Yalan dünya – Bölüm 14

Kızın halinden irkilen Yusuf atıldı hemen “Serpil ne oldu sana böyle? Hasta mısın aşkım? Haydi hemen bir doktora gidiyoruz!” dediği gibi kıza fırsat vermeden kucakladığı gibi taşıdı arabaya ve bir hastaneye götürdü. Kendi çalıştığı hastane değil ama bir arkadaşının başhekim olduğu bir yerdi burası. Arkadaşına eski mahalleden bir arkadaşı olduğunu tesadüfen bu halde olduğunu duyup üzüldüğünü ve yardım etmek istediğini söyledi. Karısı çok kıskanç olduğu için yanlış anlayabilirdi. O yüzden kendi hastanesi yerine buraya getirmişti Serpil’i.

Serpil yeniden ayağa kalkacak duruma gelmek için bir hafta yatmak zorunda kaldı hastanede ve bu bir hafta boyunca her gün geldi Yusuf onun yanına. Serpil’in Ekrem ile arasını bozanın  olduğundan habersiz ona diller döküp durdu. Yıllardır onu aradığını ama bir türlü izini bulamadığını. Şimdi onu bulduğuna çok mutlu olduğunu ve eski bir dost gibi bile olsa bir daha  asla onu bırakmayacağını söyledi. Onu bu hale getirenlere lanet okuyordu. Tüm acıları ona unutturacaktı. Görecekti Serpil.

Serpil tek bir kelime etmiyordu Yusuf’a. İçinde ona karşı en ufak bir his bile kalmamıştı artık. Ekrem ile konuştuğunu bilerek yalanlarını dinledi bir hafta. Doktorun ve onun izni olmadan bu hastaneden çıkamayacağını anlamıştı. O yüzden sessiz kaldı.

Yusuf kızın geçirdiği şok yüzünden sessiz kaldığını düşündüğünden gelişmelerden memnundu. Ekrem’in ardından şimdi onu kurtaran kişi pozisyonuna gelmişti. Serpil’in yüreğinin ne kadar yufka ve ona karşı zayıf olduğunu bilirdi. Bundan sonra güvenini daha fazla kazanmak için önce evini değiştirecek, ona daha güzel ve iyi bir semtte evtutup yaşam şartlarını iyileştirecek. Sonra Nermin hanımın mezarını yaptıracak ve onunla gidip zavallı kadın için ağlayacaktı.

Bütün bunları Serpil’i eve çıkarttığı ilk gün heyecanla ve hızlıca anlattı. Serpil’in ellerini tutuyor, gözlerinden yaşlar iniyor ve ne yapacağını bilemiyordu.

“Yarın aşkım, yarın sabah ilk iş bir ev bulacağım sana! Bir kaç gün daha sabret bu evde! Sonra her şey değişecek inan bana!”

Sonra Serpil’i dinlenmesi için yanlız bırakacağını söyleyerek ayrıldı evden. Elbetteki dönmek zorunda olduğu iki çocuklu bir evi olduğu konusuna girmedi hiç. Şimdilik Serpil’in sessizliği bu konuya girmemek için harika bir fırsat yaratıyordu. Konuşmaya başladıklarında bu konuda da etkili bir açıklama bulacaktı elbet.

Serpil onun kapıdan çıkmasını sabırsızlıkla bekledi. Bir haftadır onun yüzüne haykırmamak için zor tutuyordu kendini. Artık izini bulduğuna göre peşini asla bırakmazdı. Ertesi gün yeniden geleceğini bildiğinden hızlıca eşyalarını topladı. Evden yanına almak istediği bir kaç parça eşyayı mahallenin bakkalından aldığı büyük koliye koydu ve tanıdığı tek kişi olan Sultan hanımın kapısını çaldı.

Taşınacağını ama şimdilik adresi belli olmadığı için adresi belli olduğunda haber verip, koliyi kendisine ödemeli yollayıp yollayamayacaklarını sordu.

Sultan hanım bir haftadır ortada gözükmeyen kıza baktı merakla. En azından artık daha iyi göründüğü için sevdindi ama yine de “Kızım başına bir şey mi geldi senin? Neyin var? Apar topar böyle?” dedi kendini tutamayıp.

“Uzun hikaye Sultan hanım. İnşallah daha vakitli bir zamanda uzun uzun anlatırım. Siz yollar mısınız koliyi rica etsem.”

“Yollarız, yollarız içini ferah tut sen! Haydi yolun açık olsun madem!”

Kadına teşekkür etti, kucakladı ve ayrıldı mahalleden hızla. O anda bile aklında gidecek bir yer planı yoktu henüz ama bu şehirde kalmayacağı kesindi.

Bu arada takipçi adam nasıl becerdiyse Ekrem’in eşinin kapanan dava dosyalarına ulaşmış. Nermin hanımın ifadelerini okumuştu. Sonra vefat ettiği hapishaneye ulaşıp, onunla aynı koğuşta olan kadınların bilgilerini bulmuş, Erişebildikleriyle sohbet etmişti. Bunların içinde Serpil’e annesinin katil olmadığını söyleyen kadında vardı. Ona Nermin hanımı aklamak için kızın tuttuğu avukat olduğunu söyleyince kadın hikayenin Serpil’e anlatmadığı kısmını anlatıverdi. Her şeyi kızıyla evlenmesini istediği doktor damadını korumak için yapmıştı. Çünkü asıl katil Yusuf’un ta kendisiydi.

Takipçi temkinli bir adam olduğu için kadının söyledikleri ile yetinmedi. Araştırmaya devam etti ve sonunda bakkalın hemen ilerisindeki sokak çiçekçisinin de bir sokak kamerası olduğunu. Polisin ona da el koyduğunu ancak Nermin hanımın itirafından sonra inceleme gereği duyulmadığı için arşive kaldırıldığını öğrendi.

Tam bu aşamada yapılacak tek şey davayı yeniden açmaktı ve bunu yapabilecek kişi de Serpil’den başkası değildi. Zavallı bir kızın hayatını mahvetmesine ortak olduğu Yusuf’tan intikam alma duygusu kabarmıştı içinde ulaştığı bilgiler çoğaldıkça takipçinin. Kendi içinde güçlü bir adalet duygusu vardı adamın. Aslında hep hukuk okumak istemişti ama babası onu okutmak yerine çalıştırmayı tercih ettiğinden o da sonunda böyle bir iş yapmaya başlamıştı. Amerikan filmlerindeki dedektifler gibi bir işin bu ülkede tutacağını hiç tahmin etmezken. Bir anda müşteriler kuyruk olmuşlardı kapısında.  Artık eskisi kadar çok iş almıyordu, bazen de sırf kendisi için kamu davalarının peşine düşüyordu. Şimdi Yusuf hakkındaki gerçekleri öğrenince yaptıklarını telafi etme ihtiyacı duydu. Bu işi yakında bırakacaktı ve bıraktığında da vicdanı rahat olsun istiyordu. Bu yüzden Serpil’in evine gitti yeniden. Kızı evde bulamayınca hastanede olduğunu öğrendi. Hastaneye Yusuf tarafından götürüldüğünü öğrenince de uzaktan izlemeye başladı. O akşam Yusuf çıkar çıkmaz, eşyalarını toplayıp doğru otogara giden Serpil’i de yolda yakaladı.

Serpil akşam vakti tanmadığı ama hakkında her şeyi bilen bu adamla karşılaşınca iyice korktu. Adam ona Yusuf’un ona gelişinden o ana kadar olan her şeyi bir bir anlattı. Serpil katilin annesi değil de Yusuf olduğunu öğrenince bir kez de adamın kollarına düşüp bayıldı. Artık olanlar ne beyninin ne yüreğinn alacağı kadar değildi. Zavallı Nermin hanım boşuna hapis yatmış, hayatları boşuna mahvolmuş ve babasının lokantası boşuna kapatılmıştı.

Bu defa gözlerini açtığında Ekrem’in anne ve babası baş ucundaydılar. Takipçi onu alıp doğrudan buraya getirmişti. Sunullah bey kapıda kucağında baygın Serpil ile tanımadığı bir adamı görünce hiç düşünmeden kapıyı açmış onları içeri almıştı. Takipçi adının bilinmesini istemediği için ismini vermeden olan biteni karı kocaya anlattı. Ne Serpil’in ne de Nermin hanımın gelinlerinin öldürülmesinde zerre kadar ilgisi yoktu. Nurten hanım hıçkıra hıçkıra ağladı saatlerce kızın başında. Hemen eve bir doktor çağrılmış Serpil’e neredeyse bir kaç gün uyuyacak kadar sakinleştirici içeren bir iğne yapılmıştı. Üst üste gelen ağır şoklar kızın aklını oynatmasına bile neden olabilirdi.

(devam edecek)

 

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s