Toprak insana değil, insan toprağa aittir! – Bölüm 4

Uğraşıp arabanın kapısını açtı ama bütün pedallar çamurun içindeydi. Arabadan ümidi kesip geri dönüyordu ki su onu alıp sürüklemeye başladı.”

“Siz çıktığınız ağaçtan her şeyi izliyor muydunuz?”

“Yapacak başka bir şeyimiz yoktu ki? Orada mahsur kalmıştık biz de!

Sular onu biraz ileride nehire doğru sürükledi. Bir şeylere tutunmak için elini sağa sola atıyordu ama ne yazık ki ağaçlara kıydığı bölgeye kadar sürüklenmişti ve su orada bütün şiddetiyle akıyordu. Tutunacak tek bir dal bile yoktu.

Nihayet ağaçlara yakın bir bölgeye sürüklendiğinde, kollarını çaresizce uzatıp bir dal yakalamaya çalıştı uzun süre. Ne yazık ki başaramadı. Artık çok yorulduğunu görebiliyorduk. Babam bir ara ağaçtan inip ona yardım etmek istedi ama aşağıda akan çamurun şiddetini görünce yapamayacağını anladı. Tek yapabildiğimiz izlemekti.

Tam artık onun mücadeleyi bırakacağını düşündüğümüz sırada önüne bir ağaç dalı geldi. Can havliyle uzanıp onu yakaladığından, babam da ben de derin bir oh çekmiştik. Dala tutunarak kendini ağaca doğru çekmeye başlamıştı ki, nerede çıktığını anlamadığımız bir şekilde anne karga çıktı ortaya. Onun ağaca tutunduğu eline saldırıyordu deli gibi. ”

Bilgehan küçük bir çığlık attı o anda.

“Ben de aynı senin gibi yaptım. Eğer elindeki dalı kaçırırsa artık kurtulma şansı kalmayacaktı. Karga kendi hayatını umursamaz bir şekilde saldırıyordu ellerine. Dalı bıraktırana kadar da durmadı.”

“Ne oldu sonra dede?” dedi Bilgenan. Artık nefesi kesilmiş, dedesine iyice sokulmuştu.

“Çamur onu alıp götürdü.”

“Öldü mü yani?”

“Evet. Selden üç gün sonra buldular onu. Bayağı aşağı sürüklenmişti. Evden çok uzakta bulundu.

İnsanlar onun bu güzel bölgeyi selden kurtarırken öldüğü yalanına inandırdılar kendilerini. Daha da doğrusu, onun imajı ölümünü böyle açıklamalarına neden oldu.”

“Peki siz kimseye bahsetmediniz mi olanlardan?”

“Hayır babam bana yemin ettirdi kimseye anlatmayacağıma ama çok yakınlarım için bu yeni bozdum ben. Sonra buraya bir heykeli dikildi işte. Şimdi de herkes onu bir kahraman sanıyor.”

Agâh bey bunları söylerken ayağa kalktı ve Bilgehan’ın elinden tutup söğüdün altından dışarı çıkardı. Çulha kuşları hikayenin bitmesini beklermiş gibi ötmeye başladılar.

“Karga ondan intikam mı aldı yani dede. Bu kötü bir şey değil mi?”

“Yavrularını öldüren adamın hayatını kurtarmak istemeyen bir kargaya ne söylenir bilmiyorum açıkçası.” dedi Agâh bey düşünceli bir şekilde, “O bir insan olsaydı işlerin bu şekilde halledilmesinden yana olmazdım doğrusu.”

“Ben de senin gibi düşünüyorum. Kargalar gerçekten ilginç hayvanlarmış demek. Bundan sonra onların hakkında daha çok bilgi edinmeye gayret edeceğim.”

“Kargalar cevizleri  yüksekten atıp kırdıktan sonra içlerini yiyecek kadar akıllılar. İsrail’de bir karganın – ekmekleri balık yakalamak için tuzak olarak kullandığına dair bir haber okuduğunu söylemişti baban. Kesinlikle, üstün zekalı bir canlıyla karşı karşıyayız.

Antik Roma’da uzun ömrün ve geleceğin sembolü, Eskimolara göre ilk canlı yaratık, Kızıldere göre son dileğini gerçekleştirememiş ruhların geri dönmüş hali, Vikingler  ve bizim köylüler için ise bir evin önünde öterse birinin öleceğine inanılıyor.”

“Gerçekten de kimse kargaları sevmiyor anlaşılan”

“Garip ama öyle. Hâlâ heykele gitmek istiyor musun?” dedi Agâh bey arabasına doğru yürürken.

Bilgehan dedesinin arkasından giderken, son bir kez daha dönüp eve baktı. Çok yanlız görünüyordu ev şimdi. Sadun beyin zamanında kim bilir ne kadar mutlu bir evdi. Altemur bey ve  onun sevgisizliği evi de karanlık bir hale getirmişti sanki.

“İnsanlar gerçeği bilseler ne oldurdu dede?” dedi soruya cevap vermeden.

“Muhtemelen birileri çıkıp buraları otel yapmak isterdi yeniden. Köylü ve Altemur Arslanbaş hayranları ölen ağaçların yerine yenilerini diktiler. Buranın doğa sever yazarın anısına korunması için devlete başvurdular. Milli park olmadı ama yine de ziyarete açık korunaklı bir yere dönüştü. Sanıyorum bir vakıf kuruldu Altemur bey adına. İnsanlar o vakıfa bağış yapıyorlar burası ve daha pek çok arazi korunsun diye.

Sen soruma cevap vermedin? Hâlâ gitmek istiyor musun heykele?”

“Evet istiyorum dede. Düşündüm Altemur bey buraları korumamış, korumak istememiş ve hatta yok etmiş olsa bile aslında heykeli doğru olanı yapıyor. Burayı koruyor.”

Agâh bey güldü torununun sözüne. Aslında çok iyi anlamıştı ne söylemeye çalıştığını ama o kadar hoşuna gitmişti ki bu söz. Neredeyse heykel ona bile sevimli gelmeye başlamıştı bir anda.

“Nasıl yani?” dedi onun söyleyeceklerini duymak istiyordu.

“Yani dedin ya, eğer Altemur beyi bir kahraman sanmasalardı buralar çoktan yok olup gidecekti yine. İnsanlar aslında ondan farklı değiller sonuçta. Paraya burası tercih edilecekti ki zaten sahipsiz kalacağı için kimse bu ağaçlara ne olduğunu umursamayacaktı.

Oysa şimdi Altemur beyin ölüsü ve onu temsil eden o heykel gerçek bir kahramana dönüşmüş durumda. O heykelin varlığı sayesinde kimsenin buraya el sürmesine izin verilmediği gibi, onun sayesinde başka alanlarda korunabiliyor.”

Agâh beyin gözleri dolmuştu “Keşke herkesin yüreği senin ki gibi olabilse” dedi sevgiyle torununa.

Birlikte arabaya binip, büyük heykele gittiler. Altemur beye değil ama heykele teşekkür ettiler ikisi de.

Tam dönecekleri sırasında bir karga gelip Agâh beyin omuzuna konuverdi.

Az önce dinlediği hikaye yüzünden irkilen Bilgehan ne yapacağını şaşırıp geri adım atmıştı.

“Korkma!” dedi dedesi.

“Bu o annenin torunlarından! O zamandan beri benim dostum olan bir aile yani! Kargalar onlara zarar verilmediği sürece dost olmayı da bilirler. Tıpkı insanlar gibi.”

Bilgehan hayatının en güzel yazını geçirdi dedesinin yanında. Okula başladığında ilk iş Altemur beyin heykelini anlatmak olacaktı arkadaşlarına. Onun bir kahraman olduğunu söyleyecekti. Heykel bir kahramandı gerçekten de. O da araziyi korumak için dedesi gibi saklayacaktı Altemur beyin sırrını. Kargalar, dedesi, babası ve o biliyordu sadece.

Köyden ayrılırken dedesi ona sımsıkı sarılıp şu sözleri fısıldadı kulağına ;

” Unutma Bilgehan! Toprak insana değil, insan toprağa aittir! ”

SON

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s