Yalan dünya – Bölüm 10

Sonraki günlerde Ekrem ve Serpil’in arasındaki diyaloglara anne ve baba hatırı sormakta eklenince arkadaşlıkları ilerlemeye başladı. Ekrem onu ürkütmemek için dışarıda görüşebilmek için bir teklifte bulunamıyordu ama asıl istediği onu bir haftasonu çay içip sohbet edebilecekleri sakin bir yere götürüp daha iyi tanımaktı. Serpil’de bu arkadaşlıktan hoşnut olmasına rağmen çekinceleri devam ediyordu. Ayrıca şirkette bir müdüre yakınlık duymak çok ciddi problemlere neden olabilirdi.

Yusuf’un tuttuğu adam karısının öldüğüne dair bilgilerde dahil olmak üzere Ekrem hakkında bilinmesi gerekli tüm bilgileri toplamıştı. İşini gerçekten iyi yapıyordu. Serpil’in de onunla aynı şirkette çalıştığını da sözlü raporuna hemen ekledi. Yusuf aynı şirkette çalıştıkları bilgisinden çok adamın karısının bir gece sokakta öldürülmüş olmasına takıldı bir anda. Sonra yıllar önce ölümüne sebep olduğu kadının soyadı geldi birden, geçmişten yıldırım gibi düştü zihnine. Ekrem ile aynı soyadı taşıyordu ama bu kadar başarı bir takipçiye şimdi bundan bahsedemezdi. Adama teşekkür edip telefonu kapattı.

“Ne yani Serpil şimdi o kadının kocasıyla mı beraber!?” dedi şaşkınlıkla kendi kendine. Acaba farkındalar mıydı bunun? Yoksa bu garip bir tesadüf müydü sadece?

“Yok!” dedi kendi kendine, “Serpil’i tanırım! Annesinin katili olduğu kadının kocası ile asla yakınlaşmaz, hatta görüşmez bile! Peki ama bunlar nasıl bir araya geldiler?”

Elindeki kalemle oynadı durdu  hastanedeki odasında uzun uzun.

“Nasıl geldilerse, geldiler!” dedi yüksek sesle sonra, “Bir arada kalmalarına izin veremem!”

Geç saate kalan bir kaç toplantıdan sonra Ekrem her defasında Serpil’in kalmasını istemiş ve onu eve bırakmıştı. Nihayet nispeten erken biten birinin ardından da cesaret edip bir çay içmeyi teklif etmiş. Serpil’de kendinin bile anlamadığı bir şekilde kabul edivermişti.

Böylece ikisi başbaşa ilk kez bir yerde oturmuşlardı bir saat.

“Seninle neden ilgilendiğimi anlamadığını biliyorum” dedi Ekrem onu korkutmamaya çalışarak.

Serpil doğrudan özel bir konuşmaya girilince tedirgin oldu yeniden ve kıpırdanarak belli etti bunu.

“Lütfen, sana zarar vermek, seni rahatsız etmek değil niyetim. Bu çok uzun bir hikaye. Sana anlatmak isterim ama doğru anlatamamaktan çekiniyorum.”

Serpil şaşkınlıkla baktı onun yüzüne. Bu ilginin arkasından bir hikaye çıkacağını hiç düşünmemişti.

“Kahveler yüzünden!” dedi Ekrem devam ederek, “Eşim, yani vefat eden eşim aynı senin yaptığın gibi yapardı kahvemi. Hem de her sabah!”

Serpil’in huzursuluğu artmaya başladı elinde olmadan. Ekrem beye ilgi duyduğunu itiraf ediyordu kendine ama bunu onunla asla paylaşmaması gerekiyordu. Ayrıca patronunun özel hayatına bu kadar girmenin doğru bir fikir olmadığından emindi. Bu teklifi kabul edip buraya kadar geldiğine pişman olmuştu.

“Kalksak mı?” dedi onun yüzüne bakarak.

Ekrem kızın huzursuz olduğunu anlayınca ısrar etmedi, “Kusura bakma amacım seni kötü hissettirmek değildi, ben sadece…” dedi ve devam etmeden hesabı istedi.

Ekrem’in yüzünde hayal kırıklığı görünce içi ezildi Serpil’in ama hissettikleri gerçek bile olsa bunun olmasına izin veremezdi.

“Önemli değil. Siz kusura bakmayın!” dedi gözlerini masadan kaldırmadan bu kez.

Hiç konuşmadan Serpil’in evinin önüne geldiler. Serpil “İyi geceler!” dileyip arabadan ineceği sırada tuttu kolunu Ekrem.

“Lütfen arkadaşlığımız bozulmasın!”

“Evet elbette!” dedi Serpil’de gülümsemeye çalışarak. Arkadaş olduklarını bile düşünmemişti oysa.

Ertesi gün Yusuf’a bir bir anlatıldı yaşanılanlar elbette. Sadece konuşulanlar yoktu hikayede. Adamın o kadar yanlarına sokulması mümkün olmuyordu.

“Bu Ekrem denilen herif kızı kullanmak istiyor muhtemelen!” dedi adam en son kapatırken. Onunda bir şirket müdür ile çaycı arasındaki bağ hiç aklına yatmamıştı.

Yusuf’un içindeki arzu ve öfke iyice kabardı bu son sözleri duyunca. Hızlıca yaptı planı. Serpil’i bu şerefsiz heriften kurtaracak böylece onun güvenini ve sevgisini yeniden kazanacaktı. Karısı ve çocuklarıyla yaşamaya devam edebilirdi, onlara bu saatten sonra sırtını dönmesi gerekmiyordu artık. Tek istediği Serpil’siz kalmamaktı onun.

Ertesi sabah hastane çıkışı şirketi gören bir noktaya gidip beklemeye başladı. Serpil’e görünmeden önce Ekrem ile konuşmak istiyordu. Muhtemelen dedikodu çıkmasın diye normal mesai günlerinde ikisi beraber çıkmıyorlardı şirketten. Bu yüzden Serpil olmadan onunla konuşabileceğinden emindi. Serpil biraz ilerideki tren istasyonuna gidip oradan trenle gidiyordu evine. Ekrem ise hiç sektirmeden aynı saatte şirketin kapalı otoparkına iniyor ve arabasını alarak kendi evine gidiyordu. Karısının ölümünden sonra ilgilendiği ilk kız Serpil’di takipçinin söylediklerine göre. Adamın bu kadar bilgiye, bu kadar seri nasıl ulaştığını bir türlü anlayamıyordu ama bir an önce bu konuyu çözüp adamdan kurtulma ihtiyacı duymaya başlamıştı. Bu adam bu detaycı çalışmasıyla katilin o olduğu bilgisine bile ulaşabilirdi. Takipçinin Ekrem için verdiği çıkış saati geldiğinde şirketin kapalı garajının çıkışına doğru yürümeye başladı. Adam arabasına binmeden onunla konuşmayı planlıyordu. Sonra garajdaki kameraları farkedince tedirgin oldu. Yarın bir gün bir şeyler değişirse katili olduğu kadının kocası ile bir yerlerde gözükmüş olmak istemiyordu. Aslında Serpil’i yeniden bulup onu kazanmaya çalışırken bir şekilde kendini ele verecek adımlar da attığını düşünmeye başlamıştı. Plan üzerinde yeniden düşünmeye karar verip hızla uzaklaştı şirketten.

Ertesi gün Ekrem’i evinin önünde beklemeye karar verdi. Adam eninde sonunda evine dönecekti nasılsa. Ayrıca sokakta bir karşılaşmayı hiç bir kameranın çekeceğini düşünmüyordu. Ev ana cadde üzerinde değildi. Yine de gider gitmez bahçe kameralarına kadar çekim açılarını kontrol etti tek tek. Hiç biri onun durduğu yeri çekmiyor gibiydi. Derin bir nefes alıp Ekrem’in gelişini beklemeye başladı.

Ekrem tam da takipçinin söylediği gibi aynı saatte şirketten çıkmış, hiç bir yere uğramadan da doğruca evine gelmişti. Serpil’e açılmaya çalıştığı o gecenin ardından kız mümkün olduğunca sohbetten kaçar olmuştu. Onu henüz kazanmadan bu kadar aceleci davranmış olduğuna pişmandı şimdi. Zaten ürkek davranan kız kendini iyice korumaya almıştı doğal olarak. Ona güvenmesi için sözleri dışında bir dayanak yoktu haliyle.

“Doğrudan evlenme teklifi mi etsem?” dedi bir an için kendi kendine. Sonra bunun da pek mantıklı bir girişim olmayacağını düşündü. Henüz birbirlerini doğru dürüst tanımıyorlardı bile. Asuman’ın onu işaret etmiş olması aklını çeliyordu sadece. Serpil gönlünü çoktan çelmişti bu işaretin ardından ama yine de onu biraz tanımak istiyordu önceden. İşareti yanlış okumuş olması için bir neden yoktu ortalıkta aslında. Asuman neden bu kıza ilgisini çekmeye çalışmış olsundu ki?

“Delirdim galiba ben iyice!” diyerek indi arabasından. Sokak zaten boş olduğundan kapalı garaja girmek için uğraşmıyordu eve gelince. Bu da takipçinin Yusuf’a verdiği bilgilerden biriydi.

(devam edecek)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s