Yürek yanılmaz! – Bölüm 1

Berfu annesinin Sedat ve ailesine olan tepkisini anlayamıyordu. Apartmanları karşı karşıyaydı ve yaklaşık on beş yıldır da hemen her gün yüz yüze geliyorlardı. Sedat’ın annesi ve babası Arzu hanım ve Halim bey çok iyi insanlardı. En azından Berfu ne bir yanlışlarını görmüş, ne de duymuştu.

Mahallede Berfu ve Sedat’ın yaş gruplarından olan yaklaşık on genç vardı. Büyük bir kısmı bu mahallede beraber büyümüşler, sonradan gelenlerde aralarında çok iyi bir uyum yakalamışlardı. Sevgili olan bir kaç çift olmasına karşılık Berfu ve Sedat’ın henüz bir sevgilileri yoktu. Aslında herkes onların birbirlerinden hoşlandıklarını biliyordu ama bir türlü cesaret edip açılamamışlardı.

Sedat’tan bir teklif gelse hemen kabul edecekti Berfu ama annesinden de çekinmiyor değildi.

“O Arzu denen kaltağı gördüm yine bu gün!” diye girerdi eve aşağıda rastladıysa, “O kadını görmeyi gerçekten yüreğim kaldırmıyor. Taşınmadılar gitti şu mahalleden!”

“Sedef yine mi aynı mesele?” diye keserdi babası annesinin sözünü, “Kafanı çevir yürü! Niye takılıyorsun böyle şeylere!”

“Aman! Hemen tıka lafı ağzıma sende!” der sinirle içeri doğru giderdi Sedef hanım.

Berfu bir kaç kez hem annesinin, hem de babasının ağzını arayacak olmuştu ama ikisi de elle utulur bir cevap vermemişlerdi.

Kerem bey “Anneni bilmiyor musun kızım? Takılınca takılıyor. Geçmiş gün ne bileyim ben şimdi ne olmuştu!” diye geçiştiriyor.

Annesi ise daha Arzu hanım veya Halim beyin adını duyar duymaz öfkeyle kızına bakıp, “Bir de muhabbetleri eksikti bu evde!” diyerek sinirleniyordu.

Neyseki onlarla samimiyeti olmadığından Sedat’ın adını öğrenememişti de, bazen bir şey anlatırken ağzından Sedat diye kaçırsa da kimden bahsettiğini anlamıyordu.

Gençler  havanın ısınması ile birlikte hep beraber bir şeyler yapmak istiyorlardı artık ama tam olarak ne yapacaklarını bilmiyorlardı.

“Şöyle bir gece de olsa kalmalı bir yerlere gitsek!” dedi içlerinden biri

“Çadır diyorsan, ben hayatta uyuyamam onun içinden!” dedi Meliha.

“Durun!” dedi Dilaver. İçlerinde maddi durumu en iyi olan oydu. Babası zamanında yurt dışında çalıştığı için hâlâ döviz ile maaşı vardı. Amcasının da bir fabrikası olduğunu anlatırdı arada bir. Gerçi amcası ile babası pek anlaşamazlardı ama Dilaver’i severdi adam. Bir yere gitme konusu açılınca onun da aklına amcasının dağ evi gelivermişti. On iki kişiye kadar rahat rahat kalınabiliyordu evde. Bu mevsimde de orada kimse olmazdı. Babasına söylemeden amcasından anahtarı alsa hemen verirdi. Böylece ekstra bir de kalma masrafına katlanmaları da gerekmezdi.  Yok ve yiyeycek için para gerekirdi sadece.

“E ben pederin minibüsünü alırım. Zaten bu hafta sonu yoklar!” dedi Erdal bu defa.

“Peki evlere ne diyeceğiz?” dedi Berfu endişeyle. Erkeklerin de olduğu, hatta Arzu hanım ile Halim beyin oğullarının olduğu bir haftasonu gezisine gideceğim dese evde kıyamet kopardı muhtemelen!

“Kız kıza gideceğiz diyeceksiniz elbette!” dedi Dilaver hemen müdahale edip, “Bizlerden bahsetmeyeceksiniz!”

“Evet mesela bizim yazlığa gideceğimizi söyleyebiliriz! Ben annemlerden anahtarı alırım!” dedi Meliha da.

Daha önce de kız kıza gitmilerdi bir kez Meliha’ların Yalova’daki yazlıklarına. Muhetmelen ikinci defa için izin almak sorun olmazdı.

“E arabaya binerken görmeyecekler mi bizi?” dedi Berfu bu sefer.

“Muzaffer sizi otogara bırakacakmış gibi toplar mahalleden, biz de Erdal toplar, sonra bir yerde buluşur, arabayı bırakırız. Siz de minibüse geçersiniz olmaz mı?”

“Olur herhalde!” dedi Berfu gülümseyerek. Teklif Sedat’dan gelince her şey olurdu onun için zaten. Diğer kızlarda başlarını sallayarak onayladılar bu düşünceyi.

Gitmek için tarih belirlediler hemen aralarında İzin koparamayan olursa üç gün sonra yine aynı yerde buluşacaklardı. Herkes iznin koparmışsa detaylara karar vereceklerdi.

Grup dağıldıktan sonra “Haydi yine iyisin! Kıza açılmak için oradan iyi yer bulamazsın!” dedi Muzaffer dirseğini Sedat’ın koluna vurarak.

“Dur bakalım oğlum. Kız izin alabilecek mi göreceğiz önce!”

“Baksana Sedo, Sedef teyzenin annenlerle arası bozuk di mi hâlâ?” dedi Erdal merakla.

“Ya işte bir de o var. Berfu teklifimi kabul bile etmeyebilir sırf bu yüzden!”

“Yok be oğlum! Kızın gözleri ışıldıyor seninle konuşurken görmüyor musun? O da en az senin kadar aşık!” dedi Muzaffer yeniden araya girip.

“Daha Dilaver’in amcasının eve tamam diyeceği de belli değil gençler!” dedi Erdal düşünceli düşünceli. O da Seval ile çıkıyordu iki aydır. En çok elele tutuşup parkta oturmışlardı. Şeval ile mahalleden uzak iki gün geçirebilme fikri heyecanlandırmıştı delikanlıyı.

“Kızların odalarına girmek yok ha!” dedi Sedat onun aklından geçenleri okumuş gibi, “Aynı mahallenin çocuğuyuz kimse kimseye yanlış yapmasın!”

“Evleneceğiz oğlum biz!” dedi Erdal sırıtarak.

“Evlenince aynı odada uyursunuz o zaman!” dedi Sedat’ta gülerek.

“Berfu evet deyince seni de göreceğiz koçum!” diye sırtına bir şaplak indirdi Muzaffer.

O gün evde hepsi, elbette  özellikle kızlar konuya girebilmek için fırsat kolluyorlardı. Bir yandan da mesajla birbirlerini haberdar ediyorlardı gelişmelerden.

Meliha konuyu en hızlı halleden olmuştu, hem izni, hem yazlığın anahtarını kapmıştı. Seval eve misafir geldiği için konuyu açamamıştı henüz. Uzun otururlarsa yarın söylerim diyordu. Delikanlılar izin almanın bir sorun olmayacağını düşündükleri için kızların konuyu halletmelerini bekliyorlardı. Onlar ayarlayamazlarsa boşu boşuna konuyu gündeme getirmenin bir anlamı yoktu zaten. Sadece Erdal babasının o gün minibüsle bir işi olmamasını diliyordu içinden. Şimdilik planları gelecek hafta sonu yola çıkmaktı. Kızlar izni koparınca babasının ağzını arayacaktı .

“Kızım Yalova’nın mevsimi gelmedi ki daha, serindir şimdi oralar!” dedi Sedef hanım Berfu Meliha’ların yazlığından bahsedince.

“İyi de anneciğim denize girmeye gitmiyoruz ki. Kız kıza pijama partsi yapacağız akşam, gündüz de dolanırız dışarıda!”

“Meliha’nın annesi falan da gelecek mi sizinle?”

“Yok anne neden yoralım kadıncağızı? Geçen defa da gittik ya zaten aynı grupla”

“Issız değildi değil mi geçen gittiğinizde?”

“Yok anne değildi.”

“Tamam ben babanla konuşayım akşam!” dedi Sedef hanım sonunda.

Genellikle bu tür konular önceyle anneyle konuşulur, eğer anne ikna olursa o da baba ile konuşurdu. Babası daha önce de izin verdiği için bu defa bir itirazda bulunacağını sanmıyordu Berfu.

“Annem tamam!” diye yazdı mesaja.

Sedat’ın yüreği çarptı hızlı hızlı. Anneyi aştığına göre demek ki geliyordu Berfu. İnşallah Dilaver’in amcası da bir aksilik çıkarmazsa harika bir haftasonu olacaktı hepsi için. Başını yastığa koyunca Berfu ile birbirlerine sarılıp, yıldızlara baktıklarını hayal etti.

Bir kaç gün içinde tam kadro izinleri ayarlamışlardı. Hepsi çok heyecanlıydı. İlk kez hepsi bir arada yola çıkıyorlardı. Tam bir macera olacaktı.

(devam edecek)

 

 

 

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s