Hayatımız kime ait? – Bölüm 3

Gidecekleri yerde de hazırlık gerekeceğinden Nükhet ile babası Saime hanımı evde bırakıp, Bursa’ya gittiler. Süt reçeli alan müşterilerinden biri burada yaşıyordu ve onlara ev bulmalarında yardımcı olmayı teklif etmişti. Ucuz bir motelde kalıp, iki gün boyunca ev aradılar ve sonunda kendilerine yetecek kadar, uygun fiyatlı bir yer bulup anlaştılar.Ev satılır satılmaz ödeme yapacaklardı. Babasının borcunu ödedikten sonra kalan para bu eve rahat rahat yetiyordu.

Erdal beyin içki ve kumardan bunca süreuzak durabilmesi bile bir mucizeydi. Nükhet o kadar mutluydu ki evlerine döner dönmez annesine yeni evlerini anlattı.

“Evi görünce bayılacaksın anne, bahçe içinde iki katlı bir ev. Alt katında başka bir daire var biz üst katında oturacağız. Bir an önce seni götürüp evi göstermek istiyorum!”

Saime hanıma da bulaştı kızının heyecanı, büyüdüğü ev satılacağı için aslında çok üzgündü. Buralardan gitmeyi de hiç istemiyordu ama Nükhet’i uzun zamandır böyle umutlu ve mutlu görmediği için heyecanlanmıştı  o da. Nihayet kızı için de güzel bir şeyler olacaktı Allah’ın izniyle!

“Doktor Sedat beyi aradım ben de bu gün, tedavime devam edebilmem için bana oradaki devlet hastanesinde bir doktor adı söyledi ama adamın asıl muayenehanesi varmış. Durumunuz yeterse muayenehaneye gidersiniz, değilse hastaneye gidin. Ben durumunuz hakkında bilgi vereceğim dedi.” gülümseyerek kızına.

“Ah ne kadar iyi yapmışsın! Heyecandan o konu benim tamamen aklımdan çıkmış!”

Saime hanımın bir kaç yıldır dinmeyen bulantıları ve mide ağrıları vardı. Elbette tamamı sinirseldi bunların, ilaçlarını kullanıyordu ama doktor Sedat bey dikkat etmezse sonunda iyi şeyler olmayabileceğini söylemişti. Bu yüzden sürekli kontrole gidiyor, ilaçların etkileri gözlemleniyordu.

Orada da güvenebilecekleri bir doktor olduğunu da duyunca Nükhet’in keyfi iyice yerine geldi. O akşam anne ve babasının en sevdikleri yemeklerden  yaptı ve ailecek harika bir ziyafet çektiler.

Buradaki müşterilerini de birden bire bırakmayacakları için kargo ile almaya devam etmek isteyenler olabilir diye Nükhet teslimat yaptıkları yerleri gezmeye başladı tek tek. Yüzde yetmişi reçelleri almaya devam etmek istiyordu. Süt reçeli özellikle pasta yapımında tercih ediliyor olsa da, çocuklarında çok sevdikleri sağlıklı bir lezzetti.

Saime hanım eve alıcı çıktığında göz yaşlarına boğuldu. İş iyice ciddiye binene kadar kendini tutmuştu. Evi toplamak kamyona yüklemek ve vedalaşmak onun için gerçekten çok zor olmuştu. Erdal beyin bile gözleri dolmuştu karısının haline.

Nükhet’de çok üzgündü ama babasının borçlarını kapatıp yeni bir hayata başlamak için başka şansları yoktu. Bursa’da yaşam buraya göre daha ucuzdu. Kalan para ile buralardan bir ev almak ne yazık ki mümkün bile değildi.

“Bir gün çok paramız olursa inşallah anneme evini geri alacağım!” dedi içinden. Umudu engelleyecek ne vardı ki ?

Komşularla vedalaşma faslıda oldukça hüzünlü oldu. İnsanlar Erdal beyi de ayık görmeye alışmadıklarından şaşırıyorlardı. Yine de ondan çok Nükhet ve annesi ile vedalaşıp ağlaştılar. Anne kızın neler çektiklerini en yakından bilen onlardı.

Son eşyalar da kamyona yüklendikten sonra Saime hanım ile Nükhet yeniden boş eve çıktılar. Anahtarı yeni ev sahibine vermesi için komşuya bıraktılar ve hüzünlü bir şekilde ayrıldılar apartmandan. Onlarda aynı gün otobüsle gideceklerdi Bursa’ya.

Erdal bey daha otobüse biner binmez derin bir uykuya dalmıştı. İçkiyi bıraktığından beri garip bir şekilde uykusu geliyordu. Elbette dayanabilmek için içtiği sakinleştiriciden karısına ve kızına bahsetmemişti. Eğer o olmasa kendini asla kontrol edemezdi. Bağımlılık öyle bir gecede çözülecek bir konu değildi ama Nükhet ve Saime hanım bunu görecek durumda değillerdi yeni hayatlarına geçişin hüzünlü mutluluğu içindeydiler.

İkisi de yol boyunca kendi iç dünyalarına çekildi. Zaman zaman burnunu çekmesinden annesinin geçmişi anıp ağladığını anlayabiliyordu Nükhet.

Yeni evlerine yerleşmeleri ve yeniden işlerine başlayabilmeleri bir haftaya yakın sürdü. Evin badanata ve tadilata ihtiyacı olan yerleri vardı. Saime hanım ve Nükhet temizlik işine giriştiklerinde Erdal bey de biraz etrafı keşfedeceğini söyleyip dışarı çıktı.

Reçeller için burada da yeni müşteriler bulmak gerekeceğinden Nükhet önceden hazırlayıp bastırdığı el ilanlarını babasına verdi ki gezerken uygun gördüğü dükkanlara ve yerlere bırakabilsin.

Burada yaşayan müşterilerinin de yardımıyla ilk ayın sonunda az da olsa yeni müşteriler edinmeye başladılar. İlanlara dönen dükkanlarda olmuştu. Çoğunluğu pastane olan bu dükkanlar hem sürekli, hem de çok miktarda talepte bulundukları için asıl kazanç onlar sayesinde oluyordu.

Daha önce olduğu gibi burada da güvenebilecekleri bir sütçü bulduklarından ev yerleşir yerleşmez hemen stok yapmaya başladılar.

Saime hanımın mide ağrıları yeniden artmaya başladığı için Nükhet annesinin bir an önce doktora gitmesini istiyordu. Devlet hastanesi için Sedat beyin söylediği doktordan randevu almaya kalktıklarında ancak bir ay sonraya alınabildiğini gördüler. Saime hanım istemese de Nükhet onu adamın muayenehanesine gitmeye ikna etti. Çok bilinen bir doktor olduğu için ilk muayene ücreti biraz fazlaydı ama sonrakilerde kontrol muayenesi yazabileceği için bunu göze aldılar.

Siparişler artmaya başladığı için Nükhet o işlerle ilgelenecekti. Babası da aradığı halde henüz bir iş bulamadığı için annesini doktora götürme işini ona verdi Nükhet ama parayı annesine teslim etti.

Sabah ikisini de öptükten sonra siparişleri teslim etmek için erkenden çıktı evden. Alt sokakta küçük bri kamyoneti olan adam ile anlaşmışlardı dağıtım işi için. Sonra kendileri bir şeyler yapmacaklardı ellerine para geçince.

Erdal bey kızının parayı ona değil de annesine vermesine bozulmuştu epeyce ama bir şey dememişti ona. Sakinleştiri de içse artık giderek zorlaşıyordu dayanmak. Same hanım kocasının çok fazla dayanamayacağını zaten biliyordu ve son zamanlardaki tuhaf davranışları sürekli dışarı çıkmaları yüzünden de ondan şüphelenmeye başlamıştı zaten. Nükhet üzülmesin diye ona söylemiyordu sadece. Evi de satmış olmalarına rağmen kocasının yeniden eskiye döneceğinin işaretlerini gördüğü için mide ağrıları artmıştı zaten.

Kızına ilaçlarının değişme zamanının geldiği için ağrıların arttığını söylemişti. Bir de şehir değiştirmek, ev taşımak ve yeniden stok hazırlamak kolay iş değildi elbette hepsi çok yorulmuşlardı.

Evden çıkmaları gerektiği halde Erdal bey oyalanmaya başlayınca, “Gitmiyor muyuz?” diye sordu.

“Yahu gidip ne yapacaksın? Kendin diyorsun işte yoruldun taşınma vesaire yüzünden. Azıcık dinlensek geçecek. Şimdi gideceğiz aynı ilaçları verecek adam. Aynı ilaçları versin diye de dünyanın parasını dökeceğiz. Sen bence ilaçlarına devam et kıza da gittik de!” dedikten sonra kadıncağızın elinden kızının doktor için verdiği parayı kapıverdi.

“Bak veriyorum ama bu son haberin olsun!” dedi sinirle Saime hanım, “Kız üzülmesin diye bir şey demiyorum ama senin eskiye döndüğün gün gibi ortada! Eğer dikkat etmezsen o kız seni kapının önüne koyacak bilgin olsun!”

“Zaten kızımla aramı da sen bozuyorsun benim!” diyerek sinirle çıkıp gitti Erdal bey. Zaten para cebinde evden biran önce çıkıp gitmek için bahaneye ihtiyacı vardı.

(devam edecek)

 

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s