Hayatımız kime ait ? – Bölüm 7

Nükhet ve Mert’in evlenme kararları ile iki katlı binanın içi aydınlanıverdi sanki birden. Saime hanım çok sevindi bu habere. Mert’i gerçekten çok sevmişti. Nükhet’in artık onlardan ayrılıp yuva kurma zamanı çoktan gelip geçmişti. Onun fazla bir ömrü yoktu kimse bilmese de. ve hayatta istediği en son şey Nükhet ile babasını başbaşa bırakıp bu dünyadan gitmekti.

Oysa şimdi kızı için bir kurtuluş olmuştu Mert. Hem de dört dörtlük harika bir kurtuluş.

İkisinin de fazla tanıdığı ve akrabaları olmadığı için sadece nikah yapmaya karar verdiler. İki aileninde fazladan harcayacağı parası zaten yoktu. Mert’in durumu Nükhet’lerden çok çok iyi olsa da, Nükhet düğün dernek kısmını gereksiz masraf olarak görüyordu.

Fırında bir yemek vermekle yetindiler sadece.  Ev sahipleri, fırında çalışanlar, Nükhet’lerin geldiğinden beri yardımını esirgemeyen eski müşterileri ve aileleri dışında kimse yoktu yemekte.

Fırında çalışan kızlar hayran oldukları Mert abileri için harika bir güveç hazırlamışlardı taş fırında. Ekmekler zaten Mert’in elinden çıkmaydı. Saime hanım harika zeytinyağlılar döktürmüştü. Hep birlikte fırında harika bir akşam geçirdiler.

Nükhet ve Mert aşağıda Mert’lerin evinde kalacaklardı ama zaten iki ev artık öylesine iç içe olmuştu ki, ev sahibi izin verse iki daire arasında içeriden bir merdiven bile açılabilirdi.

Erdal beyin başından beri Mert’e çok yakın davranıyor olması Saime hanımın gözünden kaçmıyordu. Tedirgin oluyordu ama damadına daha ilk günden kocasının ne mal olduğunu anlatmak istemiyordu. Nükhet’in onu uyarmış olduğundan emindi aslında ama yine de güvenemiyordu. Mert o kadar temiz yürekli ve iyi bir delikanlıydı ki, Erdal beyin etrafında “Babacığım!” diye pervane oldukça Saime hanım kocasının gözlerindeki kurnaz ışıltıları görebiliyordu.

Mert artık Nükhet ile kavuştuğu için geceleri terasa çıkmıyordu. En azından geç saatlerde çıkmıyordu. Annesi uyuduktan sonra bazen karısı ile çıkıp biraz başbaşa oturuyorlar sohbet edip yeniden aşağı iniyorlardı. Mert’in annesinin’de hastalığı iyice ilerlediği için çok yanlız bırakmaya gelmiyordu.

Bu yüzden Nükhet reçelleri fırında yapmak yerine evde Tijen hanımın yanında kalıp yapmaya karar vermişti. Saime hanımda artık iyice halsiz kaldığı için sadece aşağı inip Tijen hanımın yanında oturup kızıyla sohbet ediyordu.

İki evin yemeklerini de Nükhet yapıyordu. Böylece üç kadın akşama kadar vakit geçiriyorlar, Tijen hanımda evde yanlız olmadığı için daha iyi görünüyordu. Evdeki yeni hareket onu da olumlu etkilemiş gibiydi.

Bazen bir anda durum geçmişten bir şeyler anlatıyor, bazen de hiç yaşamadığı bir hayata ait anılar uyduruyordu. Bunların gerçek olmadığını elbette Mert’den öğrenmişti Nükhet. Bu hastalık beynin olmayan şeyleri olmuş gibi kabul etmesine neden oluyordu ve zavallı kadın bazen onları akrabaları sanıyor, bazen de hırsız olduklarını düşünüp kovmaya çalışıyordu.

Mert artık Nükhet evde durduğu için işinin başında içi rahat durabiliyordu. Karısının annesine sahip çıkmasına minnettardı. Erdal bey damadı ile arasını iyi tutmak için artık terasa değil dükkana uğruyordu. Borç iyice büyürken ona destek olacak birilerine ihtiyacı vardı. Yoksa yakında yine kapılarına dayanabilirlerdi.

Mert adamın hâlâ kumar oynadığını bilmediği için alttan  alttan vermeye çalıştığı mesajları anlamıyordu elbette. Erdal bey bir punduna getirip ondan para isteyecekti ama bunu çok akıllı yapması gerekiyordu. Nükhet duyarsa bu defa gerçekten kızılca kıyamet kopardı.

Derken sohbet sırasında nasıl olduysa Mert ona eskiden boks yaptığını ve neredeyse milli olacağını anlatıverdi. O anlatırken farkında olmasa da Erdal beyin dinlerken beyninde şimşekler çakmıştı bile. Yasa dışı yollardan yapılan pek çok dövüş olduğunu ve bu dövüşlerde büyük bahisler döndüğünü biliyordu. Dükkanın gelirine hiç dokunmadan Mert sayesinde bu bahislerden iyi paralar alabilirlerdi. Tek sorun bunu ona kızının haberi olmadan nasıl söyleyeceği ve ikna edeyeceğiydi elbette.

“Geri dönmek istemez misin ringlere!” diye sordu hayranlık dolu bir ses tonula damadına, “Senin gibi bir yeteneğin hâlâ çok iyi dövüştüğünden eminim!”

“Nerede babacığım, üzerinden yıllar geçti. Bu yaştan sonra beni milli yapacak değiller!”

“Elbette milli olmayabilirsin ama ne bileyim biliyorsun bir çok maçlar oynanıyor gösteri amaçlı da olsa!”

“Evet onları duymuştum aslında. Nasıl yapılıyor bilmiyorum. Annemi bırakamıyordum biliyorsunuz daha önce. Zaten Nükhet’e boks işinden bahsettiğimde pek hoşlanmadığını söyledi. Yani şimdi o konuyu düşünmek pek anlamlı değil sanki!”

“Benim tanıdığım insanlar var, sana antrenman için yer de buluruz. Sen yine de düşün istersen. Benim sırrımı korudun bu güne kadar, elbet ben de seninkini koruyacağım evlat! Nükhet’in bilmesi gerekmez!”

Mert gülümsedi sadece ve o sırada gelen müşteri ile ilgilenmeye başladı ama Erdal bey onun yüz ifadesinden biraz daha çalışırsa aklını çelebileceğini anladı. Tabi birden bire ısrar etmekle olacak iş değildi bu. Gidip gelip, ara sıra bu konuyu açacak Mert’in boksa özlemini körükleyecekti.  Belli ki çocuğun içinde bir ukte kalmıştı bu bırakış. Yapılı, yakışıklı çocuktu zaten Mert. Bu cüsseyi spor ile kazandığı belliydi. Üstelik fırın işletiyor olmasına rağmen hamurdan uzak dururdu mümkün olduğunca. Formunu korumaya özen gösteriyor, çoğunlukla yürüyordu.

Erdal beye göre yapacağı tek şey biraz antrenman ve bir kaç alıştırma maçıydı. Sonra benim diyen boksörlerin karşısına dikilebilir. Hem kendisine hem ona çok paralar kazandırabilirdi. Böylece hem karısı ve kızı, hem de kendisi rahat ederdi. Fazla paranın kime ne zararı vardı ki. Para ve geçim derdi olmayınca da kimse onun ne yaptığına aldırmazdı.

Nükheti şüphelendirmeden Mert’i ikna etmenin ve yine Nükhet’e çaktırmadan oğlanı çoğunlukla gece oynan bu bahis maçlarına götürmenin bir yolunu bulmalıydı. Tabi bu arada rakipleri de tanımak gerekiyordu. Bir yandan kafasında planları işletirken bir yandan bahis maçlarına gidip boksörleri incelemeye ve haklarında bilgi toplamaya başladı. Bu bilgiler Mert hazır olduğunda çok işlerine yarayacaktı.

Bir gece Saime hanımın ağrıları o kadar çoğaldı ki, Nükhet’i Tijen hanımın yanında bırakıp Mert ve Erdal bey onu hastaneye zor yetiştirdiler. Nükhet evde endişeyle onları bekliyordu. Neyse ki Tijen hanım o gece uyanmamış bütün gece deliksiz uyumuştu. Bir kaç saat sonra Mert eve geri gelmiş ve Nükhet’i hemen hastaneye bırakıp, annesinin yanına dönmüştü.

Saime hanımı ameliyata almışladı. Çok ciddi bir mide kanaması geçiriyordu. .Ayrıca bağırsaklarında da ciddi sorunlar görünüyordu ama öncelikle mideyi halletmek istiyordu doktorlar. Nükhet kadıncağızın önceki hikayesini hemen anlattı doktorlara ama tüm tetkiklerin yeniden yapılması zorunluydu.

Erdal beyin devlet hastanesinde iyi bakmazlar ısrarı yüzünden daha önceki doktorlarının önerdiği doktorun hastanesi yerine özel bir hastaneye gelmişlerdi. Bu nedenle Nükhet annesinin daha önce doktora gitmediğini bilmediği için ilgili doktorun adını verip ilaçlara devam etmesini söylediğini söyledi.

Ameliyat sona erdiğinde annesini yoğun bakıma aldılar. Durumu iç açıcı değildi. hastalık çok ilerlemiş, teşhis eksik kalmıştı.

(devam edecek)

 

 

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s