Sığınacak tek liman – Bölüm 7

“Sizin nişanınızı bozdum bende fena mı oldu! Kurtuldun o şıllıktan!” dedi Tamer yüzünü buruşturarak.

Atakan Duru hakkında söylenilen bu söz üzerine artık kontrolünü kaybetti ve sıkılı duran yumruğunu savurdu adamın yüzüne doğru ama Tamer hızlı davranıp geriye çekilince yumruğu havada döndü sadece.

“Karnında senin çocuğunu taşıyor şıllık dediğin o kadın? Derdin ne senin be adam?” diye bağırdı hırsla.

Pastanedeki herkes dönmüş onlara bakıyordu.

“O da sana hediyem olsun! Senin yerine bebeği bıraktım kadının karnına! Güle güle büyüt!” diyerek çıkıp gitti Tamer pastaneden.

Atakan hırsından ne yapacağını bilemiyordu. Canında çok sevdiğ Duru’nun başına gelenlerin tek sebebi kendisiydi demek. O kadar şaşırmış ve afallamıştı ki bu olanların Oya hanımla ne ilgisi olduğunu Tamer beyin nasıl böyle büyük bir intikam peşine düştüğünü hiç anlamamıştı ama artık onu sadece dövmek değil aynu zamanda öldürmekte istiyordu.

“Bütün bu olanları Duru’ya nasıl anlatacağım?” dedi kendi kendine arkasındaki sandalyeye yığılır gibi oturarak.

Geri döndüğünde biraz daha sakinlemişti ama kafası hâlâ karmakarışıktı. Bu olanlara bir türlü inanamıyordu. Bu arada Oya onu defalarca aramış, hiç birine cevap vermemişti. Duru’nun ihanetinden sonra ağabeyinin de onu işinden kovacağından korkup onun kollarına atılacağını hesaplamıştı Oya Atakan’ın. Ancak şimdi aramalarını geri çeviriyordu. Başkasından peydahladığı bir çocuğu karnında taşıyan bir kadına dönmemişti herhalde.

Tamer’den pastanede olanları duyunca o da inanamadı tepkisine.

“Ne yani şimdi kendisini aldatan bir şıllığı mı koruyor bu salak?” dedi sinirle.

Tamer “İşte intikamını aldık biz de onların duyguları ile oynadık daha ne istiyorsun ki?” dedi ona bakarak ve yürüp gitti. Bu oyundan artık iyice sıkılmıştı.

Oya ağabeyine sonunda Atakan’ın sahibi olmak istediğini söylememişti elbette. Neyse ki gözüne kestirdiği tek kişi değildi Atakan. Yine yıldızı yeni parlayan dizi oyuncusu Nusret Şenbakır için de planları vardı sırada. Şansını onda deneyecekti şimdi. Hemen Füsun’u arayıp, Atakan’ın sözleşmesini fesh etmelerini istedi. Artık onunla çalışmayacaklardı. İşverenini zor durumda bıraktığı için de sözleşme şartlarına uymamıştı ve bu yüzden çalıştığı kadar ki kısmında ödemesi yapılmayacak. Piyasaya hakkında kötü referans sunulacaktı.

Atakan bir  kaç gün Duru’nun yanından hiç ayrılmadı. Artık bir işi de olmadığı için bir yere dönmesi gerekmiyordu. Magazin dünyası Balta Holding’in sözleşmesini fesettiğini duymuş her yerde onu arıyordu. Bu yüzden bir süre daha burada olup kendini unutturması onun için de en iyisiydi.

Duru bir bebeği aldırmak istiyor, bir göz yaşlarına boğulup bir hayata son veremeyeceğini söylüyordu. Atakan henüz olanlardan ona bahsetmemişti. Ancak Duru’nun giderek bozulan morali ve ruh sağlığını farkedince daha fazla dayanamadı.

Ona hayatına yeni bir girdiğini anlattığı günden itibaren önce gizli bir kıskançlık duyduğunu sonra bunun dostluğunu paylaşmak istemediği için olduğunu sandığını söyledi. Ancak günler geçtikte bu kıskançlığın sadece sırdaşını kaybetmekten kaynaklanmadığını anlamaya başlamıştı. Ancak bunu elbette Duru’ya söylemezdi çünkü o evlendiğini söylemişti. Zaten o evlilik kelimesini duyar duymaz kalbine saplanan hançerin acısı onu kendine getirmişti.

“Sen benim hayatım boyu sığınacak tek limanımdın. Hep oradaydın ve beni bekliyordun. Senin yanında olduğum ve hissettiğim gibi kimsenin yanında olamadım ben. Sadece tek bir konuda yanılmışım seninle ilgili!”

Duru Atakan’a bakıyordu merakla, tüm bunların sonunun nereye bağlanacağını anlayamamıştı tam olarak.

“Neymiş?” dedi üzgün bir sesle.

“Sana aşık olduğum!” dedi Atakan.

Bir süre ikisi de birbirlerine baktılar. Duru çocukluğundan beri ona hep aşıktı ama tam ona bunu söylemeye cesaretini topladığında Atakan ünlü bir olmuştu. Öyle parlak ve güzel bir hayatın içine atılmış, çevresinde o kadar güzel ve havalı kızlar dolanmaya başlamıştı ki. Atakan’ın onları gördükten sonra kendisine bakmayacağına inanmıştı.

Her şeyden vazgeçmiş, her şeye  rağmen dost olarak onun yanında kalmaya karar vermiş olarak yıllarını geçirdikten sonra en zor zamanında Atakan’dan bunları duymak onu hem mutlu etmiş, hem üzmüştü.

“Atakan canımsın sen benim! Yıllardır gizliden gizliye sana hissettiklerimi anladığın halde üzmemek için yüzüme vurmadın. Kayhan hayatıma girdiğinde beni destekledin, yanımda oldun. Benim için mutlu oldun. Şimdi zor durumda kaldığım için kendini buna mecbur hissetmemelisin! Şimdi yanımda olman bile benim için her şeye değer inan bana!”

Atakan Duru’nun açıklama yaparken aşkını itiraf etmiş olmasına şaşırmıştı bu kez!

“İnanmıyorum duygularım karşılıksız değil miydi yani benim bunca zamandır? Nasıl anlamadım? Nasıl bu kadar aptalım! Bunların hiç biri yaşanmayabilirdi yani! Seni Kayhan’a bırakır mıydım acaba biliyor olsaydım!”

“Atakan! Ne olur yapma! Zorlama kendini!”

“Duru yemin ediyorum seni çok seviyorum. Yıllardır, aşığım sana! Sensiz olmak, kalmak istemiyorum. Bunca zamandır söylemediğim ve bunları yaşamana neden olduğum için de çok özür diliyorum. Ben seni ve bu çocuğu istiyorum. Benim ailem olmanızı istiyorum. Lütfen hayır deme bana!”

Duru inanmaz gözlerle baktı Atakan’a, “Bu çocuğu bile mi istiyorsun. Yani bize tuzak kuran insanların kanından bir çocuğa mı babalık edeceksin sahiden?”

“Bir çocuğun ne günahı olabilir ki? Üstelik benim için o çocuğun annesi sensin ve babası da ben olmak istiyorum.” diyerek elini Duru’nun henüz büyümemiş karnına koydu ve “Tabi o da beni baba olarak kabul ederse!”dedi yumuşak bir sesle.

Duru sımsıkı sarıldı Atakan’ın boynuna, göz yaşları yine sel olmuştu, “Etmez olur mu? Eder! O da ben de ederiz! Seni seviyorum!”

Diğer yanda Oya yaptığına memnun yeni ağabeyine yeni kurbanından bahsetmeye başlamıştı bile. Tamer kız kardeşinin bu tavrından iyice huzursuz olmuştu bu kez.

“Oya Atakan’dan da böyle bahsediyordun başlangıçta, bu yeni adam ne zaman girdi senin hayatına?”

“Tanımıştık ağabeyciğim daha önceden. Atakan benim peşimde dolaşıyordu o zamanlar. Biliyorsun ben onun vaadlerine inanıp güvendiğim için kimseye yüz vermemiştim.” dedi hüzünlü bir sesle.

“Evet ama ben senin Atakan’a aşık olduğunu sanıyordum Duyguların bu kadar hızlı mı değişti sahiden?”

“Nefret çok güçlü bir duygudur biliyorsun ağabeyciğim. Bak sen bir kadını hamile bıraktın bu yüzden ve kendi çocuğuna arkanı döndün! Biz aynı kandanız!”

Tamer dehşetle baktı kardeşinin yüzüne “O çocuğu doğurmayacaktır! O henüz bir canlı bile değil!”

Tamer ortalama bir yıl sonra öğrenecekti çocuğunun dünyaya geldiğini ve Atakan’ın onun çocuğuna resmi babalık yaptığını. Atakan ve Duru birbirlerine aşklarını itiraf ettikten iki hafta sonra evlenmişlerdi. Şimdi mutlu bir yuvaları vardı bebekleri ile birlikte.

Bu arada Oya Atakan’dan sonraki kurbanı tarafından da reddedilince sinir krizleri geçirmiş. Tamer bu defa ona itibar etmeyerek kolundan tuttuğu gibi doktora götürmüş ve ileri derecede paranoid şizofreni teşhisi konulduğu için acilen bir merkeze yatırılmıştı. Hayatındaki çoğu şey sanrılardan ibaretti. Olmayan hayranlar ve düşmanlar yaratıyordu kendine sürekli. Tamer onun kahramanıydı. Onu her defasında kurtarmasından ve insanlara acı çektirmekten zevk alır hale gelmişti Oya. Bunda ne yazık ki Tamer’in koruyucu ve kollayıcılıkta çok ileri gitmiş olmasının etkisi büyüktü.

Kardeşi başta olmak üzere, kendisine, Duru ve Atakan’a büyük zararlar vermişti. Özür dilemek için Duru ve Atakan’a gitti, çocuğuna da sahip çıkmak istiyordu.

“Amacım onu sizden almak, mutluluğunuza bir kez daha gölge düşürmek değil!Ben sadece uzaktanda olsa onun hayatına destek olmak istiyorum!”

“O senin çocuğun değil!” dedi Atakan, “Haklıydın biz sevgiliydik ve birlikte olmuştuk Duru ile sizin tekne gezinizden hemen önce! O benim çocuğum DNA testi bunu doğruladı. Şimdi hayatımızdan çık git!”

Tamer Duru’ya baktı bu sözler üzerine.

“Atakan doğru söylüyor bu çocuk onun! Benimle resmen evlenseydin onu sen büyütecektin!” dedi.

Tamer ikisinin intikam için mi yoksa itiraf için mi böyle söylediklerini anlayamadı ama gitmekten başka çaresi kalmamıştı.

“Tekrar özür dilerim yine de!” dedi ve dönüp çıktı evlerinden.

Hayatının kalan kısmında hiç bir zaman emin olamadı bir çocuğu olup olmadığından. Şirketi kapatıp yurt dışına yerleşti ve bir daha hiç evlenmedi.

Atakan ve Duru kızları ile birlikte mutlu bir hayat sürdüler. Atakan mesleğini bırakıp bir ajans açtı.

SON

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s