu’num gözlerine bakarak şarkılar söyledi.

Gece ilerleyince çöktü günün yorgunluğu üzerlerine. Kızlar, erkekler paylaştılar odaları.

Sedat Berfu’nun kolundan hafifçe çekip, geriye kalmasını istedi, Böylece ay ışığının aydınlattığı verandada ikisi kaldılar başbaşa.

Tam cesaretini toplayıp bir şeyler söylemeye karar verdiği anda kilitleniyordu dili Sedat’ın.

Bütün gece çalıp, söylediği şarkılarla anlatmaya çalışmıştı aşkını aslında. Berfu’da anlamıştı çoktan ama kızlar ilk adımı atmaz diye öğretilmişti ona da.

İki çaresiz kuş gibi kanat çırpıyordu yürekleri birbirine ama kavuşamıyorlardı.

Konuşamayacağını anlayan Sedat elini tutuverdi sonunda Berfu’nun. Kız kaçırmadı sıcak avucunu bıraktı Sedat’ın ellerine. Başını eğip sevdiği adamın omuzuna döktü saçlarını o da. Böylece kelimeler özgür kaldı dillerinden açıldılar birbirlerine

Konu döndü dolaştı Berfu’nun annesine geldi. İkisi de bilmiyordu aralarındaki sorunun ne olduğunu. Kimse de söylemiyordu. Öyle bilinmez bir nedenle örmüşlerdi aralarındaki duvarı sanki. Hoş Sedat’ın anne ve babasında bir sorun ya da tavır yoktu.

Son derece güler yüzlü, iyi insanlardı. Ne zaman Berfu’ya rastlasalar, selam verir konuşurlardı.

Sedat’ın öz babası o ilkokula giderken bir trafik kazasında ölünce annesi Halim bey ile evlenmişti, Halim bey o kadar iyi bir insandı ki Sedat hiç bir zaman onun üvey babası olduğunı hissetmemişti. Adamcağız son derece ilgili ve sevgi doluydu. Annesine karşı da sevgi dolu olduğunu biliyordu Sedat. Doğrudan “baba” diyordu zaten. Başka türlü hitap etmeyi düşünmemişti bile.

Berfu bu hikayeyi o akşam öğrenmişti ilk kez. Sahiden de çocukluğundan beri tanıdığı Halim amcanın ne kadar iyi bir eş, baba olduğunu o da biliyordu.

Sedat ortaokulda bacağını kırdığı zaman üç ay kucağında götürüp getirmişti okula. Bütün mahallenin onu ne kadar takdir ettiğini hatırlıyordu o zamanlar. Tabi nedenini şimdi daha iyi anlıyordu. Annesi Arzu hanım o zaman bile bir kusur bulmuştu bu güzel ailede.

“Ben senden başkasıyla yapamam!” dedi Sedat gecenin sonunda, “Ne olursa olsun evleneceğim seninle!”

Berfu’nun yüreği kafesinden çıkıp gitti sanki o an. Sedat eğilip öptü onu alnından. Bu cümlenin içinde “annene rağmen” mesajının gizli olduğunu biliyordu. O da çok seviyordu Sedat’ı ama ailesini ardında bırakmayı nasıl göze alabilirdi. Bir şey söylemedi gecenin tadı kaçmasın diye.

“İyi geceler yüreğimin sahibi” dedi Sedat fısıldayarak.

“İyi geceler” dedi Berfu’da.

İkisi de bu gecenin bitmesini hiç istemiyordu ama sabah erken kalkılmasına karar vermişlerdi.

Bu arada Afacan ismini verdikleri yavru köpek yanlarından hiç ayrılmamıştı. Konuştukları her şeyin tek şahidi oydu aydan başka. Odalarına giderken de Berfu’nun peşine takılıp gitti. Berfu ona sarılıp, Sedat ile ilgili hayaller kurarak uyudu.

Sedat’ı ise sabaha kadar uyuyamadı kafasındaki düşüncelerden ve heyecandan. Sedef hanımın onu asla damat olarak kabul etmeyeceğini biliyordu. Sorunun ne olduğunu öğrenebilse tatlılıkla çözülmesi için elinden geleni yapardı ancak bu şartlar altında Sedef hanıma rağmen harekete geçmekten başka şansı kalmıyordu. Yine de dönünce babası ile konuşup bir çözüm aramaya karar verdi, Herkes kahvaltı için kalktığında Sedat hâlâ uyanıktı. Odanın kapısı açılır açılmaz Afacan içeri girip üzerine atladı. Sedat’ta ona sarılıp Berfu’nun köpeğe sinmiş kokusunu içine çekti.

Böylece bu kısa tatil sayesinde yıllardır birbirine açılamayan Berfu ve Sedat’ın ilişkileri başlamış oldu.

Döndükten sonra da Sedef hanımın kulağına gitmesin diye mahalleden uzak yerlerde gizli gizli buluşmaya devam ettiler.

Bu arada Berfu’ya talip olan aileler haber gönderiyor ama Berfu hepsini geri çeviriyordu. Sonunda Sedef hanım kızını karşısına alıp “Kızım bunca talibim çıkıyor ama sen daha hiç birimi görmeden geri çeviriyorsun. Bize söyleyemediğin bir sevdiğin mi var? ” diye sordu.

Berfu annesine Sedat’ı seviyorum demeye cesaret edemediği için “Hayır anneciğim. Sadece biraz daha sizinle yaşamak istiyorum” diye cevap verdi gülümseyerek.

Sedef hanım kızına gülümsedi sevgiyle “Eninde sonunda evleneceksin güzel kızım. Biz daima seninle olacağız, lütfen hayatını erteleme ve bence birine evet de artık. Yoksa ben birini seçivereceğim senin yerine!”

Berfu annesinin sözlerinden tedirgin olsa da belli etmedi. Onun aklında biri olmasa böyle söylemeyeceğini biliyordu. Gönlünde birinin olmadığını düşündüğüne göre muhtemelen yakın zamanda harekete geçecekti.

Ertesi gün Sedat’a annesi ile aralarında geçen konuşmayı anlattı. Arzu hanım ve Halim bey de artık Sedat’ın evlenmesi gerektiğini düşünüyorlardı. Sedat karar verdiği gibi henüz babası ile konuşacak fırsatı bulamamıştı.

“Dünyaları önüme serseler bir Sedat etmez ama annemle başetmenin ne kadar zor olduğunu biliyorsun!” dedi Berfu çaresizce.

“Biliyorum ve seni kaybetmekten inan çok korkuyorum!” dedi Sedat ona sarılarak. Sonra derin bir nefes alarak açıkladı düşüncesini “Bence gidip gizlice evlenelim!”

Başını kaldırıp baktı Berfu onun gözlerine “Sen ciddi misin?”

“Evet ciddiyim. Eninde sonunda bizi affetmek zorunda kalacaktır annende! Bu küslüğü sona erdirecek başka çözüm bulamıyorum şu anda!”

“Ama bu nasıl olur?” dedi Berfu endişeyle.

“Eğer gerçekten benimle bir ömür geçirmek istiyorsan bunu göze almak zorundayız!”

“Ailelerimizi çiğneyip, rızaları dışında mı bir yuva kuracağız Sedat! Nasıl mutlu olacağız böyle?”

“Beni seviyor musun?”

“Elbette seviyorum  o nasıl soru!”

“O halde başka çaremiz yok! Ben sana kaçalım demiyorum aşkım. Sana söz veriyorum sana elimi bile sürmeyeceğim. Onlara evlendiğimizi söyleyeceğiz ama onların rızası olana kadar yine ailelerimizle yaşamaya devam edeceğiz.”

Berfu düşünceli bir sesle cevap verdi “Evet hiç değilse bizi başkaları ile evlendirmeye çalışamazlar böylece.”

“Aynen öyle aşkım! Annen seni başkasıyla evlendirmeye kalkacak diye aklım gidiyor!”

“Yo böyle bir şeyin olmasına asla izin veremem!”

“O halde gidip evlenelim işte!” diyerek Berfu’nun çantasını karıştırmaya başladı.

Onun ne yaptığını anlamayan Berfu “Ne yapıyorsun hayatım?” dedi şaşkınlıkla.

“Kimliğini arıyorum aşkım!” dedi yaramaz bir çocuk gibi gülümseyerek, “Hemen yarın nikah işlemlerine başlayalım!”

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s