Sığınacak tek liman – Bölüm 6

Kayhan döndükten sonra biraz yoğun bir haftaya başlayacağını bu nedenle Duru ile çok sık görüşme şansı olmayacağını söylemişti ayrılırken.

Ancak Duru bu sözlerden telefon ya da mesaja da hiç haberleşmeyeceklerini anlamamıştı. Döneli üç  hafta olmuş olmasına rağmen Kayhan neredeyse dört beş günde bir mesaj atıyor aramalarına cevap vermiyordu.

“Çok yoğunum aşkım!” yazıyordu sürekli, “Ne olur affet. Seni çok özledim!”

Bu arada Oya Atakan’ı daha fazla huzursuz etmemek için peşini bırakmış gibi davranmaya başlamıştı. Hatta o kadar uzağında duruyor ve kırgın bakışlar atıyordu ki Atakan bir anda onu çok fazla kırdığını düşünmeye başlamıştı. Zaten Duru’nun hayatındaki şu beyaz atlı prensle tanışmak için u nişanlı oyununa son vermesi gerekiyordu. Duru ile de görüşemediklerine göre nişanlıyım demeye devam etmesi de çok anlamlı olmuyordu zaten.

Bir öğlen çekim arasında Oya’nın yanına gidip, tüm desteği için teşekkür etti ve nişanı attıklarını söyledi.

“Ama neden?” dedi Oya gözlerini kocaman açarak, “Demek tercihini yaptı küçük kaltak. Para baskın çıktı!” dedi içinden.

Atakan sanki oynan oyunlardan haberdarmış gibi “Başkasını sevdiğini söyledi!” deyiverdi pat diye. Öyle söylerse “Aranızı yapayım” diye bu sefer yeniden atağa kalkamayacağını düşünmüştü Oya’nın. Israrcılığı gerçekten yorucuydu.

Oya’nın gözlerinde iki damla yaş belirdi “Biliyor musun ben de aldatıldım daha önce, seni çok iyi anlıyorum!” dedi yaşları silerken. O kadar içten ve dostça söylemişti ki, Atakan’da artık ona dostça davranmaya karar verdi.

Akşam hemen Duru’yu arayacak ve artık onunla nişanlı oyunu oynamalarına gerek kalmadığını söyleyip, enişteyle tanışmak için gün belirleyecekti.

Duru ise Kayhan’ın bu uzak duruşlarına bir anlam veremediği için  sonunda neler olduğunu anlayabilmek için çalıştığı yerden ona ulaşmayı denedi. Belki de ona söyleyemediği bir sıkıntı yaşıyordu. Onlar artık karı kocaydı ve bir sıkıntısı varsa da ona yardım etmek istiyordu.  Ancak hayal kırıklığı ile öğrendi ki çalıştığını söylediği şirkette o isimde biri hiç çalışmamıştı.

“Ne yani ben hayal mi gördüm bunca zamandır?” dedi kendi kendine.

Sonunda aramalarından birinde açıldı Kayhan’ın cep telefonu ancak telefona cevap veren bir kadındı “Alo?” dedi kadın sesi merakla.

“Kayhan bey ile görüşecektim?” dedi Duru nazik bir sesle. Kadının kim olduğunu merak ediyordu.

“Kayhan yanımda mışıl mışıl uyuyor tatlım, ben karısıyım!” dedi kadın şuh bir sesle.

Duru söylenileni anlamadığını sandı önce “Karısı mı?” diye tekrarladı kadının sözlerini.

“Evet !” dedi kadın hışımla, “Bir şey mi diyecektiniz?”

Kapattı Duru telefonu. Oya’da kapattı ve “Teşekkür ederim! Atakan’ı terketmiş senin için. Biz kazandık!” dedi Tamer’e dönüp.

Duru o kadar üzülmüştü ki Atakan aradığında göz yaşlarına boğulmuş ağlıyordu. Atakan en son konuştuklarında sesi mutlulukla cıvıldayan arkadaşının ağlayan sesini duyunca önce annesine bir şey olduğunu sandı.

“Ben de artık eniştemle tanışabiliriz oyunu sona erdirdim diyecekim sana! Ne oldu söylesene?” dedi merakla.

Duru hıçkırarak anlattı olanları Atakan’a.

“Tamam ben hemen geliyorum oraya!” diyerek kapattı telefonu. Duru’nun “Dur gerek yok!” dediğini duymadı bile, “Mutlaka bir yanlış anlaşılma olmalıydı. Bu kadar iyi bir adam nasıl böyle değişecekti birden bire.”

İki arkadaş sabaha kadar konuştular ve dertleştiler. Sonunda Duru Atakan’ın omuzunda ağlarken uyuya kaldı. Kızcağız kendini o kadar heba etmişti ki günlerdir doğru dürüst bir şey yemiyordu bile.

“Duru kendine gel!” diyordu Atakan sürekli “Mutlaka bir açıklaması vardır! Nasıl evli olabilir?”

“Evli olmasa telefonunu neden bir kadın açsın ve neden beni kim olduğumu bilmeden bana karısıyım desin söylesene?” diye cevap veriyordu Duru’da.

Duru’nun haklı olduğunu biliyordu ama yine de bir umut olmasını diliyordu Allah’tan onun ne kadar üzüldüğünü görünce. Duru uyuyunca

“Seni ellerimle parçalayacağım Kayhan bey!” dedi hırsla ve Duru’nun telefonundan onun numarasını buldu ve kendi telefonundan aradı.

Tamer Duru’ya numarasını verdiği  telefonundan Atakan’ın aradığını görünce açtı hemen. Onun arayacağını tahmin ettiği için o telefona da kaydetmişti numarasını.

“Kayhan sen misin?” dedi Atakan sert sert.

“Sen kimsin?” dedi aynı sertlikte Tamer.

“Ben Duru’nun çok yakın arkadaşıyım ve seninle konuşmak istiyorum yüz yüze!”

“İyi buyur gel o zaman!” diyerek yakındaki bir pastanenin adresini verdi Tamer Atakan’a.

Atakan’ın yüksek çıkan sesinden gözlerini açmıştı Duru ve bir anda öğürerek doğruldu ve banyoya koştu. Atakan’da peşinden gitti hemen elindeki telefonu  fırlatıp.

“İyi misin Duru?”

“Günlerdir kusuyorum sürekli sorma? Fena  üşütmüşüm herhalde!” dedi bir yandan öğürürken.

O banyodan çıkar çıkmaz Atakan onun kolundan tuttuğu gibi en yakın hastaneye götürdü. Yol boyunca “Sinirsel diyecek göreceksin, benim gerilince hep midem bulanır bilmiyor musun!” deyip durdu  Durdu.

“Olsun o zaman sakinleştirici gibi bir şey verir belki bundan kurtulursun!” diye onu bastırdı Atakan’da.

Muayene ve ilaç yazma faslının ardından hastanenin önüne çıktıklarında ikisi de çok sessizdiler.

Doktor Duru’nun bir aylık hamile olduğunu söylemişti. Atakan Duru’yu eve bıraktı ve ona döneceğini söyleyerek yeniden dışarı çıkdı.

Hemen Kayhan’ı aradı ve söylediği pastaneye hemen geleceğini ve onunda orada olmasını istediğini söyledi. Kayhan hiç itiraz etmedi bu teklife.

Atakan Duru’nun karnındaki bebeği öğrenince kocası olduğunu söyleyen bu adamın ona sahip çıkması gerektiğine kanaat getirmişti. Gerekirse karısı ile konuşacak, o çocuğa sahip çıkacaktı. Duru çocuğu aldırmaktan bahsediyordu en son eve bıraktığında ama bir kadının haysiyeti ve hayatıyla kimse bu kadar acımasızca oynayamazdı. Duru’nun o bebeği aldırdığında bunun yaratacağı travmayı kolay atlayamayacağını bilecek akdar tanıyordu onu. Zaten şu anda bile çok zor şeyler yaşıyordu. Bu enişte olacak adama hesap sormanın vakti çoktan gelmişti. Kariyeri falan hiç umurunda değildi şimdi.

Hırsla girdi pastaneden içeri, Kayhan’ın neye benzediği hakkında bir fikri yoktu. Bakınırken gördü patronunu. Onun da tesadüfen orada olduğunu düşündüğü için gülümsedi hemen.

“Nerede çıktı şimdi bu adam?” dedi içinden. Onun yanında Kayhan ile nasıl konuşacaklardı?

Tamer ayağa kalkıp onun yanına geldi, “Aradığın adam benim!” dedi gülümseyerek.

Atakan anlamaz gözlerle baktı onun yüzüne.

“Kayhan!” dedi Tamer yeniden.

Atakan iyice afallamıştı “Ne tür bir şaka bu?” dedi gözlerini kısarak.

“Bu bir şaka değil yakışıklı! Bir intikam!” dedi Tamer gülümseyerek.

“Neyin intikamı?”

“Kız kardeşimin onuruyla oynamanın!”

Atakan söylenilenlerden hiç bir şey anlamamıştı.

“Ne demek istiyorsunuz Tamer bey? Benim Oya hanımla aramda duygusal hiç bir bağ olmadı ki?” dedi hışımla.

“Tipine güvenip herkesle oynayabileceğini sandın ama gördüğün gibi senden akıllıları da var!” dedi Tamer onu duymamış gbi yapıp.

“Duru’dan ne istediniz öfkeniz banaysa?”

(devam edecek)

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s