Mutluluğa talibim – Bölüm 1

“Asuman bak kızım! Kocan ne kadar iyi adam olursa olsun, insanoğlu çiğ süt emmiştir. Sen sen ol onun aklına uyup işini bırakma! Çok iyi adam olsa da başınıza ne geleceği belli olmaz. Sen ekmeğini elinde tut, o da buna saygı duysun. Bak elinizde bir de bu çocuk var şimdi!”

Asuman kanepede uyuyan yeğeni Fatih’e baktı göz ucuyla. Çocuk annesi gittiğinden beri bir türlü kendine gelememişti.

“Haklısın Saniye teyze!” dedi iç çekerek.

Asuman ve Burcu’nun anne ve babaları hayattan ayrılalı çok olmuştu. Saniye teyze annelerinin çocukluk arkadaşıydı. Onun vefatından sonra ikisini de kendi kızlarından ayırtetmemiş, ne dertleri olsa ellerinden geleni yapmış. İyi-kötü her günlerinde annelerinin eksikliğini aratmamaya çalışmıştı.

Asuman’ın ablası burcu çok genç yaşta evlenmişti. Oğlu Fatih şimdi on dört yaşındaydı. Fatih doğduktan beş yıl sonra eşinden oldukça olaylı bir şekilde boşanmış, bundan üç ay önce de çocuğu Asuman’lara bırakıp ortadan kaybolmuştu. Burcu kaçıp gittiğinde Asuman’da henüz altı aylık evliydi.

“Artık onun annesi ve babası sizsiniz kardeşim! Ben kendi yolumu çizmeye gidiyorum. Oğluma iyi bak!” yazıp gitmişti Burcu. Asuman yeğeni ile yeni kocasının karşısında kalakalmıştı öyle.

Kocası Hasan evlendiklerinden beri işten ayrılıp evinin kadını olması konusunda sürekli baskı yapıyordu.

“Kıskanıyorum Asuman seni, elimde değil!” diyordu sürekli. Fatih’in de onlarla yaşamaya başlamasına ses çıkarmamış ama bunu da kızcağıza karşı koz kullanmaya başlamıştı.

Annesi tarafından terkedilmiş bir ergendi o henüz ve başını boş bırakmaya gelmezdi. Allah korusun her türlü pisliğe bulaşmak için uygun bir yaşta ve ruh halindeydi. Teyzesi olarak Asuman’ın ona sahip çıkması için işinden ayrılıp, çocuğun başında durması lazımdı. E kendi çocukları değildi ki Hasan’ın annesi Fatih’e baksındı. Asuman’ın da annesi, babası ve kız kardeşi dahil ailesinden kimse kalmadığı için mecbur onun ilgilenmesi gerekiyordu zavallı çocukla.

“Ben ne güne duruyorum!” diye çıkışmıştı Saniye teyze Asuman’ın anlattıklarını dinlerken, “Sen çalışacaksın, bu çocukla da ben ilgileneceğim o kadar. Rahmetli annen de böyle isterdi!”

Asuman’ın kafası çok karışıktı. Bir yandan ablasının başına bir iş gelip gelmediğini merak ediyor. Bir yandan Fatih’i nasıl toparlayacağını düşünüyor. Bir yandan kocasının baskıları ile baş etmeye çalışıyordu. Daha evliliğin bir yılı dolmadan kendisini kırk yıllık evli gibi hissetmeye başlamıştı.

İşin daha da kötüsü Hasan son  günlerde eve sürekli geç ve sarhoş geliyordu. İçmeyi sevdiğini Asuman evlenirken de biliyordu ama bu sevginin dozunun bağımlılık derecesine vardığını henüz farkediyordu. İşler sarpa sardığında ya da istediği gibi sonuçlanmadığında Hasan’ın başvurduğu ilk yer şişeler oluyordu.

Bir kaç kez onunla bu konuda konuşmayı denese de Burcu’nun gidişi, Fatih’in onlarla yaşamaya başlaması yüzünden o konu askıda kalmak zorunda kalmıştı. Evde problemli bir genç varken bir de Hasan’ın içkiye sarılarak kötü örnek oluşturması iyice berbat bir durumdu ama kocasına bunu söylese iyice yanlış anlaşılacağını bildiği için sesini çıkaramıyordu.

Bu defa Fatih yüzünden diye düşünüp, çocuğa cephe alabilirdi. Fatih geldiğinden beri çok sessizdi. Evden getirdikleri oyun konsolu ya da telefonu ile oynuyordu sürekli. Kimseyle fazla konuşmuyor, arkadaşları ile bile görüşmüyordu. Henüz yaz tatili olduğu için okul ve dersler yoktu ama yakında başlayacaktı. Asuman onu kendi evlerinin yakınlarında bir okula yazdırmak için başvurular yapıyordu.

Aylar geçtikçe Fatih teyzesine daha çok güvenip bağlanırken, Hasan’ın halleri daha da bozulmaya başlamıştı. Bir akşam yine geç bir saatte eve gelip Asuman’ın çalışması konusunu açmış ve sonunda da kadıncağızın suratına bir tokat atıp kapıyı vurup çıkmıştı.

Asuman onun gitmesinin ardından kendi derdini düşünemeyip, bir öfke krizi yaşayan Fatih’i sakinleştirmeye çalışmıştı. Çocukcağız, hayatta kalan tek bağı olan teyzesine atılan tokadı, kendi acılarının üzerine koyup kendini kaybetmişti.

Tam Fatih sakinleşip derin bir uykuya daldığı sırada Hasan geri gelmiş, yalvara yakara karısından özür dilemiş, sabah uyandığında da Fatih ile konuşup çocuğun gönlünü almıştı aklınca.

“Teyzeni çok seviyorum Fatih!”

Eniştesinin gözlerine bakmamıştı Fatih, başı önünde dinlemişti öylece. O da kendisi yüzünden teyzesinin daha çok üzülmesini istemiyordu.

O ilk tokattan bir ay sonra bir tane daha geldi ve ardından daha pek çokları. Hasan her defasında kapıyı vurup gitti, her defasında bin bir özür ile geri geldi.

Asuman ablasının gidişinin ardından Fatih’e sıcak bir yuva sağlamaya çalıştıkça, Hasan alkolün ve şiddetin dozunu daha da artırarak sınırları zorlamaya devam ediyordu.

Sonunda Saniye teyze oğlanı ara ara kendi evine almaya başladı çünkü eniştesine karşı sinirlerini sakin tutmakta zorlanmaya başlayan çocuk başına bir iş açacak diye korkmuşlardı iki kadın.

Asuman’ın da evi terkedeceğini sürekli tekrarlaması üzerine Hasan’da yavaş yavaş düzelmeler başladı. Hasan düzelmeye başlayınca Fatih yeniden teyzesi ve eniştesinin yanına geri döndü ama artık eniştesi ile neredeyse hiç konuşmuyordu çocuk.

Bu iyi haller dört beş ay daha sürdü arkasından Hasan’ın ağzı alkol kokmaya, akşam gelişleri geç saatlere sarkmaya, ağzından çıkan sözler de çizmeyi aşmaya başladı. Bunun ardından yeniden dayakların başlayacağı gün gibi ortadaydı.

Asuman bir gece o gelene kadar bekleyip, karşısına dikildi.

“Bak Hasan sözler verdin ben de sana güvendim. Eğer başa döneceksek ve sen öfkeni kontrol edemeyeceksen baştan açıkça söyle! Ben de ona göre tedbirimi alayım!”

“Ne var ? Yine tehditlere mi başladın sen?” diye çıkıştı bir anda Hasan kendini kontrol edemeyip. Ayakta zor duruyordu.

“Tedavi olman gerek. Benim sevip evlendiğim adam değilsin artık sen! Başkası oldun çıktın!”

Alkolün etkisiyle karısının sözlerini “Başkası var!” diye anlayan Hasan öfkeyle elini kaldırıp kadıncağıza indireceği sırada Fatih ortalarına girip eniştesine okkalı bir yumruk atınca Hasan boylu boyunca uzandı yere.

Darbenin nereden geldiğini anlayamadığı için şaşkınla başını kaldırıp karşısında hayal meyal bir erkek sülüeti görünce karısının eve birini aldığını zannedip fırladığı gibi bir rokat patlattı çocuğun suratına.

İri kıyım enişesinden yediği tokatla kanepeye savrulan Fatih’in çıkardığı acı dolu sesle kendine gelmiş olsa da, Asuman’ın çığlıkları, apartman komşularının kapıya dayanması derken olay çığrından çıkıverdi.

Hasan’ın bütün özürleri, alkolün arkasına saklanması Fatih’in suratında patlayan tokatın Asuman için son darbe olmasını engelleyemedi. Komşularında araya girmesi ile Hasan o akşam evi terketmek zorunda kaldı. Asuman’da apar topar çocuğun ve kendi eşyalarını toplayıp Saniye teyzenin evine geçti.

Fatih sinirden ve korkudan tirtir titredi bütün gece.

“Tamam teyzeciğim sen ve ben gideceğiz buralardan merak etme!”

(devam edecek)

 

 

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s